МK Romana, Litvinenko Aleksandr İvanoviç: “Kazakistan değirmenciliği yeniden yapılanacak”

“Bugün Kazakistan’daki değirmen kapasitesi, ihracat dâhil piyasanın ihtiyacından 2 kat daha fazla. Durumu tahmin etmeye çalışırsak, birçok küçük değirmencilik firması muhtemelen üretimini yeniden organize etmek ya da sektörden ayrılmak zorunda kalacak. Ancak bu durum, büyük üreticiler için üst teknoloji üretim hatları inşaatını etkinleştirmeye imkân veriyor.”

romana_roportaj

Kazakistan’ın önde gelen un değirmenlerinden biri olan МК Romana, 1999 yılında faaliyete geçtiğinde günlük 25 ton tahıl öğütme kapasitesine sahipti. Son 15 yıl içerisinde yatırıma ara vermeyen firma, bugün son teknolojiye sahip fabrikasında günde 750 ton kapasiteyle üretim gerçekleştiriyor. Dergimizin МК Romana ve Kazakistan un değirmenciliği sektörüyle ilgili sorularını yanıtlayan firmanın Teknoloji Uzmanı Litvinenko Aleksandr İvanoviç, şirket olarak son 15 yılda ciddi yatırımlar yaptıklarını ve şuan için herhangi bir yatırım planlarının olmadığını belirtiyor. Kazakistan’daki değirmencilik kapasitesinin ihtiyacın üzerinde olduğunu dile getiren İvanoviç, birçok küçük değirmenin sektörden ayrılmak zorunda kalacağını, büyük değirmenlerin ise üst teknolojiye geçemeye devam edeceğini düşünüyor. Romana ve Kazakistan ile ilgili ayrıntıları İvanoviç’ten alıyoruz.

Sayın İvanoviç, öncelikle firmanız МК Romana’yı biraz tanıyabilir miyiz? Bize firmanız ve bugünlere nasıl geldiğiniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?
30 Kasım 1999 tarihinde kurulan şirketimiz Romana, 15 yıl içinde Kazakistan’ın Kostanay Bölgesi’nde tahıl işleme sektörünün lider şirketlerden biri haline geldi. Değirmen kompleksimiz şu anda birinci sınıf, ikinci sınıf ve üst sınıf un ve ayrıca işlenmiş ürünler üretmektedir. Uzun zamandan beri çalışıyoruz. İşletmemizin oluşumu ve gelişimi, Bağımsız Genç Kazakistan’ın oluşumu ve gelişimi ile eş zamanlıdır; yani ekonomi açısından zor bir zamanda çalışmaya başladık.

Üretim tesisiniz, kapasiteniz ve kullandığınız teknolojiler hakkında bilgi verir misiniz? Firmanız kapasite ve teknoloji kullanımında hangi düzeyde?
1999 yılında Penztesktilmash Rus fabrikasının günde 25 ton tahıl üretme kapasitesine sahip Fermer – 4С değirmenini satın alarak işe başlayan şirketimiz, gerek yeni üretim yapısı, gerekse en son teknolojik gelişmelere uygun modernizasyonu sayesinde üretim kapasitesini her yıl attırdı. 2001 yılının Haziran ayında, günde 25 ton tahıl üretim gücüne sahip yeni bir Fermer – 4С değirmeninin de fabrikaya eklenmesiyle toplam üretim kapasitesi günde 50 tona kadar arttı. 2004 yılının Aralık ayında değirmen ekipmanları değiştirildi ve KAVO şirketinin günde 60 ton tahıl üretim kapasitesine sahip ekipmanları kullanılmaya başlandı. 2006 yılının Ekim ayında ise, değirmen ekipmanları Özenir isimli bir Türk firmasının günde 400 ton üretim kapasitesine sahip değirmen kompleksi ile değiştirildi. Bunu izleyen 9 yıl içinde değirmen kompleksimizi defalarca yeniledik. Neticede, geriye baktığımızda boşuna çalışmadık ve büyük bir işletme kurduk! Bugün МК Romana günde 750 tona kadar tahıl işliyor.

Ürün çeşitliliğiniz ve Kazakistan pazarındaki konumunuz hakkında neler söyleyebilirsiniz? Firmanız, ülkenizdeki diğer rakiplerinizden hangi yönleriyle ayrılıyor?
Bizim ürünlerimiz 2, 5, 10, 25, 50 kg’lık torbalarda paketlenen unlardan, ayrıca kepek ve tahıl atıklarından oluşuyor. Benzerleri ile mukayese edildiğinde, başlıca teknolojik süreçlerin bilgisayar kontrollü olduğu  otomatik değirmen kompleksimiz, ekmeklik buğday unu elde etmek için derin buğday işleme imkanına sahiptir. Romana’da üretilen un, besin maddesi, vitamin ve mikro elementlerin muhafazası için özel bir iklimlendirmeden geçen tahıldan üretilmektedir. Un içinde yeterli miktarda bulunan glüten, pişmiş unlu mamullerde iyi bir hacim ve gözeneklilik sağlamaktadır. Bizim unumuz 15 yıldır piyasada ve şunu söyleyebiliriz ki ortak şirketlerimizin çoğu, kurulduğumuzdan bu yana bizimle çalışıyorlar çünkü unumuzu ve kalitesini seviyorlar.

Un değirmenciliğinde sadece Kazakistan pazarına yönelik mi çalışıyorsunuz? İhracata yönelik bir çalışmanız ve bununla ilgili hedefleriniz var mı?
Şirket, tarihi boyunca gerek yurt içinde gerekse yurt dışında güvenilir bir şirket imajı elde ederek un satışı konusunda birçok anlaşma yaptı. Rusya Federasyonu, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan, İran, Afganistan ve Türkiye, şirketimizin partner ülkeleridir. Şirketimiz için sınırların olmadığının altını çizmemiz gerekir! Her zaman işbirliğine açığız ve Kazakistan dışında iş ortaklıkları kurmaya hazırız.

Hammaddenizi nasıl ve nereden temin ediyorsunuz?
Kendi üretimimiz için 3. sınıf yumuşak buğday satın alıyoruz. İşletmemizin en modern ekipmanlara sahip laboratuvarlarla donatılması, hızlı ve kaliteli bir şekilde tahıl analizi yapmaya imkân sağlıyor. Kullanılan buğdayın ana kriterleri şunlardır: nemlilik yüzde 14’e kadar, doğallık 730 g/l, yabancı madde yüzde 1, yabancı tahıl yüzde 1’e kadar, glüten ise yüzde 23’ten başlar. Tahılı, büyük limitet şirketler ve çiftlikler dâhil olmak üzere, bölgemizin üreticilerinden satın alıyoruz.

МК Romana olarak gelecekle ilgili yatırım ve pazar hedefiniz nedir?
Yakın bir zaman önce şirketimizi yenilediğimizden dolayı herhangi büyük bir programa yatırım yapma planımızın olmadığını söylemeliyim.

Kazakistan, dünyanın önde gelen buğday üreticilerinden ve un ihracatçılarından biri. Peki ülkenizdeki un değirmenciliği endüstrisi hangi noktada?
Tabi ki ülkedeki genel ekonomik durum ve sektörün durumu, her zaman işin gidişatına etki ediyor. Kazakistan birkaç yıldır un ihracatında ön sıralarda. Bugün Kazakistan’da yaklaşık 650 değirmen kompleksi var. Bunun 100’e yakını Kostanay Bölgesi’nde yer alıyor ve bu işletmelerin belirlenen toplam kapasitesi giderek artmaktadır. Bildiğimiz kadarıyla bugün değirmen kompleksleri yılda 10-12 milyon ton tahıl işleme kapasitesine sahip. Bununla birlikte ülkemiz, dış piyasalara yaklaşık 8 milyon ton tahıl satıyor. Kazakistan Tahıl İşleyicileri ve Fırıncılar Birliği  (SZHK) Başkanı’nın verdiği bilgilere göre; hem un üretimi hem de Kazakistan’dan un ihracatı giderek artıyor. Değirmencilik endüstrisi aslında, buğday sanayi yönünde kalıcı ve verimli bir gelişimin örneğidir ve aynı zamanda iç mevzuat, bu sektöre aktif şekilde gelişme imkânı tanımaktadır.

Gelecekte, özellikle un sanayi açısından ülkenizin nasıl bir gelişme kaydedeceğini düşünüyorsunuz?
Ne olursa olsun Kazakistan her zaman bir tarım ülkesiydi ve bundan sonra da tarım ülkesi olacak, tahıl yetiştirme ve işleme ise tarımsal üretimdeki önceliğimizdir. Ancak değirmencilik endüstrisi her zaman bazı zorluklar yaşamıştır, örneğin piyasadaki herhangi bir dalgalanmanın etkisini ürünlerimize yönelik talep hacminde hemen hissediyoruz. Bu etki her zaman olumlu olmuyor.  Değirmencilik endüstrisi hakkında konuşurken genel olarak şunu belirtmekte fayda var; şu anda ülkemizde faaliyette olan değirmen kompleksleri, son 10-12 yıl içinde inşa edildi ya da tamamıyla yenilendi. Firmamız Romana da dahil Kazakistan’daki değirmen komplekslerinin büyük bir çoğunluğu, Türk üreticilerinin, ikinci olarak da İsviçre şirketlerinin değirmen ekipmanlarını kullanıyor.

Bugüne kadar ülkemizin mevcut ihracat potansiyelini karşılamak için 5-6 milyon ton tahıl işleme kapasitesinin olması gerekiyordu. Ancak bugün ülkedeki değirmen işletmelerinin toplam kurulu kapasitesi yaklaşık 10-12 milyon ton. Dolayısıyla bugün Kazakistan’daki değirmen kapasitesi, ihracat dâhil piyasanın ihtiyacından 2 kat daha fazla. Durumu tahmin etmeye çalışırsak, birçok küçük değirmencilik firması muhtemelen üretimini yeniden organize etmek ya da sektörden ayrılmak zorunda kalacak. Ancak bu durum, büyük üreticiler için üst teknoloji üretim hatları inşaatını etkinleştirmeye imkân veriyor.

Ülkenizdeki un tüketimi ve tüketim alışkanlıkları hakkında da biraz bilgi verir misiniz? Un genellikle hangi ürünlerde kullanılıyor veya nasıl tüketiliyor?
Yukarıda belirtildiği üzere Kazakistan’da iç tüketim için daha küçük miktarlarda ürün yetiyor. Tabi ki Kazakistan ununun büyük bir kısmından ekmek üretiliyor. Ülkemizde hiç bir aile ana besin ürünü ekmek olmadan yapamaz. Hatta eski bir atasözü  “Ekmeksiz olmaz!” der. Unlu mamullerin kaliteli olması için biz üreticiler tüm gücümüzle çalışıyoruz. GOST standartlarına (Devlet Standartlarına) uyuyoruz, üretim döngüsünün her aşamasını takip ediyoruz, en iyi hammaddeyi seçiyoruz. Kazakistan unu her zaman kaliteli un statüsüne sahipti ve bu ürünün üreticisi olarak, Kazakistan ürününün imajını oluşturmaya katkıda bulunmak bizim için çok hoş ve değerli.

Bir önceki yazımız olan Mühlenchemie AR-GE Başkanı Dr. Lutz Popper: “Denklemin üretim tarafında ideal bir ortam yarattık” başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

Tunus’un en büyük üçüncü irmik üreticisi: GMC SARL

Slim BOULABIAR, GMC SARL: “Biz, GMC olarak yerel pazarda durum buğdayının öğütülmesinde şu anda üçüncü sırada yer …