Cezayir ve Fas’ta Tahıl ve Un Pazarı

Kuzey Afrika’nın önde gelen iki ülkesi Cezayir ve Fas, çok sayıda değirmenin varlık gösterdiği birer değirmencilik sanayisine sahiptirler. 2015/16 sezonunda 10,2 milyon ton civarında buğday tüketeceği öngörülen Cezayir’de, 430 civarında değirmenin olduğu tahmin edilmektedir. Dünyanın en büyük 15 buğday tüketicisi ülke arasında yer alan Fas’ta ise Fas Ulusal Değirmencilik Federasyonu’na üye 200 civarında değirmen bulunmaktadır.

ulke68

Kuzey Afrika’nın önde gelen iki ülkesi; Cezayir ve Fas…. Afrika kıtasının en büyük 4’üncü ekonomisi olan Cezayir; Kuzey Afrika’da, Akdeniz kıyısında, Fas ve Tunus’un arasında yer almaktadır. Ülke topraklarının % 80’i, büyük bir bölümü yarı çöl özelliklerine sahip Sahra’da yer almaktadır. Ülkenin % 10’luk kısmını oluşturan verimli kuzey kısmında ise tahıl, şarap, zeytin ve meyve üretimi desteklenmektedir. 37 milyonluk nüfusu barındıran Cezayir, buğday ve mısırda dünyanın önde gelen ithalatçıları arasında yer almaktadır.

Atlantik Okyanusu’na ve Akdeniz’e kıyısı bulunun Fas ise Cezayir ve Batı Sahra arasında yer almaktadır. Çorak ya da çöl bölgeleri hemen hemen ıssız olmasına karşın Akdeniz kesiminde yer alan ovaları ve Atlas Okyanusu’na yakın kuzey kesimlerdeki ovalar, oldukça yoğun nüfus barındırmaktadırlar. 33 milyonluk nüfusu barındıran Fas, önemli bir buğday üreticisi olmakla birlikte, üretimin çok üzerinde olan tüketimi nedeniyle önde gelen buğday ithalatçıları arasında yer almaktadır.

GENEL EKONOMİK GÖRÜNÜM
Afrika’nın en geniş topraklarına ve önemli doğalgaz ve petrol rezervlerine sahip Cezayir; Güney Afrika, Nijerya ve Mısır’ın ardından Afrika’nın en büyük 4’üncü ekonomisi konumundadır. Cezayir, 22 üyesi bulunan Arap Birliği ülkeleri içerisinde de 4’üncü büyük ekonomidir. Ancak, anılan ülke, büyük doğal gaz ve petrol kaynaklarına karşın, kişi başına düşen gelir açısından alt orta gelirli bir ülke statüsündedir. Ülke ekonomisi enerji sektörüne bağımlı olup hidrokarbon ürünleri, ülkenin ihracat gelirlerinin % 97’sini ve GSMH’sinin % 45’ini ve bütçe gelirlerinin 2/3’ünü sağlamaktadır. Bu bağımlılık, petrol fiyatlarındaki değişimlerden büyük ölçüde etkilenen bir ekonomik yapılanmaya sebebiyet vermiştir.

1990 yılların ortasından itibaren ticaret politikalarını da serbestleştirmeye başlayan Cezayir, buna karşın, önemli ölçüde ithal ikameci ve korumacı eğilimler gösterebilmektedir. Bu tür tutumlarda, ülkedeki ticaret politikasının belirlenmesinde etkin olan ithalat lobilerine karşın, ulusal bir sanayinin kurulabilmesine yönelik hassasiyetler etkili olmaktadır. Cezayir ile ilgili en ilginç verilerden biri ise başta enerji ürünleri olmak üzere temel tüketim ürünlerine (buğday, şeker, yağ, vb.) yapılan yüksek sübvansiyon oranlarına karşın, halkın satın alma gücünün halen düşük olmasıdır.

Cezayir’de ekonomik büyüme, büyük oranda petrol fiyatlarına ve yağış düzeyine bağlıdır. IMF verilerine göre; GSYİH, ülkedeki hidrokarbonlar sektörünün istikrarlı büyümesi nedeniyle 2018 yılına kadar yıllık ortalama %,3,7 oranında büyüyecek ve 2018 yılında da cari fiyatlar bazında 238 milyar doları aşacak.

Dünyanın en büyük fosfat yataklarına sahip olan Fas, ekonomisini tarım, imalat, balıkçılık ve turizm sektörü gelirleri ve dış ülkelerde çalışan Faslıların ülkeye getirdikleri dövizlerle ayakta tutmaktadır. 1980’li yıllardan itibaren Fas, IMF ve Dünya Bankası ile işbirliği içinde başarılı bir ekonomik reform sürecine girmiş, bu çerçevede, dış ticaret rejiminin liberalleştirilmesi, yeni yatırım kanunu, özelleştirme programı ve bankacılık sisteminin iyileştirilmesine gidilmiştir. Fas ekonomisinin son 10 yılda tarım ve fosfat sektörlerine olan bağımlılığı azalarak imalat ve hizmet sektörlerinin GSYİH’daki payları artmıştır. Tarım sektörünün performansına göre yıllar itibariyle değişkenlik gösteren GSYİH’nin yaklaşık üçte ikisi hizmetler sektörüne dayanmaktadır. İmalat sektörü GSYİH’nın yaklaşık % 13’ünü, tarım sektörü ise GSYİH’nın yaklaşık % 12’sini oluşturmaktadır. Madencilik sektörü ise GSYİH’nın yaklaşık % 4’ünü oluşturmaktadır. Ülkede 2011 – 2015 yılları arasında GSYİH’nin yıllık ortalama % 4,7 oranında büyüdüğü tahmin edilmektedir.

Orta gelir düzeyinde bir ülke olarak kabul edilen Fas, dış borç yükünün fazla olmaması nedeniyle yaşanan küresel ekonomik krizden göreceli olarak daha az etkilenmiştir. Ülkede, orta vadede ekonominin güç kazanması beklenmektedir.

TARIMIN YERİ VE ÖNEMİ
Cezayir, gerek 37 milyonluk nüfusunun oluşturduğu iç talep, gerekse Akdeniz’e kıyı birçok ülke ile Afrika ülkelerine olan yakınlığı nedeniyle büyük bir pazar konumundadır. Ayrıca farklı iklimlerin (ülkenin kuzeyinde Akdeniz, güneyinde ise çöl iklimi hakimdir) getirdiği biyo-çeşitlilik sayesinde, geniş bir ürün yelpazesine de sahiptir. Kimyasal girdilerin az kullanılması, sadece niceliksel olarak değil niteliksel olarak da kaliteli bir tarımsal ürün gamının oluşmasını sağlamıştır.

Ülkede 4,5 milyon ton hububat üretilmekte ve 3 milyar 275 milyon dolar değerinde de hububat ithalatı yapılmaktadır. 2015 yılı itibari ile 8 milyon tonluk bir tüketimin olacağı öngörülmektedir. Bu tüketimi karşılamak için en az 260 bin dönüm arazinin daha sulamaya açılması ve bu tüketimin tamamı ile karşılanabilmesi için de 510 bin dönüm arazinin bu kapsama alınması gerekmektedir.

Cezayir’de tarımın GSYİH’ya katkısı % 9 dolayındadır. Buna karşın toplam nüfusun yaklaşık %14’ünün tarım sektöründe istihdam edildiği tahmin edilmektedir. 2000’li yıllardan itibaren ise tarımın ülke ekonomisindeki payı giderek azalmaktadır. Ülkenin sürekli artan iç talebine cevap veremeyen yerli tarımsal üretim, ülkeyi toplam gıda ihtiyacının yaklaşık yarısı oranında dışa bağımlı kılmaktadır. Son yıllarda açılan büyük alışveriş merkezlerinin çoğalması ile birlikte gıda üretiminde kitlesel üretimin artacağı ve tarımsal üretimin miktar, fiyat, kalite ve çeşitlilik anlamında gelişeceği beklenmektedir. Ancak, bu alanda önemli yatırım, teknoloji ve tecrübe eksikliği bulunmaktadır.

Bu sorunlara çözüm olarak belirlenen ülkenin tarımsal ve kırsal kalkınma hedefleri ve politikaları; kalifiye işgücü kapasitesinin arttırılarak yeni teknolojilerin bu sektörde daha fazla kullanılmasını amaçlamaktadır. Ayrıca ülkenin kendi kendine yeterli bir konuma ulaşması da öncelikli hedefler arasındadır.

Fas’ta ise ülkenin kıyı kesimleri tarıma uygun bir iklim ve toprak yapısına sahiptir. Balıkçılık önemli bir gelir kalemidir. Tarımsal üretimin verimliliği hava koşulları ile yakından ilgilidir. Tarım sektörü iş gücünün % 40’ını (kadın iş gücünün % 60’ı) istihdam etmekte olup, son yıllarda GSMH’nın % 11-18’ni oluşturmaktadır. Fas’ta 8,7 milyon hektar ekili alan bulunmaktadır. Ülkede ihracata yönelik üretim yapan modern ve büyük ölçekli çiftlikler bulunmaktadır. Söz konusu modern çiftlikler, şarap ve narenciye üretiminin % 15’ini karşılamaktadır. Başta gelen tarım ürünleri tahıl, baklagiller, zeytin ve narenciye olarak sıralanabilir. Sektör, yağışlara bağımlı olduğundan tarım sektörünün verimi yıldan yıla değişkenlik göstermektedir. Özellikle düşük mekanizasyon oranı, düşük gübre kullanımı ve sık sık kuraklık yaşanması tarım sektörünü olumsuz etkileyen en önemli faktörlerdir. Tarım sektörü, aynı zamanda ülkede en fazla koruma tedbirlerinin alındığı sektördür.

Fas tarım ürünleri, AB piyasasında daha kaliteli ürünler sunan Yunanistan, İspanya ve Türkiye kaynaklı tarım ürünleri ile de rekabet içindedir.

CEZAYİR’DE TAHIL ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ
Amerikan Tarım Bakanlığı’nın (USDA) verilerine göre, Cezayir’in tahıl üretiminde önde gelen ürünler buğday ve arpadır. 2003/04 ve 2007/08 sezonları arasında 2 ile 3 milyon ton arasında buğday üretimi gerçekleştiren Cezayir, 2008/09 sezonunda buğday üretiminde önemli bir düşüş yaşamıştır. Söz konusu sezonda 1,6 milyon tona gerileyen buğday üretimi, 2009/10 sezonunda ciddi bir artış göstererek 3,5 milyon tona ulaşmıştır. Son 10 yılın en yüksek seviyesi olan bu üretimden sonra, üretim 2010/11 ve 2013/14 sezonları arasında 2,9 ile 3,4 milyon ton arasında seyretmiştir. 2014/15 sezonunda ise yeniden önemli bir düşüş yaşanmış ve buğday üretimi 1,9 milyon tonda kalmıştır. Ülkede buğday tüketimi ise üretimin aksine istikrarlı bir şekilde artış göstermektedir. Dünya buğday tüketiminde ilk 15 ülke arasında yer alan Cezayir, üretiminin 3-4 katı oranında bir tüketim miktarına sahiptir. USDA verilerine göre; 2003/04 sezonunda 7 milyon ton olan Cezayir’in buğday tüketimi, 2007/08 sezonunda 8 milyon tona, 2012/13 sezonunda 9,4 milyon tona, 2014/15 sezonunda ise 10 milyon tona ulaşmıştır. Ülkenin 2015/16 sezonunda gerçekleştireceği tüketimin de yine 10,2 milyon ton civarında olacağı öngörülmektedir.
Buğdaydan sonra en çok üretimi yapılan ürün arpadır. Arpa üretimi de buğdayda olduğu gibi hava şartlarına bağlı olarak istikrarsız bir grafik sergilemektedir. 2003/04 ve 2004/05 sezonlarında 1 milyon tonun üzerinde seyreden üretim, 2005/06 sezonunda 400 bin tona düşmüş, sonraki 3 sezonda da 1 milyon tonun altında kalmıştır. 2009/10 sezonunda buğdayda olduğu gibi arpada da üretim önemli oranda artmış ve 2,4 milyon tonla son 10 yılın en yüksek üretim rakamına ulaşılmıştır. 2010/11 ve sonraki sezonlarda ise arpa üretimi 1 ile 1,5 milyon ton arasında seyretmiştir. Arpa tüketimi ise son 5 sezondur artış eğilimindedir. 2007/08 ve 2008/09 sezonlarında 1,1 milyon ton seviyesinde olan Cezayir’in arpa tüketimi, 2012/13 sezonunda 2 milyon tona, 2014/15 sezonunda ise 2,1 milyon tona ulaşmıştır.

Mısır ise Cezayir’de üretimi yok denecek nitelikte olan bir tahıl ürünüdür. Ancak üretim olamamasına rağmen ülkedeki mısır tüketimi artış göstermektedir. 2003/04 sezonunda 1,8 milyon ton olan Cezayir’in mısır tüketimi, 2005/06 sezonunda 2,1 milyon tona ulaşmıştır. Sonraki sezonlarda devam eden mısır tüketimindeki artış, 2012/13 sezonunda 3 milyon tona, 2014/15 sezonunda ise 4,1 milyon tona ulaşmıştır.

FAS’TA TAHIL ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ
Fas, buğday üretiminde Mısır haricindeki diğer Afrika ülkelerine kıyasla önemli bir üretim miktarına sahiptir ve dünyanın en büyük ilk 15 buğday üreticisi arasında yer almaktadır. Ancak üretim, Cezayir’de olduğu gibi hava şartlarına bağlıdır ve bu da üretimde istikrarsızlığa yol açmaktadır. USDA verilerine göre 2003/04 sezonunda 5,1 milyon ton olan Fas’ın buğday üretimi, 2007/08 sezonunda 1,5 milyon tonla son 10 yılın en düşük seviyesine gerilemiştir. Sonraki sezonlarda yeniden artan üretim, 2009/10 sezonunda 6,4 milyon tona ulaşmış, ancak sonraki 3 sezonda bu seviyesini koruyamamıştır. 2010/11, 2011/12 ve 2012/13 sezonlarında sırasıyla 4,8; 5,8 ve 3,8 milyon ton üretim gerçekleştiren Fas, 2013/14 sezonunda, son 10 yılın en yüksek üretim miktarı olan 7 milyon tonu yakalamıştır. 2014/15 sezonunda ise üretim yeniden 5,1 milyon ton seviyesine gerilemiştir. Buğday tüketiminde ise son derece istikrarlı bir grafik göze çarpmaktadır. 2003/04 sezonunda 6,4 milyon ton olan Fas’ın buğday tüketimi, 2006/07 sezonunda 7,2 milyon tona, 2011/12 sezonunda 8,8 milyon tona, 2013/14 ve 2014/15 sezonlarında ise 9 milyon tona ulaşmıştır. Fas, bu tüketim miktarıyla dünyanın en büyük 15 buğday tüketicisi ülke arasında yer almaktadır.

Cezayir’de olduğu gibi Fas’ta da üretimi gerçekleştirilen ikinci önemli tahıl ürünü arpadır. Ülke her yıl ortalama 2,1 milyon ton arpa üretimi gerçekleştirmektedir ancak üretim istikrarsızdır. Ülkede son 10 yılın en düşük üretim miktarı 2007/08 sezonunda görünen 763 bin tondur, en yüksek üretim ise 2009/10 sezonunda gerçekleşen 3,8 milyon tonluk üretimdir. Tüketim ise hemen hemen üretimle paraleldir ve son 12 yılın ortalamasında 2,4 milyon ton civarındadır.

Üretim miktarı 50 ile 300 bin ton arasında değişen mısırda ise artış gösteren bir tüketim grafiği söz konusudur. USDA verilerine göre 2003/04 sezonunda 1,3 milyon ton olan Fas’ın mısır tüketimi, 2010/11 sezonunda 2 milyon tona ulaşmıştır. 2013/14 sezonunda 2,2 milyon tona ulaşan mısır tüketimi, sonraki sezon da artışını sürdürmüş ve 2014/15 sezonunda 2,4 milyon ton seviyesinde gerçekleşmiştir.

CEZAYİR’DE TAHIL TİCARETİ
Cezayir’deki istikrarsız ve yetersiz tahıl üretimi, ithalata dayalı bir tahıl ticaretini zorunlu hale getirmektedir. Özellikle de buğday ve mısırda. Buğdayda üretim, ülkenin hızla artan buğday tüketimini karşılamaya yetmemekte, bu yüzden giderek artan oranda bir ithalat gerçekleştirilmektedir. Hatta ülke, 2014/15 sezonundaki buğday ithalat miktarıyla dünyanın en büyük 3. buğday ithalatçısı konumundadır. USDA’nın verilerine göre; 2003/04 sezonunda 3,7 milyon ton olan ülkenin buğday ithalatı, son 5 sezondur 6 milyon tonun üzerinde gerçekleşmektedir. 2009/10 sezonunda 5,1 milyon ton seviyesinde seyreden Cezayir’in buğday ithalatı, 2010/11 ve 2011/12 sezonlarında 6,5 seviyesine yükselmiş, 2013/14 sezonunda ise 7,4 milyon tona ulaşmıştır. 2014/15 sezonunda 7,1 seviyesinde kalan ithalatın 2015/16 sezonunda da 7,7 milyon tona ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Ülkede yüksek ithalatın yapıldığı bir diğer ürün ise mısırdır. 2003/04 sezonunda 1,9 milyon ton olan Cezayir’in mısır ithalatı, sonraki 3 sezon 2 ile 2,5 milyon ton arasında seyretmiştir. 2007/08 sezonunda yeniden 1,9 milyon ton seviyesine gerileyen mısır ithalatı, sonraki sezonlarda artış göstermeye devam etmiş, 2011/12 sezonunda 2,9 milyon tona, 2013/14 sezonunda 3,7 milyon tona, 2014/15 sezonunda ise 4,2 milyon tona ulaşmıştır.

FAS’TA TAHIL TİCARETİ
Cezayir’deki gibi Fas’ta da tahıl ticareti buğday ve mısır ithalatı ağırlıklıdır. USDA verilerine göre 2003/04 sezonunda 2,3 milyon ton civarında olan Fas’ın buğday ithalatı, 2006/07 sezonunda ani bir düşüle 1,8 milyon tona gerilemiştir. Ancak bir sonraki sezon hızlı bir atışla son 10 yılın en yüksek seviyesi olan 4,1 milyon tona yükselmiştir. 2008/09 sezonunda 3,7 milyon tonda kalan ülkenin buğday ithalatı, 2009/10 sezonunda 2,3 milyon tona gerilemiş, sonraki sezonlarda ise yeniden yükselerek 3 milyon tonun üzerinde gerçekleşmiştir. Son 3 sezondaki ithalat miktarına bakıldığında 2012/13 sezonunda 3,8 milyon ton; 2013/14 sezonunda 3,9 milyon ton; 2014/15 sezonunda ise 3,4 milyon ton ithalat gerçekleştirildiği görülmektedir.
Fas’ın tahıl ithalatında öne çıkan bir diğer ürün mısırda ise ithalat miktarı, tüketime paralel olarak artış eğilimindedir. 2003/04 sezonunda 1,1 milyon ton olan Fas’ın mısır ithalatı, 2013/14 sezonuna kadar 2 milyon tonun altında kalmıştır. 2013/14 sezonunda ise 2 milyon tona çıkan ithalat, 2014/15 sezonunda 2,3 milyon tona ulaşmıştır.

CEZAYİR VE FAS’TA UN DEĞİRMENCİLİĞİ
Fas Ulusal Değirmencilik Federasyonu (FNM) Başkanı Abdullatif IZEM, geçtiğimiz aylarda dergimize verdiği bir röportajda, sadece federasyonun 200 civarında üyeyi barındırdığını belirtmiş ve bu üyelerin 140 tanesinin buğday, yumuşak buğday ve mısır, 60 tanesinin ise arpa ve durum buğdayı öğüttüğünü açıklamıştı. Bu değirmenlerin yüzde 80’den fazlası İsviçre teknolojisi kullanıyor. Türkiye’deki firmalar ve ürettikleri değirmencilik teknolojileri ise 6 – 7 yıldır kullanılmaya başlanmış. IZEM, son yıllarda yapılan yatırımlarda Türk teknolojilerinin daha çok ön plana çıktığını belirtiyor. Bu değirmenlerin üretim kapasitesi ise ülkede ihtiyaç duyulan üretim miktarının üzerinde. Bu kapasite fazlası, pazarda ciddi bir fiyat rekabetine yol açıyor. Ancak Fas’taki değirmenciler, ağırlıkla iç piyasa için üretim yapabiliyor. Geçmişte Afrika’daki bazı ülkelere ihracat yapan değirmenciler, Afrika’daki tüm ülkelerin kendi değirmenlerini kurmaya başlaması ve daha avantajlı rakipler nedeniyle artık sadece Endonezya ve Tayland gibi ülkelere sınırlı miktarlarda ihracat yapabiliyor.

Cezayir’de ise farklı pazarlara açılma ve özelleştirme çalışmalarının başlatılmasıyla birlikte çok sayıda buğday ve un değirmeni açılmıştır. Bu yatırımlar zamanla yavaşlasa da günümüzde ülkede 430 civarında değirmenin faaliyet gösterdiği bilinmektedir. Özelleştirme çalışmalarına rağmen ülkede üretilen unun çok büyük bir bölümü, devlet eliyle işletilen ERIAD isimli firmanın hakimiyetindedir.

Bir önceki yazımız olan Çad, Mali ve Nijer’de Tahıl ve Un Pazarı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

Dünya Sorgum ve Darı Pazarı

Dünyadaki üretimi yaklaşık 60 milyon tonu bulan sorgum, ağırlıkla yem hammaddesi olarak kullanılmaktadır. Ancak diğer …