Modern buğday türleri, sanıldığından daha dayanıklı çıktı

Modern türlerinin, eski çeşitlere göre ilacı ve gübrelere çok daha fazla muhtaç olduğu yönündeki algı, yeni bir araştırmayla yıkıldı.

Queensland Üniversitesi’nden Dr. Kai Voss-Fels, optimum ve zorlu büyüme şartları altında komşu tarlalarda yapılan deneylerde, modern buğday çeşitlerinin eski buğday türlerinden daha iyi performans gösterdiğini iddia etti. Yaptıkları araştırmanın sonuçlarını basın ile paylaşan Dr. Voss-Fels “Modern ürün sistemlerinde kullanılan yüksek verimli buğday çeşitlerini mümkün kılan entansif seleksiyon ve yetiştirme yöntemlerinin, bu türlerin daha dayanıksız olmalarına ve gelişebilmek için kimyasallara daha çok ihtiyaç duymalarına yol açtığı yönünde bir görüş var. Ancak bugün yayınladığımız veriler, modern buğday çeşitlerinin; gübre, mantar önleyici ilaçlar su miktarı azaltıldığında bile eski buğday türlerine göre daha iyi performans gösterdiğini tartışılmaz bir şekilde ortaya koyuyor. Ayrıca, modern buğdayın gen havuzundaki çeşitliliğin, mahsul verimini yüzde 23 oranında artırma potansiyeline sahip olduğunu keşfettik.” ifadeleri kullandı.
Araştırmacılar, Batı Avrupa’da son 50 yıldır kullanılan 200 farklı buğday çeşidini karşılaştırdı. Dr. Voss-Fels, elde ettikleri bulguların bazı çiftçiler ve çevreciler için şaşırtıcı olabileceğini dile getirerek, “Modern buğday çeşitlerinin; kuraklık ve daha az kimyasal madde desteği söz konusu olduğunda bile ne kadar dayanıklı olduğu kanıtlandı. Bu gen bilgisi, bizi bir sonraki keşif yolculuğuna çıkarıyor. Uygun alelleri yeni türlerde bir araya getirerek yetiştirme stratejileri geliştirmek istiyoruz. En uygun segmentlerin mümkün olduğunca hızlı şekilde bir araya getirilmesi için gereken optimum çaprazlamaları tahmin etmek için yapay zekadan yararlanıyoruz.” dedi.
Dünya gıda güvenliği açısından en stratejik gıda ürünlerinden biri olan buğdaydaki verim son yıllarda kuraklığın da etkisiyle küresel olarak düşüş göstermişti. Dr. Voss-Fel, iklim risklerinin artması beklenirken, buğday çeşitlerinin dayanıklı olmasının küresel öneme sahip olduğunu vurguladı. Voss-Fel, “Buğday çeşitlerinin zorlu çevre şartlarına karşı daha dayanıklı olması için ıslah konusundaki çabaların artırılması gerekiyor. Araştırmanın sonuçları, organik ürün yetiştirme sistemlerinin daha verimli olması için önemli ipuçları verebilir.” ifadelerini kullandı. Söz konusu araştırma, Justus-Liebig Üniversitesi’nden Profesör Rod Snowdon ile Almanya’nın yedi farklı üniversitesinden katılımcılar tarafından gerçekleştirildi ve Nature Plants dergisinde yayınlandı.

Kontrol edin

AUSD, GUSAD ve DUNSAD Derneklerinden Ortak Konferans

Un sanayisinin üç büyük derneğinden Kıbrıs’a çıkarma. Dünya un ihracat şampiyonu Türk Un sanayisinin büyük …