Alternatif Tahıllar ve Dünyadaki Yeri

Alternatif tahıl ürünlerinin küresel ölçekteki üretim ve tüketim miktarları çok yüksek olmamakla birlikte bazı bölgelerde veya ülkelerde, diğer ürünlerle kıyaslandığında daha yoğun olarak üretilmekte ve tüketilmektedir. Bu da buğday, pirinç ve mısıra odaklanan işleme sanayi için aslında yepyeni bir alternatif teknoloji alanı anlamı taşıyor. Çünkü bu ürünlerin birçoğu, uygun teknolojilerin yetersizliği nedeniyle ilkel koşullarda işlenip değerlendirilebiliyor.

Dünya genelinde en yoğun olarak üretilen ve tüketilen tahıl ürünleri buğday, pirinç ve mısırdır.  Bu tahıl ürünleri, insanın beslenme ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılamaktadır. Bunların yanı sıra arpa da yoğun olarak yetiştirilen bir tarım ürünüdür ancak arpanın önemli bir bölümü yem ve malt sanayinde değerlendirilmektedir. Ancak tüm bu ürünlerin ihtiyaç duyduğu yetiştirme koşulları ile farklı bölgelerdeki farklı iklimler ve üretim koşulları göz önünde bulundurulduğunda, bu ürünlerin dünyanın hemen hemen her bölgesinde aynı yoğunlukta var olmadığı ve olamayacağı bir gerçektir. Aynı şekilde tüketim alışkanlıkları da bu sürece etki eden bir unsurdur. Bu yüzden dünyanın farklı noktalarında, bu ürünlere alternatif olabilecek başka tahıl ürünleri üretilmekte ve tüketilmektedir.

Alternatif tahıl ürünleri olarak ele aldığımız bu ürünlerin üretim ve tüketim miktarları, küresel ölçekte değerlendirildiğinde çok yüksek olmasa da bazı bölgelerde veya ülkelerde, diğer ürünlerle kıyaslandığında daha yoğun olarak üretilmekte ve tüketilmektedir. Bu da buğday, pirinç ve mısıra odaklanan işleme sanayi için aslında yepyeni bir alternatif teknoloji alanı anlamı taşıyor. Zira bu ürünlerin birçoğu günümüzde çok ilkel koşullarda işlenip değerlendirilebiliyor.

Çağımızın en büyük sorunu olan gıdaya erişim yani açlık göz önünde bulundurulduğunda, buğday, pirinç ve mısır dışındaki diğer alternatif ürünlerin üretiminin arttırılmasına ve bunları işleyen teknolojilerin geliştirilmesine ihtiyaç vardır.

Bu araştırma dosyamızda buğday, pirinç, mısır ve arpaya alternatif olarak, farklı bölgelerde üretilen ve tüketilen tahıl bazlı tarım ürünleriyle ilgili kısa bilgiler vermeye çalıştık. Bu ürünlerin gerçek üretim miktarlarına ulaşmak tam anlamıyla mümkün olmadığından özellikle yetiştirildiği ve tüketildiği bölgeler ile tüketim şekilleri gibi konular üzerine odaklanmaya çalıştık. Sorgum, darı, yulaf ve çavdar bu ürünlerin en çok bilinenleridir. Bu ürünleri ileriki sayılarda daha ayrıntılı işleyeceğimiz için bunlarla ilgili fazla detaya girmedik. Ancak amarant, manyok, kaniwa gibi çok da bilmediğimiz ürünler hakkında bir miktar aydınlatıcı olabileceğimizi umuyoruz.

 

Dünyada Yetiştirilen Başlıca Alternatif Tahıllar

SORGUM

Sorgum aslında bir çeşit ot türüdür ve bu otların bir kısmı tahıl için yetiştirilir ancak çoğunluğu ya ekilerek ya da meraların bir parçası olarak yem bitkisi üretiminde kullanılır. Bu bitki dünyada ılıman iklimlerde yetiştirilmektedir. Farklı türleri, Güney Batı Pasifik ve Avustralasya’ya ek olarak diğer tüm kıtalardaki tropik ve yarı tropikal bölgelerde yetişmektedir.

Bu türün çeşitlerinden birisi olan iki renkli Sorgum, biyoyakıtların yanı sıra gıda (tahıl olarak sorgum şurubu veya sorgum pekmezinde), yem, alkollü içkilerin üretiminde kullanılan önemli bir dünya tahılıdır. Birçok çeşidi kuraklığa ve sıcaklığa karşı dayanıklıdır ve özellikle diğer tahıllar açısından fakir olan kurak bölgelerdeki yoksul ve kırsal halk için en temel gıdalardan birisidir.

Birçok tropikal bölgede meraların önemli bir parçasını oluşturur. Sorgum Afrika, Orta Amerika ve Güney Asya için önemli bir gıda ürünü olup “dünyada yetiştirilen en önemli beşinci tahıl ürünüdür”.

Amerika, Nijerya, Meksika, Hindistan ve Arjantin en önemli üretim bölgeleridir. Bu ülkelerin her birinde yılda ortalama 4-5 milyon ton sorgum üretilmektedir. Dünya genelinde üretilen sorgum miktarı ise 55 ile 60 milyon ton arasındadır. En büyük sorgum tüketicisi ülkeler arasında Meksika ilk sırada yer almaktadır. Meksika’da her yıl 8 ile 10 milyon ton arasında sorgum tüketilmektedir. Nijerya, Hindistan, Sudan ve Etiyopya sorgum tüketiminde ön plana çıkan diğer ülkelerdir.

 

YULAF

Yulaf (Avenasativa), aynı isimle bilinen tohumu için ekilen bir tahıl çeşididir. Yulaf ezmesi ve yulaf unu olarak tüketilen bu tahıl çeşidi, insan tüketimi için uygun olmasının yanı sıra hayvan yemi olarak da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. İnsan gıdası olarak özellikle bisküvi sektöründe yoğun olarak kullanılan yulaf, hayvancılıkta da genelde büyükbaş hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Ayrıca bazı köpek maması ve tavuk yemleri markalarınca da kullanılmaktadır. Yulaf tohumları, kediler körpe yulaf, buğday ve diğer ot filizlerini yedikleri için genelde kedi otu olarak kedi severlere sunulmaktadır.

Dünya genelinde her yıl 20 ile 24 milyon ton arasında olan yulaf üretimi, özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde yoğun olarak yetiştirilmektedir. AB ülkeleri dünyadaki toplam üretimin 7-8 milyon tonunu karşılamaktadır. Eski Sovyetler Birliği ülkeleri ve Kuzey Amerika da yulaf üretiminin yoğun olduğu bölgelerdir. Ülke bazında bakıldığında en büyük yulaf üreticisi Rusya’dır. Rusya yılda 4-5 milyon ton civarında yulaf üretimi gerçekleştiriyor. Kanada ve Avustralya ise diğer önemli yulaf üreticileridir.

Tüketim açısından bakıldığında, yulafın önemli bir bölümünün üretildiği bölgede tüketildiği görülmektedir. Üretimde olduğu gibi tüketimde de Rusya ve AB ülkeleri ön plandadır.

 

ÇAVDAR

Çavdar, çoğunlukla tahıl ve yem bitkisi olarak ekilen bir ottur. Buğday (Triticeae)  kabilesinin bir üyesi olup arpa ve buğdaya benzemektedir. Çavdar tahılı; un, çavdar ekmeği, çavdar birası, bazı viski ile votkaların ve hayvan yemi üretiminde kullanılmaktadır. Ayrıca haşlanmış çavdar meyveleri bütün olarak ya da yulaf ezmesine benzer şekilde haddelenme yöntemiyle tüketilebilmektedir.

Üretim miktarı mevsimsel dalgalanmalara bağlı olmakla birlikte her yıl ortalama 14 milyon ton çavdar üretilmektedir. Yulafta olduğu gibi çavdar üretiminde de Avrupa Birliği ülkeleri ve Eski Sovyetler Birliği ülkeleri ön plandadır. Dünya çavdar üretiminin hemen hemen tamamına yakınını bu bölgelerdeki ülkeler gerçekleştirmektedir. Ülke bazında çavdar üretimine ve tüketimine bakıldığında en büyük payın Rusya’ya ait olduğu görülmektedir. Rusya her yıl 2 ile 4 milyon ton arasında çavdar üretimi gerçekleştirmekte ve üretiminin tamamına yakınını kendi iç tüketiminde değerlendirmektedir.

 

DARI

Türkiye’de mısırla aynı standartta değerlendirilen, hatta bazı bölgelerde mısırın diğer adı olan darı, aslında dünya çapında gıda ve yem için ekilen küçük tohumlu bir hububat ürünüdür. Farklı çeşitleri bulunan darı, biyolojik bir sınıflandırma grubu oluşturmaz, daha ziyade fonksiyonel veya tarımsal bir grup oluşturur. Darı türlerinin temel benzerlikleri ise kuraklık riski altında olan zor üretim ortamına sahip yerlerde yetiştirilebiliyor olmasıdır.

 

Parmak darı dışındaki darı çeşitleri, çoğunun Panicoideae altfamilyasına ait olduğu birkaç cins içerir. Dünya çapında üretim sırasına göre en fazla yetiştirilen türleri inci darı, tilkikuyruğu darı, akdarı/boz darı ve parmak darıdır. Özellikle inci darı, Afrika ve Güneydoğu Asya’nın yarı kurak, yoksul ve daha az verimli tarım bölgelerinde yetiştirilen en önemli iki bitkiden biridir.

Günümüzde yarı kurak tropik iklime sahip Asya ve Afrika’daki gelişmekte olan ülkeler için önemli bir tahıl ürünü olan darı, özellikle Hindistan, Nijerya ve Nijer’de yoğun olarak üretilmektedir. Bu üç ülke, dünya darı üretiminin yüzde 97’sini gerçekleştirmektedir. Sadece Hindistan, 2013 tahminlerine göre 33 milyon ton olan dünya darı üretiminin 11,5 milyon tonunu gerçekleştirmiştir. Nijerya 7,7 milyon ton darı üretimi gerçekleştirirken Nijer, 3,4 milyon ton üretim gerçekleştirmiştir.

İnsan gıdası ve hayvan yemi olarak kullanılabilen darı, Türkiye’nin bazı illeri de dahil olmak üzere bazı ülkelerde ekmek yapımında da kullanılmaktadır.

 

KARABUĞDAY

Karabuğday, Avrasyalı Fagopyrum, Kuzey Amerikalı Eriogonum ve Kuzey Yarım Küreli Fallopia’dan oluşan çift çenekli kuzukulağıgiller ailesinin bir çeşidini ifade eder. Eriogonum ve Fallopia yabani karabuğday olarak da adlandırılabilir.

Genel olarak bilinen karabuğday türü Fagopyrumesculentum’dur. Tataristan karabuğdayı (F. Tataricum Gaertn.) ya da “acı karabuğday” da bu ürünün çeşitlerindendir fakat daha az yaygındır. Yaygın adına ve tahıl benzeri kullanımına rağmen, karabuğday tahıl değildir. Buğdayla bir ilgisinin olmadığını vurgulamak için yalancı karabuğday da denir.

Karabuğday bitkileri hızlı büyür; 6 haftada tohum üretir ve 75 cm uzunluğa erişir. Başağında ya da birleşik salkımında beş yapraklı çiçekler bulunur.

 

Geçtiğimiz yüzyılda karabuğday ekiminde dünya lideri Rusya’ydı. 26.000 km2’lik ekim alanına sahip Rusya’yı, Fransa 3,500 km2 ile takip ediyordu. 1970’li yıllarda Rusya’nın yaklaşık 18,000 km2’lik alanda ekim yaptığı tahmin ediliyor. 2000’li yıllarda ise Rusya’nın üretimine rakip olarak Çin karabuğday üretimini büyük ölçüde arttırmıştır. ABD’nin kuzeydoğusunda ise 18. ve 19. yüzyıllarda karabuğday oldukça yaygın bir ürünken, 20. yüzyılda nitrojen gübre kullanımı yüzünden üretim aniden düşüşe geçmiştir.

Karabuğday Asya’nın yanı sıra Kuzey Avrupa’ya da özgü bir üründür. 10. ve 13. yüzyıllar arasında Çin’de oldukça yaygın bir şekilde üretilen karabuğday, 14. ve 15. yüzyıllarda bu bölgeden Avrupa’ya ve Rusya’ya yayılmıştır. 17. yüzyılda da Almanlar tarafından ABD’ye götürülmüştür.

Günümüzde karabuğday, genellikle Rusya ve Polonya’da üretilmekte ve bu ülkelerin geleneksel mutfaklarında önemli bir rol oynamaktadır. Karabuğdayı ticari bir ürün olarak üreten diğer ülkeler arasında ABD, Kanada ve Fransa bulunmaktadır.

Özellikle erişte üretiminde kullanılan karabuğday, bira ve viski yapımında da değerlendirilmektedir. Buğdayın yetiştirilemediği Tibet ve Kuzey Çin gibi dağlık bölgelerde karabuğday eriştesi yoğun olarak tüketilmektedir. Japonların ve Korelilerin de karabuğay eriştesini onlardan öğrendiği düşünülmektedir. Günümüzde karabuğday eriştesi kuzey İtalya’nın Valtellina bölgesi, Kore ve Japon mutfağında önemli bir yere sahiptir.

 

TİRTİKALE – ÇAVDAR BUĞDAYI

Çavdar buğdayı (Triticosecale) 19. yüzyılın sonlarında laboratuvarlarda üretilen buğday (Triticum) ve çavdar (Secale) karışımı bir tahıl üründür. Bu tahıl ilk olarak İskoçya ve İsveç’te üretilmiştir. Ticari olarak temin edilebilen çavdar buğdayının neredeyse tamamı, ikinci nesil hibrit üründür.

Çavdar buğdayı genel olarak, buğdayın yüksek verim potansiyeli ve iyi tahıl kalitesi ile çavdarın hastalıklara ve çevreye karşı (toprak koşullarını da içerir) direncini birleştirmektedir. Yakın zamanda piyasaya sürülmüş bir tahıl ürünüdür. Türüne bağlı olarak çavdar buğdayı, buğday ve çavdarla daha az ya da daha çok benzerlik gösterebilmektedir. Çavdar buğdayı, sağlıklı gıda mağazalarından alınan bazı gıda ürünlerinde kullanılabilmekte ya da bazı kahvaltılık gevreklerin içerisinde bulunabilmektedir ancak bu ürünün büyük bir çoğunluğu hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir.

Buğday çavdarının başlıca üreticileri arasında Polonya, Avustralya, Almanya, Fransa, Çin ve Beyaz Rusya gelmektedir. 2005 yılında BM Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre dünya çapında 28 ülkede 13,5 milyon ton buğday çavdarı hasadı gerçekleştirilmiştir.

 

AMARANT

Amarant, yetiştirme sezonun başlarında soya fasulyesi ile karıştırılabilen geniş yapraklı bir bitkidir. Sezonun sonlarına doğru ise binlerce küçük tohum üreten renkli tane başları sayesinde göz alıcı şekilde ayırt edilebilir. Amarant, binlerce yıl önce Azteklerin ve ilk Amerikan kültürlerinin temel gıda maddesiydi.

Bu ürünün, hem eski hem de modern medeniyetlerden ilgi görmesinin nedeni ise son derece besleyici olan altın tohumundan kaynaklanmaktadır. Amarant tohumları, baklagillerden olmamasına rağmen olağandışı bir şekilde yüksek protein içermektedir. Bu oran % 14 ile 16 arasında değişiklik göstermektedir. Bunun yanı sıra proteinler amino asitlerle dengelenmektedir ve lisin bakımından zengindir. Tahılların çoğu amino asit bakımından yetersizdir aslında (baklagiller de lisin bakımından zengindir).

Amarant, ABD’de 1970’lerin sonlarına doğru bir tahıl ürünü olarak yetiştirilmeye başlandı. Her yıl sadece birkaç bin dönümlük alana ekilmesine rağmen, marketlerin sağlıklı gıda bölümlerinde sık rastlanan bir üründür. Aslında çiftçiler için avantaj olan yüksek fiyatlar, ürünün gıda pazarındaki kullanımını oldukça kısıtlamaktadır. Geniş bir alanda ekilebilmesi ile amarant tahılının değerli özellikleri, ürünü gelecek için umut verici hale getirmektedir.

Yeşil amarantlar oldukça çeşitlidir ve üç ayrı bitki türünü temsil ederler: Amaranthus hypochondriacus (ABD’de en fazla yetiştirilen tür), A. cruentus ve A. caudatus. Amaranthus sınıfında 50’nin üzerinde tür vardır ve bunların bir kısmı Amerika kıtasında yabani ot, bazıları süs bitkisi, bazıları da yem olarak bulunur.

Grup olarak amarant türleri çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Amarant bitkisi ABD’de çoğunlukla tohum üretimi için kullanılsa da dünyanın diğer bölgelerinde farklı amaçlar için de kullanılmaktadır. Afrika ve Karayipler’de Amarant’ın yaprakları belirli zamanlarda koparılarak yeşillik olarak tüketilmektedir. Çin’deki çiftçiler ise, büyük domuzlar için bitkiyi yem olarak kullanmakta ve 100,000 dönümün üzerinde ekim yapmaktadırlar.

Bir besin ürünü olarak amarant sadece protein içermez, bunun yanı sıra yüksek oranda life de sahiptir. Tohumdaki yüksek tokotrienol seviyeleri de besleyici faydalara sahiptir. Bu tohumlar; patlatılmış, pul pul ayrılmış, haddelenmiş ve değirmen unu formlarında bulunabilmektedir. Amarant bitkisi, buğday ve yulaf gibi tahıl taneli bitkilerle aynı gıda kullanım şekline sahip olduğu için bazı durumlarda yalancı tahıl olarak da adlandırılmaktadır.

ABD’de üretilen amarantın büyük çoğunluğu kahvaltılık gevrek, kraker, kurabiye, ekmek ve diğer fırıncılık ürünlerinin yapımında kullanılmak için buğday unu ya da diğer unlarla karıştırılarak değirmen unu olarak kullanılır. Birçok ticari ürün, amarantı malzemelerin içinde küçük bir porsiyon olarak kullanır. Hatta bir ürün, amarant ürünü olarak tanıtılsa bile en fazla % 10 ya da % 20 oranında amarant içermektedir. Kullanım oranı çalışmaları, amarantın herhangi bir özellik ya da tat değişikliği yaratmadan fırıncılık ürünlerinde % 50 hatta % 75 oranında diğer unlara karıştırılabileceğini göstermiştir.

Amarantın temel üretim alanları büyük oranda ABD’dedir. ABD’nin yanı sıra Güney Afrika’nın Limpopo, North West, Mpumalanga ve KwaZulu-Natal bölgelerinde de yetiştirilmektedir.

 

MANYOK

Aynı zamanda yuka ya da tapyoka olarak da bilinen manyok, yumrulu köklere sahip bir tür çalıdır. Pirinç ve mısırdan sonra tropikal ülkelerde üçüncü gıda kalori kaynağıdır. Manyok çoğunlukla nişasta halinde bazı endüstriyel sektörler tarafından hem insan hem de hayvan gıdası olarak kullanılmaktadır. Özellikle son dönemlerde etanol (tahıl alkolü) yapımında da kullanılmaktadır. Manyok, genellikle kökleri için yetiştirilir fakat gövdesinin odun kısmı yakıt olarak, yaprakları ve kabukları da hayvan yemi olarak kullanılabilmektedir. Ayrıca kökü de bir besin tuzu olarak kullanılabilmektedir.

Bu bitki türü kuraklığa, hastalıklara ve haşerelere karşı oldukça dayanıklıdır ve oldukça iyi verim sağlar. Dünyadaki manyok üretimi yıllık yaklaşık olarak 250 milyon ton civarındadır. 15 yıllık kesintisiz ekim ve 2006 ile 2009 yılları arasında % 13’lük artıştan sonra 2010 yılında üretim miktarı Taylan’daki hastalık ve kuraklıktan ötürü 249 milyona tona düşmüştür.

Afrika, küresel tedarikin yarısından çoğunu karşılamaktadır. Kıtadaki en büyük üretici tek başına kıta üretiminin üçte birini sağlayan Nijerya’dır (45 milyon ton civarında). Nijerya ayrıca dünyanın şu ana kadarki en büyük manyok üreticisi konumundadır. Kongo Demokratik Cumhuriyeti yaklaşık 15 milyon tonluk üretimi ile ikinci sırada yer alırken arkasından 12 milyon ton civarındaki üretimleri ile Angola ve Gana gelmektedir. Mozambik de 9 milyon ton ile manyok üretimindeki yerini almaktadır. Gıda güvenliğine oldukça katkısı olan manyok üretiminin tamamı, bu kıtada temel gıda maddesi olarak tüketilmektedir.

Afrika’nın aksine, Asya manyok bitkisinin üretimini endüstriyel ve enerji amaçlı olarak desteklemektedir. Bu kıta dünya üretiminin yaklaşık üçte birine katkıda bulunmaktadır. Kıtadaki üretimin % 60’ı Tayland (25 milyon ton civarı) ve Endonezya (22 milyon ton civarı) tarafından gerçekleştirilmektedir. Vietnam ve Çin, 8-9 milyon tonluk üretimleri ile 2008 yılından beri büyüyen güç olarak manyok sektöründeki yerlerini almaktadır. Asya’daki üçüncü büyük manyok üreticisi olan Hindistan ise 2006 ve 2010 yılları arasında % 30’dan fazla bir artışla üretimini giderek arttırmaktadır.

Latin Amerika ve Karayipler’de ise üretim oldukça sabittir. 2006 ve 2009 yılları arasındaki üretim miktarı dünya üretiminin % 20’sini içermekte olup 35 milyon ton civarındadır. Brezilya bölge üretiminin % 70’ini elinde bulundurmakta ve dünya üretiminde ikinci sıraya yerleşebilmek için Tayland ile yarışmaktadır. Brezilya’yı 5 milyon ton ile Paraguay, 1.5-1.7 milyon ton ile de Kolombiya takip etmektedir.

Manyok bitkisi, un ve nişasta olarak iki türde tüketilmektedir. Manyok unu, parçalara ayrılan köklerden elde edilmektedir. Kökler yıkanır, soyulur, parçalara ayrılıp kurutulduktan sonra öğütülür. Brezilya’da manyok üretiminin % 70 ile 80’i un üretiminde kullanılmaktadır. Nişastası ise hasat edildikten sonra 48 saat içerisinde işlenmek zorunda olan yumru köklerden elde edilir. Yumru kökler yıkanır, soyulur ve rendelenir. Nişasta taneleri çıkartılır ve ıslatma, eleme, santrifüjleme, presleme, kurutma ve paketlemeden önceki eleme aşamaları ile işlenir. Manyok nişastası gıda endüstrisi, farmasötik kimya, tekstil, kağıt ve yapıştırıcı sektörlerinde kullanılmaktadır.

Küresel manyok üretiminin sadece % 10’u ticarete tabi tutulmaktadır. Son 10 yıldır Asya ülkeleri, dünya ithalatının % 98’i ve ihracatının da % 97’sini gerçekleştirmektedirler. 2001 yılında gelişmekte olan ülkelerin manyok ithalatı, gelişmiş ülkelerin ithalatını geçmiştir. O zamandan beri uluslararası akış Asya kıtasında, özellikle Çin üzerinde yoğunlaşmaktadır.

 

FONIO

Fonio, yabani ot cinslerinden (Digitaria) üretilen bir tahıl ürünü için kullanılan tabirdir. Bu otlar Batı Afrika’da oldukça yaygındır ve türlerinden birisi de Hindistan’da görülür. Tohumları oldukça küçüktür. Beyaz fonio (D. exilis) Batı Afrika ovalarında üretilen yabani ve yabani olmayan geniş Digitaria ot grubunun önemli bir parçasıdır. Fonio, darı türlerinin en küçüğüdür. Sudan’ın güneyinde ve Afrika’da bulunan Etiyopya’da temel tahıllardan birisidir. Beslenmeyi geliştirme, gıda güvenliğini arttırma, kırsal kalkınmayı teşvik etme ve toprağın sürdürülebilirliğini sağlama gibi potansiyellere sahiptir.

Fonio yerel olarak önemli olmaya devam ediyor çünkü hem besleyici özelliğe sahip hem de 6 ila 8 hafta arasında olgunlaşması ile dünyanın en hızlı büyüyen tahılları arasında yer alıyor. Yağmurların az ve güvenilmez olduğu fakir topraklara sahip yarı kurak bölgelerde oldukça güvenilir bir ürün olma özelliğine sahip. Fonio; lapa, kuskus, ekmek ve bira yapımında kullanılmaktadır.

Bu bitkinin önemli olduğu bölgelerden bazıları Gine’nin Fouta Djallon bölgesi ile Togo’nun Akposso bölgesidir. Akposso’da fonio öncelikle kadınların bitkisidir ve börülceyle birlikte geleneksel yemeklerin yapımında kullanılmaktadır.

Fanio’nun küçük tahıllardan oluşması, kabukların çıkarılmasını hem zorlaştırıyor hem de zaman kaybına neden oluyor. Geleneksel işleme metotları arasında havanda kumla dövme (daha sonra tahıl ve kumu ayrılıyor) ya da ateşte patlattıktan sonra havanda dövme (bu metot kavrulmuş tahıl rengini vermekte ve Akposso bölgesinde kullanılmaktadır) yer almaktadır. Basit bir fonio kabuk soyma makinesinin icadıyla birlikte kabukların ayrılması daha kolay ve mekanik şekilde halledilebiliyor.

TEFF

Teff, taf ya da khakshir olarak da bilinen Eragrostis tef, Kuzey Afrika’da bulunan kuzey Etiyopya dağlık alanlarına özgü çayırgüzeli bitkisinin bir çeşidi olarak, yılda bir kez ekilen bir ot grubudur. Diyet lif ve demir açısından zengin bir içeriğe sahip olması ve protein ile kalsiyum sağlaması nedeniyle etkileyici bir besleyicilik profiline sahiptir. Bazı kişilere göre ekşi bir tadı vardır. Pişirmede, darıya ve kinoaya oldukça benzer, fakat tohumları daha küçüktür ve bu yüzden pişirme esnasında daha az yakıt harcanır.

Etiyopya ve Eritre’de injera (Etiyopya’ya özgü ekmek) yapımında kullanılan önemli gıda tahılıdır. Bu tahılın kullanımında bu ülkeleri Hindistan ve Avustralya izlemektedir. Küçük tohumlarından dolayı (çapı 1 mm’den daha küçük) tek elle geniş bir alana ekilebilir. Bu özellik, teffi özellikle yarı göçebe hayat tarzına uygun hale getiriyor.

Teff, kuraklık stresinden su dolu toprak koşullarına kadar birçok yetiştirme şartlarıyla baş edebiliyor. Maksimum teff üretimi, 1800-2100 metre yüksekliklerde, büyüme sezonunda 450-550 mm yağış miktarına ve 10-2727 °C sıcaklığa sahip bölgelerde gerçekleşir. Teff gün uzunluğuna karşı duyarlıdır ve 12 saatlik güneş alırsa çiçek açar.

 

KİNOA

Bir tür kazayağı (Chenopodium) olan kinoa, öncelikli olarak yenilebilir tohumları için ekilen tahıl benzeri bir üründür. Ot ailesinin bir üyesi olduğu için gerçek bir tahıl ya da hububat olarak değil, yalancı tahıl olarak adlandırılır.

Yabani bir ot olarak kinoa; pancar, ıspanak ve amarant türleri ile yakından ilgilidir. Amarant gibi yaprakları sebze olarak da yenebiliyor fakat kinoa yeşillikleri piyasada sınırlı sayıda bulunuyor.

Kinoa, Güney Amerika’nın Ant dağları bölgesinde ortaya çıkmıştır ve bölge için 6000 yıldır önemli bir gıda niteliği taşımaktadır. Adını İspanyolca Quechua sözcüğünden alır. Kinoa genellikle yüksek rakımlara ve soğuğa karşı dayanıklı bir bitkidir. Bu sebeple Ant dağları bölgesinde 4000 metre yüksekliklerde bile kolayca ekilir. İyi drenajlı topraklarda yetişir ve oldukça uzun bir büyüme sezonuna ihtiyaç duyar. Kuzey Amerika’nın doğusunda ürün, başarı oranını düşürebilen yaprak kemirgenlerine maruz kalmaktadır.

 

KANİWA

Kaniwa (Chenopodium pallidicaule), Ant dağlarının yüksek kesimlerinde yetişebilen oldukça besleyici bir tahıldır. Aşırı soğuktan dolayı buğday, çavdar ve mısırın ya hiç yetişmediği ya da oldukça küçük miktarlarda yetiştiği dağlık bölgelerde kaniwa hüküm sürer. Hatta kaniwanın yetiştiği yüksek yerlerde, arpa ve kinoa bile verim sağlayamaz.

Kaniwa tahıla benzeyen bir tohum üretse de gerçek bir tahıl değildir. Kinoa ile aynı botanik familyaya ait geniş yapraklı bir bitkidir. Eski fetih dönemlerinde kaniwa tahılı Ant dağlarının yüksek kısımlarında önemli bir gıda maddesiydi. Şu anda ise sadece Peru ve Bolivya platolarında yaygın olarak yetiştirilmektedir. Ürünlerin çoğu, üretici aileler tarafından tüketilmekte olup özellikle Puno bölgesine yakın olan yerlerden de satın alınabilmektedir.

Soğuğa ve kuraklığa dayanıklılığı sayesinde kaniwa, bazı uç bölgelerdeki yüksek tropikal yerlerde ekim alanlarını genişletebilme potansiyeline sahiptir. Ancak Kuzey Amerika, Avrupa ve diğer endüstrileşmiş bölgelerde, ihracat yönelik para getiren bir ürün olarak değerlendirilmemektedir. Verimliliği ve mekanize ekimi konusunda hiçbir şey bilinmemesi, ticari girişim olarak ürünü riskli bir konuma sokuyor. Yine de; kaniwa bilinen en besleyici tahıllardan ve dayanıklı bitkilerden birisidir. Yem bitkisi olarak oldukça faydalı bir ürün ya da beslenme bilinci olan tüketiciler için de oldukça rağbet göre bir tahıl olabilir. Örneğin kaniwa aynı kinoa gibi vejetaryenler ve “sağlıklı gıda” tüketicileri arasında popüler olma potansiyeline sahiptir.

Kaniwa tohumu, genellikle şeker ile tüketilen ya da çorbalara katılan kahverengimsi un yapmak için kızartılır ve öğütülür. Ayrıca ekmek, pasta ve puding yapımında buğday unu ile birlikte de kullanılabilir. Bunların yanı sıra sıcak çikolata gibi sıcak bir içecek yapımında kullanılıp Cuzco ve Puno gibi şehirlerin sokaklarında satılmaktadır.

Kaniwa’nın yaprakları yüksek oranda kalsiyum içerir, gövdesi ise toprak gelişimi için değerlidir. Özellikle diğer yem ürünlerinin temininde sıkıntı yaşanan kuraklık dönemlerinde, kaniwa hayvan beslenmesi için oldukça önemli bir yem ürünü olarak kullanılabilmektedir.

Bir önceki yazımız olan Dünya Pirinç Pazarı ve Türkiye başlıklı makalemizde grain, pirinç ve rice hakkında bilgiler verilmektedir.

Kontrol edin

Dünya Sorgum ve Darı Pazarı

Dünyadaki üretimi yaklaşık 60 milyon tonu bulan sorgum, ağırlıkla yem hammaddesi olarak kullanılmaktadır. Ancak diğer …