Değirmencilikte hammadde depolaması

Hacı BARAN
Toprak Mahsulleri Ofisi – Alım Muhafaza Dairesi Başkanı

GİRİŞ
İnsanoğlu tarih boyunca doğadan buldukları ürünleri toplayarak, daha sonra ise üretim yaparak yaşamını devam ettirmeye çalışmıştır. Bitkisel kökenli ürünlerin üretimi arttıkça bu ürünlerin saklanarak kıtlık dönemlerinde de kullanılabileceği zamanla keşfedilmiştir. Dolayısıyla üretmek; üretilen ürün için depo oluşturmak ve ürünleri bu depolarda muhafaza etmek, insanlık tarihi kadar eskidir.

Dünya nüfusunun 7 milyara ulaştığı ve hızla arttığı günümüzde, özellikle gıda krizlerinin yaşandığı az gelişmiş ülkelerde insanların temel beslenme kaynağı olan tahıllar, doğal afetler, savaş vb. durumlarda hızla tüketime sunulabilmeleri gibi avantajları nedeniyle stratejik bir öneme sahiptirler.

Bu nedenle tahılların üretiminin yapılması kadar, üretilen ürünün depolama ve muhafazası da zaman içerisinde önem kazanmıştır.
2012 yılında yayınlanan FAO açlık raporuna göre; 1990 yılında dünya nüfusunun %12,5’i açlık sınırının altında iken 2012 yılında bu oranın % 18,6 ulaşmıştır. Dolayısıyla her sekiz kişiden birinin açlık sınırının altında yaşadığı belirtilmektedir.

Açlık sorununun nedenleri olarak; temel gıda maddelerinin (buğday, mısır, soya, pirinç vb.) fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar, mevcut gıda kaynaklarına ülkelerin eşit erişim sağlayamaması ve olumsuz iklim faktörleri sonucunda yaşanan gıda krizleri gösterilmektedir. Tarım sektöründe ürünün arzı kısa sürede olmasına karşın talebin uzun süreye yayılması nedeniyle, ürünlerin miktar ve kalite yönüyle en az kayıpla depolanması, işlenmesi ve tüketime sunulması gerekmektedir.

1. DEPOLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Ürünün depolanıp muhafazasının yapıldığı yer veya bölmelere depo denir. Ürünler depolama şekline göre iki grupta değerlendirilebilir.

1.1. Açıkta Depolama Şekilleri
3.1.1. Polietilen ve Toprak Örtülü Yığınlar
3.1.2. MAYDÜ

1.2. Kapalı Yerlerde Depolama Şekilleri
3.2.1. Depolamanın yapılışına göre;
– Dökme depolama
– Çuvallı depolama
3.2.2. Depo tiplerine göre;
– Silolarda depolama
– Yatay depolarda depolama

1.1. Açıkta Depolama Şekilleri
Açıkta depolama şekillerinden en yaygın olarak kullanılanlar polietilenli açık yığın ve maydülerdir. Buğday, arpa, çavdar, yulaf, açık yığınlarda ve maydülerde depolanabilir. Ancak mısır, çeltik, pirinç ve bakliyat gibi ürünler açıkta depolanamaz.

1.1.1. Polietilen ve Toprak Örtülü Yığınlar: Kapalı depoların olmadığı veya yetersiz kaldığı durumlarda kullanılan bir depolama şeklidir.

Polietilen ve Toprak Örtülü Yığın Yapımında Dikkat Edilecek Hususlar:
1. Açık yığın yapılacak arazi dikkatli seçilmelidir. Arazinin dere yataklarından uzakta ve su tutmayacak eğime sahip olması gerekmektedir.
2. Açığa depolamada yığın sahaları öncelikle tesviye edilir, saha üzerinde bulunan taş ve benzeri maddeler temizlenir, yığın sahası sürülerek depolama için hazır hale getirilir.
3. Arazinin meyil durumu dikkate alınarak yığın yerleri işaretlenerek yer tespiti yapılır.
4. Arazide araç giriş ve çıkışlarını sağlayacak sirkülasyon yolları hazırlanır.
5. Yığın sahasında bulunan ürünlerin yağışlardan zarar görmemesi için eğim durumu dikkate alınarak, tahliye kanalları açılır.
6. Ürün için sahada stoklamaya yetecek ölçüde polietilen örtü temin edilir.

Yığın yeri bölgenin özellikleri ile arazi ve toprak yapısı da dikkate alınarak aşağıdaki ölçülerde yapılır.
– Yığın iç genişliği: 6,5-8 m
– Yığınlar arası genişlik: 2,5-3,5 m
– Yastık başlarının yüksekliği: 25-30 cm
– Yastık genişliği: 40-50 cm
– Tırnak uzunluğu: 40-50 cm
– Yığın yüksekliği: 160-175 cm

Açık yığınların alt ve üstlerinde polietilen örtülük kullanılır. Ancak taban suyu bulunan ve su geçirgenliği az olan ağır bünyeli topraklarda istenildiğinde tabanda polietilen yerine saman kullanılabilir.
Polietilenler standart olarak 0,2 mm kalınlığında ve çift katlı 4 m genişliğindedir. Bu polietilen bir kenarından kesilerek 8 m genişliğinde kullanılmaya elverişli hale getirilir. Polietilenli topraklı açık yığının oluşumunda yığın yapısına düzgün bir şekil verilir. Yığın üzerine parçalar halinde kesilen polietilen serilir. Polietilenin güneşin zararlı etkisi ile bozulacağı ve parçalanacağı düşünülerek dış etkilerden korunması amacıyla aynı gün içerisinde geçici (karalama) topraklama yapılır. Yığın tamamlandığında ise tam topraklama işlemi yapılır.

1.1.2. MAYDÜ (Modern Açık Yığın Depolama Üniteleri)
Maydüler kapalı depoların yetersiz olduğu durumlarda geçici olarak kullanılan bir depolama ünitesidir.
Oval ve dairesel olmak üzere iki ayrı tipte olup oval maydüler 2.500 ton, 5.000 ton ve 10.000 ton, dairesel maydüler ise 5.000 ve 10.000 ton depolama kapasiteli olabilmektedir.

Maydülerin Doldurulması
Oval sistemlerde; havalandırma kanallarının döşenmesine öncelikle ürünün alınacağı kısımlardan başlanılır yarım dairenin merkezine doğru ve ürünün boşaltılmasını engellemeyecek şekilde yerleştirilir.

Depoya alınacak ürün helezon konveyörün emiş ağzına boşaltılır. Ürün konveyörün hareketine engel olacak bir yüksekliğe ulaşınca konveyör geri çekilir ve bu esnada ürün boşalacak kısımlara diğer havalandırma kanalları da monte edilir. Konveyör ile doldurma esnasında boş kalan yerler hububat fırlatıcısıyla doldurulur. Dolan kısımlardaki hububatın üzeri geçici olarak örtülür.

Maydünün doldurma işlemi yarıyı geçtikten sonra dolan kısmın üstündeki örtü tamamen açılarak o kısma ait sıcaklık ölçme kabloları maydü işletme ve bakım talimatlarında verilen planına göre pnömatik sonda yardımıyla yığın içerisine yerleştirilir ve kabloların uçları maydü saçlarının üzerine yerleştirilen priz kutularına irtibatlandırılarak ürünün üzeri örtülür. Maydünün ikinci yarısı da dolduktan sonra yine plana göre sıcaklık ölçme kablolarının yerleştirilmesi yapılır ve üzeri örtülür.

Üst örtüler bağlantı yerlerinden birbirlerine ve yan saçlara bağlanır. Emniyet kuşakları takılır. Havalandırma bacaları yerleştirilir. Rüzgârlı havalarda tabana serilen üst örtünün açılmaması için üzerine örtüye zarar vermeyecek ağırlıklar (eski oto lastiği, latalar) yerleştirilir.

Dairesel sistemlerde; oval sistemlerde olduğu gibi dairesel sistemli ünitelerde de depoya ürün alınmasından önce havalandırma kanallarının montajının yapılmış olması gerekir. Dairesel sistemler bir tremi aracılığıyla beslenen sabit bant konveyör ve merkezdeki dolum kulesi aracılığı ile doldurulmaktadır.

Maydülerin Boşaltılması
Gerek oval ve gerekse dairesel sistemli ünitelerde boşaltmada helezon konveyörler kullanılır. Boşaltmaya başlanmadan önce yan saçlarda bulunan kapaklar ve üst örtü açılır. Bu kısımdaki ürünün helezon konveyörlerle boşaltılması sağlanır. Bilahare kapı kısmı saçları sökülür ve araçların depo içerisine girmesi temin edilerek yükleme yapılır. Boşaltma yapıldıkça ısı ölçme kabloları ve havalandırma kanalları da sökülür.

1.2. Kapalı Depolarda Depolama Şekilleri
Ürün depolamak amacıyla değişik tip ve malzemelerden yapılan kapalı depolar genel olarak yatay ve düşey olarak sınıflandırılabilir.

Kapalı Depolarda Aranılacak Özellikler:
1. Depoların dış duvarları ile iç bölmeleri ürün basıncına dayanacak sağlamlıkta,
2. Çatılar sağlam, yağmur ve kar sularını içeriye sızdırmayacak durumda,
3. Zemini yoldan ve çevrenin toprak düzeyinden yüksek, su toplayan yerlere ve sel yataklarına uzak,
4. Tabanı beton, ahşap ve taş döşemeli ve ürün ağırlığı ile çöküntü yapmayacak derecede sağlamlıkta,
5. Duvar bölme iç yüzeyleri düz ve sıvalı,
6. Rutubetsiz, kapı ve pencereleri kapandığında havanın girmeyeceği, dış hava sıcaklığındaki değişikliklerin deponun içini çok az etkileyeceği yapıya sahip,
7. İçinde yanıcı ve patlayıcı maddeler bulunan bina ve tesislerden en az 100 m uzaklıkta,
8. Depo giriş-çıkış kapıları araçların yanaşabilmesine, yükleme boşaltmaya ve araç sirkülasyonuna elverişli,
9. Deponun içinde veya zararı dokunacak kadar yakın diğer binalara ait su ve lağım tesisatı bulunmayan,
10. Binaya sinmiş olan ve ürünlerin doğal kokusunu bozacak kokular ihtiva etmeyen özellikte olmalıdır.

1.2.1. Depolamanın Yapılışına Göre Depolama Şekilleri
Ürünler kapalı depolarda ürün çeşidi ve ihtiyaca göre;
– Dökme
– Çuvallı olarak depolanır.

Buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, mısır düşey ve yatay depolarda dökme olarak depolanabilir. Kabuklu bakliyat, çeltik ve çuvallı depolanması gereken ürünler olmakla birlikte depo sıkıntısının yaşandığı dönemlerde kısa süreli olarak düşey ve yatay depolarda dökme olarak depolanabilir. Ancak iç bakliyat ve pirinç mutlaka çuvallı olarak depolanmalıdır.

1.2.2. Depo Tiplerine Göre Depolama Şekilleri
Silolarda Depolama
Silolarda Depolama: Silolar beton ve çelik olmak üzere iki kısımda değerlendirilebilir. Beton siloların çelik silolara göre ürün depolaması ve muhafazası açısından bazı avantajlı durumları bulunmaktadır. Sıcak ve nemli bölgelerdeki bu tip depolarda dış hava sıcaklığından ürünü daha az etkilenir, ayrıca izolasyonları iyi olduğundan fümigasyon da başarı seviyesi çelik silolara göre daha iyi olmaktadır. Ancak beton siloların yapı maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle son yıllarda çelik silo yapımı tercih edilmektedir.

Silo kuyuları değişik kapasitelerde olabilmektedir (250, 500, 1.000, 1.250, 2.500, 5.000 ve 10.000 tonluk vb.).

Silolarda depolanacak ürün miktarı hektolitre değerleri dikkate alınarak hesaplanır. Bu hesaplamada aşağıda buğdaya esas alınarak kullanılan çevrilme faktörleri dikkate alınarak depolanacak ürün miktarı tespit edilir. Depolama kapasitesinin tespitinde çeşitli ürünlere ait hektolitreler ve buğdaya çevrilme faktörleri;

Yatay Depolarda Depolama: Yatay depolarda ürünler dökme veya çuvallı olarak depolanabilir.

Dökme Depolama: Yatay depolarda buğday, arpa, çavdar, yulaf, mısır, nohut ve kabuklu mercimek dökme halde muhafaza edilebilir. Yatay depolarda çeltik kısa süreli dökme olarak muhafaza edilebilir. Ancak bu durumda ürün yığın yüksekliğinin düşük olması gerekmektedir. Depolama sıkıntısının yaşanmadığı durumlarda çeltiğin çuvallı olarak depolanması tercih edilmelidir. Yatay depolarda un, kepek, pirinç ve iç mercimek mutlaka çuvallı olarak depolanmalıdır. Depoda dökme olarak muhafaza edilen ürünlerin üst yüzeyleri mutlaka tesviye edilmiş olmalıdır.

Çuvallı Depolama: Ürünlerin çuvallı depolanması öncelikle depo kapasitesi, ürün çeşidi, ürün rutubeti vb. faktörler dikkate alınarak aşağıdaki şekillerde yapılabilir.
– Tek Sıralı Çuvallı İstif
– İki Çuval Genişliğinde İstif
– Bir Çuval Genişliğinde Analı Kuzulu İstif
– Bir buçuk Çuval Genişliğinde Analı Kuzulu İstif

Çuvallı ürün depolanmasında ürünün rutubeti önemli bir faktördür. Rutubet oranı dikkate alınarak istiflere konulabilecek çuval sayıları aşağıda gösterilmiştir. İhracat amacıyla kısa süreli depolanacak (azami 1 ay) çuvallı ürünlerde istife konulacak çuval adedi 30 sıralı olabilir.

Çuvallı Depolamada Dikkat Edilecek Hususlar
– Çuvallı depolamada ürün rutubetleri dikkate alınarak istiflerde en fazla 5-6 sıra çuval kullanılmalıdır.
– Çuvallar ürünlerin zemin ile temasını kesecek şekilde tahta lata üzerine yerleştirilmelidir.
– Ürün havalandırmasının temini amacıyla istiflerin dar, cepheleri deponun giriş ve çıkış kapılarına karşı gelmek üzere ve koridorlara dikey olarak yapılmalıdırlar.
– İstifler depo kapasitesi dikkate alınarak tek veya çift sıralı olarak yapılmalıdır.
– İstifler arasında en az 50 cm mesafe bırakılmalıdır. İstifler, depo veya boksun duvar ve bölmelerine kesinlikle dayandırılmamalı, bir kişinin rahatça geçebileceği kadar yer kalmasına dikkat edilmelidir.
– Çuvallı istif yapılmış olan depolarda her çuvaldan numune alınabilecek ve çuval sayımı yapılabilecek şekilde depolama yapılması gerekmektedir.

2. DEPOLANMIŞ ÜRÜNLERİN KONTROL VE MUAYENESİ
Depolanmış ürünlerin özellik ve durumunun tespiti amacıyla çeşitli aletler ve duyu organları yardımı ile yapılan işleme muayene denir. Tahılların muayenesine başlanırken sırası ile aşağıdaki ölçüm ve tespitler yapılır.
1. Ürünün sıcaklığı
2. Ürün rutubeti
3. Ürünün kokusu
4. Haşere durumu
5. Yenik tane tespiti yapılır.

Muayene zamanları ürünün depolandığı yer, ürünün cinsi, bölgenin iklim şartları, depolanan ürünün genel durumu gibi faktörlerin etkisiyle değişmektedir.

Ürünlerin sağlıklı muhafazası için genel olarak 15 günlük periyotlarda kontrol sağlanmalıdır. Ancak gerektiğinde daha sık aralıklarla kontrol edilebilir. Muayene amacıyla depodan numune alınarak üründe; sıcak, rutubet, koku, yabancı madde, haşere durumu ve yenik tane vb. kontroller yapılır.

Ürün sıcaklıklarının tespiti ısı probları olan silolarda sistemden alınan değerlerle, yatay depolarda ise seyyar prometreler yardımıyla yapılır.

Ürün rutubeti ise silolarda ürünün kendi üzerine transferi sırasında alınan numunelerden, yatay depolarda ise değişik derinliklerden alınan numunelerden rutubet ölçme cihazlarıyla tespit edilir.

Açık yığınlarda seyyar prometre ve thermoscan denilen cihazlarla veya termometrelerle ölçülür. MAYDÜ’lerde ise ısı probları, seyyar prometre veya termometreler ile ölçüm yapılır.

3. DEPOLANMIŞ ÜRÜNLERDE MUHAFAZA VE
MÜCADELE TEKNİKLERİ
Gıdaların üretiminden tüketime kadar uygun bir şekilde korunması büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla muhafaza ve depo zararlılarına karşı mücadele tedbirlerinin ihtiyaç duyulduğu zamanlarda entegre olarak uygulanması ürün muhafazasında başarıyı etkileyen en önemli faktörlerdir.

3.1. Depolanmış Ürünlerde Muhafaza Teknikleri
Depolanan ürünlerin miktar ve kalite yönünden bir değişime uğramaması için alınan önlemlerin tamamına muhafaza denilmektedir. Bu kapsamda; insektisit uygulaması, havalandırma, depo zararlılarına karşı yapılan fümigasyon, kemirgen mücadelesi gibi uygulamalar yapılmaktadır.

Ürün depolama sürecindeki kalite ve miktarın korunmasının ve depo zararlılarının gelişmesinin engellemesi amacıyla havalandırma yapılması muhafazadaki en önemli faktörlerdendir.

Depolanan üründe sıcaklık ve rutubet değişikliklerinin sebep olacağı hasarları gidermek ve uygun depolama ortamı sağlamak amacıyla ürün içine emme veya basma yoluyla uygun şartlarda hava akımı verme işlemine havalandırma denir.

Depolama periyodunda sağlıklı ürün muhafazası amacıyla mutlaka havalandırma yapılmalıdır. Ancak havalandırmanın belli kurallar çerçevesinde yapılması gereklidir. Verimli ve doğru yapılamayan havalandırma işlemi muhafaza açısından yarar sağlanamayacağı gibi enerji, zaman ve ürün kayıpların da neden olabilir.

Havalandırmada Dikkat Edilecek Hususlar:
– Çevre hava sıcaklığı hububat sıcaklığından düşük olmalı ve havalandırma işlemini başlatabilmek için hava sıcaklığı ve nemi arasında bir dengenin oluşması gereklidir. Rutubet oranı yüksek hava, havalandırma işleminde kullanılamaz.
– Dış hava nispi nemi sonbahar ve kışın % 70’in altında, ilkbahar ve yaz aylarında % 75’in altında ise havalandırma işlemine başlanılabilir.
– Geniş bir zaman diliminde nispi rutubet çok yüksek olmadığı durumlarda havalandırmanın sürekli yapılması faydalı olmaktadır. Sabah saatlerine karşı yüksek olan nispi rutubet oranları göz ardı edilerek havalandırmaya ara verilmeden devam edilmelidir.
– Nispi rutubetin % 70‘ten düşük olduğu sonbahar ve kış ayları havalandırmada başarı oranı yüksek olur.
– Havalandırma için sıcaklık ve nispi nem değerlerinin sürekli izlenmesi ve kaydedilmesi ve yöre hava şartlarının bilinmesi çok önemlidir.
– Çevre sıcaklığı 0 ºC altında ise zorunlu haller dışında havalandırma fanları çalıştırılmamalıdır.
– Havalandırma sistemlerinin olmadığı yatay depolarda ise kapı ve pencere açılarak havalandırma sisteminin olmadığı silolarda ise kuyudan kuyuya aktarılarak ürünün doğal yollarla havalandırması sağlanmalıdır.

Havalandırmanın amaçları:
1. Ürün Sıcaklığını ve Nemini Düşürmek
– Haşere gelişimini önlemek
– Akar gelişimini önlemek
– Fungus (Mantar) gelişimini önlemek
– Ürün kalitesini korumak
2. Depo İçerisindeki Ürün Sıcaklığını Eşit Seviyeye Getirmek
– Nem göçünü önlemek
– Kızışma ve yanmayı önlemek

1. Ürün Sıcaklığını ve Nemini Düşürmek: Havalandırma yoluyla ürün sıcaklığının 14-16 °C ve depo nispi neminin ise % 60’ın altına düşmesi sağlanarak depo zararlıları ve mikroorganizma gelişimi önlenerek, ürün kalitesi korunur.

2. Depo İçerisindeki Ürün Sıcaklığını
Eşit Seviyeye Getirmek:
Havalandırmada esas amaç, hububatın yalnızca sıcaklık ve neminin düşürülmesi değil havalandırma neticesinde ürünün farklı noktalarında ölçülen sıcaklıklar arasındaki farkı eşit seviyeye getirerek (en fazla ±2 °C farklılık) rutubet taşınması veya nem göçü olayını engellemektir. Bu durum özellikle mevsimlik veya günlük sıcaklık farklılıklarının olduğu subtropik iklimlerde hububat havalandırılmasında önemlidir.

Nem Göçü: Hasadtan sonra depolanan hububat ilk yüksek sıcaklığını kendi kendini izole edici özelliği sebebiyle uzun süre korur. Depolanan hububatta soğuk mevsimlerin başlangıcında çevresel havanın soğumasıyla birlikte stokun dış yüzey tabakası iç kısımlara göre daha fazla soğur.

Böylelikle tanecikler arasında (yığının % 35-45’ini meydana getiren kısım) oluşmaya başlayan hava akımları ılık havayı stokun daha soğuk kısımlarına taşıyarak nemin bu kısımlara bırakılmasına neden olmaktadır. Bu olaya nem göçü denir. Sonuçta deponun üst ve alt köşelerinde tutukluklar oluşmaktadır.

Nem göçü üç dönemde meydana gelebilir:
– Kış başlangıcı
– Yaz başlangıcı
– Ürünün herhangi bir noktasında kızışma olduğunda,
Bu dönemlerde yapılacak havalandırma, muhafaza açısından oldukça önemli olup nem göçünü engeller.

Kış başlangıcında; depoda bulunan ürünün çevre havayla temas eden bölümündeki tanecikler arasında bulunan hava soğuyarak tabana doğru hareket eder. Aynı zamanda tabanın zemine yakın olan ve daha soğuk köşelere hava nemini bırakır, yığın içerisinde tekrar ısınıp nem kazanarak yükselir ve soğuk olan üst tabakayla karşılaştığında ise tekrar nemini bırakır. Buralarda nem göçünden dolayı tutukluklar oluşturur.

Yaz başlangıcında; çevre havayla temas eden yığının dış bölümlerindeki tanecikler arasında bulunan havanın ısınarak yükseldiği, yığın ortasındaki serin havanın ise tabana inip daha soğuk olan kısımlara taşıdığı nemi bırakır. Buralarda nem göçünden dolayı tutukluklar oluşturur.

Yığının herhangi bir noktasında kızışma halinde; yoğun haşere faaliyeti nedeniyle yığın ortasında başlayan ve kızışma noktasında tanecikler arasında bulunan ısınmış havanın yükseldiği ve kazandığı nemi yukarı doğru taşıyarak üstteki soğuk havaya bırakması sonucunda meydana gelen tutukluklar mantar oluşumuna ve çimlenmelere yol açmaktadır.
Havalandırma Dönemleri:
1. Alım Döneminde Depolar Dolduktan Hemen Sonra:
Bu dönemde yapılacak havalandırmalarla (Temmuzdan itibaren) ürün sıcaklıkları düşürülerek olası haşere faaliyetlerinin önlenmesinin yanı sıra hububat içerisinde sıcaklıklar eşit seviyeye getirilerek nem göçü olayı engellenir.

2. Kış Öncesi Havalandırma: Kış öncesi Ekim, Kasım aylarında uzun süreli olarak yapılan havalandırma ile yığının tamamen soğutularak haşere vb. zararlıların gelişme ve üremeleri engellenir.

3. Yaz Öncesi Havalandırma: Ürünün ilkbaharda nem göçüne yol açmayacak bir sıcaklığa getirilmesi amacıyla yapılır.

Havalandırma Yöntemleri:
– Doğal hava ile havalandırma
– Şartlandırılmış hava ile (soğutucu sistem kullanılarak) havalandırma

Doğal Hava ile Havalandırma: Doğal havalandırmanın yapılabilmesi için sıcaklık ve nem şartlarının birlikte sağlanması gereklidir. Bu amaçla dış hava sıcaklık ve nispi rutubet değerleri günlük olarak takip edilir. Ayrıca ürün rutubeti ve sıcaklıkları ölçülür.

Depolarda doğal yolla havalandırma
iki şekilde yapılır;
– Havanın ürün içinden emilmesi ile yapılan havalandırma sistemi
– Havanın ürün içine basılması yoluyla yapılan havalandırma sistemi

Şartlandırılmış Havalandırma Sistemleri: Dış hava şartlarının havalandırmaya uygun olmadığı hallerde dış havayı istenilen şartlara getiren soğutucu cihazlarla yapılan havalandırmaya şartlandırılmış havalandırma denir.

Şartlandırılmış havalandırma cihazları dış hava şartlarına bağlı kalmaksızın ürün sıcaklık ve nemini düşürebilmektedir. Bu cihazlar daha çok sıcaklığın ve nispi nemin yüksek seyrettiği iklim bölgelerinde veya dış hava sıcaklığının ve neminin yüksek olduğu mevsimlerde kullanılır. Ancak çok nemli, sisli ve yağmurlu bu cihazlarında kullanılması sakıncalıdır.

Bu cihazlarla istenilen sıcaklık ve neme sahip şartlandırılmış hava ürün içerisine verilerek ürün soğutulur. Kullanım esnasında ürün ile ürüne uygulanacak havanın sıcaklık farkının 5 °C den düşük olmamasına dikkat edilmeli ve ürün yavaş yavaş soğutulmalıdır. Ürün sıcaklığının birden düşürülmesi amacıyla soğuk hava verilmesi, depoda nem göçü ve ürün bünyesinde bozulmalara neden olabilmektedir.

Ancak cihazlar yüksek kapasiteli yatay depolarda kullanılacaksa, soğutucu cihazların tüm deponun soğutulması için değil, depo içindeki stoklu emtianın sıcaklık artışı gösteren bölgelerinin soğutulması amacıyla kullanılması daha faydalı olmaktadır. Böylece kızışma, haşere faaliyeti vb. faaliyetlerden kaynaklanan sıcaklık artışları önlenebileceği gibi nem göçü olarak bilinen olay da engellenebilir.

Depoda Havalandırma Öncesi Yapılması
Gereken İşlemler:
– Havalandırma fanları ve soğutucu cihazlar işletme ve bakım talimatlarına göre revizyonu yapılmış ve tam faal durumda olmalıdır.
– Havalandırma kanalları eksiksiz ve hasarsız durumda olmalıdır.
– Havalandırma kanalları, ürün artıklarından temizlenmiş olmalı ve kanal deliklerinde tıkanıklık bulunmamalıdır.
– Fan, soğutucu cihazlar ve kanal bağlantı parçaları eksiksiz durumda bulunmalıdır.
– Depoya ürün konulmadan önce havalandırma kanalları döşenmiş olmalıdır.

3.2. Depolanmış Ürünlerde Zararlılarla Mücadele Teknikleri
Depo zararlıları primer ve sekonder olarak iki sınıfta değerlendirilebilir.
1. Primer Zararlılar: Birinci derecede zararlılar tamamen sağlam veya bütün tanelere zarar verirler.
2. Sekonder Zararlılar: İkinci derecede zararlılar, birinci derece zararlı ve tarla zararlılarının tahrip ettiği taneler ile kırık veya hasar görmüş tanelerde zarar yaparlar.

Depolanmış ürün zararlıları ile mücadelede kültürel önlemlerin insektisit ve fümigasyon uygulamalarının ihtiyaç duyulduğu dönemlerde entegre olarak uygulanması, mücadelenin başarısı için gereklidir.

Kültürel Önlemler: Zararlıların yaşamını güçleştiren, çoğalmalarını azaltan veya engelleyen işlemlerdir. Kültürel önlemlerdeki amaç zararlıların öldürülmesi değil, önceden alınan
tedbirlerle ürünleri zararlıların etkisinden korumaktır. Kültürel önlemler, genellikle ucuz, bilinen ve uygulanması kolay olan yöntemlerdir.

Bu amaçla kapalı ve açık depolama ünitelerinin ürün konulmadan önce kaba ve ince temizlikleri mutlaka yapılmalıdır. Kapalı depoların iç-dış aksamları, havalandırma kanalları, fanları, götürücüler vb. depo ünitelerinde gerekli temizlikleri yapılıp çıkan artıklar tesislerden uzak bir yerde yakılarak imha edilmelidir.

Depolarda bulunabilecek delik, yarık ve çatlaklar sıvanarak kapatılır. Klapeler, yükleme ve boşaltma boruları, elevatör yatakları ve götürücülerle, hububatın temas ettiği bütün kısımlar gözden geçirilerek buralarda birikmiş hububat taneleri ve diğer artıklar toplanarak imha edilmelidir.

Dışarıdan zararlı girişini engellemek için pencerelere uygun sıklıkta kafes teli geçirilmeli, ihtiyaç duyulması halinde ürün aktarmayı kolaylaştıracak şekilde depo bölmeli hale getirilmeli, depo iç ve dış yüzeyler ile kapı ve pencere çevreleri içten ve dıştan kireçle badana edilmelidir. Açık yığın sahaları, yabancı ot artıklarından temizlenmesi amacıyla sürdürülmelidir. Temizlik işlemleri depo ve mikrobiyal zararlıların bulaşmalarını asgariye indirecek, aynı zamanda ürünlerin doğal şekilde korunmalarını kolaylaştıracak tedbirlerdir.

İnsektisit Uygulamaları: Ürünün konulacağı depo ünitelerinde alınacak kültürel önlemlerden sonra, deponun iç ve dış kısımları ve çevresi ile açık yığın sahalarının, ürün depolanmadan önce çok yönlü etkiye sahip insektisitler kullanılarak yapılan ilaçlama işlemleridir.

İnsektisit uygulaması sonrasında depo kapı ve pencereleri üretici firma tarafından tavsiye edilen süre boyunca kapalı tutulmalı ve havalandırıldıktan sonra ürün depolanması yapılmalıdır. Uygulamalarda; pülverizatörler, atomizörler, soğuk sisleme cihazları (ULV – Ultra Low Volume) ve sıcak sisleme cihazları (termal fog) kullanılabilir.

Fümigasyon Uygulamaları (Aktif Mücadele): Tahılların depolanması sırasında ürünün depo zararlılarına karşı korunması oldukça önemlidir. Ürünlerin depo zararlılarına karşı korunmasında dünyada ve ülkemizde kullanılan en yaygın yöntem fümigasyon uygulamalarıdır.

Depo zararlılarıyla mücadelede, fümigantı kapalı bir ortama uygulayarak gaz halinde belirli bir süre tutma işlemine fümigasyon denir.
Bu amaçla kullanılan ve zararlılara gaz halinde etki eden; katı, sıvı veya gaz formunda pestisitlere fümigant denir.

Dünyada fümigasyon işlemlerinde ağırlıklı olarak aliminium phospide (AlP) veya magnesium phosphide (Mg3P2) kullanılmaktadır. Ayrıca son yıllarda depo zararlılarıyla mücadelede daha çevreci alternatif yöntem ve aktif maddeler kullanılmaya başlanmıştır.

Bunlardan bazıları;
– Değiştirilmiş atmosfer ve hermetik depolama,
– CO2’li gazla zenginleştirilmiş silindirize edilmiş fosfin gazı (%2 fosfin ve % 98 CO2),
– Silindirize edilmiş fosfin gazı (%100 fosfin),
– Fosfin jeneratörü (toz halinde %72’lik aliminium phospide gazlaştırarak uygulayan sistem),
– Silolarda gaz sirkülasyon sistemidir.

TMO fümigasyon uygulamaları aşağıdaki tablo değerleri esas alınarak yapılmaktadır. Ancak ülkemizde ve dünyada, depo hacmi dikkate alınarak yapılan uygulamalar da mevcuttur. Bu durumda her bir m3 hacim için en az bir adet tablet esas alınarak uygulama yapılır. Son yıllarda tablet formları yerine, uygulamalarda sıkıştırılmış gaz formları da kullanılmaya başlanmıştır.
Fümigasyon uygulamalarında gazlama süresi aşağıdaki tablo değerleri esas alınarak uygulanmaktadır

Depo Tiplerine Göre Fümigasyon Uygulamaları
Yatay Depolarda Fümigasyon Uygulaması: Yatay depolarda yapılacak uygulamalarda en önemli husus tam izolasyonunun sağlanmasıdır. Bu amaçla depo kapı ve pencereleri vb. aksamlarda tam izolasyon sağlanabiliyorsa ürün üzeri örtülmeden, depo hacmi dikkate alınarak fümigasyon yapılabilir. Ancak bunu mümkün olmadığı durumlarda, fümigasyon yapılacak ürün üzeri tam sızdırmazlık sağlayacak şekilde örtülerek fümigantlar ürün içerisine uygulanır.

Ürün miktarı dikkate alınarak yapılacak uygulamada stokun dip, orta ve üst bölüm sıcakları prometre ile ölçülür ve en düşük stok sıcaklığı esas alınarak, “fümigasyon uygulamalarında ürün sıcaklık dereceleri ve depo türlerine göre kullanılacak fümigant miktarları (adet/ton)” tablosu dikkate alınarak uygulama yapılır.

Fümigasyondan önce ürün yüzeyi tesviye edilir. Depo yüzeyinde ilacın belli aralıklarla atılacağı noktalar belirlenerek, ilaçlama sondası yardımıyla depo tabanının başlayarak ürün yüzeyine doğru belirli aralıklarla ilaç uygulanır. Fümigasyon yeterli sayıda teknik personel tarafından güvenlik tedbirleri alınarak en kısa zamanda uygulanmalıdır.

Beton ve Çelik Silolarda Fümigasyon Uygulaması: Beton ve çelik silo kuyularında uygulama iki şekilde yapılabilir.

Silo kuyusunun kendi üzerine transferi yoluyla fümigasyon; uygulamada silo içerisinde bulunan ısı ölçüm proplarından alınan en düşük ürün sıcaklığına göre tona atılacak tablet adedi ve ürün tonajına göre kullanılacak ilaç miktarı tespit edilir. Kullanılacak fümigantın uygulanması, ürünün kendi üzerine belli süre transferi yoluyla yapılır. Uygulama sonrası silo üst kapakları, baca ve giriş ağızları ve alt sürgülerden de gaz sızmaması için tam izolasyon sağlanacak şekilde kapatılmalıdır.

Bu yöntemle yapılan fümigasyonda gazın deponun her noktasına homojen olarak ulaşmasında bazen sorun yaşanması nedeniyle başarısız sonuçlar alınabilmektedir. Bu nedenle silolarda yapılacak fümigasyonlarda tablet kullanılacaksa ürünün başka bir kuyuya aktarılarak yapılması tercih edilmelidir.

Ürünün kuyudan kuyuya aktarılması yoluyla yapılan fümigasyon; uygulamada silo içerisinde bulunan ürünün sıcaklığı ısı ölçüm propları yoluyla ölçülerek en düşük sıcaklığa göre tona atılacak tablet adedi ve ürün tonajına göre kullanılacak ilaç miktarı belirlenir.

Fümigant, ürün boş silo kuyusuna transfer edilirken “otomatik fümigant tablet atma makinesi” veya mümkün olmaması halinde ürüne manüel olarak uygulanır. Uygulama sonrası silo üst kapakları, baca ve giriş ağızları ile alt sürgülerden de gaz sızmaması için tam izolasyon sağlanacak şekilde kapatılmalıdır.
Fümigasyon Uygulamalarında Dikkat Edilecek Hususlar:
– Fümigasyon uygulamalarında kullanılacak fümigantın üzerindeki etiket bilgileri dikkate alınarak uygulamanın şekli, dozu ve süresi belirlenir.
– Fümigasyon uygulamalarında başarı açısından depo izolasyonunun (sızdırmazlık) sağlanması en önemli faktördür. Bu amaçla depolarda gerekli her türlü tedbir alınmalıdır.
– Fümigasyon işlemleri, 19/06/2011 tarihli ve 27969 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Bitki Karantina Fümigasyon Yönetmeliği” çerçevesinde Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından verilen “Fümigasyon Operatörlüğü Belgesi”ne sahip fümigasyon operatörü tarafından planlanarak yapılmalıdır.
– Fümigant uygulamalarında kullanılan ilaçların insan ve çevre sağlığı açısından tehlike yaratabilecek olması nedeniyle her türlü güvenlik tedbirinin alınması gerekmektedir.
– Fümigasyon uygulamalarında tablet veya pellet kullanılacaksa 10–14 °C nin altındaki sıcaklıklarda fümigantın çözünmesi ve gazlaşması güçleşeceğinden zorunlu bir durum yoksa bu sıcaklıklarda fümigasyon yapılmaz. Ancak düşük sıcaklıklarda zorunlu hallerde fümigasyon yapılacaksa, gazlama süresi “değişik sıcaklık derecelerine göre gazlama süreleri” tablosundaki sürenin iki katına çıkarılarak yapılır.
– Çuvallı ürünlerde yapılacak fümigasyon işlemlerinde ve khapra (Trogoderma granarium) ile bulaşık depolarda gazlama süresi normal sürenin iki katı kadar uygulanır.
– Fümigasyon işlemi, yatay depoların pencere ve duvarlarından başlayarak depo çıkışı yönünde yürütülmelidir. Bu husus deponun kolaylıkla terk edilmesi ve gaz etkisi ile karşılaşılmaması için gereklidir.

Fümigasyon Uygulamalarında Alınacak Güvenlik Tedbirleri:
– Fümigant uygulamalarında personelin gazın zehirli etkisine maruz kalmaması için uygun tipte filtre içeren tam yüz gaz maskesi kullanması gerekmektedir.
– Emniyet açısından fümigant kutuları yağışlı havalarda dışarıda açılmamalıdır.
– Açık yığınlar yağışlı havalarda kesinlikle ilaçlanmamalı, kapalı depolarda ilaçlama zorunluluğu olduğu durumlarda ise yaş ve/veya çamurlu ayakkabılarla depolara girilmemelidir.
– Hydrogen phosphide (PH3) insanlar ve diğer canlılar için akut ve kronik etkilere sahip tehlikeli bir kimyasal olduğundan solunmaması gerekmektedir. İlaçlamadan sonra kapı ve pencereler iyice kapatılmalı, kapıların üzerine ve depoların görülebilen yerlerine uyarı levhaları asılmalıdır.
– Fümigasyon yapılmış olan deponun, gazlama süresi sonunda mutlaka havalandırılması sağlanmalıdır. Depo veya yığın çevresinde yerleşim yeri veya hayvan barınağı bulunması halinde, dikkatli davranılarak çevreye zarar vermeyecek tedbirlerin alınması ve ilaçlama yapılan yerin sürekli olarak gözetim altında bulundurulması gerekmektedir.
– Fümigasyon veya gazlama süresince depolar çevresinde CO2’li yangın söndürme cihazları bulundurulmalı, herhangi bir yangın durumunda CO2 gazı kullanılarak yangın söndürülmelidir.
– Fümigasyon sırasında sigara içilmemeli, bir şey yenilmemeli ve ortamdaki hava mümkün olduğunca az teneffüs edilmelidir. Uygulama sonrası eller ve yüz sabunla iyice yıkanmalıdır.

Fümigasyonda Kullanılan Gaz Maskeleri ve Süzgeçleri
Yaygın olarak kullanılan fümigantlar için kullanılan süzgeç tip ve renkleri aşağıdaki tabloda belirtilmektedir. Hydrogen phosphide (PH3) gazının zehirli özelliğinden korunmak için “B” tipi gri bantlı süzgeç içeren tam yüz maskesi kullanılmalıdır. Tam yüz maskeleri fümigant buharlarını tutan ve maskeye takılan bir süzgeç vasıtasıyla koruyuculuk sağlamaktadır.

Tam Yüz Maskeleri İki Ana Parçadan Oluşur:
Maske Gövdesi ve Bağlar: Lastik veya gaz geçirmez özel bezden yapılmıştır. Yüzün büyük bir kısmı ile ağız ve burun kısmını örtecek boyutta olup vidalı süzgeç başlığını ihtiva eder. Bağlar ise maskenin yüze iyice oturmasını sağlayan bağlantılardır.

Süzgeç: Bir parça halinde olup iç kısmı iki tabakadan ibarettir. Süzgeç içerisindeki aktif kömür gaz, buharlarındaki tehlikeli maddeleri zararsız hale getirir. Fümigant özelliğine göre süzgeç tipleri değişiklik gösterdiğinden maskelerde bulunan tek bir süzgeç bütün fümigantlara karşı koruyucu olarak kullanılamaz. Bunların birbiri ile karıştırılmaması için değişik fümigantlar için kullanılan süzgeçler değişik renklere boyanmıştır.

4. DEPOLANMIŞ ÜRÜNLERDE ARIZA VE ISLAH İŞLEMLERİ
4.1. Depolanmış Ürünlerde Arıza
Depolanan ürünlerde yukarıda belirtilen muhafaza ve mücadele teknikleri uygulanmadığı veya eksik uygulandığı durumlarda veya ürünün yapısından kaynaklanan nedenlerden dolayı bazı hallerde ürün sıcaklık ve rutubetinde artış, koku ve renginde değişim ve zararlı aktivitesinde artış görülmesi halinde ürün bünyesinde meydana gelen ve gıda değerini azaltan fiziki ve kimyevi değişikliklere arıza denir.

Arıza Çeşitleri:
1- Koku
2- Kızışma
3- Küflenme
4- Çimlenme
5- Çürüme
6- Tutukluk
7- Yanma
8- Haşerelenme

1. Koku: Gerek ürün bünyesindeki protein ve karbon hidratların parçalanması, gerekse mikroorganizmaların faaliyeti sonucu meydana gelen fermantasyon sonrası ekşi-tatlı alkol kokuları ile kükürt kokuları oluşabilir. Fermantasyonun ilerleme derecesine göre bu kokular ürüne sinmek suretiyle ürünü kullanamaz hale getirir.

2. Kızışma: Depolanan tahılların canlı olduğundan hayatiyetini devam ettirmek için solunum (respirasyon) faaliyetini sürdürür. Bu faaliyet esnasında havadan oksijen alır ve tane bünyesindeki karbonhidratlarla reaksiyona girmesi sonucunda su buharı, karbondioksit ve enerji açığa çıkarır.

Ortaya çıkan su buharı ve ısı tanenin teneffüsünü daha da arttırarak veya depo zararlılarının faaliyeti sonucunda tane sühuneti yüksek derecelere (örneğin 70-80 ºC) çıkabilir. Kızışma olayı ile beraber tanelerdeki rutubet % 30’lara kadar çıkabilir.

3. Küflenme: Küflenmenin esas nedeni depo koşullarının fungusların (mantar) gelişmesine uygun hale gelmesidir. Funguslar, rutubeti yüksek yerlerde hızla çoğalarak koloniler teşkil ederler ve tanenin iç kısımlarına kadar bulaşarak nişasta vb. maddeleri parçalayarak üründe küflenmeye neden olurlar. Küflenme, ürün yapısında kimyasal değişikliğe sebep olarak kalitede bozulmalara neden olmaktadır.

4. Çimlenme: Tahıl danesinin nem ve sıcaklığın etkisiyle bünyelerine su alması yoluyla tanenin şişmesi ve rüşeymin uzayarak filiz oluşması olayına çimlenme denir. Çimlenen tane ekonomik değerini kaybeder.

5. Çürüme: Kızışmanın çok ilerlemiş hali olup tanedeki canlı maddeler parçalanmış ve gıda değerini tamamen kaybetmiş hale gelirler. Üründe çürüme esnasında ortaya çıkan gazlar ve ağır kötü kokular, tahılı gıda olarak kullanılamaz hale getirirler.

6. Tutukluk: Kızışma esnasında tanede rutubet artması nedeni ile tutukluk da görülebilir. Rutubetin artması ile taneler yumuşar ve birbirine yapışır, üründe oluşan basıncın da etkisiyle yer yer kütleleşmeler görülür ki bu duruma tutukluk denir. Tutukluk daha ziyade deponun dip ve köşelerinde görülebilir. Tutukluk sonucunda üründe kıymet kayıpları oluşur.

7. Yanma: Hububat sıcaklığının çok fazla arttığı (70 oC‘ye kadar) durumlarda ortaya çıkan hububatın kömürleştiği durumdur.

8. Haşerelenme: Tahıllarda depo zararlıları ile mücadelenin zamanında yapılmadığı ve aşırı artış gösterdiği hallerde, ürün rutubet ve sühunetinde artışlar ortaya çıkar ve ürün bünyesinde bozulmalar görülür.

4.2. Depolanmış Ürünlerde Islah İşlemleri
Herhangi bir nedenle arızalanan ürüne fiziki ve kimyevi işlemlerin uygulanarak evsafının tekrar kazandırılmasına ıslah denir. Islah işlemi fiziksel ve kimyasal ıslah diye ikiye ayrılır.
1. Fiziksel Islah: Sıcaklık ve rutubeti yükselen veya yüksek olan ürünün değerlerini düşürmek amacıyla yapılan işleme denir.
Ürünlerin fiziksel ıslahı;
1.1. Havalandırma
1.2. Kurutma olmak üzere iki yöntemle yapılır.
2. Kimyasal Islah: Haşerelenerek arızalanan ürüne fümigasyon uygulama işlemidir.

Depolardaki Noksanlık-Fazlalık İle Kıymet Kayıpları:
Muhafazanın amacı, ürünün depoya girişinden çıkıncaya kadar geçen zaman zarfında miktar ve kalite olarak minimum kayıpla korunmasıdır. Depoya giren ve çıkan her türlü ürün mutlaka tartılarak kayıt altına alınır.

Ürünün giriş ve çıkış miktarlarına göre noksanlık, fazlalık veya kıymet kaybı meydana gelebilir.
Fazlalık Nedenleri:
1. Ürünün rutubet almasından,
2. Depolar arası karışmalardan,
3. Tartı toleranslarından,
4. Tartı aletlerindeki arıza nedeniyle fazla tartı yapmasından kaynaklanmaktadır.

Noksanlık Nedenleri:
1. Ürünün rutubet kaybetmesinden,
2. Ürünün solunumu sonucu oluşan kuru madde kayıplarından,
3. Depo zararlıları, kuşlar ve kemirgenlerin ürünü tüketmesinden,
4. Depolar arası karışmalardan,
5. Tartı toleranslarından,
6. Tartı aletlerinin arıza nedeniyle noksan tartı yapmasından,
7. Manipülasyon esnasındaki tozuma, dökülme ve saçılmalardan,
8. Kötü niyetten kaynaklanmaktadır.

Kıymet Kaybı Nedenleri:
1. Depo zararlıları, kemirgen ve kuşların daneleri çeşitli şekilde delmesi, kemirmesi ve ürünü kullanım amacı dışına çıkarması,
2. Ürünün yüksek rutubet ve ısıyla çimlenmesi, mikroorganizmaların da devreye girmesiyle küflenmesi, koku sinmesi, çürümesi ve kömürleşme sonucu kısmen veya tamamen özelliğini yitirmesi
3. Çeşitli manipülasyonlar nedeniyle danenin kırılması, parçalanması ve ezilmesi şeklindeki kayıplardır.
Rutubetten dolayı ağırlık kaybının hesaplamalarında aşağıdaki formül esas alınmaktadır.

M = M1 (100-a)

100-b
M = Depodan çıkan ürün miktarı (kg)
M1 = Depoya giren ürün miktarı (kg)
a = Giriş Rutubeti (%)
b = Çıkış Rutubeti (%)
F = Fire miktarı (kg)
Fire (F) = Ml – M

SONUÇ
Dünya nüfusunun yedi milyara ulaştığı günümüzde, nüfusun beslenmesi ve gıda güvenliğinin sağlanmasında tahılların önemi her geçen gün artmakta ve bu nedenle birim alandan elde edilen ürün miktarının arttırılması ile birlikte üretimden tüketime kadar olan süreçte ürünün uygun şekilde korunması ve depolama kayıplarının en aza indirilmesi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tahılların depolanmasında muhafaza ve mücadele uygulamalarının depolama periyodu boyunca titizlikle uygulanması, depolarda ürün nem ve sıcaklığının süreli kontrol altında tutulması, depoculuk konusunda kalifiye eleman yetiştirilmesi, ülkemiz depo açığının giderilmesi amacıyla özel sektörün depoculuk faaliyetine özendirici tedbirlerin alınması, lisanslı depoculuğun teşvik edilmesi ve ayrıca kamu ile özel sektör depolarının lisanslı depoculuk standartlarına uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır.

Depolanmış ürünlerde kayıpların azaltılması ve artan tüketici bilinci dikkate alındığında, depo zararlıları ile mücadele daha önemli hale gelmektedir. Depo zararlılarıyla mücadelede genel olarak koruyucu yöntemler uygulanmakla birlikte asıl mücadele yöntemi olarak fümigasyon yöntemleri kullanılmalıdır.

Bir önceki yazımız olan Un fabrikalarında otomasyon ve üretim yönetimi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

Diagram tekniğine yabancı olanlar için…

Noyan Erik : “Yüz elli yıl kadar evvel, bir Macar değirmencinin, iki çelik merdane arasında …