Dünya Yem Pazarı ve Türkiye

Dünya karma yem üretiminin son 20 yılda yaklaşık yüzde 65 oranında arttığı tahmin edilmektedir. Alltech’in araştırma sonuçlarına göre; yem endüstrisinde 2012 yılında elde edilen 954 milyon tonluk üretim miktarı, yüzde 1’lik artış göstererek 2013 yılında yaklaşık 963 milyon tona ulaştı. Çin, tahmini 9.500’den fazla yem değirmeninde üretilen 189 milyon tonluk yemle üretimdeki liderliğini koruyor.

Buğday, mısır, arpa, yulaf, darı gibi birçok hububat grubu ürünü, dünyada stratejik bir öneme sahiptir. İlk çağlardan beri insanlar tarafından kültürü yapılarak üretilen bu ürünler, insan beslenmesi kadar hayvan beslenmesi açısından da son derece önemli kaynaklardır. Hayvan yemi, bu tür tahılların insan beslenmesinden sonra kullanıldığı en önemli alandır.

Hayvan yetiştiriciliğinde verimliliği ve karlılığı direk etkileyen en önemli faktör olarak nitelendirilen yemler de kendi içerisinde 2 gruba ayrılmaktadır. Çayır ve meralardan elde edilen yonca ve saman gibi hazmedilebilir besin maddeleri az, selüloz oranı yüksek yemler, kaba yem olarak nitelendirilirken; tahıl ve bakliyat çeşitlerinin işlenip harmanlanmasıyla oluşturulan ve birim ağırlığında hazmedilebilir besin miktarı yüksek yemler ise genel itibariyle karma (kesif) yem olarak nitelendirilmektedir. Bizim de ana odağımızı, tahılların işlenmesiyle elde edilen karma yemler oluşturmaktadır. Bu yemler gerek küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkta, gerek kanatlı ve diğer kümes hayvancılığında, gerek su ürünleri grubunda gerekse de evcil hayvan grubunda; hayvanların temel besin ihtiyaçlarının en önemli bölümünü karşılamaktadır.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar için üretilen karma yemlerde tahıllar (arpa, buğday, çavdar, akdarı, yulaf), yağlı tohum küspeleri (ayçiçeği, fındık, pamuk, soya küspesi), hayvansal kökenli proteinler (balık, et-kemik, kan unları, tavuk ve mezbaha kalıntıları, kemik unu), değirmen artıkları (buğday kırığı, razmol, kepek, pirinç kepeği, bonkalite), bira fabrika atıkları (malt çimi, malt tozu), selektör altı bakliyat (mercimek, bakla, v.s. kırıkları) ile katkı maddeleri (vitaminler, mineraller, melas, tuz, mermer tozu, kireç taşı ilaçlar) kullanılmaktadır.

Kanatlı Hayvanların yemlerinin üretiminde ise; tahıllar (arpa, buğday, çavdar), yağlı tohum küspeleri (ayçiçeği küspesi, pamuk tohumu, soya, yerfıstığı ve fındık küspeleri), hayvansal kökenli proteinler (balık, et-kemik, kan unları), enerji kaynakları (bitkisel yağlar) ile katkı maddeleri (vitaminler, mineraller, premiksler, ilaçlar) kullanılmaktadır.

DÜNYA KARMA YEM ÜRETİMİ VE YEM SANAYİ
Dünyada üretimi eskilere dayanan karma yemlerin endüstriyel anlamda ilk üretimi 1800’lerin sonunda ABD’nin Missouri eyaletinde başlamıştır ve aynı işletme halen üretimine devam etmektedir. Dünyada karma yem sektörüne yönelik ilk düzenlemeler ise 1916 ve 1920 yılları arasında yapılmıştır.

Alltech’in 2013 yılı için hazırladığı ve 130 ülkedeki karma yem üretimini değerlendirdiği “Küresel Yem Araştırmaları Özeti”ne göre; yem endüstrisinde 2012 yılında elde edilen 954 milyon tonluk üretim miktarı, yüzde 1’lik artış göstererek 2013 yılında yaklaşık 963 milyon tona ulaştı. Özete göre; üretim miktarındaki düşük artış, büyük olasılıkla 2012 yılında dünya çapında 30’dan fazla ülkede etkili olan ve yem hammaddesinin fiyatlarını arttıran kuraklıktan kaynaklanıyor.

Dünyada karma yem üretiminin yoğun olarak yapıldığı bölgelere bakıldığında, Güney Amerika, Asya ve AB’nin ön plana çıktığı görülmektedir. Alltech araştırmasına göre 2013 yılında Çin, dünya karma yem üretiminin yüzde 19,6’sını karşılayan en büyük üretici ülkedir. Çin’i yüzde 17,4 pay ile Amerika ve yüzde 6,8 pay ile Brezilya takip etmektedir. Meksika, İspanya, Hindistan, Rusya, Japonya ve Almanya diğer büyük üreticiler olarak sıralanmaktadır.

İncelenen 130 ülke arasında Çin, tahmini 9.500’den fazla yem değirmeninde üretilen 189 milyon tonluk yemle bir kez daha üretimde lider olmuştur. ABD 5.236 değirmenden elde edilen 169 milyon tonluk üretimle ikinci sırada yer alırken Brezilya ise 1.237 yem değirmeninde üretilen 67 milyon tonluk üretimiyle üçüncü sırada yer almıştır. Çin’de bulunan değirmen sayısında, hükümet politikalarından kaynaklanan bir düşüş gözlemlenmiştir. Hükümet politikası, izlenebilirliği kolaylaştırmak ve kaliteyi arttırmak için daha az sayıda daha büyük yem değirmenlerini ve daha büyük çiftliklerde daha ileri yöntemlerle işlenmiş protein için devam eden kentsel tüketici talebini desteklemektedir.

2012 verilerine göre en büyük yüzdelik büyüme, yine en hızlı büyüyen bölge olarak seçilen Afrika’da gerçekleşmiştir. Güney Afrika, Fildişi Sahili, Senegal, Moritus ve Namibya gibi bu bölgede bulunan ülkelerin tamamının üretiminde artış görüldü ve Afrika’nın kombine tonajı yüzde 7 artışla 31 milyon tona ulaşmış oldu.

İncelenen altı bölge içinde Asya bir kez daha hayvan yemi üretiminde küresel üretimin üçte birinden daha fazla olan 348 milyon tonluk üretim miktarına ulaşarak bölge üstünlüğünü sürdürdü fakat bunlara rağmen 2013 yılında herhangi bir büyüme gösteremedi. Orta Doğu’nun ise yıllık ortalama 26 milyon ton üretim gerçekleştiren 380 büyük değirmene sahip olduğu tahmin ediliyor. Küresel olarak yem değirmenleri ortalama 34,140 ton üretim gerçekleştirmiştir.

2013’te yem maliyetlerine bakıldığında; en yüksek ortalama maliyetin Asya’da gerçekleştiği görülmektedir. Bu miktar domuz bitirme yemlerinde ton başına 524 dolar ve tavuk bitirme yemlerinde yaklaşık 480-550 dolar civarında gerçekleşmiştir. 2013 yılının son aylarında Asya’daki yem fiyatlarında büyük bir düşüş görülmüştür. Rapora göre bu trend 2014 yılında da devam edebilir ve bir yıl içinde, hatta daha öncesinde bile toparlanma ile sonuçlanabilir.

TÜRLERE VE
BÖLGELERE
GÖRE YEM
ÜRETİMİ
Küresel hayvancılık türlerine bakıldığında, kanatlı 444 milyon tonluk miktarla yem pazarının yüzde 46’sına sahip olup, endüstrideki liderliğini sürdürmektedir. Kümes hayvancılığı önceki yıla oranla da yüzde 6 artış göstermiştir. Fakat 2013 yılındaki en büyük artış oranı, yüzde 17’lik artışla 34 milyon tona ulaşan su ürünlerinde görülmüştür.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), çiftlikte yetiştirilen balık ve kabuklu deniz ürünlerinin toplam küresel tüketiminin ağırlık bazında sığır etini geçtiğini belirtiyor.

Domuz yeminde gerçekleşen üretim, 2013 yılında tahmini yüzde 11’lik artışla küresel olarak 243 milyon tona ulaşmıştır. Evcil hayvan gıda sektörü ise 2013 yılında çok küçük bir artış göstermiş ve 20.7 milyon tona yükselirken, at yemi tonajı da yüzde 14’lük artışla 12.4 milyon tona yükselmiştir. Süt veren hayvanları, süt hayvanlarını, sığır ve küçükbaş hayvanları içeren ruminant yem pazarı, 2012’nin sonları ve Aralık 2013 tarihleri arasında talep açısından düşüş yaşamıştır. Bu hayvancılık sektörleri, tahıl fiyatları yükseldiği zaman otlak ve kaba yemler de dahil takviyelerle en fazla alternatif yem maddelerine sahiptir.

Aralık 2013 değerlendirmesi, yarısına Asya ve Kuzey Amerika’nın ev sahipliği yaptığı 28,000’den fazla yem değirmenini içermektedir. Üretilen tüm yemin yaklaşık yüzde 60’ı peletlenmektedir ve bu durum Avrupa’da daha da yaygındır.
TÜRKİYE’DE KARMA YEM ÜRETİMİ
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın verilerine göre; 2008 yılında 9,5 milyon ton olan Türkiye’nin toplam karma yem üretimi 2011 yılında 13,1 milyon tona ulaşmıştır. Toplam karma yem üretimindeki en büyük pay, 2011 yılı itibariyle büyükbaş ve küçükbaş hayvan yemlerine aittir. 2011 yılında 7,2 milyon ton olan büyükbaş ve küçükbaş yem üretimini, 5,5 milyon tonla kanatlı yemleri takip etmektedir.
2008-2011 yılları arasında gerçekleştirilen karma yem üretim rakamları Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kayıtları dikkate alınarak aşağıdaki tabloda da belirtilmiştir. Ancak bu rakamlar, Bakanlığa bildirilen faturalı resmi rakamları ifade etmektedir. Dolayısıyla 2011 yılında Türkiye’de üretilen kayıtlı yem miktarı olan 13,1 milyon ton karma yeme ilave olarak, kendi işletmesi için karma yem üretenleri ile sektördeki faturasız satışları da dikkate almak gerekir. Bu durumda Türkiye’nin tahmini karma yem üretiminin 15 milyon tonun üzerinde olduğu söylenmektedir.
TÜRKİYE YEM SEKTÖRÜ
Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (Setbir) tarafından Mart 2013’te hazırlanan “Dünyada ve Türkiye’de Yem, Et ve Süt Sektörlerinde Mevcut Durum ve Öngörüleri Raporu”nda yer alan bilgilere göre; günümüz itibariyle, Türkiye yüzölçümünün yüzde 30’u (24,4 Milyon Hektar) tarım yapılabilir özelliktedir. Türkiye’deki tarım alanlarının (nadas alanları hariç) yüzde 67,8’i (16,3 Milyon Hektar) tarla ziraatına ayrılmıştır. Bu alanın da yüzde 74,2’sinde (12,1 Milyon Hektar) hububat ekilmektedir. Hububat ekim alanı içerisinde yaklaşık yüzde 66,9’luk pay ile ilk sırada buğday, yüzde 25,1’lik payla ikinci sırada arpa ve yüzde 4,9’luk payla mısır üçüncü sırada yer almaktadır. Bu ürünleri sırasıyla çavdar, çeltik, yulaf ve tritikale izlemektedir.

Dünyada artık, gıda ile yem birlikte anılmaktadır. Uluslararası alanda yem ile gıda arasındaki ilişki “Yem’den Gıda’ya” (Feed to Food) cümlesiyle sloganlaşmıştır. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği çerçevesinde Gıda Güvenirliği, Bitki Sağlığı ve Veterinerlik Faslı’nın bir süre önce müzakereye açılmış olması ve uyum çalışmalarının devam etmesi, yem sektörünü Türkiye için daha da önemli kılmaktadır. Çünkü hayvancılık ile ilgili uyum paketinde karma yem de ön plana çıkan konulardan biridir.

Türkiye’de karma yem endüstrisiyle ilgili ilk girişim; 1955 yılında özel sektörle başlamıştır. Gerçek anlamda girişim ise 1956 yılında Yem Sanayi Türk A.Ş.’nin kurulması ile devletin öncülüğünde olmuştur. Anılan şirket, kısa sürede kendi öz fabrikalarını işletmeye açarken, bir yandan da özel sektörle ortaklık kurarak fabrika sayısını 26’ya laştırmıştır.
Özel sektöre ait yem fabrikaları 1965 yılından itibaren kurulmaya başlanmıştır. Öncülük görevini tamamlayan Yem Sanayi Türk A.Ş., tüm yem fabrikalarını özelleştirme kapsamında satarak, 1996 yılından itibaren sektörden çekilmiş, bu tarihten sonra karma yemin tamamı özel sektör tarafından üretilmeye başlanmıştır. Karma yem fabrikalarının yılara göre sayıları, kapasiteleri ve kapasite kullanım oranları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.

Türkiye’de faal fabrikalar ağırlıklı olarak Ege ve Marmara bölgelerinde yer almakta olup; bu bölgeleri İç Anadolu bölgesi izlemektedir. 2010 yılı için, Türkiye’deki toplam faal yem fabrikası sayısının yüzde 61,7’sini 10 ton/saat kapasiteden küçük fabrikaların oluşturduğu söylenmektedir. 11-20 ton/saat kapasiteli fabrikaların oranı yüzde 26,2 olup, geri kalan yüzde 12,1’lik kısım ise 20 ton/saat üzeri fabrikalardır.

Faal olamayan, yani kapanan fabrikaların yaklaşık yüzde 83,4 gibi büyük bir bölümü 10 ton/saat kapasiteden küçük fabrikaların teşkil etmektedir, nitekim bu günlerde sektöre yeni katılan fabrikalar yüksek kapasiteli fabrika kurmayı tercih etmektedir.

TÜRKİYE’DE YEM FİYATLARI
Sektörde karma yem fiyatları 1734 sayılı Yem Kanunu ve Yem Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesinden itibaren Devlet tarafından tespit edilmekte iken, 24 Ocak 1980 kararları sonrası fiyatlar serbest piyasa koşullarında teşekkül etmektedir.

Yem sanayi bir ara sektördür. Girdilerini büyük oranda bitkisel üretimden alır ve ürettiğini hayvansal üretime verir. Bu özelliği nedeniyle yem fiyatları iki unsurdan etkilenir. Bunlardan birisi hammadde fiyatları, diğeri ise hayvansal ürün fiyatlarıdır.
Yem hammadde fiyatlarındaki artışa bağlı olarak yem fiyatları da yıllar itibariyle artış göstermektedir.

TÜRKİYE’DE YEM ÜRÜNLERİ TİCARETİ
Karma yemde kullanılan hammaddelerin üretimleri ile karma yem üretim rakamları artışları Türkiye’de aynı oranlarda gerçekleşmemiştir. Türkiye’de özellikle protein kaynağı yağlı tohumlar ve küspeleri ile mısır gibi bazı enerji kaynaklı yem hammaddelerinin üretimindeki gelişim hızının, karma yem sanayinin gelişim hızının çok gerisinde kaldığı, böylece açığı kapatmak için ithalat kapısının aralandığı gözlemlenmektedir. İthalata bağlılık ise maliyetleri kontrol altında tutmak açısında yem sektörünü sıkıntıya sokmakta ve sektörün uluslararası pazardaki rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir.

Setbir raporunda, Türkiye karma yem sanayinin; bu güne kadar hammadde temininde, gerek fiyat ve gerekse miktar açısından istikrarlı bir yıl geçiremediği özellikle vurgulanmaktadır. Türkiye karma yem sektörünün cirosunun yıllık yaklaşık 5,8 milyar Dolar olduğu ve bunun yaklaşık 3 milyar Dolarının ithalat yoluyla gerçekleştirildiği belirtilmektedir. Özellikle mısır, yağlı tohum küspeleri, soya fasulyesi ve küspesi ve de arpa için ödenen değerler ciddi oranlardadır.

Bir önceki yazımız olan Alternatif Tahıl ve Tarım Ürünleri başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

Dünya Çavdar ve Yulaf Pazarı

Buğday, pirinç, mısır ve arpa gibi tahıl ürünlerine kıyasla son derece sınırlı miktarda üretimi yapılan …