KAZAKİSTAN: KÜRESEL TAHIL OYUNCUSU

Dünyanın en önemli üreticisi ve ihracatçıları arasında yer alan , denize kıyısı olmaması sebebiyle uluslararası pazarlara açılmada sorun yaşıyor. Ulaşım altyapısına yatırımlarla bu engeli aşmak isteyen Kazaklar, tahıl işleme kapasitelerini artırmak için de yeni tesisler kurmayı, eskiyen ekipmanı yenilemeyi planlıyor.

1991’de Sovyetler Birliği’nden en son ayrılan Orta Asya cumhuriyeti olan Kazakistan, zengin yeraltı kaynakları ve devasa ekonomik potansiyeli olan bir ülke. Bağımsızlığını kazanmasından bu yana Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev tarafından yönetilen Kazakistan, 2 milyon 724 bin 900 kilometre kare yüzölçümüyle dünyanın en büyük 9. ülkesi. 18.5 milyon nüfusuyla ise dünyanın en az nüfus yoğunluğuna sahip ülkeleri arasında. Ülke, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından başlatılan piyasa reformları ve petrol sektörüne yönelik büyük yatırımlarla hızlı bir kalkınma performansı gösterdi. Özellikle 1999-2014 yılları arasındaki hızlı ekonomik büyüme istihdamı artırdı, yaşam kalitesi seviyesini yükseltti. Kazakistan şu an eski Sovyet ülkeleri arasında en yüksek fert başına milli gelire sahip ülke konumunda.

Astana, Rusya ve Belarus ile oluşturulan Gümrük Birliği’ne üye. Kazakistan, Orta Asya ülkelerine ve 180 milyonluk Gümrük Birliği pazarına erişim açısından stratejik önemde. Ülkenin, dünyanın yükselen ekonomisi Çin’e komşu olması da göz ardı edilmemesi gereken bir diğer faktör.

Kazakistan’da geniş petrol, doğalgaz yatakları ve maden rezervleri, ekonominin omurgasını oluşturuyor. Sanayi üretiminin ve ihracatın yarıdan fazlasını petrol sektörü gerçekleştiriyor. Ancak petrol ve maden endüstrilerine aşırı bağımlılıktan kurtulmak isteyen Nazarbayev, enerji sektöründen gelen kaynakla ulaşım, telekomünikasyon ve gıda işleme gibi sektörleri ayağa kaldırarak ekonomisini çeşitlendirmeyi hedefliyor. Bu çerçevede hazırlanan ‘2030 Stratejisi’ dahilinde turizm, petrol ve doğalgaz ekipmanı, gıda, tekstil, taşımacılık ve lojistik öncelikli sektörler olarak belirlendi. 2030 Strateji kapsamında tarımın modernizasyonu ve tarımsal gıda pazarlamasında küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi kilit konular arasında. Ülke, özellikle su kıtlığı, atık su arıtımı, büyük ölçekli sulama sistemlerinin modernizasyonu, arazi degradasyonunun önlenmesi bağlamında tarımsal üretimin organize edilmesi, sürdürülebilir toprak yönetimi, doğal kaynaklarla ilgili mevzuatın uyumlaştırılması gibi konularda teknik yardıma ihtiyaç duyuyor. Son yıllardaki kurumsal ve yasal düzenlemelere rağmen, özellikle yerel düzeyde yolsuzluk ve ağır işleyen bürokrasi ise yatırımcılar için endişe kaynağı.

İHRACATIN ÖNÜNDEKİ ENGEL: DENİZE ERİŞİM SORUNU
Kazakistan, Sovyetler’den bu yana ciddi bir kalkınma gösterse de henüz devasa ekonomik potansiyelini tam olarak ortaya koyabilmiş değil. Bunun önündeki en büyük engel ülkenin, uluslararası pazarlara açılacak deniz kıyısı olmaması, tamamen kara ile çevrili olması. Bu durum ihracatta ve ithalatta maliyetlerin çok fazla yükselmesine sebep oluyor. Kazak malları, uluslararası sulara Rusya ve Gürcistan’ın Karadeniz’deki limanları üzerinden açılabiliyor. Ayrıca Kazak gemileri Karadeniz’e Volga-Don kanalından giriş yapıyor.

Dışarıdan en fazla makine ve ekipman ile birlikte çeşitli kimyasallar alan ülkede ithalatta uygulanan gümrük vergileri ürünün türüne göre değişiyor. Gümrük vergisinin % 0 ila %30 arasında değişim gösterdiği ülkede bu konudaki ortalama rakam %7,9.

TARIMDA BÜYÜK POTANSİYELİ VAR
Kazakistan, hayvancılık ile tahıl üretiminin öncü rol oynadığı büyük bir tarım sektörüne sahip. En fazla istihdam tarım sektöründe. Geniş ve verimli topraklara sahip olan ülkenin, tarım alanında çok büyük bir potansiyeli var. Zaten Kazakistan şu an dünyanın başlıca tahıl üretici ve ihracatçılarından birisi konumunda. Tarım sektörünün GSYİH’daki payı %5-6 civarında. Ülkede tarım üretiminde üç hakim grup dikkat çekiyor: büyük tarım şirketleri, tahıl üretimine odaklanan küçük çiftlikler ve sebze ve havyan yetiştiren aileler.

Kazakistan’ın kalkınmasında tarım önemli bir rol oynuyor. Ülkenin en önemli tarım ürünleri , , pirinç, yulaf, pamuk, patates, sebze, şeker pancarı ve ayçiçeği. Ülke, temel gıda maddesi olan ekmek ile havyan yemi üretiminde kendi kendine yeterli durumda. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) rakamlarına göre dünyanın en büyük altıncı tahıl ihracatçısı olan Kazakistan, 40 kadar ülkeye başta buğday olmak üzere hububat satıyor.

Toplam arazinin yüzde 81’i (222 milyon hektar) ekilebilir toprak. Ülke, verimli topraklara sahip olmakla birlikte kullanılabilir su ve sert iklim gibi çevresel engellerle karşı karşıya. Kalifiye tarım işçisi azlığı, temel ürün sektörlerinde geçim odaklı üreticilerin hakimiyeti, yerel gıda tedarik zincirinin zayıf olması ve dış pazarlara zor erişim gibi yapısal zorluklar da bulunuyor. Sert iklim sebebiyle mahsul yetiştirme periyodu tek sezon. Ülkenin güneyinde Mart-Ekim, kuzeyinde ise Nisan-Eylül dönemi ekin sezonu.

KÜRESEL TAHIL OYUNCUSU
Hükümet, tarımı artan oranda destekliyor. Gıda güvenliğini temin etmek için üreticiden tahıl alıyor ve depoluyor. Ancak üretime müdahale etmiyor. Tahıl üretimiyle ilgili yatırımlar ve fonlar bir kamu holdingi olan KazAgro eliyle gerçekleştiriliyor.

Dünya tahıl piyasasının önemli bir oyuncusu olan Kazakistan, buğday üretimi ve ihracatında önde gelen ülkelerden. Amerikan Tarım Bakanlığı Dış Tarım Servisi’nin ( FAS) Ekim 2017’de açıkladığı son Kazakistan raporuna göre 2017-2018 sezonunda buğday üretimi geçen sezona göre yüzde 10 düşerek yaklaşık 13 milyon 500 ton olacak. Bu düşüş, buğday ekilen arazinin azalmasına bağlanıyor. Ülkede buğday tüketiminin ise değişmesi beklenmiyor. 2017-2018 sezonunda da tüketimin 4 milyon 800 bin ton olacağı öngörülüyor.

Buğday ihracatının ise bu sezon 7 milyon 500 bin ton olarak gerçekleşmesi tahmin ediliyor. Tahıl ihracatının çoğunluğu Rusya, İran, Çin ve diğer Orta Asya ülkelerine yapılıyor. Ülkeden en fazla buğdayı Özbekistan, Tacikistan, Afganistan, Çin, İtalya ve Türkiye alıyor. Son dönemde İran, İsveç ve Tunus’a satışlar da dikkat çekiyor. Kazak buğdayının en büyük alıcısı son dört yıldır komşu Özbekistan. Özbekistan, komşusunda aldığı buğdayı işleyerek coğrafi konumunun avantajıyla önemli bir un ithalatçısı olan Afganistan’a satıyor. Son dört yılda Çin’in Kazak buğdayına ilgisinin artması da istatistiklere yansıyan bir değer bulgu.

KAZAK ARPASINA İRAN TALİP
Ülkede en çok üretilen tahıllardan biri de . Bu yıl üretiminin geçen sezona göre yüzde 17 düşerek 2 milyon 700 bin ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Kazak arpasının en büyük alıcısı İran. Geçen sezon ihracatının yüzde 87’si İran’a gerçekleşti. Kazak arpasının yeni alıcıları arasında ABD ve Almanya göze çarpıyor.

Kazakistan, 2012-2013 sezonuna kadar dünyanın lider buğday unu ihracatçısıydı. Son üç yıldır ise birincilik koltuğunu Türkiye’ye kaptırmış durumda. Kazaklar, dünyaya 5 milyon 750 bin ton buğday unu sattıkları 2016-2017 sezonunda 494 milyon dolarlık gelir etti. Un ihracatındaki artışın arkasında ülkede yaşanan devalüasyon ile birlikte milli para biriminin değer kaybederek Kazakistan’ın daha rekabetçi bir fiyat elde etmesi var.

LOJİSTİK SORUNU TAHIL İHRACATINI SINIRLIYOR
Küresel pazarlara uzak olması, limanlara direk erişimi olmaması Kazakistan için büyük dezavantaj. Ulaşımdaki altyapı sorunları, nakliye-lojistik maliyeti, ürün teslimiyle ilgili garanti konusundaki problemler ülkenin tahıl ihracatı potansiyelini sınırlıyor. Denize kıyısı olmayan Kazakistan’ın bu lojistik engeli aşmak için ulaşım altyapısını geliştirmesi tahıl ihracatı açısından kritik önemde. Ülkenin, bu noktada deniz (nehir), tren ve karayolu altyapısını geliştirmesi ve alternatif rotalar oluşturması gerekiyor. Aynı şekilde tahıl depolama kapasitesinin de artırılması konusunda ülkenin elini rahatlatacak bir diğer faktör. Kazakistan Tarım Bakanlığı’na göre ülkenin tahıl depolama kapasitesi 26 milyon ton. Bunun, yarısı 204 lisanslı depoda saklanırken, diğer yarısı ise çiftliklerde bulunuyor.

Kazakistan’ın bir diğer dezavantajı ise buğday kalitesinin, hava durumuna göre değişiklik göstermesi. Kazak değirmenciler, gluten oranının az olması sebebiyle buğday kalitesinden memnun değiller. Çünkü bu durum ihraç edilecek unun kalitesini direk olarak etkiliyor. Yerli buğdaydan memnun kalmayan değirmenciler daha pahalı olmasına rağmen somun ekmek yapımında daha iyi olan Rus buğdayı alıyor. Düşük kaliteli buğday, Kakistan’a Orta Asya ve Kafkasya pazarında da Ruslara pay kaptırmasına yol açıyor. Kalitesi yüksek tahıl üretiminde artış ise ülkenin ekonomik istikrarı açısından iyi bir temel teşkil edecek.

EKİPMANLAR YENİLENECEK
Buğday kalitesi dışında Kazak değirmenciler için acil çözüm bekleyen diğer sorunlar da şöyle sıralanıyor: un fabrikalarındaki teknik ve teknolojik ekipmanın yenilenmesi, yerel ürün kalitesini iyileştirmek için uluslararası kalite standartlarına geçiş, Rusya ve Belarus ile kurulan Gümrük Birliği’nde ortaklarla eşit rekabet edebilmek için ürün çeşitliliğinin artırılması.

Kazak Tarım Bakanlığı’na göre tahıl hasatı için önemli bir araç olan traktörlerin ve ekipmanların yarısı 17 yaş üstü. Eskiyen bu ekipmanın yenilenmesi gerekiyor. Bakanlık hasat üzerinde olumsuz etkileri olan bu durumu düzeltmek için çiftçilere kredi desteği sağlamaya devam ediyor.

KAZAK DEĞİRMENCİLERİN KALİTE TALEBİ
650 kadar değirmen tesisinin bulunduğu ülkede yıllık un üretimi, iç tüketim ihtiyacından fazla. International Journal of Economics and Financial Issues (Uluslararası Ekonomik ve Finansal Meseleler) dergisinin 2016 özel sayısında yer alan bir araştırmaya göre bu değirmenlerin kapasitesi, yıllık tüketimin yaklaşık 2.5 katı kadar. Bugün ülkede değirmenler ancak kapasitelerinin yaklaşık yarısı kadar işlem görüyor.

BUĞDAY SATIŞINDA ARTIŞ SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Bazı uzmanlar, uzun vadede Kazakistan’ın buğday ihracatının düşeceği görüşünde. Bu uzmanlara göre ilerleyen yıllarda ülkede iklim daha sıcak ve kurak olacak, kuraklık dönemlerinin sıklığı ve olağandışı hava durumları artacak. Eğer kaliteli tohum, gübre kullanımı, sulama ve tarımsal ekipman gibi girdiler daha yoğun kullanılmazsa Kazakistan’daki buğday verimi düşebilir. Ülkedeki buğday üretimi 2035 yılına kadar % 33’e kadar artma potansiyeline sahip olsa da yurt içi tüketim de artacağı için ihracat potansiyelinin düşüş göstermesi kuvvetle muhtemel.

30 FABRİKA İNŞA EDİLECEK
Gıda işleme sektörü, Kazak hükümetinin yatırımda öncelik verdiği sektörler arasında. Hükümet, Kasım 2017’de, önümüzdeki üç yılı kapsayan ‘Tarım Sanayi Kompleksini Geliştirme Devlet Programı’nı kabul etti. Bu program kapsamında Jambıl, Kızılorda, Almatı ve Güney Kazakistan eyaletlerinde 17 mevcut tesisin modernleştirilmesi ve 30 yeni fabrika ve üretim tesisinin inşaatı planlanıyor. Söz konusu tesisler arasında süt ve şeker fabrikaları, et tesisleri, meyve ve sebze, yağ bitkileri, deri, patates işletmeleri, tohum işleme tesisleri yer alıyor. Eylül ayında da Çinli yatırımcıların Kazakistan’da günlük 700 ton üretim kapasitesine sahip 47 milyon dolar değerinde bir erişte üretim tesisi kuracağı açıklanmıştı.

Bir önceki yazımız olan "Mozambik: Afrika'ya Açılan Kapı" başlıklı makalemizde "Afrika, buğday ve Mozambik" hakkında bilgiler verilmektedir.

Kontrol edin

Suudi Arabistan: KÜRESEL ARPA VE MISIR TİCARETİNDEKİ BÜYÜK OYUNCU

On yıl önce kendisine yeten bir ülke olma politikasından vazgeçen Suudi Arabistan, o zamandan bu …