“Bakliyatlar gezegenin korunmasında kilit rol oynayacak”

Gordon BACON, Pulse Canada: “Yeni yatırım dalgası muhtemelen bakliyat unu öğütme tesislerine ve bakliyat parçalama tesislerinin sürekli büyümesine yönelik olacak. 2017 yılının başında, bir Fransız şirketi bezelyeden protein üretmek üzere 400 milyon dolarlık yeni bir tesis kuracağını açıkladı. Ayrıca, Kanada’da yeni bakliyat işleme tesislerinin de inşa edileceği açıklandı.”

Değirmenci Dergisi olarak bu sayımızda bakliyat sektöründe uzmanlaşmış ulusal bir dernek olan Pulse Canada’yı konuk ediyoruz. 20 yıldır Kanada bakliyat sektörünün kârlılığına katkıda bulunmasının yanı sıra dünyada bakliyat tüketimini artırmaya yönelik çeşitli araştırmalar, çalışmalar yürüten Pulse Canada, bakliyat üretimi ve ticarete ilişkin istatistikleri, özel sektördeki pazar analistlerinden, Kanada İstatistik Kurumu ile Kanada Ziraat&Zirai Gıda Ürünleri (AAFC) tarafından sağlanan kamu tahminlerinden alıyor.

Bakliyatların ılımlı fiyatı ve besleyici özelliği sayesinde dünyada beslenme alışkanlıklarında giderek önemli bir rol oynayacağını vurgulayan Pulse Canada CEO’su Gordon Bacon, çiftçilerin, bakliyat yetiştirerek buğday ve yağlı tohumlar kadar para kazanmasına destek verilmesi gerektiğini belirtti. Gordon Bacon ile Pulse Canada’nın misyonunu, bakliyat tüketimini artırmak için yaptıkları çalışmaları ve gelecekteki hedeflerini konuştuk. Detayları Gordon Bacon’dan dinliyoruz…

 Sayın Gordon Bacon, ilk olarak bize “Pulse Canada” hakkında bilgi verebilir misiniz? Derneğiniz ne zaman kuruldu? Kaç üyeniz var ve sektörde ne tür faaliyetler yürütüyorsunuz? Derneğinizin misyonu ve amacı nedir?
40 yıldan daha uzun bir süre önce Kanada’nın Saskatchewan eyaletinde dokuz çiftçi, Bakliyat Yetiştiricileri Derneği’ni kurmuştu. Bundan 20 yıl sonra ise Kanada’nın dört bölgesinde bakliyat yetiştiren gruplar, bakliyat işleyen ve ihraç eden firmalarla (tüccarlarla) masaya oturarak ulusal bir dernek olan Pulse Canada’yı kurdu. Kurulduğu tarihten itibaren Pulse Canada, işin gider (liman noktalarına nakliye giderleri) tarafı ile dünya pazarlarında ticaretin önündeki engelleri kaldırıp gelir tarafına odaklanarak Kanada’nın bakliyat sektörünü rekabetçi durumda tutmaya çalışıyor. Bu odaklanma, misyonumuzda da görülüyor: “Verimliği ve değerleri artırmak ve yenilikçi çözümler sunmak için tasarlanmış programlar aracılığıyla Kanada bakliyat sektörünün kârlılığına katkıda bulunmak.” Derneğimiz ve faaliyetleri hakkında daha fazla bilgi almak için www.pulsecanada.com adresindeki web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Kanada’da bakliyat üretimi, tüketimi ve bakliyatların işlemesi hakkında bilgi verebilir misiniz? Kanada’da üretim, tüketim ve ticaret anlamında bakliyat sektörünün mevcut durumu ve gelişimi nasıl?
Pulse Canada, üretim ve ticarete ilişkin istatistikleri, özel sektördeki pazar analistlerinden (bazı abonelik hizmetleri bulunuyor), Kanada İstatistik Kurumu ile Kanada Ziraat & Zirai Gıda Ürünleri (AAFC) tarafından sağlanan kamu tahminlerinden alıyor. Tahminlerini her ay güncelleyen AAFC’nin internet sitesinde mevcut yıla ait ve karşılaştırma yapmak için ise son iki yıla ait en son tahminleri bulabilirsiniz.

Kanada’da bakliyat tüketimi çok düşük seviyede ancak bu oran artmaya başladı. Kanada’daki tüketiciler, beslenme alışkanlıklarına daha fazla bitkisel protein eklemeye çalışıyor ve daha sağlıklı bir yaşam sürmeye gayret ediyor. Kanada’da bakliyatların tanıtılması aşamasında insan sağlığı, beslenmeye sağladıkları katkı ile üretiminde ticari gübrenin az kullanılması nedeniyle çevresel olarak sürdürülebilir bir gıda ürünü olmasına odaklanılıyor.

1990’ların başından bu yana Kanada’da bakliyat sektörü ciddi şekilde büyüdü. FAO’nun istatistiklerine göre, Kanada’da bakliyat üretimi 1991’de bir milyon tonun altındayken, 2008’de 4,8 milyon tonun üzerine çıktı. Sektörün bu başarısının arkasındaki sır nedir?
2016 yılında Kanada’nın 8 milyon tondan fazla bakliyat ürettiği tahmin ediliyor. Bakliyatlar, Kanada’nın batısında tahıllardan (buğday, arpa ve yulaf) ve yağlı tohumlardan (kanola ve artan miktarda soya fasulyesi) oluşan bir ekin yetiştirme sistemine çok iyi oturdu. Kanada her yıl bir ürün yetiştiriyor (Nisan’dan Eylül’e kadar) ve bakliyat-tahıl-yağlı tohum rotasyonu, yabani otların kontrolü, hasat zamanlaması açısından çok iyi çalışıyor. Aynı zamanda bu sistem, bir üründeki dalgalanmanın rotasyondaki diğer ürünleri etkilemesine karşı bir tedbir işlevi görüyor.

Bakliyat üretiminin başladığı ilk günlerden bu yana, çiftçiler bakliyat araştırmalarına büyük yatırımlar yaptı. En fazla bakliyatın yetiştirildiği bölge olan Saskatchewan’da, çiftçiler satış sırasında zorunlu bir vergi ödüyor ve ödenen bu vergi araştırma çalışmalarına fon sağlamak için kullanılıyor. Vergi miktarı değişiklik gösterse de bu oran şimdiye kadar yüzde 0,5 ila yüzde 1 arasında kaldı. Pulse Canada’nın bir çalışanı olarak ben de, çiftçilerin sektörle birlikte çalışmasının, iki grubu da sorunları çözme ve fırsatları değerlendirme konusunda güçlendirdiğini ve üretimi daha verimli hale getirdiğini düşünüyorum.

Kanada’da bakliyat üreticilerinin teknolojik altyapısında durum nasıldır? Gelişmiş teknolojilere yeterince yatırım yapılıyor mu? Bakliyat İşleme Teknolojisi nasıl geliştirilebilir ve dönüştürülebilir?
Benim kişisel fikrime göre, çiftçilerin bakliyat araştırmalarına yaptığı yatırımlar sayesinde çok sağlam bir üretim zemini oluştu. Kanada’da ve dünyada sektörün büyüklüğü ve gelişmesi, yeni bakliyat işleme teknolojilerine sürekli yatırım yapılmasını sağladı. Bakliyat sektörü, rekabetçi bir piyasa olduğu için bazı şirketler güçlenirken, pazara yeni şirketler de girerek önemli yatırımlar yaptılar.

Bir sonraki yatırım dalgası muhtemelen bakliyat unu öğütme tesislerine ve bakliyat parçalama tesislerinin sürekli büyümesine yönelik olacak. 2017 yılının başında, bir Fransız şirketi bezelyeden protein üretmek üzere 400 milyon dolarlık yeni bir tesis kuracağını açıkladı. Ayrıca, Kanada’da yeni bakliyat işleme tesislerinin de inşa edileceği açıklandı.

2016’nın Uluslararası Bakliyat Yılı ilan edilmesi konusunda ne düşünüyorsunuz? Bu, bakliyatlar hakkında toplumdaki farkındalığı ve tüketimi artırmak için önemli bir faktör olabilir mi? Bu durum, bakliyat tüketimi üzerinde olumlu bir etki yarattı mı?
Daha önce belirttiğim gibi, bana göre Kanada’da çiftçiler ve tüccarlar birlikte çalışma kararı aldığında, tüm bakliyat sektörü büyük bir adım atmış oldu. Benzer şekilde, dünya bakliyat sektörünün 2016 Uluslararası Bakliyat Yılı’nda bakliyatları tanıtmak için koordineli bir şekilde çalışma kararı alması da ileriye dönük büyük bir adımdı. Hep birlikte çalışıldı ve tüm grupların ayrı ayrı çalışarak uzun sürede başarabileceğinden daha fazla proje başarıyla gerçekleştirildi. Tüketim verilerinin izlendiği bazı ülkelerde bakliyat tüketiminde kısa vadeli bir sıçrama oldu. Dünyada mercimek tüketiminin 2016’da 2010-2014 seviyelerine göre yüzde 16 arttığı tahmin ediliyor ve 2017’de de bu artış yüzde 25’e kadar çıkabilir. En önemlisi, bakliyatların profili, hem üretim hem de tüketim açısından yükseldi.

Uluslararası Bakliyat Yılı bildirisiyle aşağı yukarı aynı dönemde, 2015 yılının sonbaharında açıklanan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG’ler) ile bakliyatlar arasında güçlü bir ilişki görüyorum. SDG’ler, yoksulluğa son vermek, gezegeni korumak ve tüm insanların barış ve refahtan yararlanmasını sağlamak için belirli hedefler içeren evrensel bir çağrıdır. Bence bakliyatlar, dünyanın bu hedeflere ulaşmasını sağlamada kilit bir rol oynayacak.

Bildiğiniz gibi, bakliyat tüketimi, küresel nüfusun artış oranından daha yavaş artıyor. Ayrıca birçok dünya pazarında kişi başı tüketim uzun süredir düşüşte. Derneğiniz bu konuda neler yapıyor? Bakliyat tüketimini artırmak için ne gibi çözümler öneriyorsunuz?
Bakliyat ıslahı için yapılan yatırımlar ile mercimek ve fasulye gibi ürünlerin nitrojen sabitleme oranını artırmaya yönelik üretim araştırmaları henüz yeterli seviyede değil. Gıda üretim araştırmaları, ağırlıklı olarak, 1930’lar ile 1960’lar arasındaki “Yeşil Devrim” sürecinde pirinç, buğday ve mısır gibi karbonhidrat bazlı ürünlerde yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Bakliyatların verimliliği, çiftçilerin yetiştirdiği diğer ürünlerle aynı hızda olmadı ve bazı ülkelerde tahıllara yönelik tercihli programlar nedeniyle bakliyat üretimi daha verimsiz arazilere kaldı. Sonuç olarak nüfus artışı, bakliyat üretiminden daha hızlı oldu. En fazla talep edilen protein kaynakları olarak genellikle et ve süt ürünleri görülüyor. Kuru bakliyatların pişirme süresi, diğer bazı gıda seçeneklerine göre daha uzun. Pulse Canada’nın bakliyat tüketimine yönelik ilginin artırılması konusundaki yaklaşımı, beslenme ve sağlık açısından bakliyatların değeri konusunda tüketicilerin eğitilmesidir. Ayrıca Pulse Canada, bakliyatın farklı kullanımlarını göstermek üzere tüketicilerle ve gıda şirketleriyle birlikte çalışıyor. Daha hareketli pazarlarda, tüketilen gıdaların yüzde 50’den fazlası ev dışında hazırlanıyor; bu nedenle gıda hizmetleri sektörü ve gıda üreticileriyle birlikte çalışmak, tüketicilere daha fazla bakliyat yedirmek amacıyla yaptığımız çalışmaların büyük bir bölümünü oluşturuyor. Aynı zamanda gıda şirketlerinin tahıl bazlı gıdaların (örneğin ekmek) formülasyonunu bakliyatları da kapsayacak şekilde değiştirmesi için çalışmalar yapıyoruz.

Dünyanın geleceğinde bakliyat sektörünün yerini nerede görüyorsunuz? Gelecek yıllarda bakliyat sektörü büyüyecek mi, yoksa küçülecek mi?
Eminim ki bakliyata olan talep artacak ve bu da bakliyat üretimine yönelik yatırımları tetikleyecek. Bakliyatlar, ılımlı fiyatı ve besleyici özelliği sayesinde dünyada beslenme alışkanlıklarında giderek önemli bir rol oynayacak. Her zaman dünyada insanlar için kilit bir besin kaynağı olan bakliyatlar, 9 milyar insanın beslenmesinde sürdürülebilir bir yaklaşımın parçası olarak giderek yaygınlaşacak. Dünyada en yaygın görülen ve bulaşıcı olmayan hastalıklardan ikisinin diyabet ve kalp hastalığı olduğu düşünülürse, obezite ile mücadele dünyadaki neredeyse her ülke için çok zor. İnsanların tükettiği gıdalara bakliyatların eklenmesi beslenme kalitesini iyileştirebilir, obezite ve beslenmeye bağlı hastalıkların çözümüne yardımcı olabilir.

Bakliyatların insan sağlığı açısından faydaları nelerdir?
İnsanlar lezzetli gıdalar tüketmek ve hayatları boyunca sağlıklı ve hareketli kalmak istiyor! Beslenme düzenine bakliyatların eklenmesi ve yediğimiz gıdaların dengelenmesi, insanların daha uzun süre sağlıklı bir yaşam sürdürmesi için en önemli adım. Protein ve lif kaynağı olan bakliyatlar, demir, çinko, folat ve magnezyum gibi önemli mikro-besinler içeriyor. Önemli bir husus olarak, glisemik indeksi düşük olan bakliyatlar, tahıl bazlı birçok gıdanın glisemik indeksini (yemek yedikten sonra kan şekerinin nasıl etkilendiğini) geliştirebiliyor. Ayrıca, bakliyatların tok tutması, enerji sağlaması ve bazı hastalıkları önlenmesi de sağlığımıza yaptığı önemli katkılardan bazıları.

Tüm bunların yanında gezegenin sağlığını da unutmamalıyız. Bakliyattan başka hiçbir gıda bileşeni, hem sağlıklı insanlar hem de sağlıklı bir gezegen için daha iyi katkı sağlayamaz! Doğru gıda tercihleri yaparak çevreyi korumak, aynı zamanda uzun vadede insan sağlığını korumak anlamına geliyor.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Odak noktamızı, uygun fiyatlı, sağlık açısından yararlı ve çevresel olarak sürdürülebilir olan beslenme düzenlerine çevirmeliyiz. Lezzetli ve yemesi kolay olan, insanların her gün tüketmek isteyecekleri gıdaları nasıl formüle edebileceğimizi yeniden düşünelim. Çiftçilerin, bakliyat yetiştirerek buğday ve yağlı tohumlar kadar para kazanmasını sağlayalım. Bizim hedeflerimiz bunlar. Bu hedefe ulaşmak için birlikte çalışmaya ve öğrendiklerimizi paylaşmaya devam etmeliyiz. Gıda sektörünün geleceğinde kilit rol oynayan bakliyatlar için talep yaratalım!

Bir önceki yazımız olan “TABADER, İDMA 2017’DE SAHADA OLACAK” başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

“Türkiye’de büyümek için satın alma fırsatları kolluyoruz”

Greg Harvey, Interflour: “Türkiye’deki işlerimiz oldukça istikrarlı. Interflour büyümek için her zaman satın alma fırsatları arıyor. Zamanla …