Küresel piyasalardaki dalgalanma yakından izlenmeli

“Dünya buğday üretiminin ortalama 725,61 milyon ton olması bekleniyor. Önceki aya göre 5,31 tonluk bir artış olacağı öngörülüyor. Dönem sonu stokları ise 232,13 milyon tona yükselecek. Kısaca önceki aya göre 8,62 milyon ton artış olması bekleniyor.”

Zafer ERGEZEN
Vadeli İşlem ve Emtia Piyasaları Uzmanı
contact@zaferergezen.com

Buğday, baş döndürücü bir ayı geride bıraktı. Haziran ayına yükseliş ile başlayan Eylül vadeli buğday fiyatı, 530 cent/bushel seviyesinin üzerine kadar çıktı. Yüzde 10’u aşan bir yükseliş yaşandı. Daha sonra başlayan satış dalgası ise çok daha etkili oldu. Buğday fiyatı 455 cent/bushel seviyesinin altına kadar geriledi. Yani yaklaşık yüzde 14 kadar düşüş oldu. Çok kısa sürede yaşanan bu dalgalanma, birçok yatırımcının kaybına yol açtı. Fiyatların yükselmesinde hava durumu en önemli etkenlerden biriydi. Avrupa’da etkili olan yağışlı hava nedeniyle üretim endişelerinde artış yaşandı. Özellikle Fransa ve Almanya için üretimin azalabileceği haberleri vardı. Ayrıca yağışlar nedeniyle buğday kalitesine yönelik endişeler de söz konusuydu. Fakat hava durumunun etkilediği tek bölge Avrupa değildi: Kuzey Amerika ve Güney Amerika da olumsuz hava koşullarından etkilendi. Uzakdoğu’da da hava durumu en çok konuşulan konular arasında yer aldı. Hindistan’da muson yağışlarının az olması sebebiyle buğday üretiminde düşüş haberleri vardı. Bu açıdan bakıldığında, dünya genelinde hava durumunun, buğday fiyatını etkileyen değişken olduğunu gördük. Fakat yeni üretim tahminlerinin açıklanmasıyla beraber yeniden satışlar etkili oldu. Hava durumuna yönelik onca endişe ve üretimin azalabileceği haberlerine karşılık, üretim tahminleri artış gösterdi. Bunun yanı sıra talebin de düşük olması, yeni sezonda üretim fazlası beklentilerini artırdı. Üretim fazlası beklentilerindeki artış ise buğday fiyatına düşüş olarak yansıyor. Haziran ayı içerisinde ayrıca Britanya, referandumda Avrupa Birliği’nden ayrılma yönünde karar aldı. Bu gelişme de piyasayı olumsuz etkileyen bir faktördü. Britanya’nın Avrupa Birliği’nden ayrılacak olması, vadeli işlemler ve malların dolaşımı açısından maliyetleri artıracak bir unsur. Bunun yanı sıra talep üzerinde de olumsuz etkisi olabilir. Bunun yansımaları vadeli işlemlerde izlenebiliyor.

TÜRKİYE’DE BUĞDAY FİYATLARI DÜŞÜŞE DİRENİYOR
Türkiye’de uzun zamandan beri devam eden güçlü bir talep var. Bu talep sonucunda buğday fiyatları düşüşe de direniyor. Yaklaşık 2 yıla yaklaşan bir süre boyunca, buğday fiyatları belli bir seviyenin üzerinde kalmayı başardı. Küresel piyasalardaki üretim ve kalite endişelerinden bağımsız bir fiyat hareketi oluşuyor. Türkiye’de bu sene yüksek üretim beklentileri de fiyatlar üzerinde bir baskı oluşturmadı. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), tahminlere göre 2015 yılında buğday üretiminin geçen yıla göre %18 artışla 22,5 milyon tona ulaşabileceğini açıklanmıştı. Üretimdeki artışa rağmen fiyatların yüksek kalması, talebin geçici değil, kalıcı olduğuna işaret ediyor. Bunun nedeni olarak göçmen nüfusunda yaşanan artış gösterilebilir. Bu sayede tüketilen buğday talebi de artıyor. Bu açıdan bakıldığında kısa ve uzun dönemde, üretimde bir azalış ve talep de bir düşüş beklenmiyor. Böylece yerel buğday fiyatının üzerinde de bir satış baskısı oluşması çok olası görünmüyor. Sonuç olarak Türkiye için fiyatların, 2016 içerisinde de uluslararası piyasalardan bağımsız olarak güçlü kalacağını tahmin ediyorum.

ÜRETİM TAHMİNLERİNDEKİ ARTIŞ 7,58 MİLYON TON
ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) gelecek sezona yönelik yayınladığı raporda, üretim tahminleri önceki aya göre 3,84 milyon ton artış gösterdi. Böylece önceki sezona göre üretimdeki düşüş beklentisi de 3,22 milyon tona geriledi. Gelecek sene için buğday üretiminin 730,83 milyon ton olması bekleniyor. Fakat dikkat edilmesi gereken ve başka yerde pek yazılmayan bir ayrıntı var: son 9 aydaki üretim tahminlerindeki artış 7,58 milyon ton oldu. Yani önceki sezonun son tahmini ile yeni sezon tahminleri arasında bir düşüş olsa da dokuz ay öncesine göre üretimde artış yaşanması bekleniyor. Zaten bunun vadeli işlemlere yansımasını da izliyoruz. Ayrıca 2012 yılına göre üretimdeki artış halen yüksek; artış 70,82 milyon ton olarak gerçekleşti. Türkiyenin yıllık buğday üretiminin ortalama 20 milyon ton olduğu varsayıldığında, üretimdeki bu artışın etkisi daha iyi anlaşılabilir. Gelecek sezona yönelik tahminlere baktığımızda, üretim beklentilerindeki artışın asıl sebebinin ABD kaynaklı olduğunu görüyoruz. Ayrıca Avrupa’da da üretim beklentilerinde artış yaşanmış. Ayın başlarında konuşulan hava durumunun aslında pek de etkili olmadığı anlaşılıyor. Aynı rapora göre dönem sonu stok tahminleri 500 bin artarak 257,8 milyon tona yükseldi. Böylece son 8 ayda buğday stoklarındaki artış miktarı 34,96 milyon tona ulaşmış oldu. Daha önce stoklardaki bu artışın, mutlaka vadeli piyasalara yansıyacağını belirtmiştim. Malesef Haziran ayı bu beklentimin gerçekleştiği dönem oldu. Buğday stoklarındaki artış, üretimdeki artışın gerisinde kaldı. Aslında bu açıdan bakıldığında olumlu olarak görülebilir. Bize, talep tarafında bir canlanma olduğunu gösteriyor. Çin’deki buğday stokları, gelecek sezon 118 milyon tona ulaşacak. Bu rakam, dünya buğday stoklarının yüzde 46’sına denk geliyor. Kuzey Afrika, Güneydoğu Asya ve Ortadoğu, en büyük buğday ithalatçısı olmayı sürdürecekler. Avrupa Bölgesi (Ukrayna ve Rusya dahil) ise en büyük ihracatçı olma özelliğini koruyor. Avrupa Bölgesi, Çin ve Hindistan, neredeyse dünyadaki buğday üretiminin yarısını gerçekleştirecek.

DÜNYA BUĞDAY ARZI ARTIYOR
Uluslararası Tahıl Konseyi (IGC), 2016-17 sezonunda dünya buğday üretiminin 722 milyon ton olmasını bekliyor. Yani bir önceki tahminlere göre yaklaşık 5 milyon ton artış söz konusu. Önceki yıla göre ise üretimdeki düşüş 12 milyon tona geriledi. Yani yeni sezona yönelik tahminler sonrasında IGC beklentilerini 11 milyon ton yükseltmiş oldu. İlk tahminler sonrasında bu miktarda bir düzeltme ise ciddi bir sapma olduğunu gösteriyor. Dönem sonu stokları, önceki aya göre 5 milyon ton artarak 223 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Üretim önceki yıla göre düşmesine rağmen dönem sonu stoklarının son 5 yılın en yüksek seviyesine çıktığı görülüyor. Kısaca talepte ciddi bir düşüş yaşandığı anlaşılıyor. 2012 yılında 170 milyon ton olan dönem sonu stokları, 2017 yılında 223 milyon tona ulaşacak. Buna göre buğday stoklarındaki artış yaklaşık 53 milyon ton olacak. Kısaca dünya buğday piyasasında buğday arzı yüksek seyredecek.

“DALGALANMANIN BOYUTU ARTIYOR”
Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) de 2016-17 sezonuna yönelik tahminlerini açıkladı. FAO’nun tahminlerine göre dünya buğday üretiminin 7,1 milyon artarak 724 milyon ton olması bekleniyor. Fakat FAO tahminlerinde asıl dikkat çekenin stoklara yönelik tahminler olduğu görülüyor. FAO’nun tahminlerine göre dönem sonu stokları 215,6 milyon tona yükselecek. Yani önceki tahminlere göre 20,4 milyon ton artış bekleniyor. Aylık bazda bu kadar yüksek bir değişim yaşanması ise fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor ve dalgalanmanın boyutunu artırıyor. Üretimde Arjantin, Avrupa Bölgesi ve Rusya’nın etkili olduğu belirtilmektedir. Dönem başı stoklarının ise tüm zamanların en yüksek seviyesinden sadece 1,8 milyon ton düşük olduğu belirtiliyor.

BUĞDAY ÜRETİMİNDE ORTALAMA BEKLENTİ 725,61 MİLYON TON
Sonuç olarak, hububat piyasalarında küresel tahmin gerçekleştiren üç kuruluşun tahmin ortalamaları göz önüne alındığında, dünya buğday üretiminin ortalama 725,61 milyon ton olması bekleniyor. Önceki aya göre 5,31 tonluk bir artış olacağı öngörülüyor. Dönem sonu stokları ise 232,13 milyon tona yükselecek. Kısaca önceki aya göre 8,62 milyon ton artış olması bekleniyor.
Şikago Ticaret Borsası’nda Eylül vadeli buğday fiyatı için 465-470 cent/bushel bandının üzerine çıkılamaması durumunda satış baskısının devam etmesi beklenebilir. Haziran ayında yaşanan sert düşüş sonrası tepki alımlarının da gelmesi olasıdır. Fakat tepki alımlarının ve pozisyon kapamaların ne kadar yükselişe yol açabileceği ve yatay bandın içerisine girilip girilemeyeceği ise bir soru işareti olarak duruyor. Tahmin raporlarındaki artışın devam etmesi durumunda ise satış baskısnın yeniden etkili olduğunu görebiliriz. Bunun yanı sıra küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmanın da etkileri yakından izlenmelidir. Özellikle Britanya’nın Avrupa Birliği’nden ayrılık kararı sonrası, merkez bankalarının piyasaya daha fazla likidite verme olasılığı da gözden kaçırılmamalıdır. Faiz kararı, para birimleri ve likiditeyi etkilediğinden, emtialar üzerinde önemli bir etkiye sahip. Bu nedenle merkez bankalarının açıklamaları ve yeni üretim tahminlerinin yakından takip edilmesi, yatırımcılar açısından önem arz ediyor.

Bir önceki yazımız olan Faiz kararları piyasa üzerinde etkisini sürdürecek başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

Buğday fiyatı için düşüş trendi devam ediyor

“Şikago Ticaret Borsası’nda Eylül vadeli buğday fiyatı için düşüş trendi halen devam ediyor. Temmuz ayında …