Dövizdeki artış rotayı iç piyasada buğday ve arpaya çevirdi

iç piyasadaki , arpa, gibi ürünlerin fiyat olarak yurt dışına oranla daha cazip olmasını sağladı. Beklenen rekoltenin de iyi olması ile birlikte üreticinin yüzü bu yıl gülebilir.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, “Döviz kurundaki hareketlenmeyle beraber ’deki mısır, arpa ve buğday yurt dışından daha cazip hale geldi. Hasatta sektör, yurt içinde daha talepkar olacak” dedi. Kemaloğlu yaptığı açıklamada, bitki ve tahılların nisan ayına kadar ihtiyaç duyduğu yağışı aldığını, rekolte beklentilerinin olumlu olduğunu ve bir sorun görmediklerini söyledi.
Geçen yıl ekiliş döneminin 2016’ya kıyasla daha iyi geçtiğini belirten Kemaloğlu, TMO alanındaki ürünlerde sorun bulunmadığını bildirdi. TMO Genel Müdürü Kemaloğlu, ürün için nisan ve mayıs yağışlarının önemli olduğuna işaret ederek, bugün itibarıyla en az geçen yılki rekolteyi beklediklerini dile getirdi. Sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki belli yörelerde yağış azlığı nedeniyle cüzi kayıplar olabileceğine dikkati çeken Kemaloğlu, Türkiye geneline bakıldığında çok iyi bir ürün gelişimi olduğunu vurguladı.
Kemaloğlu, “Gelecek iki ayda da beklenen yağışı alırsak inşallah güzel bir sezon geçireceğiz. TMO Genel Müdürlüğü, mayıs sonunda rekolte durumu, piyasa dinamikleri ve yurt dışı fiyatlara göre alım öngörüsünü daha net yapıyor olacak.” diye konuştu.
TMO satın alımlarının piyasadaki muhtemel gelişmelere bağlı olduğuna işaret eden Kemaloğlu, şöyle konuştu: “Gelinen noktada döviz kurundaki hareketlenmeyle beraber Türkiye’deki buğday, mısır, arpa yurt dışından daha cazip hale geldi. Dolayısıyla döviz kurundaki artış, yurt dışındaki fiyat hareketlenmeleri içerideki ürünü de fiyat olarak cazip kıldı. Bu demektir ki, hasatta sektör içeride daha talepkar olacak. Dışarıdan arpa ithal etmeyi beklemek yerine yurt içinde bulduğunu alacak.”
Maliyet anlamında lojistiğin önemli bir faktör olduğunu ifade eden Kemaloğlu, sektörün yakın havzasında bulduğu ürünü satın almaya çalışacağını söyledi. Kemaloğlu, lisanslı depoların devreye girdiğini anımsatarak, “Bu sene inşallah hasatta 2,5 milyon ton kapasiteli depo devreye girmiş olacak. Üreticiye 6 ay ücretsiz depo, ton başına 25 lira nakliye desteği var. Üretici örgütlerine aynı imkan sağlanıyor, sanayici tüccara depolamada destek veriliyor. Lisanslı depolara ilgi de artacak, depo yapanlar orayı doldurmak isteyecek. Bunların hepsi piyasaya hareket getirecek.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu arada Meram Ziraat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner, Türkiye’nin ambarı olarak bilinen Konya Ovası’nda buğday ekim alanı 1 milyon hektardan 800 bin hektara kadar gerilediğini açıkladı. Ataiyibiner, ekim alanı gerilemesine rağmen verimliliğin arttığını söyledi. Ataiyibiner, “Uzun yıllar ortalaması 1 milyon hektardan son yıllarda yaklaşık 800 bin hektara doğru ekim alanlarında bir düşüş oldu. Bunun nedeni şudur; buğdayın değerini kaybetmesi değil, münavebeden dolayı bazı ürünlerle değişim yapılması. Özellikle sulu alanlarda çiftçinin buğdayın yerine alternatif ürünlere yönelmesidir. Türkiye’de yıllık ortalama 20 milyon ton buğday üretimi yapılırken, Konya’nın ortalaması uzun yıllara baktığımızda 2 milyon tondur. Bu da yüzde 10’unu karşılamaktadır. Geçtiğimiz yıl ise Konya’da buğday üretimi 2,5 milyon tona yükseldi. Buğday ekim alanları azalmasına rağmen kapasitemiz artmaktadır.” diye konuştu.

Bir önceki yazımız olan "Değirmenci’nin yayın mutfağında 100. sayı coşkusu" başlıklı makalemizde "100. sayı ve Değirmenci" hakkında bilgiler verilmektedir.

Kontrol edin

BAKAN PAKDEMİRLİ, LATİN AMERİKA PAZARLARINI HEDEF GÖSTERDİ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için oluşturulan kabinenin ilk Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli göreve hızlı …