DEĞİRMENCİLİKTE RANDIMAN

Dr. Eng. Tanase TANASE
Tecnocereal srl

“İyi bir değirmencinin sanatçıdan farkı yoktur. Un değirmenciliği de sanatıdır.”

Değirmencilik sanata benzer. Değirmencilikte, sürecin dinamiklerini belirleyen çeşitli faktörlerin etkisinin iyi bilindiği, verimli boyutlandırmaya ve bu ekipmanların işletilmesine olanak tanıyan formüller ve denklemlerle işlemlerin tarif edildiği sektörlerden farklı olarak, öğütme kalitesini ve aynı şekilde bitmiş ürünün miktarını etkileyen faktörlerin sayısı genellikle çok yüksektir. Bu yüzden nihai üründen beklenen kalite için gereken en iyi sonuçların elde edilmesi için değirmencilerin, hammadde analizinden sonra kendi sezgi ve yeteneklerine göre tesisin tamamını ayarlaması gerekir. Ve tüm bunları minimum maliyetle gerçekleştirmelidir.

Öğütmenin amacı, tahıl halinde gelen hammaddeyi nihai ürüne dönüştürmektir. Elde edilen ürünlerin toplam miktarı, her zaman işlenen miktardan daha az olacaktır.

• Aralarındaki fark teknolojik kayıptan kaynaklanmaktadır.
• Tüm ürünlerin sonucundan elde edilen ürün yüzdesi hesaplanırken, ilk teknolojik pasajda ürün miktarını tanımlayan öğütme kapasitesinin, gerçek durumla arasında net bir ayrım yapmak gerekir.

1. Randımanı etkileyen faktörler
Yukarıda da bahsedildiği gibi öğütme işleminin amacı, öğütmelik tahıl yığınının nihai ürüne dönüştürülmesidir. Sürecin kendisi aşağıdaki adımları içeren bir dizi işlemden ibarettir:
• Öğütmelik tahılın hazırlanması
• Tahılın öğütülmesi

Bu analizde, endüstri standartlarına göre tanımlanan hammaddenin kalite parametreleri baz alınmıştır.

Bu şartlar altında; yukarıda belirtilen yukarıda tarif edilen adımlar teknolojik randıman etkinliği için gereklidir. Randıman, tesis verimliliğini ve hammaddenin spesifik tüketiminden doğrudan etkilenen ürünlerin üretim maliyetini tanımlayan ilk parametredir.

Hammaddenin temizleme ve şartlandırma işlemlerinin, yüksek randıman oranı elde etmede büyük öneme sahip olduğu bilinmektedir. Değirmencilikte çok doğru bir söz vardır: ‘İyi temizlenmiş buğday yarı öğütülmüş demektir!’. Çıkarılamayan yabancı cisimler, nihai ürünün kalitesinde bozulma ve randımanda azalmaya neden olmaktadır. Temizleme ve şartlandırma bölümündeki tüm işlemlerin en önemlisi nemlendirmedir. Sabit nem oranına sahip buğday; istikrarlı bir öğütme süreci, nispeten sabit bir ürün debisi yüklemesi, daha temiz ara ürün, daha düşük kül oranına sahip nihai ürün, son amaca cevap verebilen öğütülmüş ürünler ve nispeten daha düşük enerji sarfiyatı için uygun koşulları yaratacaktır. Tahılların valsli değirmen ve elekler aracılığı ile son teknoloji makineler tarafından öğütülmesi ve endospermden kepeğin ayrılmasının nedeni, valslerin mekanik hareketleri altında tahılın çeşitli bölümlerinin farklı davranışlar göstermesinden kaynaklanmaktadır.

Su ekleme işlemi aradaki farkı daha arttırır; endosperm daha yumuşak ve elastik hale gelirken kabuk daha elastik ve daha az kırılgan hale gelir. Sorun, endosperm ve kabuk kepeğinin arasında, yani aleuronik tabaka olarak adlandırılan sınır tabakasında öğütme yapan yüksek randıman değirmenlerinde daha da aşikardır. Bu sürecin nasıl kontrol edildiği, tesiste yapılan randıman işlemleri hakkında bilgi vermektedir.
Öğütme bölümünde esas olarak öğütme ve eleme işlemleri gerçekleştirilmektedir. Tesisin bu bölümünde uygun çalışma şartları sağlanarak nihai ürünlerin pazar gereksinimlerini karşılamaları adına, kontrollü ve istikrarlı bir öğütme süreci de sağlanmış olmaktadır. Nihai sonucu ciddi ölçüde etkileyen faktörlerin dengesi, üç parametre ile kontrol edilmektedir: işleme kapasitesi, randıman ve nihai ürünün türü. Bu 3 faktör tarafından belirlenen üçgende, birinin değiştirilmesi diğer iki parametreyi etkilemektedir (Şekil 1). Bu sebeple de; daha az tanecikli ürün daha düşük çalışma kapasitesi gerektirirken, daha az randıman, sistemin fiziksel limitinin üzerinde bir kapasite ile sonuçlanacaktır.

Bu üçgenden şunlar anlaşılmaktadır:
• Kapasiteyi arttırmak randımana zarar verir. Bu durum değirmenin aşırı yüklenmesine yol açar.
• Artan kapasite, unun granülasyonunu değiştirir, yani un fraksiyonlarının ortalama çapını düşürür.
• Değirmenin kapasitesinin altında çalıştırılması, randımanı arttırır ve unun rengini değiştirerek kül içeriğini arttırır. Fazla/aşırı eleme meydana gelir.

Ekipmanı yüklerken değirmenin doğru bir şekilde çalıştığını varsayarsak, randımanı etkileyen faktörleri 4 gruba ayırabiliriz:
• Hammadde ile ilgili faktörler
• Temizleme/şartlandırma-öğütme ile ilgili faktörler
• Değirmenciyle ilgili faktörler
• Pazar şartları ile ilgili faktörler

1.1 Randımanı etkileyen hammadde kalite parametreleri; tahılın türü ve yetiştirilme şartları, nem, hektolitre ağırlığı, yabancı madde içeriği, tane büyüklüğü, kabuk ve endosperm miktar oranları, protein içeriği ile hasat, ulaşım ve depolama şartlarıdır. Bu faktörlerden her biri randıman üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.

1.2 Temizleme/şartlandırma, tahılın tüm öğütülmeye hazırlanma işlemlerini kapsamaktadır. Öğütmenin aksine, temizleme işlemleri tahıl tanesine ve mümkünse bütünlüğüne zarar vermeden yapılan arındırma işlemlerinden oluşmaktadır. Temizleme bölümünde yapılan bu işlemlerden her biri, iyi tanımlanmış birer amaca sahiptir.

Elektrik enerjisinin spesifik tüketiminin azaltılması sayesinde, modern temizleme bölümlerinde yapılan gereksiz işlemler de ortadan kalkmış oldu. Bu; her bir makinenin işlem tekrarı yapmadan sürekli olarak yüksek verimlilikte çalışması anlamına geliyor.

Örneğin yetersiz aspirasyon şu durumlara yol açabilir:
• Tahıl yığınında ve tanelerin yüzeyi üzerinde, ciddi oranlarda mineral toz parçacıklarının oluşmasına yol açabilir. Bu toz parçacıkları unun taşınmasında, renk ve kül oranlarında ciddi riskler taşımaktadır.
• Endospermden daha yüksek oranda ufalanabilir olmalarından dolayı temizleme bölümünde tahıldan ayrılmayan yabancı maddeler renk ve kül sorunlarına yol açabilecek parçacıklar oluşturabilir. Ayrıca kepek oranını da arttırarak randımanı da etkileyebilirler.

Çok az sayıda değirmencinin kendisine sorduğu soru şudur: ‘Valsli değirmenlerle (ve eleklerle) buğdayı öğütmek ve unlu çekirdeği kabuktan ayırmak nasıl mümkün olabilir?’.

Nemlendirme işleminin randıman seviyesi üzerindeki etkisi değirmenciler arasında bilinen bir gerçektir. Bilinmeyen nokta ise nemlendirmenin 1. aradan (B1) önceki etkisidir. Yukarıda da belirtildiği gibi valslerin mekanik hareketiyle gerçekleşen ve eleme yöntemiyle ayrıştırılan öğütme işlemi, valslerin mekanik hareketi altında tahılın çeşitli anatomik bölümlerinin farklı sonuçlar vermesine dayanmaktadır.

Burada anlatılmak istenen unlu çekirdek ve kepek kabuğudur. Bu iki anatomik bölüm aynı davranışa sahip olsaydı, günümüz değirmenciliği var olmazdı. Su ekleme bu iki bölüm arasındaki farkı daha artırır; kabuk daha elastik hale gelirken, çekirdek daha plastik bir alarak öğütülme esnasında daha az direnç gösterir; böylece valsler ve işlem sonlandırıcılar tarafından öğütülmenin gerçekleşmesine olanak tanır. Emilim ve kapilarite (kılcallık) olaylarını meydana getiren çekirdek ve kabuğun farklı davranışa sahip olması durumu, su hidrasyonu (sulanma) üzerinde farklı sonuçlara sahiptir. Çekirdeğe suyun nüfuz etmesi için gereken dinlendirme süresi ve çekirdeğin kabuktan daha fazla su emme özelliğine sahip olması nedeniyle kabuk, su yüzdesinin bir kısmını kaybeder.

Daha önce de bahsedildiği üzere; Öğütme Bölümünde gerçekleştirilen un randıman seviyeleri için B1’den önce uygulanan nemlendirme işleminin önemi açıkça fark edilir.

Öğütme işlemi ile tane bütünlüğü ortadan kalkar. Bu durum ise, nihai hedef olan maksimum saflıkta ürün elde etme amacıyla kontrollü bir şekilde gerçekleştirilir:
• Minimum kabuk içeriğine sahip un
• Minimum öz içeriğine sahip kepek

Kepek ve un birlikte öğütme bölümünün ürün miktarını temsil eder ve nihai ürünün toplamında bulunan yüzde oranı, o tesisin teknolojik yeterliliğini ölçmektedir. Öğütme bölümünü, buğdayın girdiği ve nihai ürün olarak çıktığı ‘kara kutu’ olarak ele aldığımızda, süreç Şekil 2’deki Sankey diyagramında görebilir.
G = PR + p
Eşitlikte:
• G, [kg/s] cinsinden ilk ara pasajına giren buğday miktarını
• PR, [kg/s] cinsinden öğütme bölümünden çıkan toplam ürünü
• p de [kg/s] cinsinden tesisin mekanik kaybını göstermektedir.

Böyle bir tesis giderlere göre değil sürekli bir akış halinde çalıştığı için, ölçüm birimleri ağırlık akışı olarak belirlenmiştir.

Görüleceği üzere, tesisin mekanik kaybı; sadece nihai ürünün toplam miktarı olan PF ile öğütülmek için hazırlanan buğday olan G arasındaki fark ya da toplam işlenen miktar oranının yüzdesi olarak verilmiştir.

Doğası gereği bu kayıp şunlardan kaynaklanıyor olabilir:
• Su buharlaşması
• Hava filtrasyon ekipmanlarının düşük verimliliği
• Tesis dahilinde ürünün yanlışlık kaybolmasını dikkate almayız, sadece sürekli kayıpları dikkate alırız

Mekanik kayıp şunlara dayanmaktadır:
• Öğütme tipi, yoğun ya da klasik
• Elde edilmesi beklenen nihai ürünlerin kalitesi (Şekil 1’i inceleyiniz)
• Hem teknolojik amaçlı (irmik sasörü) hem de yardımcı (hijyen, pnömatik taşıma) amaçlarlar için yaygın bir şekilde kullanılan iklim şartları ve hava nispi nemi
• Hava temizleme ekipmanlarının (filtrelerin) verimliliği

Değirmenci bu kayıp için parasını geri almaz ve sadece nihai ürün olan PF’yi satabilir. Bu sebeple, öğütme bölümünden elde edilen nihai ürünün miktarı (oranı) anlamına gelen doğru bir randıman raporu, sadece nihai ürün PF’nin tamamından elde edilen un miktarının raporlanması ile oluşturulabilir. Nihai ürün PR miktarında un ve kepek mevcuttur, bu sebeple de şu eşitlik yazılabilir:
PR = F + T
Bu eşitlikte:
• F, [kg/s] cinsinden elde edilen un miktarı
• T, [kg/s] cinsinden elde edilen kepek miktarıdır.

O halde randıman da şu şekilde yazılabilir:
E = F / PR x 100
Bu eşitlikte:
• E, elde edilen unun % olarak randımanıdır.

Öğütme bölümündeki ekipmanlar farklı teknolojik özelliklere sahiptir. Bu ekipmanlarla ilgili olarak, randımanı etkileyen faktörleri temel olarak iki ana grup olarak sınıflandırabiliriz:
a. Ekipmanın teknolojik özellikleri ile ilgili faktörler
b. Tesisin konsepti ve öğütme diyagramı ile ilgili faktörler

a. Öğütme bölümündeki her bir makine belirli teknolojik özelliklere sahiptir. Rastgele değil bütün olarak seçilirler. Böylece; B1’deki ilk pasaj, öğüt işleminin karakteristikleri olan Kapasite-Randıman-Kalite üçgenindeki unsurların dengesine göre seçilir. B1’de gerçekleşen yanlış bir sızdırma, tesisin performansını etkileyecektir. Bu durum ayrıca eleme, irmik sasorü, vb. için de geçerlidir.

b. İlk üründe ‘ağaç’ görüntüleme gerekiyorsa, diyagram detaylandırılmasında ‘orman’ bir bütün olarak görülmelidir. Ürünler kaliteye ve öğütülme özelliğine göre ayrılır ve bu durum randıman seviyesini belirler.

Öğütme bölümünde, aşağıdakiler, yüzeysel olarak randımanlara ulaşılmasını önleyen ekipman operasyonundaki randıman seviyesinin temel unsurları için oldukça önemlidir:
• Aynı kalınlıktaki tabakalar halinde olan öğütme valslerine ürün girdisi
• Düz valslerin temizlenmesi
• İrmik ve sasörlerin temizlenmesi, vb.

1.3. Değirmen operatörü ile ilgili faktörler: Eğitimli değirmencilerin bilmesi gereken temel konuları (ekipmanların ayarlanması, ürünün kökeninin tahmini, belirli bir pasajdaki ürünün organoleptik özellikleri, vb.) geçersek, değirmen operatörünün kaçırdığı nokta öğütme diyagramını nasıl algıladığıdır. Öğütme bölümünde yaşanan bir sorun sadece onu ortaya çıkaran nedeni belirleyerek çözülebilir ve sorunun çıktığı noktadan önceki işlem araştırılmalıdır. Aksi takdirde randıman sorunları ortaya çıkacaktır.

1.4. Pazarla ilgili faktörler: Her bir pazar kendine has özelliklere sahiptir; bir değirmencilik tesisi tasarlamak, öğütülecek tahılın türü/çeşidi, üretim kapasitesi ve elde edilmesi beklenen nihai ürünün türü ile ilgili noktalar en başından itibaren açıklanmış olmalıdır. Sonuç olarak, tüm bunlar tesiste elde edilen randımanı belirleyecektir. Birkaç çeşit buğdayın karışımıyla elde edilen ve glüten oranı yüksek unların olduğu bir pazarlarda; yüksek camlaşma, makinelerde daha düşük spesifik yükleme, büyük öğütme uzunlukları ve daha yüksek spesifik tüketim gerektirir. Bunların tamamı, genellikle unun kül oranını şartlandıran nihai ürün granülasyonuyla birleştirilmelidir. Unun daha fazla kül oranı ile kabul edildiği pazarlarda, bu durum tesisin daha yüksek oranda yük ile çalışmasını sağlayacaktır.

2. Randıman tahmin edilebilirliği, tahmin kriterleri
Belirli bir hammaddede doğru bir randıman tahminini yapabilmek, tüm değirmenciler için endişe verici bir durumdur. Bu durum, hammaddenin spesifik tüketimi ile un üretim maliyetini doğrudan etkiler. (1), (2) ve (3) eşitlikleri ile aşağıdaki eşitlik elde edilebilir:
CS = G / F
Bu eşitlikte:
• CS, hammaddenin özel tüketimidir [ham maddenin/(nihai ürünün) kilogram cinsinden ağırlığı] Değirmenci, bu analizle kalite endeksleri bilinen bir maddeden gerçekleştirilebilecek randımanı belirlemeyi büyük ölçüde başarıyor. Bu şartlar altında, genel olarak randıman tahmin kriterleri dikkate alınır:
• Hektolitre kütlesi
• Hammadde nem oranı
• Yabancı cisimlerin içeriği

Bu göstergeler bir şekilde hammaddeyi “yapı malzemesi” olarak değerlendirilmektedir. Yapay referanslar kullanılarak, yapılabilir randıman ve bu göstergeler arasında değirmenciler tarafından fark edilen kolerasyona dayalı bir randıman tahmini yapılır.

Hektolitere hacmiyle elde edilebilir randıman veya randımanla bin tane kütlesi arasında doğrudan bir korelasyon olduğu bilinmektedir.

Bu kalite göstergelerine dayanan randıman tahminlerinin hata verebileceğini de göz önünde bulundurmalıyız. Küçük ve yuvarlak tanelere sahip buğday çeşidinin daha uzun tanelere sahip buğday çeşidinden daha yüksek hektolitre ağırlığına sahip olacağını unutmamalıyız. Fakat aynı kalitede un için iki farklı buğday çeşidinden elde edilen randıman sonuçlarını göz önüne alırsak, bu değerler uzun taneli buğday için daha yüksek olur. Yabancı cisimlerin etkisini de hesaba katarsak, randıman tahminlerinde yanılmış oluruz.

Elde edilen randıman seviyeleri için önemli olan fakat değirmenciler tarafından çoğunlukla değerlendirilmeyen nokta tahılın, özellikle de endospermin kül içeriğidir. Buğdayın tüm parametreleri iyi olsa da, unun rengi ve kül içeriğinden dolayı randıman düşük olur. Bu bakımdan, Şekil 3’te de gösterildiği gibi Mohs eğrisi olarak adlandırılan tahıl kül içeriği kümülatif eğrisi kullanılmaktadır. Eğri, tahıl çeşidine, yetiştirilme şartlarına ve aynı zamanda temizleme-şartlandırma sürecinin nasıl işlendiğine bağlı olarak değişmekte ve dolaylı olarak temizleme bölümündeki ekipmanlardan da etkilenmektedir. Kırmızı eğri sağa doğru bir kayma gösterir, bu da eğer randıman oranı referans olarak kabul edilirse düşük kül içeriğiyle aynı kül içeriğinde bir randıman artışı olarak yorumlanabilir

Tahıl ağırlığı ve tahılın kalite göstergeleri göz önüne alındığında, buğdayın “Öğütme kalitesini” hesaplamaya yönelik bazı formüller önerilmektedir. Bir buğday partisinin öğütülme kalitesini ölçmenin en iyi yolu, hala küçük ölçekli öğütme veya laboratuvar ortamında öğütme olmaya devam etmektedir.

3. Un randımanında önemli noktalar
3.1. Valsli değirmenlerin çalışma düzeninin randıman üzerindeki etkisi
Teknolojik özellikleri ve öğütme sistemini kontrol edişi ile öğütme valsleri, öğütülmüş ürünün tane boyu kompozisyonunu ve özellikle bu fraksiyonların kül içeriğini doğrudan etkilemektedir. Öğütme için bir valsli değirmen B1 pasajına eklenmiş yumuşak buğdayın; doğru bir şekilde temizlendiği, şartlandırıldığı ve nem oranının da %16.5 ile 17 arasında olduğu düşünülmektedir. Şekil 4, valsler arasında kalan açıklığa uygun olarak, farklı büyüklüklere sahip eleklerle elenmiş ürünün yüzde değişimi (randıman) göstermektedir. Sorun, elde edilen ürünün kepek parçacıklarının küçük oranlardaki mikronik fraksiyonlarını sunacak şekilde, bu işlemin iyi bir dengeye kavuşturulmasıdır.

Her pasajda elde edilen unun, esas olarak öğütme değirmenlerinde ezme işleminin teknolojik etkisinin sonucu olduğu fikrinden hareket edildiğinde, Şekil 5 vals yüzeylerinin öğütme üzerindeki etkisini gösterir. Bir yumuşak buğday unu değirmeninde, 900 mikron (elek 23) ve 500 mikron (elek 38) arasındaki öğütme ölçüleriyle test edilen ürün, C1.b pasajının ürünüdür. Oluklu valslerin Keskin/Keskin pozisyonunda %50’nin üzerinde, Mat/Mat pozisyonunda %60’ın üzerinde randıman yaptığı; düz valslerin ise %40 civarında randıman gerçekleştirdiği kolayca görülebilmektedir.

Düz valsleri silindirik bir ayırıcı izlerken, oluklu valsler şu özelliklere sahiptir:
• Hız oranı 1:2,5
• 10 adet oluk/cm
• 45/65 derecelik açı
• Çalışma pozisyonu: Mat/Mat ve Keskin/Keskin

İrmik sasörlerinin, elde edilen unun kül oranı üzerindeki etkisi de oldukça açıktır. Sonuç olarak, valsli değirmenlerin teknolojik etkisini arttırmak için sadece irmik sasörü kullanımı şartıyla oluklu valsler tavsiye edilmektedir.

3.2 Eleme işleminin randıman üzerindeki etkisi: eleme süresi ile eleme etkisi arasındaki korelasyon ve eleğin özel yükü ile eleme etkisi arasındaki korelasyon
Elek delikleri ile elenen ürünün kül oranı arasındaki korelasyon çok iyi bilinmektedir. Un eleği sayıları genellikle teknolojik pasaj ile elde edilen un tipi ile uyumluluk göstermektedir.

Eleme işlemi, değirmenin kapasitesinin altında veya üstünde çalışmasından etkilenmektedir. Eleme yüzeyi boyutu ile elenecek ürünün akışı ve tipi arasında uyumsuzluk varsa aynı durum yine gerçekleşmektedir. Şekil 6’da; ürün akışının eleme işleminin verimliliği üzerindeki etkisi, diğer bir deyişle eleme verimliliği üzerinde eleme süresinin etkisi görülmektedir. Yetersiz kapasiteyi; gereken zamanı aşan bir eleme işlemiyle, fazla kapasiteyi ise gerekenden daha kısa süren bir eleme işlemiyle (ya da ürün akışıyla eleme yüzeyinin boyutu) dengeliyoruz.

Eleme verimliliği açısından en iyi sonuçlar, yetersiz eleme alanının en üst limitinde elde edilir. Daha düşük bir eleme verimliliğine sahip olmak daha iyidir; yani bir diğer deyişle, var olan ürünün küçük bir kısmının reddedilmesinde eleme alanının üzerinde ulaşılandan başka elek olması gerekir

Eleme verimliliğini etkileyen bir diğer faktör de eleğin yüklenme işlemidir. Bu işlem, eleme işlemi verimliliğini doğrudan etkileyen ve otomatik katmanlaşma denilen olgudur. Bu olguyu iyice kavramak daha az kül oranına sahip un elde etmeye katkıda bulunmaktadır. Şekil 7’de eleğe uygulanan özel yükleme işleminin elek verimliliği üzerindeki etkisi grafiksel olarak sunulmuştur.

3.3 Un tiplerinin oluşumu
‘Un tiplerinin oluşumu’ derken kastedilen, değirmen teslimat programında adlandırıldıkları için silo veya değirmen depolarına yansıtılması gereken un tipleri kompozisyonudur. Öğütme bölümünün ekonomik verimliliğini doğrudan etkilediği için oldukça önemli bir durumdur.

Yukarıda da bahsedildiği gibi öğütme-elemenin her teknolojik pasajı un akışı oluşturur. Teknolojik diyagramda işlenen ara ürünler pasajdan pasaja değişmektedir; bu nedenle de ara ürünler öğütülme özelliklerine, ürün tipine ve kül içeriğine göre sınıflandırılmaktadır. Bu özelliklere bağlı olarak eleme pasajlarından maruz kalınan öğütme valslerinin özellikleri ve dokuları vardır. Elde edilen un, pasajdan pasaja değişmektedir ve birbirinin aynı iki un bulunmamaktadır. Değirmenci un vidaları üzerindeki un akışlarını kendisi geçekleştirmelidir; böylece nihai ürün, sonuç bölümünde un tipi özelliklerine uygun olacaktır.

Fakat bu konuda sıklıkla karşılaşılan sorun, un kalitesini belirleyen değirmencinin önceden belirlenmiş olan özelliklerden daha kötü özelliklere sahip olma korkusudur. Bu sebeple, %0.5 kül içeriğine sahip tip 500 un çeşidini elde etmek isteyen bir değirmenci, çoğunlukla kül içeriğini bu değerin altında tutmaktadır. Bu da bir un akışının diğerinden daha kötü olması anlamına gelmektedir. Eğer un akışını ‘q’ ile gösterirsek, herhangi bir teknolojik pasajdan elde edilen sonuç ‘i’ ile gösterilmektedir; bu durumda da aşağıdaki formül ortaya çıkmaktadır:
Bu formülde:
• A: nihai un fraksiyonunun % cinsinden kül içeriği
• qi: pasaj ‘i’den toplanan un akışının kg/s cinsi
• ai: pasaj ‘i’den elde edilen un fraksiyonunun % cinsinden kül içeriği
• Q: 1’den ‘i’ye kadar tüm fraksiyonların kg/s cinsinden fraksiyon akışıdır
Öğütme bölümündeki Sankey diyagramına (Şekil 2) döndüğümüzde ve süreçte gerçekleşen fraksiyonların kül içeriğine dayanarak malzeme dengesi eşitliğini, eşitlik (1) ve (2) ile yazdığımızda;

GxAg = F1xAf1 + F2xAf2 + F3xAf3 + TxAt eşitliği ortaya çıkmaktadır.

Bu eşitlikte:
• Ag: Buğdayın % cinsinden kül içeriği
• Af: Unun % cinsinden kül içeriği
• At: Kepeğin % cinsinden kül içeriğidir

3.4 Ürün kontrol paneli
Öğütme tesisinin çalışma modunun takibi, değirmen operatörünün öğütme makinelerinin (vals değirmenlerinin), özellikle eleme ekipmanlarının nasıl çalıştığını kontrol etmesiyle gerçekleştirilmektedir. Dikkat gerektirdiği için sasörlerin çalışma modunun kontrolü zaman harcayan bir işlemdir. Ürünün analiz edildiği günün saati, hatta çalışma alanının ne kadar aydınlatıldığıyla ilgili sorunlardan dolayı, makineler çalışırken ürünü analiz etmek oldukça zor olabilmektedir.

Uzman değirmenci ya da üründen sorumlu kişi gelene kadar, hızlı bir analiz gerçekleştirmek için daha önceden değirmen operatörünün numune yerleştirdiği özel alan kullanılmalıdır. Eleme işleminden elde edilen tüm ürünler bu panele yerleştirilmelidir. Ayrıca, aynı durum nihai ürünlerin toplama vidalarında da gerçekleştirilmelidir. Öğütme sürecinde elde edilen tüm un fraksiyonları özel olarak tasarlanmış bir panele yerleştirilmelidir.

Bir önceki yazımız olan Değirmenclikte Pnömatik Taşıma başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

O kepekte çok fazla nişasta var!

“Kepekte nişasta kalıntı miktarının fazla olması değirmenciler için kârdan feragat etme anlamına geliyor. Bühler, online …