Tayland’da Tahıl ve Un Pazarı

Güneydoğu Asya’nın en büyük ikinci ekonomisi olarak nitelendirilen Tayland’da değirmencilik sektörü, yoğun pirinç üretiminden dolayı ağırlıkla pirinç değirmenlerinden oluşmaktadır. Ancak son yıllarda buğday değirmenciliği de ülkede gelişim göstermektedir. Günümüzde ülkede, üretimde söz sahibi, modern ve gelişmiş yapıya sahip 8-10 adet un değirmeni bulunduğu tahmin edilmektedir.

 

Dünyanın bir numaralı pirinç ihracatçısı olan ancak son 2 sezondur bu konumunu Hindistan’a kaptıran Tayland, buğday unu ve değirmencilik ürünlerin açısından önemli bir pazar olarak değerlendirilmektedir. Özellikle Taylandlı tüketicilerin değişen tüketim alışkanlıkları ve hızla artan ülkenin turist sayısı, pahalı ve lüks gıda ürünlerinin ithalatında önemli artışlara neden olmaktadır. Bu akım ayrıca çok fazla olmasa da tüketicileri geleneksel gıda maddesi olan pirinç yerine diğer ürünlere yöneltmektedir. Bu ürünler içerisinde buğday ve buğday unu da bulunmaktadır.

 

Tayland’da iç talebi karşılayacak buğday unu ihtiyacı, genellikle doğrudan un ithalatıyla karşılanmaktadır. Türkiye, Tayland’ın 2012 yılında gerçekleştirdiği toplam 114,3 milyon dolarlık un ithalatının yüzde 19’unu karşılayarak Vietnam’dan sonra bu ülkeye en çok un ihraç eden ikinci ülke konumundadır. Ancak ülkede değirmenciliğin gelişimi ve bu yönde yapılan yeni yatırımlar, gelecekte direkt buğday ithalatının da artacağına işaret etmektedir.

 

TAYLAND’DA EKONOMİ

Geleneksel olarak tarımsal ihracata dayalı olan, ancak son yıllarda sanayi sektörü odaklı bir yapıya dönüşün Tayland ekonomisi, 1998 yılına kadar geçen 25 yıllık süre içerisinde Güneydoğu Asya’nın seçkin ekonomilerden biri haline dönüşmüştür. 1970’li yıllarla birlikte aktif yabancı sermaye teşviki, ithal ikamesine dayalı bir sanayi sektörünü yaratmıştır. 1980’li yıllarda tekstil ve giyim gibi emek-yoğun üretime dayalı ürünlerin yer aldığı ihracat odaklı imalat sektörü, gelişmeye başlamıştır. 1990’lı yıllardan sonra en büyük büyüme bilgisayar aksesuarları ve motorlu araç parçaları gibi teknoloji ürünlerinde gerçekleşmiştir.

 

2005-2008 yılları arasında Tayland ekonomisinde ortalama yüzde 4,3’lük bir büyüme oranı yakalanmıştır. 2009 yılında ise yaşanan küresel ekonomik kriz, ülke ekonomisinin yüzde 2,3 oranında küçülmesine neden olmuştur. Ancak 2010 yılında, bir önceki yıl gerçekleşen resesyondan sonra ülke kendisini toparlamış ve son 15 yılın en büyük büyüme oranı olan yüzde 7,8’lik oranı yakalamıştır.

 

2011 yılında da; Japonya’da yaşanan deprem ve tsunami ile bozulan tedarik zincirine ve Tayland’da yaşanan sel felaketine bağlı olarak, ekonominin büyüme hızı düşmüştür. Özellikle 2011 yılının ikinci yarısında gerçekleşen sel felaketi, Tayland ekonomisine büyük zarar vermiştir. 2011’in dördüncü çeyreğinde ekonominin yıllık bazda yüzde 8,9 daralması, 2011 yılında büyümeyi yüzde 0,1’e çekmiştir. Sel sularının çekilmesine rağmen 2012’nin ilk yarısında üretim normal seviyenin altında kalmıştır. Sel sonrası tamir çalışmaları sebebiyle, diğer Güney Doğu Asya ülkelerinin aksine Tayland’ın 2012 ekonomik büyümesi hız kazanmıştır. 2012 yılında yeniden yükselen ve yüzde 6,5’a çıkan ekonomik büyümeye, iç talebin tüm bileşenleri (özel tüketim, kamu harcamaları ve brüt sabit yatırım) katkıda bulunmuştur. 2012 yılında yeniden yükselen ve yüzde 6,5’a çıkan büyüme, bir önceki yıl sel felaketine bağlı olarak düşük kalan büyümeyle kıyaslandığında hızlanmış olsa da, 2013 yılında aynı hızda devam etmeyeceği ve yüzde 4,4 civarına kalacağı tahmin ediliyor.

 

Uzun vadeli gelecekle ilgili öngörülerde; dünya ekonomisindeki büyümenin ivme kazanmasıyla Tayland ekonomisinin 2014 yılında yüzde 4,7 büyüyeceği, 2015-2017 arasında da yüzde 5,2’lik büyüme oranına ulaşacağı öngörülmektedir. Bu oran Tayland’ın 2008 yılından önceki büyüme oranlarına yakındır.

 

TAYLAND TARIM SEKTÖRÜ

Bir zamanlar Tayland’da ekonominin omurgasını oluşturan tarım sektörü, ekonominin bütünü içindeki önemini yitirmektedir. Günümüzde tarım sektörü, Tayland ekonomisinin sadece yüzde 12’sini oluşturmaktadır. Ancak ekonomideki bu düşük payına rağmen, ülkedeki işgücünün yarısına yakınını da (2012 verilerine göre yüzde 41,9) yine bu sektör istihdam etmektedir.

 

Ülkenin toplam yüzölçümünün yaklaşık yüzde 27,5’i tarım arazilerinden oluşmaktadır. Toplam yüzölçümün yüzde 25’i orman arazilerinden, geri kalan yüzde 34’lük kısım ise sınıflandırılmayan arazilerden oluşmaktadır. Merkez ovaların (Central Plains) bulunduğu bölge, Tayland’ın tarımsal üretim için en zengin kaynaklarının bulunduğu bölgelerdir. Mısır, manyok, pamuk ve ananas yüksek yaylalarda yetiştirilmekte ve kauçuk da ülkenin güneyinde üretilmektedir. Ekilebilir alanlar son 30 yıl içinde iki kat artmış ve 20 milyon hektara ulaşmıştır. Bu ekilebilir alanların yarısına yakınında çeltik ekimi yapılmaktadır. Günümüze kadar ülkedeki tarımsal üretim; sulama ve gübre kullanımı ile ilgili verim iyileştirmelerinden ziyade genellikle ekili alanların genişletilmesi ile artırılmaktaydı. Ancak kentleşme ve topraktaki tuzlanmanın, ekilebilir alanı zaman içinde kademeli olarak azaltması beklenmektedir.

 

Tayland tarım sektörü, üretkenlik açısından genellikle verimsiz olarak nitelendirilmektedir. Tarım sektöründeki verimlilik, sanayi sektöründekinin yüzde 12’si kadardır. Ülkede, üretim ve ihracatı geliştirmek amacıyla pazar bilgisinin çiftçilere temin edilmesi ve bunun temini için de köylerin birbirine bağlanması projeleri tasarlanmıştır. Gıda işleme kalitesini artırmak ve yüksek üretkenlik için de daha fazla teknoloji kullanımı teşvik edilmektedir. Ayrıca Tayland devleti, tarım ürünleri fiyat ve kontrolünün artırılması için başlıca tarım ihraç ürünleri üreticisi ülkelerle görüşme girişimlerinde bulunmaktadır.

 

Ülkedeki en baskın tarım ürünü olan pirincin üretimi, ülkenin Central Plains bölümünde sulamayla, diğer bölgelerde ise yağmur suyuyla gerçekleşmektedir. Tayland’da devlet pirinç fiyatlarında daha fazla kontrol seviyelerine ulaşmayı hedeflemektedir. Asya’daki beş pirinç üreticisi ülke olan Çin, Hindistan, Pakistan, Tayland ve Vietnam; pirinç ticaretinde karşılıklı bilgi değişimi için nasıl bir sistem kurulabileceği üzerine Bangkok’ta Aralık 2002’de bir toplantı yapmıştır. Bu beş ülke bilgi işleme ve dağıtımının odak noktası olan hizmetin, Tayland tarafından sağlanması üzerinde anlaşmışlardır. Bu bilgiler pazarda istikrarın sağlanması bakış açısıyla fiyatların belirlenmesi ve çiftçilerin kazançlarının korunması için kullanılabilecektir.

 

HUBUBAT ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ

Yukarıda da değindiğimiz gibi pirinç Tayland’da üretimi gerçekleştirilen en baskın tarım ürünüdür. Pirinç üretiminde dünyada da söz sahibi olan Tayland; Çin, Hindistan, Endonezya, Bangladeş ve Vietnam’dan sonra dünyadaki en büyük altıncı pirinç üreticisi konumundadır. Amerikan Tarım Bakanlığı Dış Tarım Servisi’nin (USDA FAS) verilerine göre; son yıllarda ortalama 20 milyon tonluk pirinç üretimi gerçekleştiren Tayland, son 10 yılda üretimini yaklaşık 3 milyon ton arttırmıştır. USDA verilerine göre; 2002 yılında 17,1 milyon ton olan Tayland pirinç üretimi, 2008 yılında 19,8 milyon tona, 2012 yılında da 20,2 milyon tona ulaşmıştır. 2013 yılına ilişkin pirinç üretim tahmini ise 21,1 milyon tondur.

 

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Tayland’ın pirinç üretimine yönelik tahminlerini çeltik bazında açıklamaktadır. Buna göre; ülkenin 2002 yılında gerçekleştirdiği çeltik üretimi 27,9 milyon tondur. Bu oran 2008 yılında 31,6 milyon tona, 2012 yılında ise 37,8 milyon tona ulaşmıştır. Çeltiğin pirince işlenme sürecinde yüzde 35 civarında bir artık oluştuğu öngörüldüğünde; pirinç üretiminin 2002 yılında 18,1 milyon ton, 2008 yılında 20,5 milyon ton, 2012 yılında da 24,5 milyon ton civarında gerçekleştiği düşünülebilir. Bu rakamlardan hareketle, 2012 yılı hariç, FAO ve USDA verilerinin hemen hemen örtüştüğü görülmektedir.

 

Tayland, pirinç üretiminin yarısına yakınını kendi iç tüketimi için değerlendirmektedir. USDA verilerine göre; 2002 yılında 9,4 milyon ton olan Tayland pirinç tüketimi, 2008 yılında 9,5 milyon tona, 2012 yılında da 10,6 milyon tona ulaşmıştır. Tüketimin 2013 yılında da sadece 100 bin ton artış kaydederek 10,7 milyon tona ulaştığı tahmin edilmektedir.

 

Buğday, Tayland’da üretimi yapılmayan bir tahıl ürünüdür ancak tüketim, son yıllarda bir miktar da olsa artış kaydetmektedir. USDA verileri incelendiğinde, 2002 yılında 810 bin ton olan buğday tüketiminin 2008 yılında 1 milyon tona, 2011 yılında 2,2 milyon tona ulaştığı görülmektedir. Ancak tüketim 2012 yılında bir miktar gerileme kaydetmiş ve 1,9 milyon tona düşmüştür. Tayland buğday tüketiminin 2013 yılında da 1,9 milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir.

 

Tayland’da yetiştirilen bir diğer tahıl ürünü de mısır. USDA verilerine göre; her yıl ortalama 4 milyon ton mısır üretimi gerçekleştiren Tayland, 2006-07 yılında mısır üretiminde bir miktar gerileme yaşamış ancak sonraki yıllarda üretim yeniden 4 milyon ton seviyelerine ulaşmıştır. Son 10 yılda mısırdaki en yüksek üretim miktarının 4,8 milyon tonla 2013’te gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Mısır üretiminin tamamı iç tüketimde değerlendirilmektedir.

 

 

 

DEĞİRMENCİLİK VE TAHIL İŞLEME SEKTÖRÜ

Tayland değirmencilik sektörü, yoğun pirinç üretiminden dolayı ağırlıkla pirinç değirmenlerinden oluşmaktadır. Ancak son yıllarda buğday değirmenciliği de ülkede gelişim göstermektedir. Günümüzde ülkede, üretimde söz sahibi, modern ve gelişmiş yapıya sahip 8-10 adet un değirmeni bulunduğu tahmin edilmektedir.

 

Tayland’da iç talebi karşılayacak buğday unu ihtiyacı, genellikle doğrudan un ithalatıyla karşılanıyor ancak değirmenciliğin gelişimi ve bu yönde yapılan yeni yatırımlar, gelecekte buğday ithalatının artacağına, un ithalatının ise azalacağına işaret ediyor. Ülkede değirmencilik yatırımları yoğun bir şekilde gelişmeye devam ediyor. Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri’nin (OAİB) BM İstatistik Bölümü’ne açıkladığı verileri göre; Tayland 2010 yılında dünya değirmen makineleri ithalatında 8. sırada yer alıyor.

 

Ayrıca Asya bölgesindeki birçok ülkede olduğu gibi Tayland’da da buğday unu kullanımının yaygınlaşması bekleniyor. Tayland’ın Türkiye’nin değirmencilik ürünleri ve buğday unu ihracatında önemli bir yere sahip olması da ülkenin bu yöndeki gelişimine işaret ediyor.

 

 

TAYLAND’DA DIŞ TİCARET

Tayland, Güneydoğu Asya’nın en büyük ikinci ekonomisi olarak nitelendirilmektedir. Ekonominin ağırlıklı olarak ihracata dayandığı Tayland’da, ülke ihracatının yüzde 80’i sanayi ürünlerinden oluşur ve bu ürünlerin çoğunun girdisi ithal mallardır. Ülkede petrol üretimi, tüketime göre yetersiz olduğundan dolayı, petrol ithaline bağımlıdır.

 

Tayland’ın 2002 yılında 68,1 milyar dolar olan ihracatı, 2012 yılında 229 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Ancak bu süreç içerisinde zaman zaman düşüşler de yaşanmıştır. Örneğin; 2008 yılında 175,9 milyar $ olarak gerçekleşen ülkenin ihracatı, 2009 yılında küresel ekonomik krize bağlı olarak 152,5 milyar $ düzeyine gerilemiştir. 2010 yılında ise yaklaşık yüzde 29 artarak, ülke GSYİH’sinin yaklaşık yüzde 62’si olarak gerçekleşmiştir. 2011 yılında ise uluslararası petrol ve gıda fiyatlarındaki artış, Japonya’da gerçekleşen deprem ve tsunami nedeniyle tedarik zincirinin bozulması ve bunun üretimi sekteye uğratması, ülkede yaşanan sel felaketi gibi etkenlere bağlı olarak ülke dış ticaret açığı vermiştir. 2012 yılında ise bir önceki yılın etkisiyle ihracat ancak yüzde 0,3 artmış ve dış ticaret açığı 21,2 milyar dolara ulaşmıştır. Tayland’ın mal ihracatının yaklaşık olarak yüzde 80’ini sanayi ürünleri oluşturmaktadır. Tayland’ın ihracatında makineler, bunların aksam ve parçaları, motorlu taşıtlar, kauçuk ve kauçuktan elde edilen ürünler gibi katma değeri yüksek ürünler önemli yer tutmaktadır.

 

İthalat açısından bakılacak olursa; 2002 yılında 64,6 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiren Tayland, 2012 yılında 250,6 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirmiştir. Tayland’ın ithalatı 2012 yılında 2011’e göre yüzde 9,7 artmıştır. Elektrikli makine ve cihazlar, ham petrol, bilgi işlem alet parçaları, ham ve yarı işlenmiş haldeki altın, kara taşıtları için aksam parçaları gibi hammadde ve ara mallar Tayland’ın başlıca ithal kalemleridir.

 

Japonya geleneksel olarak Tayland’ın dış ticarette en önemli partneridir. İki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 2012 yılında bir önceki seneye göre yüzde 10 artarak 73,6 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Çin de Tayland’ın dış ticaretinde diğer önemli ülkedir. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2012 yılı itibarı ile 64 milyar dolara ulaşmıştır. Çin, Tayland’ın ihracatında bir numaralı ülke iken Japonya da ithalatındaki en önemli ülke konumundadır.

 

Tayland ve gelişmekte olan Asya Pasifik ülkeleri arasındaki dış ticaretin kompozisyonu, bölgenin giderek artan entegre üretim yapısını yansıtacak biçimde hammadde ve ara malından oluşmaktadır.

 

 

Tayland’ın ülkeler itibari ile çok iyi dengelenmiş bir ihracat pazarı vardır. Tayland’ın ihracat yaptığı Çin, Japonya, ABD, Hong Kong, Malezya’nın ülkenin ihracatındaki payları sırasıyla yüzde 12, yüzde 10, yüzde 10, yüzde 6 ve yüzde 5’dir.

 

2009 yılına kadar Tayland’ın ihracattaki en büyük pazarı ABD iken 2009 yılından sonra ABD yerini Çin’e bırakmıştır. 2012 itibariyle Çin’i Japonya ve ABD takip etmektedir. 2012 yılında bu üç ülkeye yapılan ihracatın toplam ihracat içindeki payı yaklaşık yüzde 32’dir.

 

Tayland’ın en büyük ihraç pazarı olan Çin’e ihracatı, ağırlıklı olarak hammadde ve ara mallarından oluşmaktadır. Japonya ve ABD’ye yapılan ihracatta ise tüketici malları önemli kısmı oluşturmaktadır.

 

Japonya, Tayland’ın ithalatındaki en önemli ülke konumundadır. Ülkenin başta otomotiv ve elektronik sektörleri olmak üzere birçok imalat faaliyeti, Japonya’dan gelen aksam ve parçaların ithalatına bağlıdır. Japonya, Çin, BAE, Malezya ve ABD’nin ülkenin ithalatındaki payları sırasıyla yüzde 20, yüzde 15, yüzde 6, yüzde 5 ve yüzde 5’dir.

 

 

 

DIŞ TİCARETTE HUBUBATIN YERİ

Tahıl ürünleri arasında pirinç, ülkenin en büyük tarımsal ihraç kalemi niteliğindedir. Yıllık ortalama 20 milyon ton pirinç üretimi gerçekleştiren Tayland, bu üretimin yarısına yakınını kendi iç tüketimi için değerlendirirken geriye kalanını yurtdışına ihraç etmektedir. Dünyanın en büyük 2 pirinç ihracatçısından biri olan ülke, yıllarca dünya pirinç ihracatında ilk sırada yer almıştır. Ancak 2011/12 sezonunda bu konumunu Hindistan’a kaptırmıştır. Bunun nedeni, Tayland’ın pirinç ihracatının azalmasından çok Hindistan’ın son yıllarda çok ciddi bir pirinç ihracatı artışı sağlamış olmasıdır.

 

USDA verilerine göre; 2002 yılında 7,5 milyon ton olan Tayland’ın pirinç ihracatı, 2007 yılında 10 milyon tona ulaşmış ancak sonraki 2 yılda 8-9 milyon ton seviyesinde kalmıştır. 2010 yılında yeniden 10,6 milyon ton ihracat seviyesine ulaşan Tayland, sonraki 2 yılda 7 milyon ton seviyelerinde kalmıştır. Tahminler Tayland’ın pirinç ihracatının 2013 yılında 8 milyon ton seviyesinde gerçekleşeceği yönündedir. FAO’un Tayland’ın pirinç ihracatına yönelik verileri, USDA verilerinden birkaç ton farklılık göstermektedir. USDA ve FAO verileri arasındaki en büyük fark ise 2011 yılına dairdir. USDA Tayland’ın 2011 yılı pirinç ihracatını 6,9 milyon ton olarak açıklarken FAO bunu 10,6 milyon ton olarak açıklamaktadır.

 

Buğday ise Tayland’ın tahıl ürünleri arasında en çok ithal ettiği üründür. USDA verilerine göre; un da dahil Tayland’ın buğday ithalatı, 2002 yılında 895 bin ton iken 2010 yılında 1,9 milyon tona ulaşmıştır. 2012 yılında, gerçekleştirdiği 2,6 milyon tonluk ithalatla son 10 yılın en yüksek buğday ithalatına ulaşan Tayland, sonraki yıl ithalat miktarını 1,8 milyon tona düşürmüştür. Ülkenin 2013 yılında da 2,1 milyon ton civarında buğday ithalatı yapacağı tahmin edilmektedir. FAO verileri ise ülkenin buğday ithalatında sadece 2006-2009-2010 ve 2011 yılında 1 milyon tonun bir miktar üzerine çıktığını göstermektedir.

 

 

TAYLAND GIDA VE BUĞDAY UNU İTHALATI

Tayland, dünyanın 12. net gıda ihracatçısı olmakla birlikte 2011 yılında yaklaşık olarak 11 milyar dolar tarım ve gıda ürünü ithal etmiştir. Son yıllarda özellikle pahalı ve lüks gıda ürünlerinin ithalatında önemli artışların olduğu belirtilmektedir. Bu değişikliğin temelinde, Taylandlı tüketicilerin değişen tüketim alışkanlıkları ve sayısı hızla artan turistlerin önemli bir yeri vardır. Perakende sektöründe olduğu gibi catering sektöründeki oteller, büyük tatil köyleri, restoranlar ve kafeler ithal gıda ürünlerinin potansiyel alıcıları olarak nitelendirilmektedir. Artan turist sayısına bağlı olarak bu yerlerin ithal gıda ürünleriyle ilgili taleplerinde artış olacağı tahmin edilmektedir.

 

Türkiye’nin Tayland’a yaptığı gıda ve tarım ürünleri ihracatı, 2007 yılından 2011 yılına kadar yüzde 10 artarak 144 milyon dolardan 228 milyon dolara yükselmiştir. Son yıllarda kişi başına düşen gelirde meydana gelen artışla birlikte, tüketiciler geleneksel gıda maddesi olan pirinç yerine çok fazla olmasa da diğer ürünlere yönelmeye başlamıştır. Bu ürünler içerisinde ülke iklimine bağlı olarak yetişmesi pratik olarak imkansız olan buğday ve buğday unu da bulunmaktadır. Ülke buna bağlı olarak buğday ve buğday unu ihtiyacını ithalat yoluyla karşılamaktadır. Türkiye, Tayland’ın 2012 yılında gerçekleştirdiği toplam 114,3 milyon dolarlık un ithalatının yüzde 19’unu karşılayarak Vietnam’dan sonra bu ülkeye en çok un ihraç eden ikinci ülke konumundadır.

 

TAYLAND’DA MAKARNA VE BİSKÜVİ PAZARI

Ülkeye ihracatı gerçekleştirilen veya gelecek gerçekleştirilebilecek diğer gıda ürünleri arasında makarna ve bisküvi de yer almaktadır. Tayland’da modern yaşam tarzı ve hazırlanma kolaylığı makarna talebini canlı tutmaktadır. Bazı tüketiciler sadece farklı bir şeyler yemek için dahi makarna satın almaktadır. Normal olarak Asya yemekleri tüketilmekle birlikte, bazı yemeklerde Batı tarzı yemekler tercih edilmektedir. Makarna da bunlardan biridir. Ülkedeki tek önemli makarna türü kurutulmuş makarnadır.

 

Tayland’da makarna kategorisi, paketlenmiş gıda sektöründeki diğer ürünlere göre daha az dinamik bir alandır. Tüketici tercihlerinde marka önemli bir kriter olarak öne çıkmaktadır. İnternet siteleri, ürün ambalajı ve örnek ürünler yoluyla da tüketicilere ulaşılmaya çalışılmaktadır. 2012 yılında makarna satışlarında yüzde 5 büyüme gerçekleşmiştir. Fiyat artışı da devam etmiştir. Tayland’da son dönemde yaygınlaşan İtalyan restoranlarının popülerliğinin artmasının, makarnaya olan talebin de artmasına neden olacağı öngörülmektedir.

 

Tahıl fiyatlarındaki istikrarsızlık, makarnanın perakende fiyatı üzerinde de etkili olmaktadır. Özellikle buğday ve buğday unu üretim maliyetleri ve ithalat fiyatlarının artmasına bağlı olarak makarna fiyatları artmıştır ve bu durum da tüketiciyi ucuz ve orta kaliteli ürünlere yöneltmiştir. Tayland’ın yıllık makarna ithalatı rakamlarına bakıldığında; ürün çeşitliliği, ambalajlama ve dağıtım açısından İtalya’nın bir numaralı tedarikçi ülke olduğu görülmektedir. Türkiye ise ülkenin 2012 yılında gerçekleştirdiği 19 milyon Dolarlık makarna ithalatında, gerçekleştirmiş olduğu 194 bin dolarlık ihracatla oldukça alt sıralarda yer almaktadır.

 

Ülkede 2012 yılında bisküvi piyasasının büyüklüğü yaklaşık olarak 9,1 milyar Baht olarak gerçekleşmiştir. Bisküvi ürün grubunda en büyük büyümeyi ise yüzde 8 ile çikolata kaplı bisküviler gerçekleştirmiştir. Premium bisküvilerinin satışının artması sebebiyle hacimsel büyüme değersel büyümenin altında kalmıştır.

 

2008-2010 yılları arasında bisküvi üreticileri melamin bulaşmış ürünler ve ekonomideki resesyondan olumsuz etkilenmişlerdir. 2011’da gerçekleşen ekonomik düzelme, tüketici gelirinin ve güveninin artması, yeni ürünler ve agresif pazarlama stratejileri sektörün yeniden toparlanmasına yardımcı olmuştur. Sandviç bisküviler, baharatlı bisküviler ve krakerler de bu büyümeye önemli katkılar sağlamıştır. Çikolata kaplı bisküviler ve dolgulu bisküviler ise dinamik bir büyüme sergilemişlerdir. 2012 yılında yerli firmalar piyasaya yeni çeşitler sunarak oldukça agresif pazarlama yapan uluslararası firmaların pazardaki payına yönelik çalışmışlardır.

 

Ülkede, daha düşük fiyatlı olmaları ve daha az kalorili olmaları sebebiyle küçük paketlerde satılan bisküvilere olan talep daha yüksektir. Bu ürünlerin perakende satış fiyatlarının düşük olması sebebiyle çocuklar kendi kendilerine satın alabilmekte ve düşük gelirli insanlar tarafından da tercih edilmektedir. 2012 yılında fiyatlarda yaklaşık yüzde 2’lik bir artış meydana gelmiştir.

 

2012-2017 döneminde bisküvi pazarının yüzde 6 büyüme hızına sahip olması beklenmekte olup, büyümenin yeni ürün geliştirme ve üreticilerin aktif pazarlama faaliyetlerinden kaynaklanacağı öngörülmektedir. Bütün kategoriler içerisinde çikolata kaplı bisküviler ve sandviç bisküvilerin en hızlı büyüme hızına sahip olması beklenmektedir. Premium ve ithal bisküvilere olan talebin ise özellikle şehirli tüketiciler ve genç Taylandlılar arasında yükseleceği öngörülmektedir. Ancak Taylandlı bisküvi tüketicileri için fiyat tercihte önemini koruyacaktır. Sağlıklı yaşam ve iyi beslenme trendine rağmen Tayland’da yağ, şeker veya tuz açısından düşük içeriğe sahip ürünlerin popülarite kazanmamış olması, damak tadının önde gelmesinden kaynaklanmaktadır. Sağlıklı beslenme endişesi olan tüketiciler, daha küçük paketlerde az miktarda tüketmeyi tercih etmektedirler.

 

Tayland’ın 2012 yılı bisküvi ithalatı yüzde 25,6 artarak 144,8 milyon Dolara ulaşmış olup, Endonezya, Malezya ve Çin ilk 3 tedarikçi ülke konumundadır. Türkiye’nin ülkeye ihracatı ise 2012 yılında 84 bin dolara düşmüştür.

 

Kaynaklar:

  1. 1.        T.C. Bangkok Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği, Tayland’ın Genel Ekonomik Durumu ve Türkiye İle Ekonomik-Ticari İlişkileri 2011, Mayıs 2012, Bangkok
  2. 2.        Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, Food and Agriculture Organization of the United Nations (FAO-FAOSTAT), http://faostat3.fao.org
  3. 3.        ABD Tarım Bakanlığı, Dış Tarım Servisi, U.S. Department of Agriculture (USDA)- Foreign Agricultural Service (FAS), www.usda.gov
  4. 4.        Konya Ticaret Odası, Tayland Krallığı Ülke Raporu, Etüd-Araştırma Servisi, Ağustos 2007
  5. 5.        T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi, Tayland Ülke Profili, 2008-2013
  6. 6.        Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği, Değirmencilik Ürünleri Sektör Raporu, Haziran- 2010

Bir önceki yazımız olan Vietnam'da Tahıl ve Un Pazarı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

Angola, buğday üretimi ve işleme kapasitesini artırıyor

27 yıl süren iç savaşta tahrip olan tarım altyapısını yeniden inşa etmeye çalışan Angola’da hükümet, …