Artan dünya nüfusunu beslemek için ‘bitki fabrikası’ çözümü

Bilim insanları, 2050 itibariyle 10 milyara çıkması beklenen dünya nüfusunu beslemek için bitkileri tarla yerine depolarda yetiştirmenin yollarını arıyor. Nature Biotechnology dergisindeki bir makalede; ve gibi başlıca ürünlerin yeni çeşitlerini yetiştirirken hızlı ıslah, genom düzenleme, kapalı mekanda ürün yetiştirme, sıcaklık ve atmosfer şartlarını değiştirme gibi teknolojileri kullanma çabalarına değinildi.
Quuensland Üniversitesi kıdemli araştırmacısı Lee Hickey, kaynaklar tükenirken dünyayı beslemek için bir dizi yeni teknolojiye giderek daha fazla ihtiyaç duyulacağını söyledi. Avustralya devlet televizyonuna konuşan Hickey, “Bitki yetiştiricilerinin, binlerce bitkiyle ilgilenmesi gerekiyor, bu yüzden de bu teknolojileri yaygınlaştırmak ve maliyetleri düşürmek önem kazanıyor. Bu mahsullerden bazılarını, metrekareye bin adet düşecek şekilde ekiyoruz ve hızlı ıslah tesislerini kapalı alanlara kuruyoruz. Bir bakıma, depolar oluşturuyoruz.” dedi.
Ürünlerin tarladan alınıp kontrollü koşullarda yetiştirilmesi; toprak, su, ışık ve hatta karbaondioksit düzeylerinin ayarlanabilmesini mümkün kılıyor. Dr. Hickey’in geliştirdiği protokol sayesinde, bir yılda sadece iki kez yerine tam altı kez ürün alınabiliyor.
Söz konusu teknoloji sayesinde; hastalığa ya da kuraklığa karşı direnç ile buğday, arpa, nohut, millet, sorgum, kinoa gibi kritik ürünlerde besin değerleri gibi özellikleri seçmek daha az zaman alıyor. Dr. Hickey, “Ancak bu teknoloji, bitki ıslahçısının elindeki araçlardan sadece biri. Bizim önerdiğimiz şey, tüm bu teknolojileri bir araya getirmek ve ürünlerin iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hale gelmesini sağlamak.” şeklinde konuştu. Hickey’ye göre; buğday gibi ürünlerin oluşma süresini kısaltarak, çiftçileri genetik gelişmelerden daha hızlı yararlandırmak ve daha az kaynakla daha fazla gıda elde etmek mümkün olabilir.
Çalışmalarını buğday üzerinde gerçekleştiren Dr. Hickey, bu teknolojinin, gelişmekte olan ülkelerde yaygın olarak kullanılan diğer tahıl ürünlerine de adapte edilmesinin önemine dikkat çekti. Önümüzdeki yıl Hindistan, Mali ve Zimbabve gibi ülkelerde tesisler inşa etmeye başlayacaklarını belirten Hickey, “Sorgum, millet ve yerfıstığı gibi ürünlerde hızlı ıslah mümkün olacak. Bu ürünler, bu bölgelerde beslenme ve gıda güvenliği adına çok önemli.” diye konuştu.
Dr. Hickey, çeşitli ürünlere yatırım yapılması konusunda hevesli olsa da dünya genelinde kalori alımının yüzde 20’sini tek başına karşılayan buğday, en önemli gıda kaynaklarından biri olmaya devam ediyor. Bununla birlikte, Avustralya ve Avrupa’da geçtiğimiz yıl düşen buğday rekoltesi, daha sağlam ve dayanıklı buğday türlerine duyulan ihtiyacı gün yüzüne çıkardı. Bilim insanları kuraklığa dayanaklı buğday türlerinin kök yapısı üzerinde çalışıyor. Çünkü su ve besin alımı için kökler bir aracı görevi görüyor.

Kontrol edin

AUSD, GUSAD ve DUNSAD Derneklerinden Ortak Konferans

Un sanayisinin üç büyük derneğinden Kıbrıs’a çıkarma. Dünya un ihracat şampiyonu Türk Un sanayisinin büyük …