FAS: AFRİKA’NIN ÇEKİM MERKEZİ

Hem Atlas Okyanusu’na hem Akdeniz’e kıyısı bulunan , stratejik konumuyla Batı ülkeleriyle ticarette bir köprü niteliğinde. ’nın kuzeyi ve batısı ile Sahraaltı’na yönelik nakliye, lojistik, ve satış sektörlerinde bölgesel bir merkez haline gelme yolunda ilerleyen Fas, 1 milyardan fazla tüketicinin yaşadığı 55 ülkeye gümrüksüz erişime sahip. Tarım sektöründeki verimliliğini son birkaç yılda artıran ülke, parçalı üretimden daha entegre değer zincirlerine geçiş yapmayı hedefliyor.

Fas, Kuzey Afrika’da ‘Mağrip’ olarak adlandırılan bölgenin en batı ucunda yer alan stratejik konuma sahip bir ülke. Afrika’nın kuzeybatı ucundaki Fas’ı Avrupa’dan Cebelitarık Boğazı ayırıyor ve iki kıta arasındaki en kısa mesafe yaklaşık 15 kilometre. Fas hem Atlas Okyanusu hem Akdeniz’e kıyısı olan bir ülke. Arap ve Berberi kültürünün yanı sıra Avrupa ve Afrika’dan da etkilenen Fas, Osmanlı Devleti hâkimiyetine girse de kendi yöneticileri tarafından idare edilmişti. Ülke, 1912-1956 yılları arasında ise Fransa sömürgesi olarak kaldı.

34 milyonluk nüfusa sahip Fas, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki 10. büyük ekonomi konumunda. Gelişmekte olan bir ülke olan Fas’ın 2020 ve sonrasında yıllık yüzde 5,7 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor. Fas yönetimi; iş ortamının iyileştirilmesi, orta sınıfın güçlendirilmesi ve rekabetçiliğin desteklenmesiyle ekonomik performansını artırmayı hedefliyor.

Nüfusun yüzde 60’ı şehirlerde yaşıyor. 300 milyar dolarlık gayri safi milli hasılaya sahip ülkede kişi başına düşen milli gelir 8 bin 600 dolar civarında. Serbest piyasa odaklı ekonomideki çeşitlilik (%13 tarım, %29 sanayi, %58 hizmet sektörü) iyi durumda. Hükümetin uyguladığı reformlar sayesinde düşük enflasyon ve istikrarlı büyüme söz konusu. Siyasi istikrara sahip ülke, komşularına kıyasla daha güvenli. Fas, Batı Afrika ülkeleriyle ticarette bir köprü rolü oynama potansiyeline de sahip.

BİR MİLYAR KİŞİYE GÜMRÜKSÜZ ERİŞİM
Fas, 2010 sonunda Tunus’ta başlayan Arap devrimleri rüzgârında komşularına kıyasla daha istikrarlı bir tablo çizdi ve ülkedeki protestocuların endişelerini gidermek üzere bir reform çerçevesi oluşturdu. Ülkedeki altyapı talebini karşılamak için 2010-2015 yıllarında ulaştırma altyapısı için 15 milyar dolar harcanarak; otobanlar, limanlar ve diğer ulaştırma projeleri hayata geçirildi. Bu altyapı yatırımları, Fas’ın Cebelitarık Boğazı’ndaki stratejik konumunu; Afrika’nın kuzeyi ve batısı ile Sahraaltı’na yönelik nakliye, lojistik, montaj, üretim ve satış sektörlerinde bölgesel bir merkez haline gelmeyi öngören kapsamlı ekonomik kalkınma planını destekledi. Fas’ın bir ticaret merkezi olarak konumu; Basra Körfezi, Akdeniz, Afrika ülkelerinin yanı sıra ABD ve Avrupa Birliği ile yaptığı ticaret anlaşmaları ile de güçlendi.

DEVLER YATIRIM PEŞİNDE
Fas, 1 milyardan fazla tüketicinin yaşadığı ve global gayri safi milli hasılanın yüzde 60’ına sahip olan 55 ülkeye gümrüksüz erişime sahip. Ülkenin ticari başkenti olan Kasabanca, stratejik konumu, etkin ve güvenli havaalanı sayesinde uluslararası şirketlerin bölgesel merkezlerine ev sahipliği yapıyor. Faslı iş adamlarının sahip olduğu uluslararası bakış açısı giderek gelişiyor ve tarihsel olarak yakın ilişkilere sahip oldukları Fransa’nın dışındaki fırsatları da değerlendiriyorlar.

Cargill, Danone ve Avrupalı diğer tarıma dayalı endüstri şirketleri de ülkeye büyük yatırımlar yapmış durumda. Chevron, Kosmos ve diğer petrol şirketleri, Fas açıklarında petrol arıyor, birçok şirket de yenilenebilir enerji kaynakları ve sıvılaştırılmış doğalgaz alanındaki fırsatları kovalıyor.

ÖNCÜ SEKTÖRLER
Bağımsız pazar araştırması şirketi Euromonitor’a göre, Fas’taki tüketiciler ihtiyarî harcamalarda bölge ülkelerinden biraz daha yüksek bir düzeye sahip olsalar da uluslararası ortalamanın epey altındalar. Tüketici harcamalarının 2030’a kadar sağlıklı bir büyüme göstererek tarımsal gıda ürünlerinde daha fazla fırsat sağlaması bekleniyor. En fazla harcamanın ise turist sayısındaki artış ve zengin Faslıların dışarıda yemek alışkanlıklarının güçlenmesi sayesinde otelcilik ve catering sektörlerinde görüleceği tahmin ediliyor. Ülkede gıda alanında öncü alt sektörler ise şunlar: , yem, soya fasulyesi, soya küspesi, soya yağı, baklagiller, canlı hayvan ve genetik, sığır eti, kümes hayvanı, süt ürünleri, kuru meyve ve kuruyemiş.

PİYASADAKİ ZORLUKLAR
Fas’ta ticaretin önündeki en zorlu engel; kamuya satın almalarda şeffaflığın olmaması, bürokratik karar alma mekanizma ve prosedürlerindeki yavaşlık ve ithalatta sevkiyat öncesinde ödemelere konulan limitler olarak sıralanabilir. İthalat için verilen siparişlerde ön ödemeye getirilen sınırlamalar ihracatçılar için sık sık sorunlara sebep oluyor. Faslı şirketler halen, yapacakları sevkiyatın en fazla yüzde 30’u için ön ödeme yapabiliyor.

TARIM BÜYÜMENİN ANA GÜCÜ
Fas, çok değişken hava şartlarının etkilediği bir ekonomik büyümeye sahip. 2015’teki rekor tahıl üretiminden bir sene sonra şiddetli kuraklığın vurduğu ülkede, gayri safi milli hasıla içinde yüzde 15’lik paya sahip tarımsal üretim düşünce milli gelir de yüzde 1,1 oranında aşağı çekilmişti.

Ülke, Tarım Programı sayesinde tarım sektöründeki verimliliği son birkaç yılda artırdı. Fas şimdi tarıma dayalı işletmelerde rekabetçiliği teşvik ederek ve tarımsal gıda piyasasının etkinliğini güçlendirerek bu sektörün büyümesini sürdürülebilir kılmayı amaçlıyor. Hükümetin hedefi, tarım sektöründe katma değerli ürünlere doğru bir dönüşüm ile küçük ve orta ölçekli üreticileri piyasaya dahil etmek. Parçalı üretimden, daha entegre değer zincirlerine geçiş de temel hedefler arasında.

TÜKETİLEN TAHILIN YÜZDE 40’I İTHAL
Fas’ta toplam iş gücünün yüzde 45’i tarım, balıkçılık ya da ormancılıkla geçimini sağlıyor. Ülkenin yüzde 90’ı tarım için yağmura bağımlı olduğundan, mahsul miktarı yıllar arasında büyük farklılıklar gösteriyor. Ülkede tarım hâlâ “kara düzen” yapılıyor. Suni gübre, böcek ilacı ve makineleşme uygulamaları sınırlı kalıyor.

Fas’ta tarımsal üretim daha çok buğday, şekerpancarı, portakal, domates, patates, zeytin ve zeytinyağı gibi ürünlere dayanıyor. Birçok üründe kendi kendine yeten Fas; tahıl, şeker, kahve ve çay ithal ediyor. Fas’ta tüketilen tahılın yüzde 40’ı ithal ediliyor. ABD Tahıl Konseyi verilerine göre Fas’ın istikrarlı şekilde artan tahıl ithalatı 2016’da 1,9 milyon ton olarak gerçekleşti.

Fas, 2016’da 4,5 milyar dolarlık tarım ürünü ihraç ederken 5,7 milyar dolarlık tarım ürününü ithal etti. Fas’ın bu alandaki ithalatının yüzde 60’ını Avrupa Birliği ülkeleri tek başına karşılıyor. Fas, tarımsal gıda ürünlerinde net ithalatçı konumunda. Ülkeye ithal edilen en önemli ürün kalemleri arasında buğday, mısır, soya yağı, şeker kamışı şekeri, , küspe ve yeşil çay bulunuyor. Başlıca tedarikçileri ise Fransa, Brezilya, Arjantin, ABD, Almanya ve Kanada.

TAHIL ÜRETİMİ
Toplam tarımsal üretimin yüzde 60’ını tahıllar oluşturuyor. Hükümet teşvikleri sayesinde buğday ekim alanlarında artış gözleniyor. Tarım alanlarının bölünmüş olması ve arazi fiyatlarındaki artış ise tarımsal politikaların geliştirilmesi önündeki başlıca zorluklar olarak göze çarpıyor.

TAHILDA VERGİ ORANI ÜRETİME GÖRE DEĞİŞİYOR
Fas hükümeti, yerel ürünlerin alımında referans fiyat uygulaması yaparak ve lisanslı depoculuğu teşvik ederek buğday üretimini destekliyor. Hükümet, yerel üreticileri yabancı şirketlerin rekabetinden korumak için genellikle buğday ithalatına gümrük vergisi uyguluyor ve vergi oranını ülkedeki arz/talep durumuna göre periyodik olarak revize ediyor. Fas pazarı daha çok fiyata odaklı ve kaliteye orta derecede önem veriliyor.

BUĞDAY ÜRETİMİ DEĞİŞKEN
Ülkenin tahıl üretimi büyük oranda yağışlara bağlı olduğu için çok değişken. Barajlar, toplam tarımsal arazinin sadece yüzde 15’ini beslediğinden, toplam mahsulün yüzde 90’ı yağışlara bağımlı. 2017’de toplam tahıl üretimi 9,9 milyon ton ile son 5 yılın ortalamasının yüzde 30 üzerinde gerçekleşse de 2015’teki 11,8 milyon tonluk rekorun altında kaldı.

Tahıllar içinde en çok yetiştirilen ürün buğday. 2015/2016 sezonunda toplam 8 milyon ton buğday hasadı yapılan Fas’ta, hava şartları sebebiyle çok düşük rekoltenin görüldüğü bir önceki yıla göre yüzde 60’a yakın artış sağlanmıştı. Bu sezon ise 2016/2017 dönemine oranla yüzde 128’lik bir artışla üretim rakamının 6 milyon tonu aşması bekleniyor. Ancak önümüzdeki sezon üretimin sert bir düşüş göstermesi ve 3 ila 5,5 milyon tonda kalması bekleniyor.

Buğday tüketiminin her geçen yıl arttığı ülkede 10 yıl önce 7 milyon ton civarında olan tüketim rakamının bu yıl 10 milyon tonu aşacağı tahmin ediliyor. 2016/2017 sezonunda 5 milyon 215 bin ton buğday ithal eden ülkenin yeni sezonda ise 4 milyon 800 bin ton ithalat yapması öngörülüyor.

İç tüketimini karşılamak için buğday ithalatı yapmak zorunda olan Fas, yumuşak buğdayda daha çok Avrupa Birliği ve Karadeniz ülkelerini; durum buğdayında ise Kanada’yı tercih ediyor. Mısır ithalatının da büyük çoğunluğunu Arjantin ve ABD’den yapan Fas; arpayı ise daha çok AB ülkeleri ve Ukrayna’dan alıyor. Ülkede buğdaydan sonra en çok yetiştirilen tahıl ise arpa. 2016/2017 sezonunda 620 bin tonda kalan arpa üretiminin, 2017/2018 sezonunda ise 2 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

DEĞİRMEN KAPASİTESİ İHTİYACIN ÜZERİNDE
Dünyanın en büyük buğday tüketicisi ülkeleri arasında yer alan ülkede, Fas Ulusal Değirmencilik Federasyonu’na (FNM) üye 200 civarında değirmen bulunuyor. FNM Başkanı Abdullatif Izem, iki yıl önce Değirmenci’ye yaptığı açıklamada bu değirmenlerden 140’ının buğday ve mısır, 60’ının ise arpa ve durum buğdayı öğüttüğünü kaydetmişti. Izem’in verdiği bilgiye göre bu değirmenlerin yüzde 80’den fazlası İsviçre teknolojisi kullanıyor. Türkiye’deki firmalar ve ürettikleri değirmencilik teknolojileri ise son 8-9 yıldır kullanılmaya başlanmış. Değirmenlerin kapasitesi ülkede ihtiyaç duyulan üretim miktarının üzerinde. Fas’taki yüksek öğütme kapasitesi dolayısıyla bir miktar buğday unu da komşu ülkelere ihraç ediliyor.

Cimbria’nın Fas atağı
Fas’ta tohum sektörü de son yıllarda büyüme gösteren sektörlerden. Dünyanın önde gelen tahıl ve tohum işleme teknolojisi tedarikçilerinden Cimbria da tohum işleme tesisleriyle Fas tohum piyasasına giriş yapan önemli aktörlerden biri oldu. Yüzde 90’a varan pazar payıyla Fas piyasasındaki en büyük şirket olan SONACOS, ülke genelindeki 15 tohum işleme tesisinden ikisini Cimbria teknolojisi ile yeniledi. Şirket bu yatırımının ardından üretimde yeni bir boyut yakalarken işleme kolaylığı ve enerji tasarrufun gibi avantajlar elde etti. Her biri saatte 10 ton tahıl işleme kapasitesine sahip olan bu iki tesis Sale ve Fkih bin Saleh bölgelerinde yer alıyor. 2017’de faaliyete geçen bu tesisler yüksek kalitede işlenmiş tahıl üretiyor. Cimbria, SONACOS’a bu yıl da iki tahıl işleme tesisi kuracak.

KAYNAKLAR:
www.fao.org
www..gov
http://publications.gc.ca
www.export.gov

Bir önceki yazımız olan "AFGANİSTAN’DA DEĞİRMENCİLİK POTANSİYELİ" başlıklı makalemizde "Afganistan, değirmenci dergisi ve değirmencilik potansiyeli" hakkında bilgiler verilmektedir.

Kontrol edin

ROMANYA: AVRUPA’NIN POTANSİYEL TAHIL AMBARI

Bir tarım ülkesi olan Romanya, Avrupa tarımında da benzersiz ve önemli bir rol oynuyor. Verimli …