Un fabrikalarında otomasyon ve üretim yönetimi

Globalleşerek açık bir pazar haline dönüşen ve amansız bir rekabet ortamının oluştuğu endüstriyel sektörlerde varlık gösterebilmek, kar pastasından büyük pay alabilmek; düşük maliyetli, yüksek standartlı ve seri üretim yapma zorunluluğunu beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla dünya un ticaretinden pay almak isteyen un üreticilerinin de hızlı, standart, düşük maliyetli üretime ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçları karşılayabilmenin en temel yolu da hiç şüphesiz otomasyon sistemlerinden geçmektedir.

Var olduğu günden bu yana hep yeni buluşların peşinde olan, yaşadığı dönem ne olursa olsun bir adım daha ileriye gidebilmek için çalışan insanoğlu, bir noktadan sonra az emekle çok iş, küçük bütçeler sarf ederek büyük kar marjı elde etmenin yollarını aramaya başlamıştır. Otomasyon, teknoloji ve bilimin sürekli gelişim gösteren bir ivme kazanmasıyla birlikte amaçladığı hedeflere adım adım yaklaşan insanoğlunun geliştirdiği tüm icatların bir bütününü temsil etmektedir.

Türkçe kelime karşılığı “kendiişlerlik” olan otomasyonun tanımı; endüstriyel sektörde, bilimsel araştırmalarda ve yönetim alanında insan emeği olmadan işlerin makineler tarafından gerçekleştirilmesi ya da bir işin insan ile makine arasında paylaşılması olarak tarif edilmektedir. Toplam işin paylaşım yüzdesi, otomasyonun düzeyini belirlemektedir. Bu yüzden insan gücünün yoğun olduğu otomasyon sitemleri yarı otomasyon, makine gücünün yoğun olduğu sitemler de tam otomasyon olarak adlandırılmaktadır.

Sanayi devriminin başlangıcının aksine yakın geçmişimizde üretmek, tek başına yeterli olmamaktadır. Özellikle globalleşen ve bununla birlikte rekabetin yoğunlaştığı ticaret ortamında, hızlı, standart, güvenli ve verimli üretim önemli unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu açıdan bakıldığında otomasyonun işletmelere sağladığı pek çok fayda vardır. Bu faydalar şöyle sıralanabilir; düşük maliyetli iş gücü, hızlı üretim, hatasız, kaliteli ve aynı standartlarda ürün üretimi. Ancak otomasyonun kendisiyle birlikte getirdiği birtakım dezavantajlar da vardır. Örneğin insanların yapacağı işlerin makinelere devredilmesi sonucu istihdam sahasının daralması ve işsiz açığının ortaya çıkması gibi. Ayrıca ilk kurulumundaki yüksek maliyet de genellikle dezavantaj olarak değerlendirilmektedir. Ancak kurulumdaki yüksek maliyet, uzun vadede çoğu otomasyon sistemlerinde kendini amorti edebilmektedir.

Bu dezavantajlara rağmen globalleşerek açık bir pazar haline dönüşen ve amansız bir rekabet ortamının oluştuğu endüstriyel sektörlerde varlık gösterebilmek, kar pastasından büyük pay alabilmek; yukarıda da değindiğimiz gibi düşük maliyetli, yüksek standartlı ve seri üretim yapma zorunluluğunu beraberinde getirmektedir. Bu zorunlulukları sağlayabilmenin en temel yolu da hiç şüphesiz otomasyon sistemlerinden geçmektedir.

Özellikle günümüzde, fabrikaların daha kısa sürede daha fazla ürün üretmesi ve ürün maliyetlerinin en düşük düzeyde olması talep edilmektedir. Bunun için üretimdeki insan faktörünün azaltılması, arıza ve kaza durumlarının minimize edilmesi gerekiyor. Otomasyon sistemleri de bu noktada büyük bir önem ve değer kazanmıştır.

Hangi sektörde olursa olsun bir fabrikada otomasyona geçildiğinde, fabrika tek merkezden izlenebilmekte ve istenilen her nokta kontrol edilebilir olmaktadır. Sıcaklık, basınç, ph seviyesi gibi analog değerler eş zamanlı olarak izlenebilmekte, ayrıca bu değerler grafiksel olarak da görülebilmektedir. Çeşitli yazılım sistemleriyle üretim süreci bilgisayardan ve internet üzerinden de dünyanın istenilen noktasından fabrika izlenebilmekte ve kontrol edilebilmektedir.

Fabrika otomasyonu çok geniş bir yelpazeye ve birbirinden farklı proseslere sahiptir. Bunun için fabrika otomasyonu, istenilen proses çerçevesinde ve fabrikanın akışına uyumlu bir şekilde tasarlanmalıdır. Fabrika otomasyonunda başlangıç, öncelikle istenen proses ve senaryonun net bir şekilde tanımlanmasıdır. Bunun ardından bu proses için ne tür cihazlar gerektiği ve ne tür tekniklerin kullanılması gerektiği belirlenmektedir.

Otomasyonun da kendi içerisinde birçok alt bölümü bulunmaktadır. Bunlar genellikle bina otomasyonu, makina otomasyonu, proses otomasyonu gibi ana başlıklar altında toplanmaktadır. Proses otomasyonu ile makina otomasyonu birçok açıdan benzerlik gösterse de aslında tamamen farklıdır. Ortak kullanılan malzemeleri ve programları olmakla birlikte algoritmaları ve ulaşılmak istenilen hedefleri farklıdır.

Proses otomasyonu üretim aşamasında üretimi takip ve kontrol eder fakat hedef sadece bu değildir. Bu noktaya kadar makina otomasyonu ile benzerlik gösterir. Üretim esnasında toplanan veriler kaydedilip geriye dönük erişilebilir olduğunda ve toplanan bu verilerle amaçlanan istatistiki veriler elde edildiğinde, proses otomasyonu amacına ulaşmış olacaktır.

 

UN SANAYİNDE OTOMASYON

Üretimle ilgili yukarıdaki tüm zorunluluklar un sektörü için de geçerlidir. Özellikle de unun dünya ticaretine konu olan en önemli gıda ürünlerinden biri olduğu düşünülürse. Dolayısıyla dünya un ticaretinden pay almak isteyen un üreticilerinin; hızlı, standart, düşük maliyetli üretime ihtiyaçları vardır.

Üretimde otomasyona geçmek isteyen un fabrikası yöneticilerinin, otomasyon sistemine başarılı bir şekilde geçebilmesi için her şeyden önce beklentisini ve amacını iyi belirlemesi ve de doğrultuda da iyi bir partnerle işbirliği yapması gerekmektedir. Çünkü tüm projelerde olduğu gibi otomasyon sistemleriyle ilgili projelerde de başarı, öncelikle iyi ve tecrübeli bir ekip çalışmasına bağlıdır.

Un fabrikalarında otomasyon süreciyle ilgili diğer merak edilen konuları, değirmen makineleri sektörünün uzman teknoloji üreticilerinden öğrenmek istedik. İmaş Makine Sanayi A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Mustafa ÖZDEMİR ve Alapala Makina A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Görkem Alapala, otomasyon ve üretim yönetimi konularıyla ilgili sorularımızı yanıtladılar.

Bir önceki yazımız olan Unlarda Gıda Güvenliği Rİskleri ve Güvenli Un Üretimi için Un Fabrikalarında Hijyen ve Sanitasyon başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

Değirmencilikte Taşıma Sistemleri ve Pnömatik

Günümüz un fabrikalarında, buğday ve un taşımada kullanılan sistemler mekanik ve pnömatik olarak iki gruba …