Suudi Arabistan: KÜRESEL ARPA VE MISIR TİCARETİNDEKİ BÜYÜK OYUNCU

On yıl önce kendisine yeten bir ülke olma politikasından vazgeçen Suudi Arabistan, o zamandan bu yana ve arpa ithalatında önde gelen bir ülke oldu. Çöl koşullarında tarım zaten az olan su kaynağını daha da zoru sokuyordu. Yıllık talebinin yüzde 3,2 seviyesinde artması beklenirken ülkenin 2025 yılındaki talebinin 4,5 milyon tona çıkacağı düşünülüyor. Azalan yerel tarımsal ve besin ile yeme olan güçlü yerel talep yüzünden Riyad yönetimi, tarımsal faaliyetlerin yurtdışında yapılıp sonrasında bu ürünlerin ithal edilmesini destekliyor. Bu girişim , pirinç, arpa, mısır, soya fasulyesi ve yeşil yemi hedefliyor.

Dünyadaki petrol rezervinin yüzde 15,7’sine ev sahipliği yapan MENA bölgesinin en büyük ekonomisi Suudi Arabistan, sadece yerelde değil, küresel olarak da anahtar rolde bir oyuncu. Eylül 1932 yılında kurulan Suudi Arabistan, önemli kaynaklarını bir dizi büyük ölçekli ekonomik kalkınma, çeşitlendirme ve modernleşme girişimlerine yatırdı. Son birkaç yıldır Suudi yönetimi, ‘2030 Vizyonu’ adlı kalkınma planı çerçevesinde yaşanan sosyo-ekonomik dönüşümü ile ilgi çekiyor.

Körfez bölgesinin en büyük ekonomisine sahip ülke, bölgedeki tek G20 üye ülkesi konumunda. Suudi Arabistan’ın petrol bazlı bir ekonomisi var. Petrol, devlet gelirlerinin yaklaşık yüzde 62’sini oluşturuyor. Suudi Arabistan, devam eden düşük petrol fiyatları yüzünden temel emtia bazlı bir ekonominin sürdürülebilir olmadığını fark ederek, 2016 yılında 2030 Vizyonu olarak bilinen geniş ve iddialı bir sosyo-ekonomik reform planını başlattı. Devlet bu program ile ekonomiyi çeşitlendirmeyi, artan nüfus için özel sektörde iş yaratmayı ve maliyesini daha sağlam bir zemine oturtmayı amaçlamakta.

Ülkede 1980 ve 1990’lardaki tarımsal üretimin büyümesi muazzamdı. Öyle ki Suudi Arabistan, dünya üzerinde buğday üretiminde en büyük beşinci ülke haline geldi. Suud yönetimi, istikrarlı ve sürekli bir tahıl üreticisi haline gelene dek 1990’lı yıllara kadar tüm ürünlerin üretimini artırdı. Fakat Riyad yönetimi, 2016’dan bu yana buğday, arpa ve diğer hububatların net ithalatçısı haline geldi. Gelişmiş teknolojiler kullanan Riyad, tarımsal üretimini belli bir seviyeye kadar yükseltmeyi başardı, ancak gelecekteki su ihtiyacını göz önüne alarak bu üretimi düşürdü.

Azalan yerel tarımsal üretim ve gıda ile yeme olan güçlü yerli talep sonucunda, ülke yurt dışında tarımsal üretim yapılıp buradan ürünlerin yurda ithal edilmesi yönünde bir politikayı yüreklendiriyor. Bu girişim buğday, pirinç, arpa, mısır, soya fasulyesi ve yeşil yemi hedefliyor.

GIDA İŞLEME SEKTÖRÜ BÜYÜYOR
Riyad’ın gıda işleyen şirketlere desteği, kişi başına düşen gelirin artması, büyük demografik ve sosyo-ekonomik değişimler sayesinde Suudi gıda işleme sektörü hızlı bir şekilde büyüyor. Bu faktörler neticesinde 2005 yılında sayısı 691 olan gıda işleme şirketleri iki yıl önce 938’e çıktı. Bu alandaki yatırım 2016 yılında 23 milyar dolara yükseldi. Çekici yatırım koşulları, çok uluslu şirketleri Suudi Arabistan’da üretim tesisleri kurmak için cesaretlendirdi.

Çoğu Suudi gıda üreticisi, gıda içeriği ve ham madde malzemeleri için ithalata bağlı durumda. Riyad yönetimi, iki yıl önce 2 milyar 345 milyon dolar değerinde gıda içeriğini ek işleme için ithal etti. Aralarında buğday unu, pirinç ve ekmeğin olduğu bütün gıda ürünlerine ilk defa Ocak 2018’de yüzde 5’lik bir KDV uygulandı.
SAGO: SUUDİ ARABİSTAN’DAKİ
RESMÎ BUĞDAY DEĞİRMENCİSİ
Eski adı Tahıl Depoları ve Un Değirmenleri Organizasyonu olan Suudi Arabistan Tahıl Organizasyonu (SAGO), yemeklik buğday alımı, öğütme ve ülkede un dağıtma hakkına hususi olarak sahip hükümet kuruluşudur. Bu kuruluş, yerel ihaleler açarak uluslararası piyasadan doğrudan buğday ihraç ediyor. Ardından bu buğdayı öğütüp, unu büyük bir sübvansiyon ile fırınlara, sanayi şirketlerine ve süpermarketlere ihtiyaca göre satıyor. Kuruluş un, un ürünlerini ve hayvan yemini çok düşük fiyatlara sunuyor. SAGO’nun, ülkenin dokuz büyük bölgesinde değirmeni bulunmaktadır. SAGO’nun alım faaliyeti, ülkenin pahalı sulama programına dayalı yerel buğday üretimini azaltması ile 2000’lerin sonunda fırladı.

SAGO, DÖRT KAMU DEĞİRMENİNİ SATIYOR
Ekonomisini geniş kapsamlı yenilemenin bir parçası olarak, Suudi Arabistan devlet hububat alıcısı SAGO dört değirmen satıyor. Riyad’ın değirmencilik sektöründeki bu satışı, dünyanın en büyük tarım işletmelerinden bazılarının da ilgisini çekti. Dünyanın en büyük tarım işletme şirketinden ikisi; Archer Daniels Midland ve Bunge, bir konsorsiyum çerçevesinde SAGO mülklerine teklif vermeye istekli olan çok sayıda uluslararası şirket arasında. Satışa çıkarılan dört değirmenin günlük toplam öğütme kapasiteleri 14 bin ton. Buğday silolarının tamamen kontrolü dışına çıkmasını istemeyen, bunları gıda güvenliği açısından stratejik gören Riyad, bu siloların ancak bir kısmını özelleştirecek.

Ayrıca SAGO, birkaç yıl içinde ithal buğdayı alabileceği deniz limanlarının sayısı beşe çıkarmayı planlıyor. Ülke, Kızıl Deniz tarafında bulunan Diba, Jazan ve Yanbu’ya küçük limanlar inşa edecek.

BUĞDAY TÜKETİMİ
SAGO’nun tahminlerine göre, Suudi Arabistan, yılda 2,7 milyon tondan fazla buğday unu ve türevlerini tüketiyor. Mekke bölgesi bu toplam tüketimin % 28’ini yaparak ilk sırada gelirken, Riyad % 24 ile ikinci sırada yer alıyor. Buğday genellikle pide veya ‘Samoli’ diye bilinen yerel ekmek ve Fransız baget ve pizza gibi Batı tarzı ekmek şeklinde tüketiliyor. Ülkede yılda kişi başına düşen buğday tüketimi 40 kilogram olarak tahmin ediliyor.
Beyaz un, Suudi Arabistan’da tüketilen buğday ununun büyük bir bölümü oluşturuyor. Ancak son yıllarda, insan sağlığına yönelik yararları sebebiyle tam buğday ununu olan küçük, ancak büyüyen bir talep göze çarpmaktadır. Burada, Suudi Arabistan’ın dünyadaki en yüksek diyabet ve obezite oranlarından birine sahip olduğuna da dikkat çekmek gerek. Artan talep nedeniyle SAGO, tam buğday üretimini son yıllarda artırdı.

BUĞDAY ÜRETİMİ 2016’DA SONLANDIRILDI
Dünyanın en büyük arpa ithalatçısı Suudi Arabistan, buğdayda da ilk yirmi içinde yer alıyor. Riyad, buğday üretim kotalarını ve kayıtlı çiftçiler için satın alma programlarını kademeli olarak düşürerek 2016 yılında buğday ekimini tamamen durdurdu. Sadece geleneksel özel fırın ürünleri için 10,000 tondan fazla olmamak kaydıyla küçük miktarda buğday üretimine müsaade ediliyor. Artık tahıl yetiştiremeyen çiftçiler, alternatif sürdürülebilir üretim faaliyetlerine, mesela seracılık veya damla sulama tekniklerini kullanarak meyve ve sebze üretimi yapmaya yönlendiriliyor.

ABD Tarım Bakanlığı ’nın ‘Suudi Arabistan Tahıl ve Yem Yıllık 2018’ raporundan bazı detaylar ise şöyle: SAGO’nun sağladığı verilere göre, 2016/2017 sezonundaki toplam buğday tüketimi 3.4 milyon ton olduğu tahmin ediliyor. Resmi rakamlara göre, Suudi Arabistan aynı dönemde 2.6 milyon ton buğday unu tüketti. Yüzbinlerce kişinin ülkeden ayrılma ihtimalinden dolayı, toplam buğday tüketiminin önümüzdeki birkaç yıl içinde azalması bekleniyor.

YENİ SİLOLAR İNŞA EDİLECEK
Suudi Arabistan, 2016/17 döneminde 3.6 milyon ton ithal etti. Bu, 2015/16 dönemine göre % 27’lik bir artış anlamına geliyor. Artan buğday ithalatının temel nedeni, stratejik buğday rezervlerini muhafaza etme ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Hükümet politikası, sekiz aylık tüketim için stratejik olarak buğday rezervlerinin koruma şeklinde. Çünkü Suudi Arabistan yerel buğday tüketim talebini karşılamak için tamamen ithalata bağlı. SAGO, ülkedeki büyük şehirlerde silo tesislerine sahip.

SAGO, depolama kapasitesini 2017 yılı sonunda 2011’e göre yüzde 70 oranında artırdı ve toplam 3.23 milyon ton depolama kapasitesine ulaştı. SAGO, Mekke, Qassim, Jazan, Aseer ve el-Hasa’da beş ek silo inşa etmek için sözleşme imzaladı ve toplam depolama kapasitesini 2019 sonuna kadar 3.7 milyon tona çıkaracak.

2017/18 döneminde Suudi buğday ithalatı 3 milyon 258 bin ton olarak gerçekleşti. 2017/18 sezonunun ilk altı ayında, Litvanya, 518 bin ton ile Suudi Arabistan’a buğday ihraç eden bir numaralı ülke haline geldi. Bu, Riyad’ın toplam buğday ithalatının yüzde 34’üne tekabül ediyor. Litvanya’nın ardından yüzde 26,5 ile Letonya ve yüzde 23,7 ile Almanya geliyor.

ARPA TÜKETİMİ
Riyad’ın arpa üretimi yaklaşık olarak 10 bin ton olarak tahmin ediliyor. Yerelde üretilen arpa daha çok insan tüketimine yönelik gerçekleştiriliyor. Suudi yönetimi, yemlik arpa üretimini, kıt su kaynaklarını koruma adına durdurdu. Çünkü bu üretimin yüzde yüzü sulama ile gerçekleştiriliyordu. İthal edilen arpa, hayvan yemi için kullanılıyor.

Arpa tüketiminin, 2018/19 döneminde bir önceki sezona kıyasla %6 oranında düşeceği tahmin ediliyor. Tüketimdeki düşüş, esas olarak rekabetçi fiyatlı işlenmiş hayvan yemi ürünlerinin kullanımının artmasından kaynaklanmaktadır. Suudi Arabistan’ın 2017/18 sezonu için arpa ithalatının 7,8 milyon ton olduğu tahmin ediliyor. Suudi hükümeti, arpa ithalatını 2020 yılına kadar 1,5 milyon ton azaltmayı amaçladığı için ham arpa yerine işlenmiş yem kullanımını teşvik ediyor.

KÜRESEL MISIR PAZARINDAKİ BÜYÜK OYUNCU
Suudi Arabistan’da mısır üretimi oldukça sınırlı. İnsan tüketimi için yılda yaklaşık sadece 80 bin ton üretilmekte. 2017/18 döneminde, toplam mısır tüketiminin ise dört milyon ton civarında olması bekleniyor. 2018 / 19’daki tüketimin de yaklaşık yüzde 12 oranında artarak 4 milyon 450 bin ton seviyesine çıkacağı tahmin edilmektedir. İthal mısır, öncelikle hayvan yemi üretmek için kullanılıyor. Suudi arpa ithalatında devam eden düşüş, önümüzdeki birkaç yıl için mısıra olan talebi artıracaktır. Mısır, kümes hayvanı çiftlikleri için çok önemli bir yem maddesi olmaya devam etmektedir.

Suudi Arabistan’ın 2016/17 sezonundaki mısır ithalatı 3 milyon 420 bin tona ulaşırken bu rakam 2012/2013 dönemine göre yüzde 88’lik bir artış anlamına geliyor. Yerli yem işleme ve kanatlı hayvan çiftlikleri büyümeye devam ettikçe, Suudi Arabistan küresel mısır pazarında önemli bir oyuncu haline gelecek. 2018/19 sezonunda toplam Suudi mısır ithalatının yaklaşık yüzde 29’luk bir artışla 4 milyon 400 bin tona ulaşması bekleniyor.

Buğday ve arpa sadece SAGO tarafından ithal edilirken mısır bu ülkedeki özel sektör tarafından herhangi bir ithalat vergisi ödenmeden ithal edilebiliyor. Ayrıca hükümet, ithalatçılara ton başına 82.40 dolarlık bir ithalat sübvansiyonu sağlayarak mısır ithalatını teşvik ediyor.

PİRİNÇ, SUUDİ ARABİSTAN’DA TEMEL GIDA
Suudi Arabistan’da pirinç üretimi yapılmamaktadır. Riyad, yerel pirinç talebini ithalat ile karşılamaktadır. Çoğu Suudi’nin günlük beslenmelerinde önemli bir parçası olarak pirinç vardır. Öğle ve akşam yemeklerinde servis edilen pirinç, bu ülkede temel bir gıdadır. Suudi Arabistan’daki kişi başına düşen pirinç tüketimi yıllık 35 kilogramdır. 2017/18 dönemi için toplam pirinç tüketiminin bir milyon ton olacağı tahmin ediliyor. Toplam pirinç tüketiminin 2018/19 sezonunda da yaklaşık yüzde 2 oranında artarak 1,1 milyona çıkması bekleniyor. Suudi Arabistan’daki en popüler pirinç çeşidi ise Basmati’dir.

Suudlu özel şirketler serbest bir şekilde pirinç ithal edebiliyor. Bu ithalata vergi uygulanmazken, mısırdakinin aksine ithalat sübvansiyonu yapılmıyor. 2017/18 dönemindeki pirinç ithalatı 1 milyon 50 bin ton olarak tahmin edilirken, yeni sezon ithalat projeksiyonu ise 1 milyon 100 bin tondur. Suudi Arabistan’a pirinç en çok Hindistan’dan ithal edilmektedir. Hindistan, Suudi pazarının % 74’ünü kontrol etmektedir.

Bir önceki yazımız olan "IRAK’IN BUĞDAY VE UN İTHALATI ARTACAK" başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

ROMANYA: AVRUPA’NIN POTANSİYEL TAHIL AMBARI

Bir tarım ülkesi olan Romanya, Avrupa tarımında da benzersiz ve önemli bir rol oynuyor. Verimli …