Buğday ekim alanı 7,5 milyon hektara düştü

Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Özkan Taşpınar, “Hububatta en önemli sorun, stratejik ürün olan ekim alanlarının daralmasıdır. 15 yıl önce 9 milyon hektar olan ekim alanı 7,5 milyon hektara düştü. Bu konuda acilen yeni politikalar üretilmeli ve uygulamaya konulmalıdır” dedi.

Ulusal Hububat Konseyi (UHK) 8. Olağan Mali Genel Kurul Toplantısı’nda sektörün sorunları masaya yatırıldı. Ulusal Hububat Konseyi (UHK) Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Taşpınar, artan nüfus karşısında hububatın stratejik öneme sahip olduğunu, Türkiye’nin, ürüne katma değer katarak ihracattan çok daha fazla gelir elde edebileceğini belirtti.
Taşpınar, şöyle devam etti: “Ürettiğimiz tarımsal ürünlere azami katma değeri sağlama yollarını aramalıyız. Planlarımızı ve hedeflerimizi tarımda dünyada ilk 5’e girmek üzerine kurgulamalıyız. Hububatta en önemli sorun, stratejik ürün olan buğday ekim alanlarının daralmasıdır. 15 yıl önce 9 milyon hektar olan buğday ekim alanı 7,5 milyon hektara düştü. Bu konuda acilen yeni politikalar üretilmeli ve uygulamaya konulmalıdır. Tohumluk miktarını da dikkate aldığımızda her yıl en az 18-20 milyon ton buğday üretmek zorundayız. 8 yıldır 5 kuruş olan buğday desteğinin geçtiğimiz günlerde 10 kuruşa yükseltilmesi de önemlidir. Fakat bu, bölgesel olarak yağış ve maliyetlere bakılarak yeniden ele alınmalı ve kilogramda 25-35 kuruş seviyelerine yükseltilmelidir” diye konuştu.
Taşpınar, kontrollü tarıma geçilmesi gerektiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarımın iklim şartlarına bağımlılığının azaltılması gerekir. Nadasa bırakılan alanların suyla buluşturulması halinde yıllık tarımsal hasılamız 20 milyar lira artış gösterecektir. Sürdürülebilir bir ve verimlilik için belli ilkeler çerçevesinde havzalar arasında su transferinin yapılması gerekir. Ayrıca sulama sistemlerinin modernizasyonu yapılmalıdır. Hükümetimizin, boş arazilerin kiralanması yönündeki almış olduğu karar gereği, bu arazilerin üretime kazandırılmasını da sektörü açısından son derece önemsiyor ve destekliyoruz. Gerekirse Sudan’da kiralanan arazi örneğinde olduğu gibi diğer ülkelerde de arazi kiralanarak, un, makarna, bulgur gibi ihraç ettiğimiz mamul madde karşılığı ithal ettiğimiz hububatı da kendimiz üretmeliyiz.”

BUĞDAY DEVLET TARAFINDAN DESTEKLENMELİ
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Eskişehir Ticaret Borsası (ETB) Başkanı Ömer Zeydan da akaryakıt, gübre ve ilaçta yaşanan artışın buğday fiyatlarına yansıtılmamasından dolayı çiftçinin buğday üretiminden kısmen vazgeçtiğine değindi. Zeydan, “Buğdayda, dünya fiyatlarına bakıldığında fiyat olarak aynı olduğu görülebilir. Ancak ne olursa olsun stratejik ürün buğday devlet tarafından desteklenmeli. Bu noktada hükümetimizin attığı adımlar oldukça önemli. Ancak diğer taraftan kaliteli buğday ithal etmek durumunda kalıyoruz. Dolayısıyla buğday üretimindeki verimliliğe ve kaliteye çok dikkatli ve istekli bir şekilde yönelmemiz gerekiyor. Türkiye, Avrupa ve dünyada tarım alanında parlayan bir ülke ama çok daha fazlasını yapabilme potansiyelimiz var. Bu noktada çalışmaların ivedilikle yapılması gerekiyor. İthalatı azaltmayı üretimi çoğaltmayı hedefleyen, sürdürülebilir, planlı, milli ve en az 15-20 yıllık ulusal tarım ve hayvancılık politikaları oluşturmalıyız ve bu politikaları sıkı sıkı uygulamalıyız” ifadelerini kullandı.

Kontrol edin

Buğday fiyatları hızla arttı, TMO yakın takipte

TMO’nun düzenlediği un, makarna ve bulgur sektörüne yönelik değerlendirme toplantısına hızla artan buğday fiyatları masaya …