Khapra böceği: Surlara dayanan düşman

“Khapra böceği, aşırı derecede yüksek popülasyon yoğunluğu oluşturabildiğinden ürünü tamamen kullanılmaz hale getirebilmektedir. Bazı ülkelerde, özellikle ve arpada çoğalsalar da genelde tercih etmedikleri pirinç gibi ürünlerde de bulunabilmektedirler. Ürünü istila etmenin yanı sıra dışkı deri döküntüleri sebebiyle kaliteyi ciddi şekilde düşürmektedirler. Ayrıca, larvaların vücut parçaları; ciddi alerjik reaksiyonlar ve solunum problemlerine de sebep olabilmektedir.”

Prof. Christos G. Athanassiou

Tarım, Mahsul Üretimi ve Kırsal Çevre Departmanı
Entomoloji ve Tarımsal Zooloji Laboratuvarı
Tesali Üniversitesi
Nea İonya, Magnezya, Yunanistan
athanassiou@uth.gr

Khapra böceğinin dağılımı
Bir kın kanatlılar türü olan Trogoderma granarium, Dermestidae familyasındandır. Dünya genelinde “khapra böceği” olarak bilinen bu tür; Kanada, ABD ve Avustralya ile birçok ülkede karantinaya tabi bir zararlıdır. Khapra böceği, dünya genelinde hasat sonrasında karantinaya tabi olan en önemli böcektir (Myers ve Hagstrum 2012, EPPO 2013). Hindistan kökenli bu böcek, şu anda Batı Afrika ve Ortadoğu’nun yanı sıra Asya ve Avrupa’daki bazı ülkelerde de görülmektedir (EPPO 2013). Bununla birlikte, khapra böceğinin yaygın olarak bulunmadığı halde istisna olarak tespit edildiği ülkelerin sayısı da son yıllarda ciddi şekilde artmıştır (Myers ve Hagstrum 2012, Day and White 2016, EPPO 2016). Daha geniş coğrafi alanlarda tespit edilmeye başlanmasının, Trogoderma granarium türünün önemli bir zararlı olarak ortaya çıkmakta olduğunu göstermektedir. Bu tür, dünya genelinde 100 önemli istilacı tür listesine dahil edilmiştir (Lowe vd. 2000).

Temel biyolojik özellikler
Khapra böceği, genel olarak çok başarılı bir istilacıdır ve çok çeşitli bir gıda tercihine sahiptir. Zira 100’e yakın bitki ve hayvan orijinli emtiada tespit edilmiştir. (Hagstrum ve Subramanyam 2009). 2017’de yapılan bir araştırmada Kavallieratos vd., bu türün Sitophilus oryzae (pirinç biti) ve Rhyzopertha dominica (ekin kambur biti) gibi diğer önemli tahıl istilacılarıyla başarılı şekilde rekabet edebildiğini ortaya koymuştur. Aynı zamanda, çevresel şartlar uygun olmasa bile bu böceğin popülasyonu yok olmamakta, düşük seviyelerde devam etmektedir. Sıcaklığın 30 derecenin üzerine çıkması durumunda popülasyonu hızla artmakta ve depolanan ürünlere gelen diğer böceklere rahatlıkla üstün gelmektedirler. (Kavallieratos vd. 2017). Elverişli olmayan ürünlerde az sayıda da olsa bulunabilmeleri sayesinde Trogoderma granarium, türü coğrafi olarak yayılma bakımından büyük bir avantaja sahiptir. Trogoderma granarium ayrıca düşük nem oranına sahip ürünlerle (%2’ye kadar) beslenebilme avantajına sahiptir. Zira, depolanan ürünlere gelen birçok böcek, en az %8’lik bir nem oranına ihtiyaç duyar. Trogoderma granarium, bu sayede diğer böceklerle düşük rutubet şartlarında başarılı şekilde rekabet edebilir ve genellikle de bu şartlar altında varlık gösteren tek tür olarak kalırlar.

Bu türün temel biyolojik özelliği, uzun süren diyapoza sahip olmasıdır. Öyle ki yıllar boyunca varlıklarını muhafaza edebilirler. Diyapoz, larva aşamasında söz konusudur ve öldürmesi en zor olan aşama da budur. Ayrıca bu türler, aynı gene sahip olan ve karantinaya tabi olmayan diğer akraba türlerden kolaylıkla ayırt edilemeyen bir morfolojiye sahiptir. Bu sebeple, doğru şekilde tespit edilebilmeleri için uzmanlara ihtiyaç vardır.

Khapra böceğiyle mücadele
Buğday ve pirinç gibi ithal edilen ürünlerde khapra böceğinin bulunması, bitki sağlığıyla ilgili düzenleme ve prosedürlerin başlatılmasını gerektirir. Fakat bu böcek, ilginç bir şekilde, hem sıcak hemde soğuğa karşı aşırı derecede tolerans gösterir. (Wilches 2016). Bunlara ek olarak, söz konusu türün birçok böcek ilacının yanı sıra kimyasal olmayan yöntemlere karşı da önemli ölçüde direnç gösterdiğine dair raporlar bulunmaktadır. Diyapoz halindeki lavranın çeşitli böcek ilaçları ve fosfin dahil fumigantlara karşı en hassas yaşam aşaması olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, önceden maruz kalmaya dayanan direnç de rapor edilmiştir. Paradoksal olarak, mecvut raporların çoğu 1950 ve 60’lardan kalmadır ve yeni yayınlarda çok az veri mevcuttur. Bu durum, bazı ülkelerde bitki sağlığı ve karantina kısıtlamaları sebebiyle bazı ülkelerde deney yapmak için khapra kolonileri bulmanın zor olmasına bağlanabilir.

Bu türle kimyasal olmayan yöntemlerle mücadele konusunda şu ana kadar ayrıntılı bir çalışma yapılmış değildir. Bu türün kontrol altına alınması için kullanılabilecek predatörler ya da parazitoidler konusunda da çok az veri mevcuttur. Nitrojen ve karbondioksit vs. gibi kontrol altına alınan ya da değiştirilen hava şartlarından yararlanılmasıyla ilgili de çok az şey bilinmektedir.

Birçok araştırmanın sonucuna göre, bu yöntemlerin birçoğunda yetişkin böcekler diğer yaşam safhalarına göre daha fazla direnç göstermektedirler. Ancak, muhtemelen laboratuvarda yetişkin böcekler üzerinde araştırma yapmanın daha kolay olmasından dolayı, çalışmaların birçoğunda sadece yetişkin böcekler üzerine odaklanılmıştır.

Bu türün önemi ve yapılması gerekenler
Söz konusu tür, aşırı derecede yüksek popülasyon yoğunluğu oluşturabildiğinden ürünü tamamen kullanılmaz hale getirebilmektedir. Bazı ülkelerde, özellikle buğday ve arpada çoğalsalar da genelde tercih etmedikleri pirinç gibi ürünlerde de bulunabilmektedirler. Ürünü istila etmenin yanı sıra dışkı deri döküntüleri sebebiyle kaliteyi ciddi şekilde düşürmektedirler. Ayrıca, larvaların vücut parçaları; ciddi alerjik reaksiyonlar ve solunum problemlerine de sebep olabilmektedir.

Son yönergeler, Avrupa ve Ortadoğu Bitki Koruma Organizasyonu bölgesi içinde T. granarium türünün önemli endemik alanların bulunduğunu göstermektedir (EPPO 2013). Bu bölge, batıda Fas’tan başlayıp doğruda İsrail’e kadar devam etmekte ve Tunus, Mısır, Kıbrıs ve Türkiye’yi de kapsamaktadır. Buna ek olarak, henüz yerleşmiş olmasa da T. granarium türünün görüldüğü ülkeler arasında Avusturya, Belçika, Macaristan, Lüksemburg, İtalya, Hollanda ve İspanya da yer almaktadır. Resmi olarak doğrulanmasa da bu türün Güney İspanya ve Güney Yunanistan’da yerleşmiş olabileceğine dair ciddi endişeler de mevcuttur. (EPPO 2013). Bu türün “farklı” ve “istilacı” yapısı ile birlikte küresel sıcaklıklardaki ve dayanıklı gıdaların uluslararası ticaretindeki artış, söz konusu böceğin yakın gelecekte daha kuzeye yayılması ihtimalini artırmaktadır. Bu açıdan, T. granarium türünün temel biyolojik özelliklerinin bilinmesinin yanı sıra bu türle mücadele için etkili stratejilerin geliştirilmesi konuları acil bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte, sağlık koruma müfettişlerinin bu türü doğru şekilde tanımlayabilmeleri için de çalışmaların artırılması gerekmektedir. Kendini gizleyen bir tür olan bu böceğin özellikle erişkin olmayan yaşam safhalarında tespit edilebilmesi için geliştirilmiş tespit, izleme ve tahmin yöntemleri gereklidir. Son olarak, bu türü özellikle hedef alan kimyasal ve diğer mücadele yöntemleri için de daha fazla çaba gösterilmelidir.

Bir önceki yazımız olan "Tedarik zinciri boyunca böcek ilaçları nasıl tespit edilir?" başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

Taş Devri’ndeki pidenin tadı

“Ortadoğu’daki ve diğer bölgelerdeki değirmenler, tahıl kalitesindeki istikrarsızlıklarla karşı karşıya olduğundan, unun iyileştirilmesine yönelik gıda …