Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı M. Mehdi EKER: “Bakanlığımız hububat ve bakliyatta hedeflenen noktaya ulaşmıştır”

“Bakanlığımız döneminde hububat ve bakliyat üretim ve ticaretindeki gelişmeler hedeflenen noktaya ulaşmıştır. Kaliteli ve verimi yüksek üretim için yeni çeşit geliştirme çalışmalarına hız verdik.” diyen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı M. Mehdi EKER, bakliyatla ilgili ayrıca şunları ekliyor: “Gerek içinde bulunduğumuz dönemde gerekse önümüzdeki yıllarda bakliyat tüketiminde bir sorun yaşanmaması ve arz güvenliğimizin sağlanarak, bu alanda ihracatçı bir ülke özelliğimizi devam ettirmemiz yönünde bakanlığımızca gerekli çalışmalar yapılmaktadır.”

mediisis

Son yıllarda tarımsal üretimin attırılması, özellikle de kaliteli üretime yönelik önemli çalışmalara imza atan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, önümüzdeki süreçte bakliyata odaklanacak gibi görünüyor. Yaklaşık 10 yıldır Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan olarak görev yapan ve 2016’nın Dünya Bakliyat Yılı ilan edilmesine önemli oranda katkı sağlayan M. Mehdi EKER, Bakanlık olarak Dünya Bakliyat Yılı faaliyetlerine yönelik bir Eylem Planı hazırladıklarını ve 3 konu başlığı belirlediklerini belirtiyor. Bu konu başlıklarını “Ar-Ge çalışmaları ve üretimin arttırılması”, “baklagil tüketiminin arttırılması ve baklagillerin tanıtılması” ve “baklagillerin sağlıklı beslenmeye katkıları” olarak açıklayan Bakan EKER, bakanlığı döneminde hububat ve bakliyat üretimi ile ticaretinde hedeflenen noktaya ulaştıklarını da belirtiyor.

Bakan EKER, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın son 10 yıldır yaptığı çalışmalar ve önümüzdeki süreçte yapacağı çalışmalar hakkında dergimizin sorularını yanıtladı.

Sayın Eker, son yıllarda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak tarımsal üretimi arttırmak, özellikle de kaliteli üretimi arttırmak amacıyla birçok çalışmaya imza attınız. Öncelikle bize Bakanlık olarak tarımsal üretime yönelik (hububat ve bakliyat) yaptığınız bu çalışmalardan biraz bahseder misiniz?
Evet, tarımsal üretim ve üretimde verimliliğin arttırılması, kalitenin yükseltilmesi, ürün çeşitlendirme ve modern tarım tekniklerinin çiftçilere benimsetilmesi amacıyla Bakanlık olarak 81 ilde Bitkisel Üretimi Geliştirme Projesi yürütmekteyiz.

Geçen 10 yıllık dönemde ülkemizin mevcut tarımsal altyapısını ve potansiyelini kullanarak bitkisel üretimde ciddi ilerlemeler kaydettik. Aynı şekilde üretim ile birlikte verim ve kalitenin artması, ürün çeşitliliğinin sağlanması, iç ve dış pazar odaklı üretimin şekillenmesi, ayrıca ürün işleme ve değerlendirme kapasitesinin üst düzeyde kullanımı ile ülkemizin milli gelirinde de önemli artış yaşandı.

Özellikle 2006 yılında yayımlanan 5488 sayılı Tarım Kanunu çerçevesinde, Türkiye’de tarım politikalarının öncelikleri ve hedefleri belirlendi. Bu hedeflere ulaşmak için de son yıllarda tarımsal desteklemelerde önemli artışlar sağladık. Bitkisel üretim sektörüne yönelik fark ödemesi, sertifikalı tohum ve fidan, mazot-gübre-toprak analizi, organik ve iyi tarım uygulamaları, kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi gibi birçok kalemde destekleme ödemesi yapıyoruz. Bunun yanı sıra bakanlığımızca verilen desteklerin etkinliği ve yürütülen faaliyetler sonucu sağlanan kaliteli üretim artışı, ürünlerin bitkisel üretim değerlerine yansımakta ve tarım sektörünün gayri safi hasılasını yükseltmekte, ihracat potansiyelini artırmaktadır. Ayrıca, hububat ve baklagil ile ilgili politikaların geliştirilmesinde üretici, sanayici, tüccar, ihracatçı ve ilgili diğer sivil toplum kuruluşlarının etkin rol alması ve sektörün sorunlarının bir bütünlük içerisinde çözümlenmesi amacıyla 2010 yılında Ulusal Baklagil Konseyi ve Ulusal Hububat Konseyi’ni kurduk.

Diğer taraftan tarım arazilerinin ıslahı noktasında da önemli çalışmalar başlattık. Taban suyu yükselmesi nedeniyle drenaj problemli alanlarda; tuzlu, tuzlu-alkali ve alkali sahaların tespit edilerek arazinin ıslah edilmesi ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin yapılması amacıyla Tarla İçi Kapalı Drenaj ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projeleri uygulanıyor. Bu projelerle, drenaj problemli sahalarda ve tuzlu-alkali arazilerde, taban suyu seviyesini bitki kök bölgesinin altına indirerek tuzun yıkanmasıyla tarımsal üretimin ve verimin arttırılması sağlanıyor. Aynı zamanda köy içi göl alanları, köy içi ve tarla yolları ıslah edilerek tarımsal alt yapı iyileştiriliyor. Bu kapsamda şimdiye kadar Şanlıurfa Harran Ovası’nda 33 bin hektar alanda kapalı drenaj projesini tamamlandık. 15 bin hektar alanın da tarla içi drenaj ve tarla içi geliştirme işlemlerini bitirdik. Yine Amasya Suluova-Geldingen Ovası’nda 2 bin 302 hektar alanda tarla içi drenaj ve tarla içi geliştirme hizmetlerini tamamlarken, Mersin Aşağı Seyhan Ovası’nda da 6 bin 500 hektar alanda başlayan kapalı drenaj projesinin 2 bin 590 hektar alanını bitirdik.

Ayrıca tarımsal üretimde verim ve kaliteyi artırmak amacıyla, 2006 yılında başlattığımız Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında, bireysel basınçlı sulama sistemlerinin kurulumuna yüzde 50 hibe desteği veriyoruz.

TARBİL Projesi kapsamında kurulan zirai ve meteorolojik gözlem istasyonları sayesinde de tüm ürünler için elde edilen toprak, topografya ve iklimsel verilerle, bazı hastalıklara bağlı gelişimlerin erken uyarısı ve anında müdahalesi ile kaliteli üretime katkı sağlıyoruz.

Bakanlığınız döneminde Türkiye’nin hububat ve bakliyat üretiminde ve de bu ürünlerin dış ticaretinde nasıl bir gelişme oldu? Türkiye şuan itibariyle dünya hububat ve bakliyat sektöründe hem üretim hem ticaret açısından hangi noktada?
Türkiye’nin 2002 yılında 98,1 milyon ton olan toplam bitkisel üretim miktarı, 2014 yılında yüzde 8,6 artarak 106,5 milyon tona yükseldi. Bu dönemde bitkisel ürün gruplarının toplam üretim değeri ise 33 milyar liradan yüzde 197 artışla yaklaşık 98 milyar liraya ulaştı.

Son yıllarda baklagillerde üretim miktarı nispeten gerilese de Bakanlığımızca uygulanan politikaların sonucunda, birim alandan elde edilen verim miktarı önemli oranda arttı. 2002 yılına göre 2014 yılı itibariyle verimlilikte mercimekte yüzde 21, nohutta yüzde 18 ve kuru fasulyede yüzde 71 artış sağlandı. Türkiye’nin baklagil verimi, birim alandan elde edilen mevcut üretim miktarları dikkate alındığında, dünya ortalamalarının üzerinde seyretmektedir.

Ülkemiz, baklagil ürünlerinde tüketim oranları açısından dünyada önemli bir yere sahip olduğu gibi tarihsel olarak da ihracatçı konumundadır. Baklagil üretiminde ve dış ticaretinde dünyada önemli bir role sahibiz. Ülke olarak dünya piyasalarında arz/talep durumu, fiyat, maliyet, iklim koşulları ve erken hasat avantajları ile yer almaktayız.

Türkiye, 202 bin ton ihracat ile dünyanın en önemli mercimek ihracatçısı ülkelerinden birisidir. Ülkemiz Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında baklagil ithalatı yapmaktadır. Söz konusu ithalatla, ürün işlemesi yapılarak, yurt içinde katma değer sağlanmaktadır. Yaşanan arz noksanlığının ileriki senelerde yaşanmaması için Bakanlığımızca; baklagil ürünleri kapsamında ithalatta uygulanan gümrük vergisi, gözetim oranları, üretim, tüketim ve ticaret sektörü her yönüyle izlenmekte ve gerekli tedbirler alınmaktadır. 2015 yılı için baklagil ürünlerine yapılan Fark Ödemesi Desteği’nin arttırılması sağlanmış olup, anıza ekim sistemi, nadas alanlarında ve münavebede baklagillere yer verilmesine yönelik tedbirler Bakanlığımızca alınmaktadır.

Türkiye, son yıllarda buğday mamulleri ihracatında da önemli gelişmeler kaydetmiştir. Bu gelişmelerle Türkiye, dünyanın önemli unlu mamuller ihracatçısı konumuna gelmiştir. 2014 yılında, yaklaşık 2,2 milyon ton un, 735 bin ton makarna, 409 bin ton bisküvi, 212 bin ton bulgur ve 28 bin ton irmik ihracatı gerçekleştirilmiştir. Bu ihracatın değer olarak karşılığı ise yaklaşık 2,52 milyar dolardır.
Bu veriler ışığında genel tabloya baktığımız zaman Türkiye un ihracatında 2011 yılında hem miktar hem de değer bazında birinci, 2012 yılında miktar olarak ikinci, değer olarak birinci; 2013 yılında da hem miktar hem de değer bazında birinci sıra yer almıştır.

Makarna ihracatında ise Türkiye İtalya’nın ardından ikinci sıradadır. 2013 yılında, mamul madde ihracatında en fazla artış makarna ihracatında yaşanmıştır.

Bakliyat üretiminde 2013 yılı itibariye dünya mercimek üretimi 4,95 milyon ton olup; ülkemiz yüzde 8,4 pay (417 bin ton) ile dünyada 3. sırada yer almıştır. Yine 2013 yılı itibariye dünya nohut üretimi 13,1 milyon ton olup; ülkemiz yüzde 3,9 pay (506 bin ton) ile dünyada 4. sırada yer almaktadır. Aynı şekilde 2013 yılı itibariye dünya kuru fasulye üretimi 23,1 milyon ton olup; ülkemiz yüzde 0,8 pay (195 bin ton) ile dünyada 23. sırada yer almaktadır. Ülkemiz dünya bakliyat üretimi ve ticaretinde önemli bir ülke olmakla beraber dünya bakliyat ticareti içerisinde yüzde 3 paya sahiptir.

Türkiye baklagillerde kendine yeter bir ülkedir. 2012 ve 2013 dönemi verilerine göre ülkemizin kendine yeterlilik durumu kırmızı mercimekte yüzde 122 (kişi başı tüketim 4 kg/yıl), nohutta yüzde 100 (kişi başı tüketim 6 kg/yıl), kuru fasulyede ise yüzde 83’tür (kişi başı tüketim 3 kg/yıl).

2001 yılına kıyasla 2014 yılında sırasıyla dane mısırın üretim miktarında yüzde 170, çeltikte yüzde 131, çavdarda yüzde 36 oranlarında artış yaşanmıştır. Buğday ise 2001 yılı ile aynı rekolteye sahibiz ve üretimimiz 2014 yılında 19 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.

Bakanlığınız döneminde hububat ve bakliyat üretimindeki ve ticaretindeki gelişmeler, hedeflediğiniz noktaya ulaşabildi mi? Hububat ve bakliyat üretimi ve ticaretiyle ilgili hedefiniz ve bunun için yapmayı planladığınız çalışmalar nelerdir?
Bakanlığımız döneminde hububat ve bakliyat üretim ve ticaretindeki gelişmeler hedeflenen noktaya ulaşmıştır. Kaliteli ve verimi yüksek üretim için yeni çeşit geliştirme çalışmalarına hız verdik. 1963’ten bugüne kadar kamu, üniversite ve özel sektör tarafından toplam 107 yemeklik tane baklagil çeşidi geliştirilmiştir. Bu 107 çeşidin 84 tanesi (%78’i), Bakanlığımızın araştırma enstitülerinde ve istasyonlarında geliştirilmiştir. Türkiye’de şu anda bakliyat üretiminde kullanılan çeşitlerin tamamı Bakanlığımız araştırma enstitülerinde geliştirilen yerli çeşitlerdir. Bakanlığımızın araştırma enstitülerinde/istasyonlarında toplam 33 baklagil projesi yürütülüyor. Gerek içinde bulunduğumuz dönemde gerekse önümüzdeki yıllarda bakliyat tüketiminde bir sorun yaşanmaması ve arz güvenliğimizin sağlanarak, bu alanda ihracatçı bir ülke özelliğimizi devam ettirmemiz yönünde bakanlığımızca sürdürülen çalışmalara hız verildi.

Türkiye, 2014 yılında kuraklıktan dolayı hububat üretiminde önceki yıllara kıyasla bir miktar kayıp verdi. 2015 yılında ise kış yağışlarıyla birlikte üretimdeki artış beklentisi arttı. 2014 yılındaki düşüş miktarı ve sektöre etkileri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Geçen yıl yaşanan kuraklığa ve olumsuz iklim koşullarına karşın son yıllarda sulu tarım alanlarındaki artışa bağlı olarak genel itibariyle birim alandan elde edilen verim arttı. Buna göre, 2002 yılında 30,8 milyon ton olan toplam hububat üretimimiz 2014 yılında yüzde 6,11 oranında artarak 32,7 milyon tona ulaştı.

Tarım sektörüyle ilgili Tarım Kanunu çerçevesinde belirlenen genel politikaların yanında, bakanlığımızın 2013-2017 Dönemi Stratejik Planı ile stratejik alan, amaç ve hedefler belirlendi. Böylece tarım sektöründe beklenen yapısal dönüşümü sağlayacak, küresel iklim değişikliği ve olası krizlerin etkilerini engelleyecek veya azaltacak, ayrıca uluslararası taahhütlere uyumu kolaylaştıracak tarımsal politikalara yön verecek bir stratejik planlama oluşturuldu.

Ülkemiz açısından stratejik öneme sahip buğdayın arz ve talep durumu değerlendirildiğinde, son yirmi yılda buğday ekim alanları 7,5 – 9,8 milyon hektar alan arasında değişirken, üretimin ise 17,2 – 22,05 milyon ton arasında gerçekleştiği görülmektedir. Bununla birlikte artan nüfusa paralel olarak buğday talebi arttığı, ekmek ve bulgur gibi buğdaya dayalı unlu mamuller ile yemlik dâhil diğer tüketimler dikkate alındığında buğday ihtiyacımızın yıllık 18,5-19 milyon ton seviyelerinde olduğu anlaşılmaktadır. 2013 verilene göre yıllık 225,3 kilogram olan kişi başı tüketim miktarı esas alındığında yıllık asgari buğday ihtiyacımız 17.504.887 tondur. Bu nedenle buğday arzımız, ülke ihtiyacımızı karşılayacak düzeydedir.
Bir süre önce basına yansıyan bazı haberlerde, 2015 tarım destekleri için öngörülen rakamlar yer aldı. Özellikle bakliyatta, pirim desteklerini yüzde 100 arttırmayı hedefliyorsunuz. Ayrıca FAO’nun 2016 yılını Dünya Bakliyat Yılı ilan edilmesine de önayak oldunuz. Bakliyatla ilgili bakanlığınızın hedefi nedir? Önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin bakliyat üretiminde önemli bir artış bekleyebilir miyiz?
Gerek içinde bulunduğumuz dönemde gerekse önümüzdeki yıllarda bakliyat tüketiminde bir sorun yaşanmaması ve arz güvenliğimizin sağlanarak, bu alanda ihracatçı bir ülke özelliğimizi devam ettirmemiz yönünde bakanlığımızca gerekli çalışmalar yapılmaktadır. Bakanlık olarak 2015 yılı itibariyle baklagil ürünlerine verilen fark ödemesi desteğini yüzde 100 oranında arttırarak, kilogram başına 20 kuruş, sertifikalı tohum kullanım desteğini de dekara 12 Lira olarak belirledik. Hububat ve baklagiller için 2014 yılında dekara 4,60 TL olan mazot desteğini 2015 yılında dekara 4,85 TL’ye, 6 TL olan gübre desteğini ise 6,60 TL’ye çıkardık. Ayrıca dekara 2,5 TL olan toprak analizi desteğine 2015 yılında da devam edilecektir.

2016 Dünya Bakliyat Yılı kapsamında ne tür çalışmalar veya etkinlikler yapılacak? Bu konuda okuyucularımızı bilgilendirir misiniz?
Bakanlığımızca Dünya Bakliyat Yılı faaliyetlerine yönelik 2014 yılında bir Eylem Planı hazırlandı ve 3 konu başlığı belirlendi. Ar-Ge çalışmaları ve üretimin arttırılması, baklagil tüketiminin arttırılması ve baklagillerin tanıtılması ve baklagillerin sağlıklı beslenmeye katkıları…

Bu konu başlıkları çerçevesinde alınan kararlar ise; Bitkisel Üretim Projeleri kapsamında yemeklik baklagillerle ilgili projeler için İl Müdürlüklerine gönderilen ödeneklerin, işbirliğini güçlendirecek şekilde kullanılmasının sağlanması yönünde. Baklagil yetiştiriciliği, ürün rekabeti ve donanım kullanımına ilişkin çiftçilerin bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesi amacıyla Bakanlığımızca ortak kamu spotu hazırlanacak. GAP yöresinde yemeklik baklagil alanlarının başta endüstri bitkileri olmak üzere sulu tarıma kayması sonucu üretimde bir miktar azalma olmuştur. Yörede soğuğa dayanıklı çeşitlerin artırılması amacıyla araştırma enstitüleri/istasyonları ve İl Müdürlükleri tarafından gerekli eğitim-yayım çalışmalarına hız verilecek. Farkındalık oluşturmak için 2016 yılı Uluslararası Bakliyat Yılı çalışmalarına ilave olarak konu uzmanlarının yer aldığı canlı TV programları düzenlenecek. İl ve Bölge Grup toplantılarında yemeklik baklagillere ayrı önem verilmesi sağlanacak, ayrıca kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar da yapılacak. Tarımsal Yeniliklerin Yaygınlaştırılması faaliyetleri kapsamında yemeklik baklagillere yönelik yayım projelerinin daha fazla yer almasını sağlamak amacıyla Bakanlığımız Bitkisel Üretim Projeleri kapsamında yemeklik baklagillerle ilgili projeler için İl Müdürlüklerine gönderdiği ödeneklerin işbirliğini güçlendirecek şekilde kullanılmasını sağlayacak. Bakanlığımızca baklagil temalı dergi, liflet, broşür ve poster, v.b. gibi basılı kitle vasıtaları hazırlanıp çoğaltılarak illere gönderilecek. Baklagil konularında alanda başarılı çalışmalar yapan önder çiftçilerin çekimleri yapılarak, ülke genelinde yapılacak eğitim yayım çalışmalarında kullanmak amacıyla çalışmalar başlatılacak. Ülke genelinde baklagil temalı fotoğraf, resim, v.b. ödüllü teşvik edici yarışmaların yapılması amacıyla gerekli çalışmalar başlatılacak. Bakliyatın sağlıklı ve dengeli beslenmedeki rolü göz önünde bulundurularak akademisyenlerin de konuya dâhil edilmesi sağlanacak ve obezite ile mücadelede baklagillerin önemine dikkat çekilerek başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği sağlanacak.

Hazırlanan bu Eylem Planı çerçevesinde; Bakanlığımızca 5-6 Mart 2014 tarihinde tüm paydaşların katılımıyla Konya’da Yemeklik Baklagil Çalıştayı düzenlendi. Bu çalıştayda; Bakliyat yetiştiriciliği, bakliyat pazarlaması ve bakliyat tüketiminin arttırılması konularında çalışmalar yapılarak sonuç bildirgesi hazırlandı.

Ayrıca; ülkemizde geleneksel olarak yetiştiriciliği yapılan, ancak son yıllarda hızla değişen tüketim alışkanlıklarından dolayı sofralarımızda hak ettiği değeri kaybeden yemeklik tane baklagillerin üretim ve tüketimini artıracak pazarlama stratejilerinin oluşturulması, üretici ve tüketicilerin bilinçlendirilmesi ve toplumun tüm kesimlerinde farkındalık yaratılması için Bakanlığımızca oluşturulan stratejiler doğrultusunda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının, sektörün paydaşlarının, STK’ların, önder çiftçilerin katılımı ile 30 Ocak 2015 tarihinde, “2016 Uluslararası Bakliyat Yılı Tanıtım Toplantısı/Basın Duyurusu” yapıldı. Düzenlenen tanıtım programında; “Yemeklik Baklagiller” ve “Bakliyatlı Yemek Tarifleri” kitabı dağıtıldı. Katılımcılara, Bakliyatlı Yemek Tarifleri kitabındaki tarifler kullanılarak hazırlanan yemekler ve tatlıların sunumları yapıldı. Ayrıca, toplumun tüm kesiminde farkındalık oluşturmak amacıyla, okul öncesi çocuklar tarafından baklagil temalı gösteriler yapıldı.

Bir önceki yazımız olan Lübnan değirmenlerinin hedefi teknoloji yatırımı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

“Türkiye’de büyümek için satın alma fırsatları kolluyoruz”

Greg Harvey, Interflour: “Türkiye’deki işlerimiz oldukça istikrarlı. Interflour büyümek için her zaman satın alma fırsatları arıyor. Zamanla …