Tarımın barajları buğday depolayacak…

Zübeyde KAVRAZ

Lisanslı depolar, tarım ürünlerinin belli bir kira bedeli karşılığında sağlıklı koşullarda depolanmasını sağlayan, anonim şirket statüsünde kurulmuş ve çalışma usulleri devlet tarafından belirlenmiş büyük kapasiteli depolardır. Lisanslı depoculuğun en yaygın uygulandığı ülke ABD’dir. ABD’de 1917 yılından itibaren tarım ve gıda ürünlerinde ticareti düzenlemek ve kaliteyi artırmak amacıyla lisans uygulamasına başlanmış. Türkiye ise 13 yıl önce yapılan düzenlemelerle bu konuda altyapıyı hazırladı.

Hasat dönemlerinde tarım ürünlerindeki arz yığılması nedeniyle oluşan fiyat düşüşlerinin önlenmesi, piyasanın dengelenmesi, finansman sıkıntısı çeken küçük çiftçiler ile ürün sahiplerinin, bankalardan kredi ve finansman sağlamalarına imkan veren lisanlı depoculuk alanında atılan adımlar takdire şayan.

Bu çalışmalar kapsamında depo açığının giderilmesi amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından ‘özel sektöre uzun süreli kiralama yöntemiyle lisanslı depo yaptırılması’ süreci başlatılmıştı. “TMO’nun 80. Yılı ve Depoculuk Hamlesi Etkinlikleri”ne katılarak heyecanlarına ortak olduğumuz TMO Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, lisanlı depoculukla ilgili düşüncelerini aktarırken; “Tarımın barajlarını inşa ediyoruz. Cumhuriyet tarihinin en büyük depoculuk hamlesini başlattık” diyerek çalışmaların sektör için ne kadar önemli olduğunun altını çizdi.

Ofis, ülke genelinde 90 noktada, 4,2 milyon ton kapasiteli lisanslı depo yapmayı hedefliyor. Bunların 2018 yılında 2,5 milyon tonluk kısmı, 2019 yılı sonunda ise tamamı devreye girmesi bekleniyor. Küresel ısınma, iklim değişiklikleri, kuraklık ve özellikle son dönemde Çin ile ABD arasında yaşanan gıda savaşlarının hepimizi endişelendirdiği bir ortamda lisanlı depoculuk alanında yapılan çalışmaları ülkenin geleceği açısından umut verici buluyorum.

Lisanslı depoculuğun üretici, tüccar ve tarımsal hammaddeleri işleyen sanayiciler açısından önemli faydaları var. Öncelikle piyasalardaki fiyat istikrarsızlığı hem üreticilere hem tüccarlara hem de sanayicilere zarar vermektedir. Lisanslı depoculuğun yaygınlaşması halinde, yani ülkede üretilen ve pazara arz edilen üretimin en azından yarıya yakını söz konusu depolarda saklandığı takdirde ülkedeki tarım ürünleri piyasasının kontrolü kolaylaşacaktır. Dışarıda örneklerini gördüğümüz gibi fiyatlar belli bir düzeyin altına düştüğünde hükümetler ürün senedi almak suretiyle fiyat düşüşlerinin önüne geçerek piyasa istikrarını sağlayabilecek. Ürün ticareti ile uğraşan tacir ve sanayicilerimizce, kalitesi bilimsel kriterlere göre belirlenmiş ve fiyat istikrarı sağlanmış ürünlerin kolayca temini sağlanmış olacak.

Bir önceki yazımız olan "ABD-Çin ihtilafının düşündürdükleri…" başlıklı makalemizde "Başyazı" hakkında bilgiler verilmektedir.

Kontrol edin

Dijital devrim

Dijitalleşme, asrımızın kilit kelimelerinden biri. Dijitalleşmenin etkileri hem günlük yaşantımızda hem de iş dünyasının birçok …