Devran döndü, değirmen un için buğdayın ayağına gidiyor

Rıdvan Karaküçük, Hitit Makina-İntermilling Kurucu Ortağı: “Türk ve Alman firmaları İntermilling-Kastenmüller’in uzun süren AR-GE çalışmaları sonucu üretilen ve ilk kez Fuarında görücüye çıkarılan () fuarın gözdesi oldu. Ziyaretçilerden yoğun ilgi gören , fuarın ilk günü Afrika ülkesi Zambiya’ya satıldı. Firma bir TIR’ın dorsesine monte edilen ve günlük 24 ton un kapasiteli için yurt içinden ve yurt dışından da 3 sipariş aldı. bir afet veya savaş sırasında gıda sıkıntısı yaşanmaması için afet bölgesine kolayca ulaştırılıp hemen üretime geçebiliyor. 65 bin kişinin günlük ekmek ve un ihtiyacını karşılayabilir. Önceleri un yapmak için değirmene götürülürken şimdi un yapmak için buğdayın ayağına gidiyor.”

Hitit Makina ve İntermilling, sektöre 1992 yılında çalışan olarak başlayan iki genç girişimcinin azmi ve başarısını temsil ediyor. 1995 yılında Çorum’da kurulan Hitit Makine ile yola çıkan Rıdvan Karaküçük ve Ali Avcu, un üretiminde hayati öneme sahip kare elek makinası imalatı ile değirmen sektöründeki faaliyetine başlamış. En büyük hedefleri yurt dışında tanınan bir markaya sahip olmak iki ortak özellikle Avrupa pazarına yoğunlaşmışlar. Daha sonra kurdukları İntermilling markasıyla kısada sürede sektörde yeniliklere imza atan şirketin kurucu ortaklarından Rıdvan Karaküçük, Değirmenci Dergisi’ne değerlendirmelerde bulundu. İlk başlarda kare elek makinası üreten firmalarının daha sonra yurt içinde ve yurt dışında komple tesis, kapasite artırımı, vals üretimi, imalat sonrası montaj, fabrika bakımları, yedek parça tedariki ve otomasyon uygulaması yapan bir yapıya kavuştuğunu söyledi. Kısa sürede Almanya iç pazarında en çok tercih edilen markalar arasına girmeyi başardıklarını ifade eden Karaküçük, un ve unlu mamullerin lezzete giden yolculuğunda değirmencilere yaptıkları, ekonomik ve kaliteli makina ve ekipmanlara yenililerini eklemeye davam etiklerini söyledi.

Dünyada ilk kez İntermilling ve Kastenmüller ortaklığıyla üretilen Mobil Değirmen ile sektöre çok büyük ivme kazandıracağını kaydeden şirketin kurucu ortağı Rıdvan Karaküçük’ün, sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:

Merhaba Rıdvan bey, bize Hitit Makine ve İntermilling hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
Öncelikle bu röportaj için bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Hitit Makina 1995 yılında insanoğlunun en temel ihtiyaç maddelerinden biri olan buğday ununun üretiminde hayati öneme sahip kare elek makinası imalatı ile değirmen sektöründeki faaliyetine başladı. 1995 ile 2001 yılları arasında ağırlıklı olarak yurt içine yönelik üretim yaptık. Ancak ilk baştan itibaren hedefimiz üretim standardını, dünyada sektöründe uygulanan en son teknoloji ve bilgi birikimini takip ederek ürünlerimize uygulayarak yurt dışına açılmaktı. Hitit Makina olarak 2001 yılında ilk ihracatımızı yaparak bu hedefimizi gerçekleştirdik. Bu gelişmeler doğrultusunda ilk başlarda kare elek makinası üreten firmamız yurtiçi ve dışına komple tesis, kapasite artırımı, imalat sonrası montaj, fabrika bakımları, yedek parça tedariki ve otomasyon uygulaması yapan bir yapıya kavuştu.

Yurt dışındaki en büyük hedefimiz zor bir pazar olan ancak bize çok şey katan Avrupa pazarı idi. Avrupa pazarı rekabetin az ama ürün kalitesi ve isteklerin yüksek olduğu bir pazar. Ancak O yıllarda ihracat Türk firmaları için çok zordu. Türk firmaları yabancı yatırımcılar için birer kapalı kutu gibiydi. İsim olarak da duyulmuş firmalar değildik. Buna rağmen ihracatta başarılı işlere imza attık. 2011 yılına kadar bu şekilde devam ettik. Ancak pazarda Türk ismi ve markası ile akılda kalmakta zorlanıyorduk. 2011 yılında Alman Kastenmüller firması ile uzun yıllar çalışmanın verdiği tecrübe ile global bir marka ile pazarda faaliyet göstermenin bize avantaj sağlayacağını düşünerek İntermilling markasını oluşturduk. Kastenmüller firmasının bir üretimi yok. O yüzden üretim üssü Türkiye, ofis ve AR-GE merkezi Almanya olmak üzere bir yola girdik.

4-5 yıllık süre zarfında İntermilling markasını katıldığımız etkinlikler ve yaptığımız inovasyonlarla dünyaya tanıttık. Kastenmüller’inde katkılarıyla Türkiye’de slogan haline gelen ancak bir türlü hayata geçirilemeyen Üniversite-Sanayi işbirliğini Almanya Değirmencilik Okulu (Deutsche Müllerschule Braunschweig) ile çok başarılı bir şekilde uygulayarak Mobil Değirmeni ürettik. Bu Mill Truck (Mobil Değirmen) projesi üniversite-sanayi işbirliğinin Avrupa versiyonu olarak oldukça başarılı bir uygulamadır.

Mobil Değirmen projesinin ortaya çıkış hikayesini bizimle paylaşabilir misiniz?
Bizim şirket olarak şöyle bir beyin fırtınası olmuştu: İnsanoğlu buğday ve unla tanıştığından beri buğdayını hep una çevirecek yere taşıdı. Yani buğdayı taş değirmene taşıdı, dibeğe taşıdı, su değirmenine taşıdı daha sonra endüstriyel değirmen kuruldu buralara taşıdı. Yani hep buğday değirmenin ayağına gitti. Buradaki çıkış noktamız şu oldu: Biz fabrikayı buğdayın ayağına götürsek nasıl olur dedik. Böyle bir beyin fırtınasının neticesinde Mobil Değirmen projemiz ortaya çıktı. Bu projemiz yaklaşık 2 yıllık bir çalışmadan sonra ortaya çıktı. Bu projemizin görsellerini elektronik ortamlarda çeşitli çizim programlarında yapmıştık. Ancak yaptığımız tanıtımlarda herkes ürünü görmek istiyordu. Bunu aşamayacağımızı görünce artık dedik bu projeyi biran önce hayata geçirelim. Bununla ilgili 2018 Ağustos ayında üretime start verdik. Hedefimiz standart bir TIR’da ve yollarda yasal olarak seyahat etmesinde sıkıntı olmayacak ebatlarda ve tonajlarda bir tasarım olmasıydı. Bunun için dedik ki öyle bir şey yapmalıyız ki özel taşıma izni ile uğraşmaya ve eskortlara ihtiyaç duymadan götürmek istenilen yere götürülsün. Bunu sağlayacak bir donanımla ilgili çeşitli dorse firmalarıyla görüştük. Maalesef Türkiye’de bu işi yapan firmalardan yeterli cevap alamadık. Dorseyi de Almanya’da yaptırmak zorunda kaldık.

Ortaya çıkan Mobil Değirmeni ilk kez İDMA Fuarında görücüye çıkardık. Dünya lansmanını burada yaptık. Çünkü İDMA artık hem Türkiye’de hem dünyada kendini kabul ettirmiş ve duyurmuş bir Pazar alanıdır. Fuar katılımcılarının çeşitliğinden ve sayısından oldukça memnunuz. Bu fuar umduğumuzun çok üstünde geçti. Mill Truck ile ilgili çalışmalarımız bu etkinlikte büyük ilgi gördü. Fuar organizatörü bizi, “İDMA 2019’un Proje İnovasyon Ödülü” ile ödüllendirdi.

’nda Mobil değirmene ilgi nasıldı?
Mill Truck adeta fuarın yıldızı oldu. Çok fazla ilgiyle karşılandık. Ziyaretçilerle yaptığımız görüşmelerde bizim düşünmediğimiz kullanım şekilleri bile karşımıza çıktı.

Ne gibi mesela?
Mesela biz bu projeyi yaparken kriz ve savaş bölgelerinde, açlık-kıtlık çekilen yerlerde işin insani boyutunu daha ön planda tutarak başlatmıştık. Ama fuar kapsamında gelen ziyaretçilerden aldığımız bilgiler bize yeni kapılar açacak gibi. Mesela ulaşım ve nakliyenin zor ve pahalı olduğu bölgelerde lokal buğday üreticilerinin buğdayı fabrikalara götürüp un yaptırması hem unun pahalıya tüketmesine hem de tarımsal faaliyetin sonlandığı bölgelerin olduğundan bahsettiler. Bu projenin o bölgelerde hem insanların tekrar tarıma yönelmesine yol açacağını hem de ürününün nakliye problemini çözeceğini söylediler. Bu fuara katılımımızın bir meyvesi oldu. Yani bize yeni fikirler ve pazarlama alanları açtı.

Mill Truck projesi ile ilgili müşterilerden size daha başka ne tür teklifler geldi?
Mobill Değirmen ile ilgili bize gelen başka tekliflerde oldu tabi. TIR yapısını bozmamak şartıyla farklı ürünleri üretecek şekilde eklemeler yapabileceğimizi söyledik. Revizyonlarımız zaten var. Bu konseptte ilk başta şunu belirlemiştik: Zor durumdaki bölgelerde yaşayan insanların ihtiyaçlarını karşılayacağız ama bunu da vasat bir unla değil, oralarda da kullanılacak iyi bir un üreterek yapmak istedik. Mobil Değirmenimiz saate bir ton buğday kırma kapasiteli. Yani günde 24 ton buğdayı una çevirebiliyor. 75 randıman ve 58 kül değerinde bir un üretebiliyoruz. Ayrıca gelen talepler doğrultusunda tam buğday unu ve çavdar unu üretme imkânımız var. Küçük bir değişiklik yaparak aynı değirmenle ununu da üretebiliriz. Dolayısıyla biz bir konseptle yola çıktık ama gelen talepler doğrultusunda zannediyorum 3-4 versiyonu olan bir yapıya dönüşecek.

Ürüne göre saate 800 kilo ile 1300 kilo arasında ürün çıkarabileceğini söylediniz. Bu Mobil Değirmen bir afet bölgesinde kaç kişilik nüfusu doyurabilecek?
Bu insanların un tüketimine göre değişir. Ama Türkiye’de insanların günlük ortalama un tüketimi 300 gram civarında. Bu tüketim üzerinden yapılacak hesaplamaya göre bir günde en az 20 ton un çıkaran bir Mobil Değirmen 65 bin kişilik bir ilçenin ekmek ve un ihtiyacını rahatlıkla karşılayabilecek. Bu da zor şartların olduğu bölgeler için elektrik olmadan jeneratörle insanların yaşamlarını idame etmelerine imkan tanıyacak.
Biliyorsunuz TIR üzerinde kurulu mobil ekmek fabrikaları da var. Bu iki ürün eş zamanlı bir arada bulunduğunda afet bölgelerinde sıkıntı yaşanmaz. Ekmek yapma kısmıyla ilgili bir imalatımız yok. Ancak Türkiye’de bunu yapan firmalar var.

Bu Mobil Değirmen uygulaması için dünyada bir ilk diyebilir miyiz?
Buna benzer geçmişte bazı uygulamalar denendi. Mesela traktöre bağlanan basit tipler vardı. Bizim yaptığımız konseptte ise bir endüstriyel tesiste uygulanan teknolojilerin minimize edilerek tamamının bu TIR’da uygulanmasıdır. Yani gerçek endüstriyel bir değirmeni mobil hale getirdik. Temizlemesinden tavı vermesine, kabuk soymasından öğütme proseslerine kadar hepsi içerisinde olan bir şey sunuyoruz. Bu konsept kendi alanında dünyada bir ilk diyebiliriz.

Bu projenize daha çok nerelerden talep var?
Sosyal medyada ve İDMA fuarı esnasında paylaşılan fotoğraf ve bilgiler sayesinde Amerika katasından talepler alıyoruz. Zaten Afrika’dan çok büyük ilgi var. Zannediyorum Afrika ve Amerika bu projemiz için en büyük hedef pazarlarımız olacaktır. Fuarda sergilediğimiz bu değirmenimiz fuarın ilk günü Afrika ülkesi Zambiya’ya satıldı.

Bu TIR’ın üzerine monte ettiğiniz valsler normali bir fabrikada kullanılan valslerle aynı mı? Yoksa yeni bir üretim mi yapıyorsunuz?
Hayır standart ekipman ama burada şöyle bir yola başvurduk. Elektroniği minimize ettik. Yani elektronik kontrollerimiz var ancak gittiği bölgelerde çok rahat yedek parça bulabilmesi, bakım ve onarım yapılabilmesi için manuel sistemler ağırlıklı ama arızaya daha az sebebiyet verecek bir elektrik ve mekanik donanım kuruldu. Size şunu söyleyeyim; bu proje için öncesinden çok ciddi bir çalışma yapıldı.

Enerji ve yakıt tüketimi nasıl olacak?
Biz bunu şuanda konseptin dışında tuttuk. Çünkü satın alacak müşterinin talebi doğrultusunda jeneratör ve ya araçtan elektrik üreterek enerji tüketimini karşılamayı veya müşterimiz derse ki benim hat imkanım var, tesisi hatta bağlayacağım derse ona göre aracı teslim edeceğiz. Bütün durumlar için modifiye imkanımız var. Sadece alacak kişinin bize nasıl kullanacağını söylemesi lazım.

Başka ne gibi teknik özellikleri var?
Mobil Değirmen tesisimiz özellikle kriz ve savaş bölgelerinde ön görülemeyen şartlarda yüksek esneklik sağlamaktadır. Tak-çalıştır bir tesis. Kısa sürede binasız ve izin almadan kullanma imkanı. Kullanılan materyallerle çok uygun ve en az giderli işlem. İyi ürün temizliği ve planlama ile değişik tahıllar için kullanılabilir esnek diagram. Kolay kumanda ve çalıştırma ve makinaların yüksek enerji verimliği gibi özelliklere sahiptir.

Talep halinde bir Mobil Değirmeni kaç günde teslim edebilirsiniz?
Şuanda bu TIR Değirmenimiz satıldı. Yeni siparişler de var. Böyle bir TIR’ı en fazla 45 günde teslim edebiliyoruz. TIR dorsesi ile ilgili bu konsept çalışmayı yerli imalatçılara gösterdik. Ümit ediyoruz ki dorseyi de Türkiye’den temin ederiz. Bu durumda 45 günlük süre daha da kısalır. Tabi bu durumda maliyetler de daha düşer.

Hijyen konusunda yeterli başarıyı sağlayacak mı?
Hijyen konusunda şuanda Türkiye’de istenmeyen taleplere bile cevap verecek şekilde üretim yapıyoruz. Bizim Avrupa’ya yaptığımız makinalarda kullandığımız teknoloji burada kullanılıyor. Gıdaya teması konusunda uygunluk sertifikası olan boyalar kullanıyoruz.

Türkiye deprem bölgesinde yer alan bir ülke. Coğrafi konumu itibariyle karmaşıklığın hüküm sürdüğü Orta Doğu ülkelerine yakınız. Bu anlamda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) olsun veya diğer uluslararası yardım kuruluşları olsun bunların bir talebi oldu mu?
Daha henüz ürünümüz ortada yokken görsel olarak yaptığımız sunumlara çok fazla ilgi olmamıştı. Çünkü gerçekten böyle bir ürün ortaya çıkabilir gibi tereddütleri vardı. Ancak ürün ortaya çıkınca fuar esnasında AFAD’dan bir ekip gelip makinayı inceledi. Bizden bilgi aldı. Süreç içerisinde yeni gelişmeler olacağını umut ediyoruz. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’ndan (TKDK) gelenler oldu. İyi sinyaller aldığımızı söyleyebilirim.

Parantez Group Genel Müdürü , İDMA Fuarı’nda inovatif yapısıyla dikkatleri çeken Türk-Alman projesi Mobil Değirmen’in Türk ortağı Intermilling’in Ticari Direktörü Cüneyt Kalkan’a plaket verdi.

Bu ürününüz sektörden anlamayan bir yatırımcıyı da değirmenci yapabilir mi?
Tabi ki mümkün. Biz zaten sattığımız ürünü çalıştıracak personele 2 haftalık eğitim vererek tesisi çalıştırmasını sağlıyoruz. Sistemi son derece basit ve sade yaptık. Elektroniğe boğmadık, mekanik olduğu için prosedürleri takip ederek Mobil Değirmeni çalıştırabilir. Belki TIR’ı süren şoförü bile değirmenci yapabiliriz.

Peki TIR hareket halindeyken bile un üretebiliyor mu?
Hayır. Nakliye esnasında un üretemiyor maalesef. İlla durması gerekiyor. Çünkü hem ham madde depolayacak yerimiz yok hem de elek makinesi havada sallanması gereken bir ürün olduğu için sabit olması gerekiyor. Nakliye esnasında üretim şuanda bizim için zor bir uygulama. İşimizin ana çıkış noktası; bugüne kadar insanoğlu buğdayı değirmene taşıdı, biz değirmeni tarlaya taşısak nasıl olurdan çıktı.

Bu Mobil Değirmen dışında ne gibi çalışmalarınız var?
TIR değirmenin dışında endüstriyel değirmenlere hitap eden ve uluslararası patenti bize ait olan vals makinalarında Vario Mill-S sistemi geliştirdik. Şuana kadar kullanılan tüm valslerde topların çevrimi un üretiminde 1/3 çevrim oranıyla sınırlıydı. Beş yıllık bir çalışma sonunda ürettiğimiz bu sistemi Alman’da 20’ye yakın fabrikaya uyguladık. Burada yakaladığımız değerler oldukça sevindirici ve değirmencilikte çığır açacak gelişmelere gebe. Klasik valslerde 1/3’ün üstüne çıkma şansımız yok. Redüksiyon oranını artırmak istediğimizde dişli çaplarından vals gövdesine sığdıramıyoruz. Kayış kaynak sistemlerinde kasnak değiştirme için sürekli fabrika personeline ve un ustalarına iş çıkartıyor. Bizim yaptığımız Vario Mill-S projesinde ise vals toplarının devrini bir birinden bağımsız artırma eksiltme, çevrim oranını 1/1’ten 1/6’ya kadar değiştirme imkanı mevcut. Bununla ilgili önümüzdeki dönemde sunumlarımızı yapacağız. Vario Mill-S projemizde Türk-Alman ortaklığından doğan bir ürün. Tüm dünyadaki endüstriyel tesislerde kullanılabilecek bir sistem. Çok ciddi AR-GE gerektiren projelerdi. Bunlarla ilgili herhangi bir destek kullanmadık. Kendi imkanlarımızla yaptık. Üretim yeri Türkiye proje ve ürün geliştirme Alman’dan yapılıyor. Mobil Değirmenimizin lansmanını İDMA Fuarında gerçekleştirdik. Vario Mill-S projemizin tanıtımını ise TUSAF Kongresinde gerçekleştireceğiz.


İntermilling- Kastenmüller Değirmen Satış Müdürü:
Mobil Değirmen lansmanınızı İDMA’da yapmaktan memnun musunuz?
30 ülkeye yakın çok ilgili ziyaretçi geldi. Afrika gibi hedef ülkelerden çok fazla ilgi gördük. Bir sonraki etkinlikte çalıştırarak ürünü yatırımcılara göstereceğiz. Hedefimiz savaş ve kriz bölgeleri. Mesela Suriye’de savaştan dolayı büyük değirmenler yıkıldı. Savaş ortamında insanlar buğday ekebiliyorlar ancak ektikleri bu buğdayı una çeviremiyorlar. Bunun gibi yerler için bu projemiz çok önemli. Mağdura kalitesiz un yedirip daha fazla mağduriyet yaşamamaları için bu projeyi geliştirdik. Onlar da herkes gibi kaliteli ve sağlıklı gıdaya sahip olma haklarına sahipler. Mobil Değirmenle birlikte Vario Mill-S ürünümüz de bizim için çok büyük bir yenilik.

Bir önceki yazımız olan "“Büyümemizin önemli sütunlarından biri tarım piyasası olacak”" başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

“Büyümemizin önemli sütunlarından biri tarım piyasası olacak”

Alfonso Garrido, Symaga CEO:“2022’ye kadar yıllık %6 büyüme hedefliyoruz. Üretim otomasyonu ve yeni ürünler için …