Ekolojik tarım, açlık ve iklim değişikliği krizlerini çözebilir mi?

Agroekolojinin avantajlarına vurgu yapan uzmanlar, agroekolojik prensipler sayesinde üreticilerinin iklim değişikliğinin etkilerine maruz kalma riskini azalttığını belirtiyor. Bu prensipler sayesinde verimlilik artarken maliyetler de düşüyor. 

Asyalı çiftçiler, gelirlerini artırmak ve yabani otları azaltmak için pirinç yetiştirdikleri tarlalarda balık da besliyor. Ganalılar ise mahsul kalıntılarını verimi artırmak üzere gübre olarak kullanıyor. Uzmanlara göre bu tür ekolojik teknikleri; nüfusu artan dünyaya besleyici ve çevreci gıda sağlayabilir, çiftçilerin gelirlerini artırabilir ve çiftlikleri iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha dayanıklı hale getirebilir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Örgütü’nün (FAO) Ortadoğu ve Kuzey Programı Yöneticisi Pasquale Steduto, Reuters’a yaptığı açıklamada tarımın dönüşmekte olduğunu ifade etti. Steduto, “İklim değişikliği hem yeni belirsizlikler getiriyor hem de mevcut belirsizlikleri artırıyor. Agroekolojik prensipler getirerek, iklim değişikliğinin ektilerine maruz kalma riskini azaltabilirsiniz.” dedi.
Global gıda üretimi şu anda maliyetli kimyasal gübrelerin ve zehirlerinin aşırı derecede kullanılması üzerine kurulmuş durumda. Uzmanlar ise bu durumun hem çevreye hem de insan sağlığına zarar verdiğine dikkat çekiyor. FAO’ya göre ekolojik tarımı destekleyen yasalara sahip sadece 30 ülke var ve bunların sadece 2’si (Fildişi Sahili ve Mauritius) bu uygulamaları destekleyen yasalara ve politikalara sahip. “Başa çıkmamız gereken üç büyük zorluk var – iklim değişikliği, gıda güvenliği ve tarım, ormancılık, ekonomi ve istihdam arasındaki bağlantı.” diyen Fransa’nın eski tarım bakanlarından Stephane Le Foll’a göre tüm bunların çözümü . Bu tür uygulamalar kapsamında, kimyasal gübrelerin yerine, toprağın durumunun iyileştirilmesi ve zararlı böceklerin engellenmesi için mahsullerin arasında belirli ağaçlar dikilmesi ya da bazı mahsullerin nöbetleşe ekilmesi gibi önlemler yer alıyor.
Le Foll, küresel ısınmayla mücadele kapsamında tarımsal topraklarda tutulan karbon oranının “1000’de 4” artırılmasına dönük inisiyatifin başkan yardımcısı. Toprak, atmosferden sekestrasyon denilen bir süreçle doğal olarak karbon emer ve böylece sadece zararlı sera fazlarını azaltmakla kalmaz, aynı zamanda daha verimli hale gelir. Le Foll’e göre, verimli topraklar daha fazla gıda üretir ve daha fazla insanı beslerken, kârlı bir tarım sektörü de işsizliğe çare olabilir.
Afrika Gıda Bağımsızlığı İttifakı kurucularından Million Belay’in aktardığına göre; ekolojik tarımın işe yaradığı, çiftçilerin kötüleşen toprak ve öngörülemez hava şartlarıyla cedelleştiği Afrika’da kanıtlanmış durumda. Etiyopya’nın kuzeyinde, ekolojik tarım tekniklerinin; ve mısır dahil olmak üzere beş kritik mahsulde kimyasal gübrelerden daha iyi sonuç verdiği belirlendi. Ancak bağışçıların Afrika’da ticari tarıma odaklanması agroekolojiyi geri plana atıyor. Le Foll’e göre ise ekolojik tarımın kârlı olduğu gösterilerek daha fazla insanın elini taşın altına koyması sağlanabilir.

Bir önceki yazımız olan "Tahıldaki artış, FAO Küresel Gıda Fiyat Endeksi’ni yükseltti" başlıklı makalemizde "FAO ve Tahıldaki artış" hakkında bilgiler verilmektedir.

Kontrol edin

Ofis, ekmeklik buğdayı bin 50 liradan alacak

Toprak Mahsulleri Ofisi’nce bu yıl alınacak hububatların fiyat ve politikaları belirlendi. Buna göre Ofis geçen …