Buğday fiyatlarında trend aşağı yönlü seyrediyor

“Hububat piyasalarında küresel tahmin gerçekleştiren iki kuruluşun tahmin ortalamaları göz önüne alındığında, dünya buğday üretiminin ortalama 706,2 milyon ton olması bekleniyor. Bu rakam önceki aya göre 4 milyon ton artışa işaret ediyor. Her ay bir önceki aya göre daha yüksek gerçekleşiyor.”

Buğday işlemlerindeki satış baskısı Temmuz ayı boyunca sürdü. Yeni sezona yönelik üretim tahminleri sonrası başlayan satış baskısı halen devam ediyor. Yeni gelen üretim tahminleri, satışların artmasındaki etkenlerden biriydi. Her yeni gelen tahmin, bir önceki aydan daha kötü oluyor. Böyle bir ortamda yukarı yönlü bir tepki olasılığı da kalmamıştı. Halen yüksek üretim ve stok endişeleri mevcut. Doğal olarak bu endişeler tahmin raporlarına da yansıyor. Bunun yanı sıra birçok kurumun fiyat tahminlerinde aşağı yönlü revizeler de gördük. Kısaca buğday piyasasındaki arz tarafının güçlü olması, fiyat trendinin aşağı yönlü olmasına yol açıyor. Daha önceden sıklıkla belirttiğimiz gibi Haziran ayı, vadeli işlemlerde fiyat trendinin belirlendiği kritik bir ay olarak gösterilmişti. 2014 yılında bunun yeniden gerçekleştiğine şahit olduk. Bundan sonraki süreçte arka arkaya düşüşler geliyor.

YATIRIMCILARIN DİKKAT ETMESİ
GEREKEN İKİ NOKTA
Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise gelişmiş ekonomilerdeki olumlu seyir gösterilebilir. Merkez bankalarının parasal genişleme politikaları sonucu birçok emtia yükseliş trendi içerisine girmişti. Geçen sene ABD Merkez Bankası’nın (FED) parasal genişlemeyi azaltacağı haberi ile emtiaların performansı düştü. Yükseliş esnasında yaşananlar tersine dönmüş durumda. Ekonomik verilerden olumlu sinyaller geldikçe ve parasal genişlemenin azalacağı haberleri, emtialar üzerinde satış baskısına neden oluyor. Likiditenin azalmasıyla birlikte emtia piyasasında da daralma olması kaçınılmaz. Her ne kadar riskten kaçınma eğilimi, emtiaların rezerv olarak görülmesine yol açsa da, azalan likidite, satış baskısının artmasına yol açıyor. Bu noktada emtia piyasalarında işlem yaparken, genel tablodaki değişimlerin ekonomik veriler ve uzun vadeli trendler ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Yatırımcıların bu iki noktaya dikkat etmesi, riskten korunma adına yararlı olacaktır.

FİNANSAL PİYASALARDA YAPI DEĞİŞİYOR
Küresel kriz öncesinde varlık fiyatlarında hızlı bir artış görülmüştü. Bu artışın temel değerlerle açıklanması mümkün değildi. Zaten ürün bazlı değil, tüm varlık fiyatlarında artış oldu. Buna benzer fiyat anomalilerini daha önce Bretton Woods sisteminin sonlanması gibi finansal piyasalardaki yapısal değişimlerde görmüştük. Buradan yola çıkarak finansal piyasalardaki yapının değiştiğini söyleyebiliriz. Artık risk ve riskten kaçınma kavramları değişiyor. Bunun en somut örneğini ise emtia piyasasında görüyoruz. Artık birçok ülke, emtiaları bir rezerv olarak görüyor. Buğday, temel besin kaynaklarından birisi olması ve likit bir ürün olarak kabul edilmesi nedeniyle yatırımcıların ilgisini çekmektedir. Bu noktada fiyatların gerilemesine rağmen artık temel dinamiklerin üzerine yeni rezerv priminin de eklenmesi gerekiyor. Bu ise kriz öncesi denge fiyatlarının artık değişmiş olduğunu göstermektedir.

TÜRKİYE BUĞDAY FİYATLARI YÜKSELİŞTE
Türkiye’de ise buğday hasadı başladı. Kuraklık nedeniyle üretim kaybının yüzde 20’yi aşabileceği tahmin ediliyor. Fakat bu kaybın bölgesel olarak değiştiğini belirtmek lazım. Özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki kaybın miktarının daha yüksek olması beklenmektedir. Üretimdeki bu kayıp nedeniyle yerel buğday fiyatının küresel piyasalara rağmen değer kaybetmediği görülüyor. Yüksek fiyatlar nedeniyle bu sene müdahale alım fiyatına da gerek olmadığı belirtildi. Kuraklık ve düşük üretim nedeniyle sene boyunca buğday arzının kısıtlı olacağı tahmin ediliyor. Bu da yüksek buğday fiyatı demek. Fakat tedbir amaçlı buğday ithalatı da var. Türkiye’nin son beş yıllık buğday ithalatı ortalaması 3,7 milyon ton seviyesinde bulunuyor. Bu sene ithalat rakamının çok daha yüksek olması beklenmektedir.

USDA VE FAO ÖNGÖRÜLERİNDE
ÜRETİM ARTIŞI VAR
ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) yayınladığı tahmin raporuna göre üretim miktarı önceki aya göre 3,55 milyon ton artış gösterdi. Böylece üretim rakamı 705,17 milyon tona ulaştı. Geçen seneye göre 9,03 milyon ton düşüşe işaret ediliyor. Bu düşüşe rağmen geçen senenin rekor üretim yılı olduğunu hatırlamakta fayda var. Kısaca halen yüksek buğday üretimi bulunmaktadır. Yeni gelen veriler, beklentilerin daha da bozulmasına yol açıyor. Geçen aya göre artışın yüksek olması, verilere şüpheyle yaklaşılmasına da neden oluyor. Fakat özellikle Rusya ve Ukrayna’dan gelen üretim haberleri, bunun doğru olabileceğine işaret etmektedir. Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilim nedeniyle teslimat ve finansman sorunları yaşanacağı düşünülse de tahminler üretimin yüksek olacağını gösteriyor. Bu ürünün ise ihracata çıkması kaçınılmaz olacaktır. Zaten Mısır’ın yapmış olduğu yeni buğday alımlarının Rusya ve Ukrayna’dan olduğunu not ettik. Rusya’daki buğday üretiminin yaklaşık 56 milyon ton olacağı tahmin ediliyor. Bu da 2012 yılına göre neredeyse 20 milyon tonluk artış demek. Arzın yüksek olması nedeniyle Rusya kaynaklı buğday ihracatının artacağı öngörülüyor. Bu durumda küresel piyasalardaki buğday tedarikinin artacağı beklentisi artmış durumda.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), dünya buğday üretimine yönelik tahminini önceki aya göre 4,5 milyon ton yükseltti. Bu miktardaki artışın buğday piyasasına olumsuz etkisi olması normal karşılanmalıdır. Böylece küresel buğday üretimi, 707,2 milyon tona ulaşacak. Geçen seneye göre üretim miktarı yüzde 1,4 azalıyor. Yani geçen senenin üretimine oldukça yaklaşılmış oluyor. Türkiye gibi bazı ülkelerdeki kuraklık nedeniyle oluşan kayıplara rağmen bu rakama ulaşılması, yatırımcılar için olumsuz bir sinyal olarak algılanıyor. Geçen seneye göre üretim 9,7 milyon ton daha düşük. Bununla beraber dönem sonu stoklarında düşüş var. Talepteki artışın etkisi hissediliyor. Özellikle Kuzey Afrika kaynaklı talebin Temmuz ayında yeniden arttığını gördük.

Sonuç olarak, hububat piyasalarında küresel tahmin gerçekleştiren iki kuruluşun tahmin ortalamaları göz önüne alındığında, dünya buğday üretiminin ortalama 706,2 milyon ton olması bekleniyor. Bu rakam önceki aya göre 4 milyon ton artışa işaret ediyor. Her ay bir önceki aya göre daha yüksek gerçekleşiyor. Yeni üretim tahminlerinin buğday piyasasına yaramadığı söylenebilir.

TEPKİ ALIMLARI FİYATLARIN
EĞİLİMİ DEĞİŞTİREBİLİR
Şikago Ticaret Borsası’nda Aralık vadeli buğday fiyatının, Mayıs ayında başlayan sert düşüş sonrası toparlanma çabası içerisine girdiği görülüyor. Bu nedenle Ağustos ayında tepki alımları çerçevesinde yukarı yönlü eğilim izlenebileceği tahmin edilmektedir. Özellikle 547 cent/bushel seviyesinden gelen alımlar, satışların karşılanmasını sağladı. Bu noktanın kısa vadeli destek olarak korunmaya çalışıldığı görülüyor. Bu seviyenin üzerinde kalınması halinde 580 ve daha sonra 600 cent/bushel seviyesine doğru yükselen bir seyir izlenebileceği tahmin edilmektedir. Haziran ayında yükselişlerin sadece tepki olarak kalacağını belirtmiştim. Yatırımcılar yine tahmin raporlarını yakından takip edecektir. Özellikle Karadeniz Bölgesi üretiminde artış görülebilir. Bu nedenle üretim tahminlerinde artış görülebilir. Fakat bu artışın talep haberleriyle karşılanacağını tahmin ediyorum. Bu nedenle Ağustos ayında buğday fiyatı için yatay ve tepki alımları beklentimi korumaktayım. Aynı zamanda hava durumundaki beklenmedik gelişmeler, tepki alımlarına sebep olarak kullanılabilir. 547 cent/bushel seviyesinin aşağı yönlü geçilmesi durumunda satışların yeniden hızlandığını görebiliriz. Piyasadaki genel eğilim ve tahmin raporları, yüksek üretim ve satış baskısına işaret ediyor. Fakat yeni tahmin raporlarının olumlu gelmesi, tepki alımlarının artmasına yol açabilir.

Bir önceki yazımız olan Buğday Piyasasında Satış Baskısı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

Buğday fiyatı için düşüş trendi devam ediyor

“Şikago Ticaret Borsası’nda Eylül vadeli buğday fiyatı için düşüş trendi halen devam ediyor. Temmuz ayında …