Un ve Makina Sanayisi

Erhan ÖZMEN
Yüksek İstişare Konseyi Başkanı
Güneydoğu Un Sanayicileri Derneği (GUSAD) Yönetim Kurulu Başkanı

“Şu bir gerçek ki; un, makarna, bakliyat ve bisküvi Türkiye’nin dünya genelinde söz sahibi olduğu dalları ancak kazanç noktasında gerideyiz. Ürünümüze katma değer kazandırmadığımız sürece de geride kalırız. Bu nokta da sektöre en doğru platformu sunuyor.”

76

Başlıkta da vurguladığım un ve makine sanayi sektörü, dinamik, girişimci ve yaratıcı yönleri ile rekabetçi küresel pazarda, ülkemizin rekabetçi etkileriyle öne çıkıyor. Dünya un ticaretinin lideri olan Türkiye un sanayisi ve yüzde 9,2’lik pay ile Türkiye ihracatında ikinci sırada yer alan makine sektörü… Aslında birbirini destekleyen, birinin başarısının diğerinin ilerlemesini sağladığı iki sektör…

Türkiye un sanayisi, ilk defa 2005 yılında tanıştığı dünya 1.’lik ligindeki yerini, zaman zaman 2.’liğe bıraksa da şimdilerde net bir şekilde dünya lideridir. 2015 yılında 3 milyon tona yaklaşan ihracat miktarı ile küresel un ticaretinin yüzde 20’sini gerçekleştirmiştir. Yani Dünya’nın uncusu olmuştur. Bu kolay değil, kesinlikle çok zor bir neticedir. Yüzde 50 atıl kapasitenin olduğu bir sektörün bunu gerçekleştirebilmesi büyük bir başarıdır. Bu başarının altında da sektörün başta da söylediğim gibi dinamik yapısı önemli rol oynamaktadır.

Tek bir pazara ve o pazarın taleplerine cevap vermek için üreten hiçbir sektör, rekabetçi küresel piyasada ayakta kalamaz. Bu gerçeğin farkında olan Türkiye un sektörünü de; yeniliklerin takipçisi olmak, piyasanın nabzını tutabilmek, tüketici eğilimlerini doğru analiz ederek üretim sistemlerini güncellemek ve çeşitlendirmek bu noktaya getiriyor.

Yaptığı analizler sonucu piyasa taleplerine cevap verebilmek için de teknolojiyi takip edebilmek son derece önemli. Çünkü katma değer yaratabilmenin en etkili yollarından biri teknoloji.

Şu bir gerçek ki; un, makarna, bakliyat ve bisküvi Türkiye’nin dünya genelinde söz sahibi olduğu üretim dalları ancak kazanç noktasında gerideyiz. Ürünümüze katma değer kazandırmadığımız sürece de geride kalırız.

Bu nokta da İDMA Fuarı sektöre en doğru platformu sunuyor. Bir başka ifade ile Uluslararası Un, İrmik, Pirinç, , Bulgur, Yem Makineleri, Makarna ve Bisküvi Teknolojileri Fuarı İDMA, birbirinin başarısı ile daha da büyüyen iki sektörü buluşturuyor. O nedenle Parantez Fuarcılık’a böyle bir platformu Türk sanayicisine ve ekonomisine sunduğu için teşekkür ediyorum.

Küresel ekonomik daralmaya rağmen 2015 yılında hem katılımcı hem de ziyaretçi sayısını artırmayı başardıkları için de kutluyorum. Çünkü aslında bu başarı ülke ekonomisinin geleceği için umut ışığı anlamına geliyor.

Işığımızı parlattığınız için teşekkürler Parantez Fuar. Dilerim 2017 yılında daha da fazlasını başarırsınız.

Kontrol edin

Rus buğday piyasasının durumu

“Mevcut Rus buğdayı üretimi tahminimiz 81 ila 85,5 milyon ton arasında. Bu da Rusya’ya 38 …