Bilim insanları, tuza toleranslı pirinç geliştirdi

Bir grup , bir geliştirdi. Bu yeni ürün, adlı yabani bir bitki türünde bulunan bir genin, yaygın olarak kullanılan çeşidine eklenmesiyle elde edildi. ; Hindistan, Sri Lanka, Bangladeş ve Myanmar’da daha çok tuzlu akarsu ağızlarında yetiştiriliyor.
Scientific Reports dergisinin haberine göre, Kalküta merkezli Bose Enstitüsü araştırmacılarından Prof. Arun Lahiri Majumder başkanlığındaki bilim insanları, yeni ürünün sera ortamında 200 mikromol/litreye kadar tuz konsantrasyonlarına, normal büyümesi ve verimi etkilenmeden dayandığını ifade etti. Bu oran, deniz suyundaki tuz oranının yaklaşık yarısına tekabül ediyor. Ayrıca, tüm bitkilerin yanı sıra insanlarda ve hayvanlarda da bulunan vitamin benzeri bir madde olan inositolün, tuz toleransı konusunda rol oynadığı da araştırmanın sonuçları arasında.
Halofitler adı verilen bitkiler, tuz toleransı genleri bakımından zengind ve Porteresia coarctata bunlar arasında yer alır. Prof. Majumder’ın ekibi tarafından daha önce izole edilen genlerden biri ise PcINO1. Bu gen, tuzun bulunduğu ortamlarda bile inositol sentezleyen tuz toleransına sahip bir enzim kodluyor. Aynı bitkide izole edilmiş olan ikinci gen ise PcIMT1. Bu gen ise inositol’ü pinitol adı verilen bir maddeye dönüştürüyor. Araştırmacılar, IR64 indica pirincini bu iki genin aşırı şekilde ekspresyonunu gerçekleştirdirler ve üç çeşit transgenik hat ürettiler: birincisi sadece PcINO1 introgresyonu, ikincisi sadece PcIMT kullanılarak ve üçüncüsü ise her ikisinin kombinasyonu ile. PcINO1 ile oluşturulan hatlar, 200 mikromol/litre ve daha yüksek tuz konsantrasyonuna sahip saksılarda yüksek düzeyde tolerans gösterirken, büyüme ve diğer fizyolojik parametrelerle ilgili performans düşüşü çok az oldu. Tek başına PcIMT1 ile iki genin kombinasyonundan oluşan transgenik hatlardan ise daha düşük verim alındı.
India Science Wire’a konuşan Prof. Majumder, inositol metabolizmasına yapılan bu müdahalenin, bitkilerdeki tuz stresiyle mücadelede kullanılacak yöntemlerden biri olabileceğini dile getirdi. Ancak, tuzlu tarlalarda bu transgenik bitkiler üzerinde daha fazla çalışma yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Söz konusu bulgular, küresel iklim değişikliği ile ilgili endişelerin arttığı bir dönemde özellikle önem taşıyor. Tuzlu ve kurak ortamlara dayanabilen pirinç türlerinin yetiştirilmesine büyük önem veriliyor. Daha önce yapılan konvansiyonel ıslah çalışmaları sonucunda Hindistan’ın yanı sıra Filipinler ve Bangladeş gibi ülkelerde tuz ve kuraklığa dayanıklı pirinç türleri yetiştirilmeye başlanmıştı. Fakat konvansiyonel yöntemler yeterince etkili olamadı. Genetik manipülasyon yoluyla da yeni pirinç türlerinin geliştirilmesine ihtiyaç duyuluyor.

Kontrol edin

GUSAD’ın yeni başkanı Mesut Çakmak

Güneydoğu Un Sanayicileri Derneği’nde (GUSAD) yönetim kurulu başkanı değişti. Sektöre uzun yıllar hizmet eden Erhan …