Kurutma sonrası yüzde 0 kırık

“Mevcut herhangi bir kurutma çözümü ile yüzde 0 kırık veya çatlağın sağlanamayacağı aşikârdır. Fakat kayıpsız bir kurutma prosesine adım adım yaklaşmak, her çeltik işleyicinin hedefi olmalıdır. Bühler tarafından sunulan tüm gelişmelerin ve icatların dayandığı fikir, her zaman toplam maliyete dikkat edilmesidir.”

Anna Vega
Bühler AG
Tahıl Lojistik Birimi – Teknoloji Uzmanı

Pirinç, dünya nüfusunun yarısından fazlasının temel besinidir (Childs 2004) ve dünya hububat üretiminin yaklaşık dörtte birini (FAOSTAT 2013) oluşturmaktadır. Pirincin yaklaşık yüzde 90’ı Asya’daki küçük bir bölgede yetiştirilmekte ve Asya’da yaşayanların günlük kalori alımının ortalama yüzde 30’unu sağlamaktadır (Bhattacharya 2011).

Diğer tahıl ürünlerinin aksine pirinç, işlemesi zor bir tahıl ürünüdür. Çünkü büyük bir kısmı insanlar tarafından tüketilmektedir (Iguaz ve Virseda 2007) ve sadece küçük bir kısmı tohum ve hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla pirinç endüstrisinin asıl hedefi kaliteli pirinç üretmektir.

Tüketiciler tarafından tercih edilen form tam tahıl olduğundan, kırık pirinç genelde bütün pirincin yarısı fiyatına satılmaktadır (Thompson ve Mutters, 2006). Pirinçte kırılma ve çatlamanın nedenleri Kunze ve Calderwood (2004) tarafından incelenmiştir. Düşük rutubetli pirinç ile nemin tekrar adsorpsiyonu, sonraki işlemi sırasında kırılmaya neden olan tahıl parçalanmasının ana nedeni olduğu sonucuna varılmıştır. Ortam koşulları değiştiğinde ve nem emilimi veya desorpsiyon prosesleri tetiklendiğinde, çekirdek yüzeyi kısa süre sonra çevredeki koşullarla dengelenir. Ancak çekirdeğin merkezindeki nem, çekirdeğin içinde sıkıştırma ve gerilme stresi nedeniyle beliren nem gradyanları oluşturarak çok yavaş değişir. Materyal gücü aşılırsa materyalde bozulmalara yol açar. Bu nedenle, herhangi bir proses adımında nem gradyanlarını minimize etmek önemlidir.

Pirinç, bozulabilir doğası nedeniyle, bozulmanın yanı sıra nitel ve nicel kayıpları önlemek için çoğunlukla kurutulmalıdır. Bu prosese ilişkin nem değişikliklerinden dolayı, nihai ürün kalitesi kurutma şekline duyarlıdır (Iguaz ve Virseda 2007). Yüksek kalitede bir ürün elde edebilmek için en iyi kurutma prosesini tespit edebilmek çok önemlidir. Fakat pirincin diğer tahıllara nazaran daha yüksek oranlarda kırılma göstermesinden dolayı bu zor bir konudur. Ayrıca yıllardır ekiliyor olması ve farklı ortam koşulları altında seçimi dolayısı ile pirinçte dikkate değer bir çeşitlilik bulunmaktadır ve bu da optimum proses koşullarının tespit edilmesini daha da zorlaştırmaktadır (Childs, 2004).

Bu hedefe ulaşmak için çok çaba sarf edilmiştir. Geleneksel hava ile kurutma yöntemleri, uzun kuruma süreleri ve yüksek haşere riskleri nedeniyle en uygun yöntem değildir. Devridaim toplu kurutucular, ek strese neden olan yüksek oranda devridaim dolayısı ile taneciklerin kırılmalarını artırabilir. Sürekli kurutma sistemleri çözüm olabilir ve sonraki öğütme işlemine sabit bir çıktı sağlamanın ilave faydalarını sunabilir. Bu tarz kurutma sistemleri genellikle kurutma adımları arasında nem içeriği gradyanlarının ayrılması için belirli bir süre bekletildiği ve ardından stres ve çatlamaların minimize edildiği sayıca üçe kadar kurutucu ve tavlama deposundan oluşur. Tavlama aşamaları aynı zamanda genellikle hasat döneminde karşılaşılan ham pirinç çekirdeklerindeki nem varyasyonlarını gidermelidir (Chau ve Kunze 1982).

Kurutma koşulları, kurutma zamanı ve tavlama süresinin bütün pirinç verimine olan önemli etkisi birçok yazar tarafından gösterilebilir (Nasrnia ve ark. 2010). Sürekli kurutmada, 40-150 °C aralığındaki giriş sıcaklıkları, pişmiş pirincin kalitesini etkilemez ve çeltiğin öğütme kalitesi iyi bir şekilde korunur (Tirawanichakul ve ark. 2004). Jelatinizasyon sıcaklığının üzerindeki çok yüksek sıcaklıklarda dahi, bütün pirincin verimini bozmadan ilk nem oranı yüksek olan ham pirinci kurutmak için kullanılabilir (Ban 1971). Ayrıca yeterince tavlama zamanının tanınmış olması halinde, ilk kurutma aşaması esnasında yüksek oranlarda suyun uzaklaştırılabileceği (Fendlye ve Siebenmorgen 2002) ve ilk kurutma aşamasında yüksek sıcaklıkların uygulanabileceği bulunmuştur (Nasrnia ve ark. 2010).

Bühler kurutma teknolojisi, son teknoloji sürekli akış ile kurutma sağlamaktadır. Bu sistem, tozlu ortamlar oluşturan ve kırılma yüzdesinin yüksek olduğu alışılageldik toplu işleme sistemleri ile karşılaştırıldığında birçok avantajı beraberinde getirmektedir. Buna karşın toplu kurutma sistemlerinin asıl sorunu, kurutma işleminin ardından nem içeriğindeki tutarsızlıklardır. Kurutucu içerisindeki bekleme süresi partideki her çekirdek için aynıdır; yani operatörün farklı nemde gelen ürüne müdahale etmesine tanımamaktadır. Oysa sürekli sistemlerde bekleme zamanları ayarlanabilir. Toplu yükleme veya boşaltma yapılırken, kuruma süresindeki kayıp, gözetim ve emek ihtiyacının artması gibi hususlar da dikkate alınmalıdır. Buna karşın Bühler prosesi, nemin homojen olmamasından kaynaklanan kırılmayı önlemek için çeltiklerin kurutma aşamaları arasında dinlenmesine imkân tanıyan birkaç aşamada gerçekleştirilir. Nemdeki farklılıklar, özel kanal düzeni ve ürün akışı ayırma ile birlikte oldukça tek tip (farklılık göstermeyen) kurutma sonuçlarına ulaşılmasını sağlayan tavlama kutusunda yok edilir. Çapraz kanal düzenlemesi ve EcoDry ™ kurutucularda ortaya çıkan kalıcı hava akışı yönü değişimi ayrıca, çeltik pirincin maruz kaldığı termal stresi önemli ölçüde azaltılır ve kesinlikle homojen bir hava dağılımı ile hızı temin eder. Tüm bu avantajlar son derece hızlı fakat yine de stres dolayısıyla çatlama ve kayıpların azaltıldığı nazik bir prosese olanak tanır.

Bühler tarafından sunulan sürekli kurutma çözümlerinin güç tüketimlerine bakıldığında, spesifik özellikleri nedeniyle yüksek tasarruf potansiyeline sahip oldukları görülmektedir. Çapraz kanal düzenlemesi, ürün akış ayrımı, deşarj sisteminin tasarımı, isteğe bağlı nem kontrol sistemi, uyarlanmış proses kontrolü (bekleme sürelerinin ayarlanması gibi), kurutucunun montaj boyutlandırması, uygun fanlar ve ısıtma ünitesinin yanı sıra kurutucuların yalıtımı sayesinde yüzde 25’e varan oranlarda tasarruf sağlanır.

Bühler kurutucuları, büyük miktardaki hububatın durdurulmadan sürekli kurutulmasına olanak tanır; doğrudan veya dolaylı ısıtma için tasarlanmıştır ve işletme maliyetleri düşüktür. Yüksek derecede verime sahip merkezi ayırıcılar vasıtası ile nemli toz dahi ayrılabilir. Tüm kurutma ve tavlama adımlarındaki tahliyenin yanı sıra, tutarlı bekleme zamanı ve tek tip kitle akışını garanti eden sarsarak boşaltma sisteminin kendi kendini temizleme etkisi sayesinde kalıntı oluşumu önlenmektedir. Rakipleri düzensiz tahliye ve haznede kalıntı oluşumuna sebebiyet verirken, Bühler teknolojisinin avantajı tavlama haznelerinde dahi sürekli kitle akışı sağlanmasıdır. Ayrıca haşlanmış çeltiğin kurutulması içim iki daimi akış sütunlu kurutucu ve bir ara tavlama hazneli, iki kademeli ham çeltik kurutucu, üç kurutucu ve iki tavlama haznesinden oluşan üç kademeli çözüm mevcuttur. Yüksek nem içeriğinden dolayı, ürün kalitesini bozmadan daha yüksek hava sıcaklıkları uygulanabilir.

Sonuç olarak mevcut herhangi bir kurutma çözümü ile yüzde 0 kırık veya çatlağın sağlanamayacağı aşikârdır. Fakat kayıpsız bir kurutma prosesine adım adım yaklaşmak, her çeltik işleyicinin hedefi olmalıdır. Bühler tarafından sunulan tüm gelişmelerin ve icatların dayandığı fikir, her zaman toplam maliyete dikkat edilmesidir.

Kontrol edin

Tahıl ticaretinde dikkate almanız gereken beş husus

“Tahıl ticaretinde başarı için sadece güvenilir ortaklardan oluşan geniş bir portföy, uluslararası şirketler nezdinde itibar, …