Değirmencilikte Yatırım Planlaması ve Fizibilite

Yatırım planlaması ve fizibilitenin faydası, hedefler doğrultusunda kontrol edilebilir bir yatırım yapmak ve başarı oranını mümkün olduğunca yukarı çekmektir. Her zaman beklenmeyen unsurlar ortaya çıkarak yatırımı hedeflerin dışına çıkarabilir ancak bu olasılık fizibilitesi iyi yapılmış bir yatırım için fark edilir düzeyde düşüktür. Ayrıca tüm dinamikleri araştırılmadan yapılan bir yatırım, hem kaynakların boşa harcanması ihtimaliyle karşı karşıyadır hem de başarısızlıkla sonuçlanması halinde varsa yatırımcının diğer yatırım ve işletmelerini de zora sokabilir.

Yeni bir yatırımcı veya mevcut bir işletme, yeni bir işe girmek ya da yeni bir işletme yaptırımı yapmak istediğinde temel hedef kâr, yani gelirdir. Kâr beklentisinin zamanı değişebilir; yatırım alanına ve projeye göre bazen 1 yıl, bazen 5 yıl, bazen 10 yıl sonra karlılık hedefleniyor olabilir ancak zamanla ilgili hedef ne olursa olsun nihai hedef her zaman daha fazla gelir elde etmektir. Dolayısıyla bu hedefe ulaşmak için doğru yolları kullanmak, özellikle de gözden çıkarılamayacak kadar büyük yatırımlar için nihai sonuç üzerindeki riskleri minimuma indirmek iyi bir planlama ve fizibilite çalışması gerektirmektedir.

Yatırım planlaması şirketler ve yatırımcılar kadar ülkeler için de önemlidir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin yatırıma, yani yeni işletmeler kurmaya ayırabilecekleri ekonomik kaynakları sınırlıdır. Dolayısıyla bu sınırlı kaynakların son derece planlı ve doğru kullanımı gerekmektedir. Kaynakları, hedeflenen sonuca ulaşma ihtimali düşük olan bir yatırım için riske atmak yerine olabilirliği daha yüksek alanlara kaydırmak daha doğru bir yaklaşımdır.

Kaynakları doğru kullanmanın yolu planlama ve fizibiliteden geçmektedir. Yatırımın büyüklüğü, planlama ve fizibilitenin önemini arttıran bir etkendir. Günümüzde sırf bu konularda yatırımcılara ve işletmelere destek sağlamak amacıyla kurulmuş, bütün işi fizibilite çalışması yapmak olan danışmanlık şirketlerinin bulunması, konunun değer ve öneminden kaynaklanmaktadır.

YATIRIM PLANLAMASI, FİZİBİLİTE VE AMAÇ
Peki nedir yatırım planlaması ve fizibilite? Yatırım planlaması, birçok kaynakta sermaye ya da parasal kaynağın, yatırımcının gelecek hedefleri, zaman tercihi ve öncelikleri temel alınarak uygun yatırım araçlarına yatırılması olarak tanımlanmaktadır. Bizim konuyu ele aldığımız noktada, bu yatırım aracı yeni bir tesistir. Dolayısıyla yatırımı yapacak işletmenin hedeflerini dikkate alarak ihtiyaçlarını detaylı bir şekilde incelemek, bu ihtiyaçlara göre kurulacak tesisin yer, makine, ekipman, bina-inşaat, laboratuvar gibi fiziki ihtiyaçlarını ve yıllar bazında finansal yönlerini detaylı bir şekilde belirlemek, yatırım planlamasının parçasıdır.

Fizibilite ise bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde çokça kullandığımız bir terimdir. Kelime tanımlaması itibariyle “yapılabilirlik” anlamına gelen fizibilite, yatırım planlaması için kullanılan bir araçtır. Hedeflenen yatırımı her yönüyle incelemek ve yapılabilirliğini belirlemek, fizibilitenin temel amacıdır.

Örneğin; gelecekte kazanç getireceğini düşünerek bir tesis kurmayı planlıyorsunuz. Ancak paranızı bu tesisi kurmak için harcamaya başlamadan önce, bu tesise yatırımın gerçekten değip değmeyeceğini, tesisin hangi ölçüde karlı olabileceğini ortaya koymak zorundasınız. Bunun için projeyle ilgili önemli olabilecek bütün hususları belirleyip değerlendirilmeniz gerekir. Bu değerlendirme için yapılan çalışmalar, fizibilite çalışması ya da fizibilite etüdü olarak tanımlanmaktadır. Değerlendirme sonucunda karlı bulunan yatırımlar için “fizibildir” denilir.

Fizibilite çalışması, yeni bir yatırım kararı için yapılabileceği gibi mevcut tesislerin genişletilmesi, yenilenmesi maksadıyla da yapılabilir.

Yukarıdaki tanımlamalardan da anlaşılacağı üzere planlama ve fizibilitenin gerçek amacı, mevcut kaynakların yanlış şekilde değerlendirilmesini engellemek ve yatırımlarda riskleri düşürmektedir.

PLANLAMA VE FİZİBİLİTE ÇALIŞMASINDA ANA UNSURLAR
Fizibilite, mutlaka bir işletme için olmazsa olmaz tüm süreçleri içermelidir. Bu süreçleri 5 ana başlık altında toplayıp değerlendirmek mümkündür.

1. Piyasa İncelemesi: Piyasa incelemesinin hedefi, üretilmesi düşünülen mal veya hizmetin çeşidini, özelliklerini, muhtemel satış fiyatını, hangi pazarlarda veya pazar dilimlerinde ne kadara satılabileceğini, satış dönemlerini, sağlayacağı ihracat, istihdam, katma değer gibi iktisadi faydaları değerlendirmektir.

Değirmencilik endüstrisinde piyasa incelemesi yapılırken hedeflenen pazar son derece önemlidir. Üretilecek ürün çeşidi, mutlaka hedeflenen pazar ya da pazarlar gözetilerek belirlenmelidir. Örneğin; un ihraç etmeyi hedefleyen bir işletme, hedeflediği ülkedeki tüketim alışkanlıklarını, özellikle resmi kurumların ihracat için istediği ürün özelliklerini, söz konusu un çeşidinin o pazardaki satış fiyatlarını tespit etmek zorundadır.

2. Kuruluş Yeri İncelemesi: Kuruluş yeri için araştırma yapılırken, işletmenin iktisadi ve sosyal bakımdan maliyetini düşürecek, buna karşılık pek çok açıdan fayda sağlayacak yeri belirlemek esastır. Bu maksatla, yatırım için hammadde, enerji, işgücü, pazara yakınlık, tabii şartlar, ulaşım imkanları, gelişme potansiyeli ve daha birçok faktör dikkate alınarak en rasyonel kuruluş yeri bulunmaya çalışılır.

Dünyadaki un değirmenlerinin lokasyonları incelendiğinde önemli bir bölümünün buğday üretilen bölgelerde ya da liman gibi taşımacılığa uygun bölgelerde yer aldığı görülmektedir. Bu tür bölgeler, değirmenler için önemli avantajlar sağlamaktadır.

Dolayısıyla özellikle değirmencilikle ilgili bir tesis yatırımı planlanıyorsa yer seçimi yapılırken mutlaka hammaddeye yakınlığa dikkat edilmelidir. Özellikle lisanslı depoların bulunduğu bölgeler avantajlı olabilmektedir. Pazara yakınlık da önemli bir konudur. Eğer tesisin ihracata yönelik bir planı varsa, lojistik ağ çok iyi değerlendirilmelidir. Demiryolu, deniz ya da kanal taşımacılığının olduğu bölgeler, ihracat planlayan işletmeler için son derece önemlidir. Yan sanayinin bulunması, sanayi işçisinin varlığı, işçilik maliyetleri, insan kaynakları, rekabet, ulaşım, arazi, enerji ve teşvik gibi diğer unsurlar da tesis yerinin belirlenmesinde dikkate alınması gereken unsurlar arasında yer almaktadır.

3. Mali İnceleme: Fizibilite etüdünün bu bölümünde yatırımın toplam maliyeti, sabit ve değişir giderlerinin yapısı, işletme sermayesi ihtiyaçları, aylar ve yıllar itibariyle nakit akışları ve finansman programı, üretime geçtikten sonra nakit akışları, başa baş üretim miktarları ve yatırımın kara geçiş zamanı gibi hususlar değerlendirilir.
Mali inceleme, karlı bir tesis için olmazsa olmazdır. Mali incelemede yatırım maliyeti hesaplanırken etüt ve proje giderleri, patent, lisans, royalite ve know-how giderleri, arsa bedeli, arazinin düzenlenmesi ve hazırlanması, bina ve inşaat giderleri, makine ve teçhizat giderleri, depolama, taşıma, sigorta, montaj giderleri, taşıt giderleri, deneme üretimindeki giderler, genel giderler, beklenmeyen giderler, kredi kullanılacaksa yatırım dönemindeki faiz oranları mutlaka dikkate alınmalıdır. Ayrıca tesisin hizmete açılması da beraberinde hammadde, personel, yakıt, enerji, su, yedek parça, bakım-onarım giderleri, satış masrafları, vergiler, lojistik giderleri gibi birçok yeni gider kalemi oluşturmaktadır. Şirket sermayesi belirlenirken bu giderler gözden kaçırılmamalıdır. Aynı şekilde satışlardaki ödeme vadeleri, üretim esnasındaki nakit ihtiyacı gibi akla gelebilecek gider kalemleri de unutulmamalıdır. Tüm bu yatırım maliyetleri ve giderler aylık ve yıllık bazda incelikle hesaplanmalıdır. Aksi halde yatırımın gerçek maliyetini ve işletmenin sermaye ihtiyacını ortaya çıkarmada hatalar yapılabilir ve bu durum hedefi yakalamayı zorlaştırır.

4. Teknolojik İnceleme: Üretimde kullanılacak teknik ve teknolojiler ile alternatif üretim teknikleri ve her tekniğe göre ortaya çıkacak ham ve yardımcı madde ihtiyaçları, bunların gerektirdiği makine ve teçhizat ile bunlara ait girdi-çıktı analizleri, yerleşme planı, inşaat ve montaj işlerinin nasıl yapılacağı, tedarik kaynakları, istihdam edilecek personelin miktar ve özellikleri gibi hususlar bu bölümde değerlendirilir.
Değirmencilikle ilgili bir tesis fizibilitesinde, teknolojik inceleme açısından ilk dikkate alınması gereken konu üretilecek ürün çeşitleri ve kapasitedir. Üretimin 24 saat esasıyla mı, normal çalışma vardiyasıyla mı yapılacağı bir diğer önemli konudur. Otomasyon, yedek parça ve servis hizmeti, bakım maliyetleri gibi konular da dikkate alınmalı, ihtiyaç duyulan teknolojiler bu unsurlar çerçevesinde belirlenmelidir.

5. Hukuki İnceleme: Yatırım projesinin hazırlanma safhasından kuruluş yerinin seçimi, yatırımın gerçekleştirilmesi, işletmenin faaliyete geçip malların pazarlanmasına kadar uyulması gereken kanun, tüzük ve yönetmelikler, yatırım üzerinde yapacağı muhtemel etkiler ve getireceği fırsatlar bakımından değerlendirilir.

Ana hatlarıyla bu bölümlerden meydana gelen fizibilite etüdünde bulunan sonuç olumlu (yapılabilir) ise artık yatırım için bir ön proje hazırlanabilir. Bu proje daha sonra kesin proje haline getirilerek uygulamaya geçilir.

DOĞRU YATIRIM PLANMASI VE FAYDALARI
Yukarıda bahsi geçen ana unsurların bir fizibilite çalışması altında belirlenmesi, doğru bir planlama için son derece faydalıdır. Gaziantep Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa BAYRAM, “Tahıl (Un) Tesislerinde Yatırım Planlaması ve Analizi” başlıklı bir çalışmasında, yatırım ve fizibilitede temel ilkeyi “Ölçemediğini, kontrol edemez, kontrol edemediğini yönetemez, yönetemediğin işte başarı tamamen tesadüfidir.” şeklinde açıklamıştır.

Yani planlamanın faydası, hedefler doğrultusunda kontrol edilebilir bir yatırım yapmak ve başarı oranını mümkün olduğunca yukarı çekmektir. Her zaman beklenmeyen unsurlar ortaya çıkarak yatırımı hedeflerin dışına çıkarabilir ancak bu olasılık fizibilitesi iyi yapılmış bir yatırım için fark edilir düzeyde düşüktür. Ayrıca tüm dinamikleri araştırılmadan yapılan bir yatırım, hem kaynakların boşa harcanması ihtimaliyle karşı karşıyadır hem de başarısızlıkla sonuçlanması halinde varsa yatırımcının diğer yatırım ve işletmelerini de zora sokabilir. Hiçbir profesyonel şirket, son derece ciddi rakamların söz konusu olduğu tesis yatırımlarında başarısızlık riskini göze alamaz.

YATIRIM VE ÜRETİM MALİYETLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Kabul edilebilir bir yatırımın “kar hedefli” olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa BAYRAM, özellikle değirmencilik tesislerinde yatırım ve üretim maliyetlerini önemli oranda etkileyen faktörleri şu şekilde sıralamaktadır:
Makineler: Marka, ülke, menşe, kullanılan malzeme, 1. el veya 2. el makine tercihi
Fiyat Değişimleri: Ekipman ve maliyetlerdeki fiyat değişimleri (periyodik)
Şirket Politikası: Makine amortisman değerlendirme yöntemi, maaş politikası, reklam ve diğer harcama kalemleri, muhasebe
Üretim Süresi ve Üretim Kapasitesi: Üretim saati ve kapasite kullanım oranı maliyetleri etkiler. Arz-talep durumuna göre belirlenmeli.
Devlet Politikaları: Sınırlamalar, değişiklikler ve devlet politikaları, ülke durumu, ülke algısı fiyatları etkiler.
Kur, Malzeme Fiyatları: Değişimler etkiler.

SERMAYE İÇİN HARCAMA KALEMLERİNİN BELİRLENMESİ
Yatırım sermayesi belirlenmeden önce, yukarıda değinilen yatırım ve üretim maliyetini etkileyen faktörler göz önüne alınmalı ve uygun gelen tercihler yapılmalıdır. Prof. Dr. Bayram, söz konusu unsurlardan sonra fizibilite yapılırken sermaye ve yatırım maliyetleriyle ilgili ele alınması gereken bazı başlıkları, denklemleriyle birlikte şu şekilde özetliyor;
Net Kar = Toplam Gelir –Toplam Harcama
Sermaye = Yatırımın Başlangıcı + Harcamalar + Hammadde + İşçilik + Ekipman + Arazi + Döngü
Toplam Yatırım Sermayesi = Sabit Yatırım Sermayesi + İşletme Sermayesi
– Sabit Yatırım Sermayesi = Bina + Ekipman
– İşletme Sermayesi = Maaşlar + Hammadde + Depoda Tutulacak Ürün + Ödemeler + Ambalaj, vs. (Para Dönüşü-Döngüsü)
Sanayi Tesislerinde Yatırımın Maliyeti = Yatırım Sermaye Bedeli + Üretim Maliyeti + Genel Giderler (Vergiler Dahil)

1. Sabit Yatırım Sermayesi: Üretim için sabit sermaye yatırımı + Üretim dışı sabit sermaye yatırımı
Sabit yatırım sermayesini oluştururken direkt ve indirekt maliyetler hesaba katılmalıdır. Bu maliyetleri belirleyen unsurlar şunlardır:
Direkt Maliyet
1. Makine satın alım
2. Alınan makinelerin kurulumu
3. Ekipman ve kontrol parçaları
4. Borulama
5. Elektrik hattı, trafo, panolar ve ekipmanları
6. Bina ve projelendirme (bina, işletme binası, idari ofisler, laboratuvar, vs)
7. Arazi düzenleme
8. Taşıma araçları ve atık sistemleri
9. Yardımcı tesis yatırımları (buhar, su, soğutma)
10. Arazi
11. Yatırım esnası sigorta ve vergiler

Indirekt Maliyet
1. Mühendislik ve danışmanlık giderleri
2. Beklenmeyen giderler
3. Müteahhitlik bedelleri
4. Kurulum esnasındaki diğer harcamalar

2. İşletme Sermayesi
İşletmenin çalışması esnasında gerekli olan toplam parayı temsil eden işletme sermayesi, aşağıdaki unsurlar göz önüne alınarak belirlenir:
1. Hammadde alım ve stoklama maliyet bedeli
2. Son ürün stoklama maliyet bedeli
3. Yarı ürünün hatlarda bekleme maliyet bedeli
4. Hesap alacakları
5. Nakit (maaş, harcırah, yevmiye, hammadde alım, yardımcı malzeme alım, vs.)
6. Hesap ödemeleri için nakit
7. Vergi ödemeleri için nakit

Bir önceki yazımız olan Tesis Yönetimi ve Pazarlama başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

Değirmencilikte Taşıma Sistemleri ve Pnömatik

Günümüz un fabrikalarında, buğday ve un taşımada kullanılan sistemler mekanik ve pnömatik olarak iki gruba …