GMach, Yurtdışında Genç Değirmen’in Yüzünü Güldürüyor

markasını geçen sene kurduk. İlk hedefimiz Kuzey ve Güney Amerika pazarlarıydı. Ancak vasıtasıyla Avrupa ve Afrika’ya da bu markamızla hızlı bir giriş yaptık. , kısa zamanda sektörde dünya çapında ciddi aşamalar kaydederek Avrupalı rakipleriyle rekabet edebilir aşamaya geldi. Geçen yıl yüzde 25 oranında büyüme sağladık. Sadece Kenya’da 5 değirmen kurduk.”

– Genç Değirmen Genel Müdürü

ambarı Konya’dan 27 yıl önce filizlenen Genç Değirmen, yurtiçinde ve yurtdışında yaptığı anahtar teslim projelerle adından söz ettiriyor. Tahılın emeğe, emeğin ekmeğe dönüştüğü topraklardan dünyaya açılan Genç Değirmen’in 54 ülkede kurduğu değirmenler insanlara gıda sağlıyor. Yurtdışında daha etkin rol almak için geçen yıl GMach markasını kuran şirket, kısa sürede bu yatırımın meyvelerini toplamaya başladı. Özellikle Kuzey Afrika pazarında rakipleriyle yarışır durama geldi. Uygun fiyat, hızlı servis ve müşteriye yakınlık, markanın tanınırlığını artırdı. Sadece Kenya’da son bir yılda 5 anahtar teslim değirmen kurdu.

Değirmenci Dergisi’ne şirketin yatırımlarını ve gelecek hedeflerini anlatan Genç Değirmen A.Ş Genel Müdürü A.Kerim SELEK, GMach markasıyla Vietnam, Malezya, Filipinler, Endonezya gibi Uzak Doğu Asya ülkelerinde rekabete başladıklarını söyledi. Selek, Afrika pazarında da büyük pay almak için Nairobi’de (Kenya) ve Maputo’da (Mozambik) ofisler açtıklarını kaydetti. Şirketin şimdi de yedek parça bekleme süresini 24 saatin altına tutabilmek için Nairobi’de yedek parça tesisi açmaya hazırlandığını aktardı. Bölgede büyük ilgiyle karşılaşan marka, ilerleyen dönemde vals topları ve dişleme tezgahlarını da oraya kurmayı düşünüyor.

Son bir yılda yaklaşık yüzde 20-25 oranında bir büyüme sağladıklarına dikkat çeken Genç Değirmen Genel Müdürü A. Kerim SELEK sorularımıza içtenlikle cevap verdi.

Bize Genç Değirmen’in bugünlere nasıl geldiğini, vizyonunu ve misyonunu kısaca anlatabilir misiniz?
Genç Değirmen 1990’da kurulmuş 27 yıllık bir firma. Kadrosu tamamen genç olan ve son 5 yılda kurumsallaşma adına ciddi adımlar atmış bir şirket. Özellikle geçen yıldan itibaren GMach markasıyla yurtdışında öne çıkmaya başladı. Yurtiçinde ise Genç Değirmen markasıyla ticari faaliyetlerine devam ediyor. GMach markasını geçen sene kurduk. İlk olarak pazar hedefimiz Kuzey ve Güney Amerika olarak baz alındı. Ancak GMach vasıtasıyla Avrupa ve Afrika’ya da hızlı bir giriş yaptık.

Genç Değirmen’in vizyonu; genç bir firma olmasına rağmen kısa zamanda sektörde dünya çapında ciddi aşamalar kaydederek Avrupalı rakipleriyle rekabet eder aşamaya gelmek. Amacımız bu. Tabii ki karşımızda 60-70 yıllık, hatta 150 yıllık rakiplerimiz var. Ama bizim şu anki genç kadromuz, bu işi yapmaya olan tutkumuz, azmimiz ve hırsımızla 2017 yılı itibariyle onlarla rekabet etmeye başladık. Her zaman için kaliteli ve rekabetçi fiyatlarla makine üretmek, müşterinin yüzde yüz memnuniyetini sağlamaya çalışmak, dünyanın her yerinde müşterinin herhangi bir sorunu olduğunda satış sonrası hizmet sağlayabilmek, yedek parça anlamında yardımcı olabilmeyi kendimize misyon edindik.

GMach çok yeni bir marka olmasına rağmen piyasaya hızlı giriş yaptığını söylüyorsunuz. Bu bağlamda geleceğe dönük beklentileriniz neler?
Özellikle GMach markası ile beraber ABD’deki fuarlara katılmaya başlayarak piyasaya makineler vermeye başladık. Daha önce hem telaffuzu zor olan hem de bazı pazarlarda tanınmamış ‘Genç Değirmen’ markasıyla zorlandığımız Kuzey Amerika’daki fuarlarda katılımcılar bizi ‘GMach’ markasıyla benimsedi. Tanınırlığımız arttı. Organizasyon yapımızı güçlendirdik. Ciro ve pazar payımızın artmasıyla çok ciddi anlamda yapılandık. Hem teknoloji anlamında, hem insan gücü anlamında hem de bayilerimiz anlamında bu yapılanmayla beraber ciddi manada büyüme kaydettik. Biz şişmanlayarak değil, adım adım bütün pazarlarda payımızı artırarak büyüyen bir firmayız. Geçen yıldan bu yana yaklaşık yüzde 20-25 oranında bir büyüme sağladık.

GMach yurtdışında büyürken, Genç Değirmen arka planda mı kalacak? Satışlarınız ağırlıklı olarak hangi pazarlarda gerçekleşiyor?
Satışlarımızın yaklaşık yüzde 80’i yurtdışına. Genç Değirmen yurtiçinde çok ciddi büyüdü, artık prestij projelerine imza atıyor. Şu an devreye almak üzere olduğumuz Bursa’da günlük 300 ton kapasiteli Bertan Un var. Tamamıyla son teknoloji ile donatıldı. Onun dışında Nevşehir’de Afyon’da, Manisa’da, Diyarbakır’da ve Mardin’de çalışmalara devam ediyoruz. Yani Genç Değirmen daha çok anahtar teslim prestij projelere imza atıyor. Piyasada belli bir kalite algısına ulaşmış bir marka. Genç Değirmen aynı zamanda Kazakistan, Özbekistan Cezayir gibi çekilmek üzere olduğumuz pazarlarda faaliyetlerine devam ediyor. GMach ise genelde daha yeni pazarlarda faaliyet gösteriyor. Özellikle Vietnam, Malezya, Filipinler ve Endonezya gibi Uzak Asya ülkelerinde.

Bu ülkelere özellikle yönelmenizdeki sebepler neler?
Biz 2 sene öncesine kadar Cezayir ve Etiyopya’nın altında kalan pazarlara girmeyen bir firmaydık. Son iki yılda Doğu Afrika’da en fazla değirmen satan, en fazla müşteri memnuniyeti sağlayan firma olduk. Nairobi’de ve Mozambik’te ofisler açtık. Nairobi’de yedek parça atölyesi açıyoruz. Çünkü ciddi bir yapılanma içerisine girdik. Geçen yıl sadece Kenya’da 5 tane değirmen kurduk. Mozambik’te değirmen kuruyoruz. Kampala-Uganda’da kurduk. Oradaki bu talebe cevap verebilmek ve yedek parça bekleme süresini 24 saatin altına tutabilmek adına Nairobi’de yedek parça tesisi açıyoruz. Önümüzdeki dönemde vals topları ve dişleme tezgahlarını oraya kurmayı düşünüyoruz.

Afrika’da büyük bir potansiyel var ve bu kıtaya ciddi bir yönelim var. Sizin bu girişimleriniz Afrika pazarında kalıcı olmak için atılan adımlar mı?
Bakın, 20 yıl Avrupa menşeili ürünler kullanan ve 9 tane değirmeni olan bir şirket bizden değirmen alıyorsa, pazarın büyük oyuncuları GMach ve Genç Değirmen’le çalışıyorsa burada gerçekten bir kalite algısı anlayışı var demektir. Zaten pazarın büyük firmaları sizinle çalıştıktan sonra küçük firmalar da size geliyor. ‘Biz de sizin değirmenizi kullanmak istiyoruz’ diyorlar. Bu zamana kadar Türk firmalarının bu pazarlarda çok fazla bir üstünlüğü yoktu. Özellikle Afrika’nın güneyinden bahsediyorum. Kuzey Afrika’ya herkes gidiyordu. Cezayir’de belki 100 tane Türk değirmeni vardır. Ama Sahra-altı Afrika’ya baktığımızda Türk değirmen sayısı çok az. Türk değirmenleri için konuşursak bizim çok ciddi bir üstünlüğümüz var o pazarlarda. Mesela en çok tercih edilen imalat firmalarından birisinin Kenya’da okulu olmasına rağmen orada bir yılda en fazla değirmen kuran firma biziz.

Bu başarıların arkasında bir kurumsallaşma olduğunu söylediniz. Afrika pazarında tercih edilmenizin en önemli sebebi nedir? GMach neden rağbet görüyor?
Fayda/maliyet oranlarına baktığımız zaman bizim makinelerimiz belki de dünyada birinci sırada geliyor. Fayda/maliyetten bahsediyorum, kaliteden bahsetmiyorum. Avrupa menşeili imalatçı daha kaliteli, ama ödediğiniz paraya ve aldığınız kaliteye baktığınız zaman biz daha iyiyiz. Çünkü yaklaşık olarak 3-4 kat fiyat farkı varken kullandığınız aksesuarların hepsi aynı. Biz de tamamıyla Alman aksesuarı kullanıyoruz. ‘Avrupa’ derken biliyorsunuz orada da iki sınıf ürün – İtalyan ve Alman menşeli- ürünler var. Ama biz tamamen Alman aksesuarları kullanıyoruz. Geriye kalan kısım ise know-how ve sac işleme.

Bu alanda da rekabet edecek pozisyondayız. Gerek mühendisliğiyle, gerek çelik yapılarıyla, gerek değirmen mühendisliğiyle beraber makinenin de kaliteli olmasıyla anahtar teslim çözüm sunduğunuzda müşteri memnuniyeti artıyor. Çözüm doğru olduğunda, doğru ürüne doğru parayı ödediği zaman müşteri sizi seçiyor.

Az önce bahsettiniz sektörün belli başlı aktörleri var. İsviçre, İtalya, Brezilya ve Çin’den firmalar var. Bu güçlü aktörlere karşı Türk firmaları nasıl rekabet edebilir?
Çinliler bu alanda bizimle rekabet edebilme düzeyinde değiller. Çünkü son ürün kalitesi olarak baktığımızda bizimle rekabet edemiyorlar. Kapasite, kalite ve randıman olarak bir Çin firmasının, bir Türk, Alman veya İtalyan firmasıyla rekabet etmesi çok zor. O yüzden Çinli firmalar bu pazarda bize karşı direk eleniyorlar. Bizim pazardaki rakiplerimiz İtalyanlar ve İsviçreliler. Ancak onların da handikapları var. İsviçre’nin handikabı endüstrileşme; biraz daha sabit ürünler üretiyorlar. Sabit akım şemaları, sabit diyagramlar, sabit kalite… Ancak tailor-made (kişiye özel) çözümleri yok. İtalyanlar ise son 10 yılda neredeyse bu piyasada çöktüler. Bunun da en büyük sebebi satış sonrası hizmetlerinin yetersiz ve pahalı olması. Yani servis oranı düşük, çok geç ve çok pahalı servis veriyorlar. Onun dışında ciddi teknik adamlarını da kaybettiler. O yüzden dünya pazarında şu anda pastadan yüzde 5 bile payları yok. Pastanın yüzde 85’i Avrupa menşeili , yüzde 12-15’i Türk şirketlerinin. Çok azı Çin/Uzakdoğu ülkeleri tarafından paylaşılıyor.

Türk şirketlerinin kalitesi standart ama müşteriye sunduğu çözümler tamamıyla müşteri odaklı. Tailor- made çözüm üretiyoruz. Biz müşteriye gittiğimiz zaman arsasına, kullanacağı hammaddeye ve istediği son ürüne uygun rekabetçi çözümler sunuyoruz. Biz pazarı çok iyi tanıyoruz. Asya, Afrika ve Amerika pazarlarını çok iyi tanıyoruz. Hangi ürünün geldiğini, ürünün hangi vasıta ile geldiğini, istenilen son ürünün ne olduğunu, müşterinin büyük ve küçük oyuncularla nasıl rekabet edeceğine kadar bu çözümlerin hepsini masaya yatırarak müşteriye proje sunuyoruz. Müşterinin aklında soru işaretleri kalmıyor. Son teknoloji ve otomasyon sistemlerini kullanarak aldığı buğdayın fiyatı ile sattığı unun fiyatını karşılaştırarak aylık ve haftalık kâr-zarar potansiyelini gösteriyoruz. Bunları zaten müşteri gördükten sonra ona kalan tek şey karar almak. Yani hangi pazara girip hangi pazardan çıkacağını karar vermek.

Paris’teki JTIC Fuar’ına GMach markasıyla katıldınız. Bu fuarda beklentileriniz neydi? Umduğunuzu buldunuz mu? Fuara katılmaktan memnun musunuz?
Buraya insanlar ticaret yapmak için gelmiyor, ama mutlaka sizi görmek istiyorlar. Bizim Fransa’da bu ikinci fuarımız. GMach markasıyla birlikte Avrupa’ya gelmeye başladık. Çok fazla ilgiyle karşılaştık. Bu bizi memnun ediyor. Fuarlar marka değerinizi artırma konusunda fırsat oluyor. Tabi, şu anda markalaşma aşamasındayız. Bu aşamayı tamamlayana kadar belli bir sürece ihtiyacımız var.

Fuarda sergilediğiniz Treximat Vals hakkında biraz bilgi verir misiniz?
Genç Değirmen bu güne kadar Crocodile Vals ile beraber valsin lokomotifi olan bir firmaydı. GMach ile beraber ikinci bir seri olan Treximat Vals ile tanışmış oldu. Şu anda Avrupa’nın en çok satan valsi. Tabi çok satmak ile çok iyi işler yapmak aynı ve eşdeğer değil. Biz bu makine ile beraber otomatik yağlama sistemleri, 32 valse kadar tek noktadan yağlama, yataklardan vibrasyon ölçme, yataklarda ısıyı ölçme, termal kamera ile top sıcaklıklarını ölçme gibi çok fazla sayıda yenilik getirdik. Pazarın ihtiyaçlarına göre bu yenilikleri bazen makinalarımıza ekliyoruz, bazen çıkarıyoruz. Ama şu an Treximat Vals en yeni teknoloji ile donatılmış bir vals. iPad’den çalıştırma özelliği var. Bu sayede değirmenci elek katına çıktığı zaman valsi kontrol edebiliyor, seviyesini görebiliyor, hızını ayarlayabiliyor. Şu an en son teknolojinin bizim makinemizde olduğunu söyleyebilirim.

Bir önceki yazımız olan "Laboratuvar yatırımı mı, gelecek yatırımı mı!" başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

“ADM ve Cargill gibi dünya devlerinin tedarikçileri arasındayız”

Mustafa Özdemir İmaş Makine Genel Müdürü “Kuzey Amerika pazarı 1. ligde oynayan yüksek standartta kalite …