Dünya Bulgur Pazarı ve Türkiye

Dünya pazarında; besin değerinin ve ekonomik maliyet, uzun süre depolanabilme ve kolay hazırlanabilme gibi diğer avantajlarının anlaşılması, bulgura olan talebi arttırıyor. Günümüzde bu pazarda Türkiye, üretim ve ihracat miktarıyla önemli bir konuma sahip. Kişi başına bulgur tüketimin yıllık 12 kg civarında olduğu Türkiye’de, 1 milyon tonu aşkın bulgur üretimi gerçekleştiriliyor. Bulgur üretiminde ve ticaretinde Türkiye’nin en büyük rakibi ise ABD.

Bulgur, buğdayın temizlenerek pişirilip kurutulması ve sonrasında belirli boyutlara kırılarak sınıflandırılmasıyla elde edilen, gıda sektöründe sade ve kendine özgü bir üretim şekli olan yarı mamul bir besin maddesidir. M.Ö. 2000’li yıllarda Ortadoğu ve Mezopotamya bölgelerinde keşfedilip üretimi yapılan ve olağanüstü işlenme özelliğine sahip olan bulgur, gerçek anlamda bir besin kaynağı olarak nitelendirilmektedir. Son yüzyılda Amerika, Avrupa ve Afrika kıtalarında da üretimi ve tüketimi yapılmaya başlanmıştır.

Günümüzde dünyaya yayılan bulgur, artık bu bölgelerde farklı isimlerle de anılmaya başlanmış olup, bulgur, boulgur, burghoul gibi isimleriyle de karşımıza çıkabilmektedir. Günümüzde üretilen bulgur çeşitleri şunlardır; Pilavlık Bulgur (Coarse Bulgur), Midyat Pilavlık Bulgur (Medium Bulgur), Köftelik Bulgur (Fine Bulgur), İçli Köftelik Bulgur (Sefel kitel) (Fine-not boiled- Bulgur), Aşurelik Bulgur (Pounded-Pearled Bulgur) ve Yarma (Sis) Bulgur (Coarse-not pounded- Bulgur)…

BULGURUN SANAYİLEŞME SÜRECİ
Özellikle Türkiye, İran, Irak, Suriye, Ermenistan ve Mısır gibi ülkelerde yoğun olarak tüketilen bulguru, sanayi sektörüne ve fabrikasyon üretime taşıyan ilk ülke Türkiye’dir. Türkiye’de bulgur üretimi yapan ilk fabrika, Birinci Dünya Savaşı sırasında kurulmuştur. Daha sonra Türkiye’den giden insanların, 1950 ve 60’lı yıllarda Amerika’da bulguru tanıtmaya başlaması ve ilk fabrikaları açmalarıyla birlikte ABD’de de bulgur, üzerinde durulan bir ürün haline gelmiştir. Amerikalılar bulgurun ticari yapısını genişletmek için Hindistan’da ve diğer pirinç türevi ürünleri seven ülkelerde tanıtım büroları açmış, askeri amaçlarla stoklamış ve menülerine almışlardır. Türkiye ise bu gelişim geriden izlenmiştir. Gerçekte, bu sektörde sanayileşmeye erken başlanmış fakat yeterince tanıtım yapılamamıştır. Cumhuriyet dönemi ile birlikte sanayileşme yoluna giren Türkiye’de, aile şirketleri bulgur sektörüne el atmıştır. Bu fabrikalar genellikle Karaman, Gaziantep, Çorum, İçel, Şanlıurfa gibi hammaddeye yakın illere kurulmuştur.

2005 yılında yapılan araştırmalarda Türkiye’de bulgur fabrikası sayısının 500’e yakın olduğu belirtilmektedir. Bugün ise bu sayı 100-200’lerle ifade edilmektedir. Ancak fabrika sayısındaki düşüş, üretim düşüşüne yol açmamıştır. Fabrika sayısındaki azalmaya rağmen, mevcut fabrikalardaki kapasite artışları bulgur üretiminin de artmasını sağlamıştır.

DÜNYA BULGUR ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ
Türkiye, dünyanın en büyük bulgur üreticisi konumundadır. Türkiye’deki tarihi çok eskilere dayanan bulgur bugün, ileri teknolojiye sahip fabrikalarda modern tekniklerle üretilmektedir. Günümüzde kişi başına bulgur tüketimin yıllık 12 kg civarında olduğu Türkiye’de, 1 milyon tonu aşkın bulgur üretimi gerçekleştirilmektedir. Bu üretim miktarı, makarna üretiminden yaklaşık 2-2,5 kat daha fazladır. 2005 yılı verilerine göre ABD, 250.000 tonluk üretimle dünyadaki diğer önemli bulgur üreticilerinden biridir.

Son yıllarda, Avrupa ülkelerinde de yeni bulgur fabrikaları inşa edilmeye başlanmış ve dünyadaki bulgur fabrikalarının sayısı günden güne artmıştır. Ancak tüm bu gelişmelere rağmen Türkiye, tüm dünyada en büyük bulgur üreticisi ve teknoloji geliştiricisi konumunda olmaya devam etmektedir. Türkiye’de bulgur üretiminin yüzde 70’e yakını Gaziantep’te gerçekleştirilmektedir. Gaziantep günümüzde bulgur teknolojilerinde ve üretiminde merkez konumundadır.

Bulgurun, protein, B1 vitaminleri, fosfor, potasyum ve kalsiyum açısından ekmek, makarna ve pirinçten üstün özelliklere sahip olduğu bilinmektedir. Bu içerikleri nedeniyle insan sağlığı için son derece faydalı bir üründür. Bulgurun faydaları bazı kaynaklarda şöyle sıralanmaktadır: kolesterol içermediği için kalp ve damar hastalıkları riskini azaltır; doymamış yağa sahip olduğu için sağlıklı bir besindir; mineral ve selüloz açısından çok zengin olduğu için besin emilimini hızlandırır, kabızlığı ve bağırsak kanserini önler; radyasyonu emmeyen bir özelliği vardır ve bu nedenle ülkelerde nükleer savaşlara karşı, askeri ve sivil amaçlar için stokta tutulan ürünler arasındadır; içerdiği folik asitten dolayı hamile kadınlara tavsiye edilir; çocukların zeka gelişimine katkı sağlar; kana yavaş karıştığı için şeker hastalarına tavsiye edilir ve istenirse diyetlerde kilo kontrolü olarak kullanılabilir.

Besin değerinin anlaşılması, bulgur tüketiminin son yıllarda önemli ölçüde artmasına neden olmaktadır. Bulgurun yaygın olarak köylerde ve evlerde üretilen ve tüketilen geleneksel bir buğday ürünü olduğu Türkiye’de, yıllık bulgur tüketimi kişi başına yaklaşık 12 kg’dır. Ancak bu tüketim oranı, Türkiye’nin Doğu ve Güney bölgelerinde ve de Suriye, Irak, İran, İsrail, Lübnan ve Arabistan gibi Ortadoğu ülkelerinde çok daha büyüktür (25-35 kg / kişi). Bu açıdan Ortadoğu, bulgur için önemli bir pazar konumundadır.

Pek çok açıdan tahıl bazlı diğer ürünlerden çok daha avantajlı özelliklere sahip olsa da, bulgur tüketimi dünyada henüz istenen noktaya ulaşamamıştır. Bunun en büyük nedeni ise birçok toplum hala bulguru ve nasıl kullanacağını bilmemesidir. Ancak yapılan çeşitli tanıtım aktivitelerinin ve çalışmalarının da katkısıyla, bulgur tüketiminin önümüzdeki yıllarda dünyada daha da yaygınlaşacağı öngörülmektedir.

DÜNYA BULGUR TİCARETİ
Besin değerlerinin yüksekliğinin uygun fiyatıyla birleşmesi; sağlıklı beslenmede gerekli olan tüm gerekleri yerine getirmesi; stoklanabilir oluşu ve dayanıklılığının yüksek olması; en zor şartlarda bile uzun süre bozulmadan, böceklenmeden kalabilmesi, bulgurun dünya pazarından aldığı talebin artmasına neden olmaktadır.

Dünyada gerçekleşen bulgur ithalatı, 2006-2009 yılları arasında istikrarlı bir şekilde büyümüştür. 2006-2007 yılları arasında yüzde 40 büyüyen bulgur ithalatı, 2007-2008 yılları arasında yüzde 65 büyümüştür. 2006 yılında 54,9 milyon dolar değerinde bulgur, dünya ticaretine konu olurken, bu oran 2009 yılında 134,5 milyon dolara ulaşmıştır.

Türkiye, bulgur konusunda dünyadaki en büyük tedarikçi konumundadır. Türkiye’nin bulgur ihracatı, 2006 yılından bu yana istikrarlı bir yükseliş trendine girmiş ve 1 milyon tona kadar ulaşmıştır. Dünyadaki en büyük bulgur tedarikçisi konumunda olan Türkiye’nin en güçlü rakibi ise Amerika Birleşik Devletleri’dir.

Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkelerine en yüksek bulgur ihracatını Türkiye gerçekleştirmektedir. Türkiye’nin AB’deki en büyük rakibi, Fransa olarak görünmektedir. Ortadoğu’ya yapılan ihracatta ise Türkiye tek söz sahibi ülke konumundadır. Türkiye, Avrupa Birliği ve Ortadoğu’daki üstünlüğünü Afrika kıtasında sürdürememektedir. Amerika Birleşik Devletleri, Afrika’ya Türkiye’den daha fazla ihracat yapmaktadır. Ancak ABD’nin bu ihracat rakamları, Birleşmiş Milletler Kalkınma Fonu (UNDP) tarafından Afrika ülkelerine yapılan gıda yardımını temsil etmektedir. UNDP tarafından Afrika ülkelerine yapılan bulgur yardımının çoğu Amerikalı ve Güney Afrikalı firmalar tarafından temin edilmektedir. Bu gibi durumlar nedeniyle Türk firmalarının UNDP’nin tedarikçi listesinde daha fazla yer almaları tavsiye edilmektedir. Türk firmaların bu listede daha aktif rol alması halinde, açlıkla savaşan ülkelere yapılan yardımlarda bulgurun Türkiye’den tedarik edilebileceği belirtilmektedir.

2009 yılında, ülke bazında dünyadaki en büyük ithalatçılara bakıldığında, Zimbabve’nin ilk sırada yer aldığı görülmektedir. Zimbabve’ye yapılan ihracatta ABD söz sahibidir ancak yukarıda da değindiğimiz gibi UNDP’nin insani yardımlarından kaynaklanmaktadır. Zimbabwe’den sonra gelen Irak ise dünyanın önde gelen ikinci bulgur ithalatçısıdır. Irak bulgur ihtiyacının tamamını Türkiye’den tedarik edilmektedir. Geçmiş yıllarda komşu ülkelerden de Irak’a ihracat gerçekleştirilmiştir ancak şu anda Türkiye en güçlü tedarikçi konumundadır. Bu pazardaki en önemli sıkıntı para transferi ve otoriter bir devletin olmamasından dolayı güvenliğin sağlanamamasıdır. Irak’ta merkezi hükümetin otoritesinin oturmasıyla Türk firmaları ve ihracatçıları daha güçlü bir şekilde varlıklarını devam ettireceklerdir. 2009 yılı verilerine göre dünya bulgur ithalatında Irak’ı sırasıyla Almanya, Haiti, Sierra Leone, Liberya, Ruanda ve Fransa takip etmektedir.

Bir önceki yazımız olan Dünya Durum Buğdayı Pazarı ve Türkiye başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

Dünya Sorgum ve Darı Pazarı

Dünyadaki üretimi yaklaşık 60 milyon tonu bulan sorgum, ağırlıkla yem hammaddesi olarak kullanılmaktadır. Ancak diğer …