Emtia Piyasalarında Geçici Bahar

“Özellikle gelişmekte olan ülke ekonomilerinin zayıflaması, talep tarafını olumsuz etkiliyor. Fakat FED’in daha yumuşak açıklamalar yapması ile emtia piyasalarında geçici bir bahar yaşanabilir. Bu durumda uzun zamandan beri devam eden düşüş eğiliminin yerini kısa vadeli yükselişlere bırakması beklenebilir. Yükselişin gücünü ise yeni tahminleri ve doların seyri belirleyecektir. Bu nedenle merkez bankalarının açıklamalarının ve yeni tahminlerinin yakından takip edilmesi, yatırımcılar açısından önem arz ediyor.”

Zafer ERGEZEN
Vadeli İşlem ve Emtia Piyasaları Uzmanı
contact@zaferergezen.com

işlemlerinde uzun zamanda beri devam eden satış baskısı, Mart ayında azalarak daha dengeli bir piyasaya yol açtı. 2015 yılının yaz döneminde 630 cent/bushel seviyesine kadar yükselen fiyatlar daha sonra satış eğilimi nedeniyle 450 cent/bushel seviyelerine kadar gerilemişti. Özellikle yüksek üretim beklentileri, satış baskısının oluşmasında önemli bir etken oldu. Yüksek üretim beklentilerinin halen değiştiğini söylemek zor. Fakat özellikle ABD’de etkili olan soğuk ve kurak hava nedeniyle alımların arttığını izliyoruz. Mart ayı, bu endişeler ile beraber tepki alımlarına ve bazı kısa pozisyonların kapanmasına sahne oldu. Bununla beraber özellikle ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz kararları da emtia piyasalarını etkilemeye devam ediyor. Faiz kararlarının döviz kurları üzerindeki etkisinin, emtialar üzerinde de etkili olduğunu izliyoruz. Dolardaki değerlenme sonucunda, emtia fiyatlarında da satış baskısı vardı. Özellikle 2015 yılı sonunda FED’in faiz arttırma kararı ile birlikte bunun etkisi daha kolay hissedilmişti. Fakat Mart ayında yaşanan küresel ekonomik gelişmeler sonucunda FED’in daha yumuşak bir üsluba dönmesi sonucunda emtia fiyatlarında tepki alımları için neden de sağlanmış oldu. Gelişmekte olan ülke para birimleri de dolar karşısında toparlanma eğilimine girdi. Bu tepkinin ne kadar devam edeceğine bağlı olarak, emtia fiyatları üzerindeki etkisini de hissetmeye devam edeceğiz. Avrupa Birliği Hasat İzleme Servisi (Mars), Avrupa Bölgesi’nde buğdayın önceki senelerden daha iyi durumda olduğunu ve ılımlı havanın daha iyi büyüme imkanı verdiğini belirtiyor. Önemli üreticilerinden Rusya’da da ılımlı havanın üretimine yardım ettiği belirtiliyor. Ukrayna’da ise sonbaharda yaşanan kurak hava nedeniyle beklentiler o kadar yüksek değil. Bununla beraber Kanada’da Bakanlığı (AAFC) tarafından stoklarının 1950 yıllarından sonra en düşük seviyelere gerileyebileceği açıklandı. Hasatta yaşanan düşüşün bu açıklamada etkili olduğu belirtiliyor. Fakat asıl dikkat edilmesi gereken üretim tahminleri, piyasalar üzerinde yön verici olmaya devam ediyor.

TÜRKİYE’DE TALEP HALA YÜKSEK
Türkiye’de ise uzun zamandan beri var olan talep etkisini sürdürüyor. Mart ayında küresel buğday fiyatlarında yaşanan toparlanma, Türkiye’deki fiyatlara da olumlu yansıdı. Küresel piyasalardaki düşüşe direnen yerel fiyatlar, küresel fiyatlardaki artışa hemen tepki veriyor. Bu nedenle talebin güçlü olduğuna yönelik düşünceler sürüyor. Bununla beraber Türkiye’de yüksek üretimin devam etmesi bekleniyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2015 yılında buğday üretiminin geçen yıla göre %18 artışla 22,5 milyon tona ulaşabileceğini açıklanmıştı. Türkiye için rekor üretim seviyelerine rağmen fiyatların yükselmesi, üreticiler ve ithalatçılar tarafından olumlu değerlendirilmektedir. Fakat fiyatların yüksek seyretmesi nedeniyle bu sene TMO tarafından buğday alım fiyatı açıklanmayabilir. Türkiye’ye gelen göçmen nüfusundaki artış nedeniyle talebin canlı olduğu kabul edilmektedir. Kısa dönemde göçmen politikasında büyük bir değişim olması da beklenmiyor. Bu nedenle Türkiye’de fiyatların, 2016 içerisinde de uluslararası piyasalardan bağımsız olarak güçlü seyredeceğini tahmin ediyorum. Üretim tahminlerinde önemli bir değişim olmaması, bu beklentiyi daha da güçlendirmektedir.

ARTIŞ BEKLENTİSİ 9,98 MİLYON TONA GERİLEDİ
’nın () yayınladığı tahmin raporuna göre üretim miktarı önceki aya göre 3,45 milyon ton düşüş gösterdi. Böylece üretim rakamı 732,32 milyon tona; son altı aydaki üretim tahminlerindeki artış da 9,98 milyon tona geriledi. Zaten üretimdeki artışın etkisini vadeli işlemlerde satış baskısı olarak izledik. Çünkü üzerinde ısrarla durduğum, 2012 yılına göre üretimdeki artışın 73,22 milyon ton olmasıdır. Türkiye’nin yıllık buğday üretiminin ortalama 20 milyon ton olduğu düşünüldüğünde üretimdeki artışın etkisi daha iyi anlaşılabilir. Bu miktardaki artışın, ekonomik gelişmelerden bağımsız, buğday fiyatlarında satış baskısına yol açması normal karşılanır. Son ayın tahminlerine baktığımızda Avustralya ve Hindistan kaynaklı üretim tahminlerinin düştüğünü görüyoruz. Hindistan’da tüketimin de azalması nedeniyle, üretimindeki düşüşün buğday piyasasını etkilemesi beklenmiyor. Fakat Avustralya’da azalan üretim nedeniyle ihracatın azalması beklenmektedir. Aynı rapora göre dönem sonu stok tahminleri 1,28 milyon azalarak 237,59 milyon tona geriledi. Böylece son altı ayda buğday stoklarındaki artış miktarı, 28,36 milyon tona gerilemiş oldu. Buğday stoklarındaki düşüşün Hindistan’dan kaynaklandığı söylenebilir. Üretimdeki düşüşün, tüketimde de düşüş yaşanmasına rağmen, stokların düşmesine yol açtığı görülüyor. Kuzey Afrika, Güneydoğu Asya ve Ortadoğu, en büyük buğday ithalatçısı olmayı sürdürecekler. Bu ülkelerde hem talep hem de üretim tarafında önemli bir değişim beklenmiyor. Avrupa Bölgesi (Ukrayna ve Rusya dahil) ise en büyük ihracatçı olma özelliğini koruyor. Avrupa Bölgesi, Çin ve Hindistan’la beraber neredeyse dünyadaki buğday üretiminin yarısını gerçekleştirecekler. Çin, yine dünyanın en büyük buğday tüketicisi olacak. Çin, dünya buğday üretiminin yüzde 17,7’sini tek başına üretiyor. Dünya buğday stoklarının ise yüzde 39,5’i Çin’in elinde bulunuyor.

BUĞDAY ARZI DA STOKLAR DA ARTIYOR
Uluslararası Hububat Konseyi (), Şubat ayında üretim tahminlerini yükseltmişti. Dünya buğday üretiminin 732 milyon ton olmasını bekleyen , tahminlerini önceki aya kıyasla yaklaşık 1 milyon ton arttırdı. Bu rakam, son beş yılın en yüksek üretimine işaret ediyor. Dönem sonu stoklarıyla ilgili beklenti ise 213 milyon ton ile bir önceki ayla aynı seviyede kaldı. Üretimin rekor seviyelere yükselmesiyle beraber dönem sonu stoklarının da son beş yılın en yüksek seviyesine yükseldiği görülüyor. Kısaca üretimdeki artışa rağmen talebin aynı hızda artış göstermediği anlaşılıyor. 2012 yılında 170 milyon ton olan dönem sonu stokları, 2016 yılında 213 milyon tona ulaşacak. Buna göre buğday stoklarındaki artış yaklaşık 43 milyon ton olacak. Bu açıdan bakıldığında dünya buğday piyasasında buğday arzının yüksek seyredeceği anlaşılmaktadır. Bu da olası yukarı hareketlerin aslında tepki alımları olarak kalabileceğine işaret ediyor.

SON 5 YILIN EN YÜKSEK ÜRETİMİ BEKLENİYOR
Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Mart ayında üretim tahminlerini düşürdü. Önceki tahminlerine göre dünya buğday üretiminin 3,8 milyon azalarak 736,8 milyon ton olması bekleniyor. Buna rağmen halen son beş yılın en yüksek üretim rakamına ulaşılacağı tahmin ediliyor. Üretim tahminlerindeki düşüşün arkasında ise Hindistan ve İran’daki yeni tahminlerin etkili olduğu belirtiliyor. FAO’nun tahminlerine göre dönem sonu stokları ise 205,1 milyon tona gerileyecek. Yani önceki tahminlere göre 5,6 milyon ton düşüş bekleniyor. Böylece toplam buğday arzı 932,9 milyon tona gerileyecek.

Sonuç olarak, hububat piyasalarında küresel tahmin gerçekleştiren üç kuruluşun tahmin ortalamaları göz önüne alındığında, dünya buğday üretiminin ortalama 733,7 milyon ton olması bekleniyor. Dönem sonu stokları ise 218,56 milyon tona yükselecek. Böylece son beş yılın en yüksek üretim rakamlarına ulaşılacağı tahmin edilmektedir.

“EMTİA PİYASALARINDA GEÇİCİ BİR BAHAR YAŞANABİLİR”
Şikago Ticaret Borsası’nda Mayıs vadeli buğday fiyatı için 460 cent/bushel seviyesi öne çıkıyor. Bu fiyat bandı hem aşağı yönlü hem de yukarı yönlü geçilirken de önemli bir seviye olmuştu. Bu nedenle bu seviyenin piyasa tarafından önem arz ettiğini söylemek mümkün. Yukarı yönlü hareketlerde 480 cent/bushel seviyesi izlenirken, aşağı yönlü hareketlerde ise 445-450 cent/bushel bandı öne çıkıyor. Bu seviyeye gerilemesi durumunda alıcıların yeniden ortaya çıkıp çıkmayacağı fiyatların yönünü belirleyecektir. Yüksek üretim beklentileri, satış baskısının daha etken olabileceği tahminlerini artırıyor. Özellikle gelişmekte olan ülke ekonomilerinin zayıflaması, talep tarafını olumsuz etkiliyor. Fakat FED’in daha yumuşak açıklamalar yapması ile emtia piyasalarında geçici bir bahar yaşanabilir. Bu durumda uzun zamandan beri devam eden düşüş eğiliminin yerini kısa vadeli yükselişlere bırakması beklenebilir. Yükselişin gücünü ise yeni üretim tahminleri ve doların seyri belirleyecektir. Bu nedenle merkez bankalarının açıklamalarının ve yeni üretim tahminlerinin yakından takip edilmesi, yatırımcılar açısından önem arz ediyor.

Kontrol edin

Buğday piyasasının gözü yeni sezon tahminlerinde

Şikago Ticaret Borsası’nda Mayıs vadeli buğday fiyatı, 500 ile 540 cent/bushel arasına sıkışmış durumda. Bu …