Güney Afrika: Sahra-altı Afrika pazarlarına açılan kapı

57 milyonluk Güney Afrika, kıtadaki en büyük ikinci ekonomiye sahip. Afrika’daki en büyük tarımsal ürün ihracatçısı konumunda olan ülkede, istihdam yaratma ve ekonomik kalkınmada önemli bir rol oynayan gelişmiş bir sektörü bulunuyor. Tahıl endüstrisi, ülkedeki en büyük tarımsal sanayilerden biri ve toplam tarımsal üretimin % 30’unu karşılamakta.

Güney Afrika, 57 milyon nüfusa sahip bir üst-orta gelir ekonomi. Ülke, Afrika kıtasındaki en gelişmiş ve çeşitlendirilmiş ekonomilerinden birine sahip. Gelişmiş bir iş piyasasına bulunduğu ülke, Sahra-altı Afrika pazarlarına açılan bir kapı niteliğinde. Ülke, büyüyen pazar ve gelişmiş bir altyapıya sahip olması nedeniyle, hem ithal hem de yerel olarak üretilen tarım ürünlerinin tüm Güney Afrika bölgesine etkin bir şekilde dağıtımını yapılmasına imkan sağlayan stratejik bir konuma sahip.

Güney Afrika ekonomisi, Nijerya’dan sonra Afrika’daki en büyük ikinci ekonomi. Serbest piyasa ekonomisine sahip ülke, gelişmekte olan pazar konumunda. Ülke ekonomisi, gelişme yönlü bir yapı sergilemektedir. Ülkenin dünya ekonomisiyle bütünleşmesi 1994 yılında demokrasiye geçişiyle birlikte ivme kazandı. Afrika’daki sanayileşmiş nadir ülkelerden biri olan Güney Afrika, apartheid yönetimi dolayısıyla uygulanan yaptırımların 1996 yılında sona ermesinin ardından hızlı bir büyüme periyodu yakaladı. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’sını 15 yıl içinde üçe katlayarak 2011’de 400 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomi oldu. Aynı dönemde, dış döviz rezervleri 3 milyar dolardan yaklaşık 50 milyar dolara yükseldi. Güney Afrika yönetimi, ekonomik ilerlemeyi hızlandırmayı, daha kapsayıcı bir toplum oluşturmayı, yoksulluk ve eşitsizliği ortadan kaldırmayı ve GSYİH’yı 2030 yılına kadar iki katına çıkarmayı hedefliyor. Ülkede on bir resmi dil var, ancak ticarette daha çok İngilizce kullanılıyor.

Güney Afrika, yakaladığı ekonomik büyüme sayesinde özellikle Sahra-altı Afrika ülkeleri olmak üzere, Afrika kıtası ülkelerini etkisi altına alan örnek bir ülke konumuna geldi. ‘Sahra-altı Afrika ülkelerine açılan kapı’ olarak nitelendirilen ülkenin, diğer ülkeler ile ilişkilerine son yıllarda derinlik kazandırdığı gözleniyor. Kıtada siyasi ve ticari alanda önemli uluslararası örgütlenmeler (African Union-AU, South African Development Community-SADC gibi) hız kazanırken, Güney Afrika’nın bu alanlarda önemli yeri ve rolü bulunuyor.

Çeşitlilik gösteren bir tarımsal üretime sahip Güney Afrika, , pirinç, tavuk eti ve yağlı tohumlar hariç, çoğu temel gıdada kendi kendine yeterli. İş yaratma ve ekonomik kalkınmada önemli bir rol oynayan gelişmiş bir tarım sektörüne sahip olan ülke, başta narenciye, şarap, meyve ve olmak üzere Afrika’nın en büyük tarımsal ürün ihracatçısıdır.

Tarım sektörü, Güney Afrika’nın 2018’deki toplam ihracat gelirlerine yaklaşık yüzde 10’luk (11,1 milyar dolar) katkı yaptı. Başlıca ihracat ürünleri olarak portakal, üzüm, şarap ve mısır ön plana çıkıyor. Güney Afrika, geçtiğimiz yıl 7.7 milyar dolarlık tarım ve gıda ürünleri ithal etti. İthal edilen başlıca ürünler pirinç (437 milyon dolar), buğday (395 milyon dolar), tavuk eti (389 milyon dolar) ve soya küspesi (173 milyon dolar).

MISIR TEMEL BESİN KAYNAĞI
Tahıl endüstrisi, ülkedeki en büyük tarımsal endüstrilerden biri ve tarımsal üretimin toplam % 30’dan fazlasını karşılamakta. Ülkede en fazla yetiştirilen tahıl ürünü mısır. Mısır, hem Güney Afrika hem de 16 ülkeden oluşan Güney Kalkınma Topluluğu (SADC) bölgesinde en temel besin kaynağı. Bu bölgedeki ana mısır üreticisi olan Güney Afrika, yılda ortalama 12 milyon ton mısır üretimi gerçekleştiriyor. Ülkenin yıllık mısır tüketimi de yıllık ortalama 11 milyon tonun üzerinde. Ülke, ihtiyaç fazlası mısırı genellikle komşu ülkelere ihraç ediyor.

(), Güney Afrika’nın 2019/20 sezonunda yaklaşık 1,0 milyon ton mısır ihraç edebileceğini öngörüyor. Öte yandan, ülkenin kuraklığın etkisiyle düşen üretimi artırmak için 2018/19 sezonunda yaklaşık 500 bin ton sarı mısır ithal etmek zorunda kalacağı tahmin ediliyor. Güney Afrika’nın 2018/19 sezonunda mısır üretiminin, bir önceki döneme göre yüzde 13 azalarak 10.9 milyon ton olması bekleniyor.

Bununla birlikte, Güney Afrika hâlâ bölgedeki kuraklıktan sonra ithalat talebinin arttığı komşu ülkelere (Botsvana, Lesoto, Eswatini, Namibya, Mozambik ve Zimbabve) 1.0 milyon ton mısır tedarik edecek durumda. Güney Afrika 2017/18 döneminde toplam 2,1 milyon ton mısır ihraç etti. Güney Afrika’da mısır tüketimi, son on yılda nüfus ve ekonomik büyümenin etkisiyle ortalama olarak yılda yüzde iki oranında arttı. USDA, mısır talebindeki artışın 2019/20 sezonunda 11.2 milyon tona ulaşacağını öngörüyor. Güney Afrikalılar yıllık ortalama 100 kilogram mısır tüketiyor.

BUĞDAYDA İTHALATA BAĞIMLI
Son istatistikler, Güney Afrika’da buğday üretiminin baskı altında olduğunu gösteriyor. Buğday ekimine tahsis edilen toprak 1997 ve 2016 yılları arasında yaklaşık 1.4 milyon hektardan 600 bin hektara kadar düştü. Ülke aynı dönemde artan iç talebi karşılamak için de 1997’de 469 bin olan buğday ithalatını 1.5 milyon tona kadar çıkarmak zorunda kaldı.

Buğday üretiminde önemli derecede dalgalanma görülen ülkede yıllık ortalama yaklaşık 1.8 milyon ton civarında. Bununla birlikte, son birkaç yılda buğday ekili alanda belirgin bir düşüş gözlemleniyor. Bundan dolayı da Güney Afrika yerel talebi karşılamak için ithalata daha fazla bağımlı hale geliyor.

Aslında Güney Afrika, bölgedeki önemli buğday üreticilerinden biriydi. Fakat son 20 yılda ve özellikle 1997 yılında tahıl piyasasını düzenleyen kurumun kaldırılıp deregülasyon rejimine geçilmesinin ardından buğday ekili alanda düşüş yaşandı. Azalan kâr marjları, üreticileri buğday üretimini bırakarak kanola, mısır, ekimine ve hayvan yetiştiriciliğine geçmeye yöneltti. Buğday üretiminin öngörülemeyen hava koşulları nedeniyle son 20 yılda düzensiz seyrettiği ülkede, verimi artıracak teknolojik imkanların yaygınlaşması veya politika değişikliklerinde bir ilerleme olmadan, buğday ekili alanlardaki düşüş eğiliminin geri çevrilmesi zor gözüküyor.

USDA, buğday ekili tarım arazilerindeki düşüşün, mahsulün azalan karlılığı nedeniyle 2019/20 sezonunda da devam edeceğini tahmin ediyor. Son USDA raporuna göre bu sezon yaklaşık 500 bin hektarlık bir alanda buğday ekimi gerçekleştirilecek ve yaklaşık 1.7 milyon tonluk ürün elde edilecek.

Kişi başına yaklaşık 55 kilogram buğday tüketilen Güney Afrika’daki yıllık buğday talebi 3,3 milyon ton civarında. Bu da ülkenin, iç talebi karşılamak için en az 1,8 milyon ton buğday ithal etmesi gerektiği anlamına geliyor. Sahra-altı Afrika bölgesinde en yüksek buğday tüketim rakamlarına sahip ülkesi olan Güney Afrika’da, nüfus ve şehirleşmenin artmasıyla beraber buğdaya talebin de artması bekleniyor.

USDA, Güney Afrika’nın 2019/20 sezonunda buğday ve buğday ürünleri ithalatının, yerel üretimde geçen yıla göre yüzde 8’lik bir düşüş nedeniyle 1.9 milyon ton olmasını öngörüyor. Ülkenin en büyük buğday tedarikçileri Almanya, Rusya ve Letonya olarak göze çarpıyor.

Güney Afrika yönetimi, buğday ihtiyacının yüzde 85’ini yerel üretimle karşılamayı hedefliyor. Güney Afrika Fırıncılar Odası Başkanı Geoff Penny, “Bu hedef doğrultusunda çalışıyoruz. Ürün sınıflandırma düzenlemelerinde bazı değişiklikler yapıyoruz. Kalite-verim oranına bakıyoruz. Daha fazla Güney Afrikalı çiftçiyi buğday yetiştirmeye teşvik etmenin yollarını arıyoruz” diyor.

PİRİNÇ İTHALATINDA ARTIŞ
Güney Afrikalıların tükettiği bir diğer önemli ürün ise pirinç. Ancak bu mahsulün yetişmek için yüksek su gereksinimi duymasından ötürü pirinç üretimi önemsiz düzeyde. Ülke yerel talebi karşılamak için pirinç ithalatına bağımlı. Bundan dolayı da pirinç ithalatı vergiden muaf tutuluyor. Tayland ve Hindistan, Güney Afrika’nın pirinç talebinin yüzde 90’ından fazlasını sağlıyor. Pirinç ithalatında Tayland’ın payı neredeyse yüzde 80.

USDA, yüksek mısır ve buğday fiyatlarının etkisiyle, 2019/20 sezonunda pirinç tüketiminde bir önceki döneme göre yüzde 4’lük bir artış olacağını öngörüyor. Bu dönemde Güney Afrika’nın pirinç ithalatının yüzde iki artarak 1,1 milyon tona yükselmesi bekleniyor.

DEĞİRMENCİLİK ENDÜSTRİSİ
Güney Afrika’da 1.800’den fazla gıda üretim şirketi bulunuyor. Bununla birlikte en büyük on şirket, endüstri gelirlerinin yüzde 80’inden fazlasını elinde bulunduruyor.Endüstri; et, balık, meyve, süt ürünleri, tahıl değirmenciliği ve içecek alt sektörleriyle birlikte 450 bin kişiyi istihdam ediyor.

Güney Afrika’da değirmencilik sektörü, ülkenin temel gıdaları mısır unu ve ekmeğinin fiyatı üzerindeki etkisi nedeniyle gıda güvencesi açısından hayatî bir rol oynuyor. Ekmek üretiminde kullanılan buğday unu, mısırdan sonra Güney Afrika’daki en önemli ikinci gıda kaynağı niteliğinde. Ekmeğin, özellikle düşük gelirli bölgelerde hızlı bir şekilde temel besin maddesi haline geldiği ülkede, buğday tüketiminin mısıra göre daha yüksek oranda artması dikkat çekiyor. Güney Afrika, buğday ithal ediyor, işliyor ve ardından bunu buğday unu olarak çoğunlukla Zimbabwe, Mozambik ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi Afrika ülkelerine ihraç ediyor.

Güney Afrika’daki değirmencilik endüstrisine, dört büyük şirket hakim: Pioneer, Premier Foods, Pride Milling ve Tiger Brands. Bu büyük değirmenciler, ekonomik büyüklükleri ve finansal güçleri sayesinde küçük ölçekli yerel değirmencilere kıyasla daha fazla rekabet gücüne sahip. Bağımsız araştırma kuruluşu Who Owns Whom’un hazırladığı ‘Un ve Tahıl Değirmeni Ürünleri İmalatı’ raporuna göre, ülkenin temel besin maddesi olan mısırın yaklaşık % 75’ini önde gelen bu dört şirket işliyor. Bu şirketler buğday unu pazarının da yüzde % 97’sine hakim. Değirmencilik endüstrisi tarafından kullanılan unun yaklaşık yarısı Rusya, Ukrayna, Arjantin, ABD ve Almanya’dan ithal edilen buğdayla üretiliyor.

KAYNAKLAR:
www.export.gov
www.fas.usda.gov
www.grainsa.co.za
www.grainmilling.org.za

Kontrol edin

Endonezya: Büyüyen buğday ve un pazarı

Güneydoğu Asya’nın önde gelen ülkesi Endonezya’daki un tüketimi, ülkenin artan nüfusu, kişi başına düşen gelirinin …