Neden serbest piyasayı denemiyorsunuz?

“Sürdürülebilir gıda güvenliği ve gıda tedarik zinciri için uluslararası ticaretin önündeki zorlukların kaldırılması gerekli. Evet, mevcut gıda tedarik zincirimiz uluslararasıdır. Çoğu hammadde ve son ürün ithal veya ihraç ediliyor. Ancak hükümetler, bu süreci ‘ayarlamaya’ çalışırken bazı absürt sonuçlarla karşılaşılmaktadır. Fiyatlarla uğraşırsanız ya kıtlık olur ya da israf.”

Prof. Gustavo Sosa
Endüstriyel Makine Mühendisi
Lisanslı Tahıl Denetçisi
MBA Proje Yöneticisi
SOSA – Mühendislik Danışmanları
Email: ing.gustavo.sosa@gmail.com
İnsanlar iyi veya kötü bir şekilde dünyanın kapitalizm ile yönetildiğini düşünüyor. Kapitalizm savunucuları, her şeyi iyi olarak değerlendirip bu sistemin ne kadar güzel olduğunun bir kanıtı olarak kullanıyor. Kapitalizm karşıtları ise sadece dünyadaki kötülükleri görüp kendi düşüncelerinin doğruluğunun ispat için bunları gösteriyorlar.

Açıkça söylemek gerekirse ekonomilerin çoğu aşırı derecede hükümetlerin kontrolü altındadır. ABD’de bile caddede sosis satmak için hükümetin onayına ihtiyacınız var. Dünyada en ağır şekilde devlet kontrolü altında olan sektörler gıda ve tarımdır. Herhangi bir gazeteye veya dergiye baktığınızda kotalar, tarifeler, düzenlemeler, vergiler ve kanunlar hakkında yazılar görürsünüz.

Mevcut gıda tedarik zincirimiz uluslararasıdır. Süt ve yemeklik yağ gibi temel ürünler haricinde çoğu hammadde ve son ürün ithal veya ihraç ediliyor. Hükümetler, bu süreci “ayarlamaya” çalışırken bazı absürd sonuçlarla da karşılaşmaktadır. Mesela, yaşadığım şehir olan Montevideo’dan araçla dört saatlik bir yolculuk yapıp Brezilya’daki bir büfeye gidip her türlü eti yiyebilirim. Ülkem Uruguay’daki fiyata kıyasla çok düşük bir ücret öderim ve hâlâ çok sağlıklı olabilirim. Fakat Montevideo’da biraz Brezilya eti denemek istersem nasıl oluyorsa zehirlenebilirim. Fakat yine nasıl oluyorsa fiyata biraz vergi eklediğinizde bunlar artık zehirli olmuyor!

Teyzenizin o güzelim bisküvileri pişirirken bakmayacağı yönetmelikler neden fırınlar için var? Teyzeniz sizi hiç zehirledi mi? Turist olarak gittiğiniz Türkiye’de tükettiğiniz un güvenli olurken neden Arjantin’de yemek istediğinizde zehirli oluyor?

Bana göre uluslararası ticaretin önündeki engeller sağlık ve güvenlikle ilgili değil. Bu engeller parayla ilgili ve birilerinin özel çıkarları için diğerleri zarara uğratılıyor. Örnek verecek olursak; Avrupa Birliği, Avrupa’yı Güney Amerika’nın tarımsal ürünlerine açmak adına Mercosur (Güney Amerika Ortak Pazarı) ile bir anlaşma imzaladı. Fakat şimdi Fransa’daki çiftçiler buna karşı çıkıyor. Bundan dolayı da Fransız hükümeti, daha uygun ürünlerin insanlar için daha iyi olacağını bilmesine rağmen bu anlaşmanın maddelerini değiştirmeye çalışıyor.

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin lideri Xi Jinping arasındaki gümrük vergisi savaşları da özel çıkarlar ve lobiler ile ilgili: Amerikalı çiftçilere karşı Çinli teknoloji üreticileri. Şimdi işler kızıştı. Egolar ve diğer lobiler araya girdi ve işler karma karışık bir hal aldı.

Arjantin’de tahıl ticaret vergileri, Peron zamanında değirmencileri korumak için yürürlüğe konuldu. Ancak bu vergiler zamanla bir kilogram unun, ihracat pazarlarında bir kilogram buğdaydan daha ucuz olması gibi garip bir duruma yol açtı. Arjantin’in en önemli zenginlik kaynaklarından biri mahvoldu. Peki ellerine ne geçti? Birkaç yerel zengin iş adamı kısa bir süreliğine yarar sağladı.

Genetik mühendisliği yoluyla üretilen ‘Altın Pirinç’ ne zaman insan tüketimi için ticari olarak sunulacak? Bunun önüne geçen kim? Bu tahıl, milyonlarca insanın hayatını iyileştirebilir. Fakat hâlâ çok az miktarda çiftçi bunu ekip biçiyor. Büyük şirketleri bu ürünü herkese ulaştırabilir. Fakat ideolojiler, teknolojinin önüne geçiyor ve herkes acı çekiyor.

Gıda güvenliği ve sürdürülebilir gıda zinciri için çözüm basit: Her şeyi özgürleştirmek.

Özgürlük olmadığında ne olduğunu biliyor musunuz? Venezüella’da olduğu gibi insani yardım kamyonları yakılıyor.

Fiyatlar mucizedir. Basit bir numara, çok fazla bilgi taşır. Bir kilogram unu elle ya da modern makineler kullanarak elde etmek, bir çiftçi için aynı değerde olmaz. Kocası için çörek pişirmek isteyen kadın veya kızının 15. doğum günü için pasta pişirmek isteyen baba için de bu geçerli. İki insan bir araya gelip bir fiyat üzerinde anlaştığında bu kişiler, pazarlığı yapılan mal kadar bilgi değişimi de yapar. Biri, ürünü bu noktaya getirmek için ne kadar çaba harcadığı bilgisini verir. Diğeri de buna ne kadar ihtiyacı olduğu bilgisini aktarır. Milyonlarca kişi arasındaki karşılıklı alış-verişi buna eklerseniz, kaynakları dağıtmak için en akıllı sistemi ortaya çıkarırsınız. Fiyatlarla uğraşırsanız ya kıtlık olur ya da israf.

Normal bir kent için bir şişe su ne kadardır? Belki de bir Euro.
Bir uçak kazasından kurtulup çölün ortasında kalan kişi için ne kadardır? Belki de bütün servetini verir. Çölün ortasında kimse yoksa bu suyun fiyat ne kadardır? Sıfır.
Gördünüz mü? Bu üründen çok bilgi değişimi ile ilgilidir. Bir yerlerde facia varsa, girişimciler buraya akar ve artan fiyatlardan ürünleri ile çıkar sağlamaya çalışırlar. Fiyatlamayı engellediğinizde insani yardımlara mahkum kalırsınız ve çok sayıda problem yaşanır. Bu sivil toplum kuruluşları veya kamu kurumlar için aynıdır. Fiyat, tek güvenilir bilgi kaynağıdır. Bunlardan kaçamazsınız ve kaçmamalısınız.

Gıdaya önem veriyorsanız kotaları, vergileri ve düzenlemeleri ortadan kaldırın. Bu herhangi bir tedarik sorununu çözer.

Kontrol edin

SÜRDÜRÜLEBİLİR GIDA GÜVENLİĞİ VE GIDA TEDARİK ZİNCİRİ

Gıda güvencesi ve gıda güvenliği; birbirinden ayrılmaz kavramlardır. Gıda kaynaklı riskleri önlemek ve kontrol etmek, …